Zihin Sağlığımız ve Egzersiz

'Sağlıklı Yaşam' forumunda Yasemin tarafından 7 Kasım 2013 tarihinde açılan konu


  1. Zihin Sağlığımız ve Egzersiz

    Evimiz yeni yapılan camiye yakındı. Bazı tanıdıklarımız, evleri yakın olduğu hâlde camiye arabayla gelmeyi tercih ediyordu. Ben ise, yürüyerek gidiyordum. Namaz çıkışı bazen beni arabalarına davet ediyorlar ve mecburen arabayla eve geri dönüyorduk. Ben de onlara yürümenin son derece faydalı olduğunu anlatıyordum. İlâhiyatçı bir arkadaşımız ise, uzak mesafelerden yürüyerek camiye gelmenin daha sevap olduğunu anlattı. Günümüz teknolojisi, insanlığa arabaları, metro gibi toplu taşıma araçlarını, asansörleri, yürüyen merdivenleri ve bantları hediye etti. Bunların hepsi de, son derece faydalı ve gerekli; ancak vaktimiz varken tembellik ederek sürekli bunların kullanılması, hem enerji israfına sebep oluyor, hem de bilhassa beyin sağlığımıza zarar veriyor.

    Çok yakın zamanlara kadar bilim insanları, beyin hücrelerinin (nöron) doğumdan bir müddet sonra, çoğalma kapasitelerinin kaybolduğunu söylerdi ve bu değişmez bir bilgi (dogma) olarak kabul edilirdi. Ancak genellikle unutulan veya ihmal edilen bir gerçek vardır ki, bugün doğru bildiğimiz ilmî bilgi, yarın yanlış olabilir. Buna en iyi misâl, beyin hücreleriyle ilgili bildiklerimizdir. Son araştırmalar, yetişkin dönemlerde de, beyin hücrelerimizin çoğaldığını ve bu konuda en güçlü uyaranın da egzersiz olduğunu ortaya koydu.

    Spor yapan gençlerde kas kuvvetleri arttıkça, beynin reaksiyon hızının (bilgi işlem hızı) arttığı tespit edildi. Meselâ Erzurum’da ortaöğretim talebelerinde yapılan bir çalışmada, bir okul takımında oynamanın veya spor yapmanın reaksiyon zamanı ve görme ile alâkalı zekâ üzerinde müspet tesire sebep olduğu bulundu. Bilim insanları, zekâyı beynin bilgi-işlem hızının bir göstergesi olarak tarif etmiştir. Reaksiyon zamanı da, beynin bilgi-işlem hızının bir ifadesidir. Bir başka çalışmada ise, spor yapmanın görme fonksiyonlarına tesiri araştırıldı. Spor yapanların görme keskinliğinde yapmayanlara göre, artış tespit edildi. Sinir hücrelerinin uyarma potansiyelleri, egzersizle gelişiyordu. Koşan orta öğretim öğrencilerinde, koşudan sonra reaksiyon hızı, kelime öğrenme ve ezberleme kabiliyetlerinde iyileşmeler görüldü. Ayrıca 15-25 yaşları arasında spor yapmış olma ile yaşlılıktaki bilgi işlem hızı arasında pozitif bağlantı olduğu ortaya kondu. Normalde yaşlandıkça beyin korteksi ve hipokampusta küçülme ve incelme (atrofi) ve buna bağlı olarak da hafıza fonksiyonları azalır. Eğer hayat boyu egzersiz yapılırsa, yaşlanmaya bağlı bu zararlı tesirlerin önüne geçilebilir.

    Bir başka çalışmada ise, spor yapmanın akciğer kapasitelerinde artışa vesile olduğu gözlendi. Bu artışın neticesi, beyne daha fazla oksijen gittiği, bu yüzden spor yapan talebelerde zekâ (IQ) puanlarının daha yüksek olduğu rapor edildi. Aerobik egzersizler, kalb ve solunum sistemi organlarında iyileşmeye vesile olarak, öğrenme, hafıza gibi beyin fonksiyonlarını geliştirmektedir. Ayrıca, görmeye ve işitmeye dayalı dikkati geliştirmekte ve uzun süreli hafızada artışa vesile olmaktadır. Bu mânâda dokunma, masaj, akupunktur, refleksoloji ve aktif ve pasif egzersizler, beynimizin fonksiyonlarının iyileşmesinde faydalıdır. Bugün hekimler, birçok nörolojik ve psikiyatrik hastalığın tedavisinde hareket ve egzersizi tavsiye etmektedir. Egzersiz ile hususiyetle eklemlerden kalkan sinyaller, beynimizde faydalı tesirlere vesile olmaktadır. Bu faydalı sinyallere, beynin besin dışı beslenme kaynakları denmektedir.

    2010 yılında egzersizin öğrenme ve hafıza üzerine olumlu tesirleriyle alâkalı önemli çalışmalar yapıldı. Egzersizin beynin bazı bölgelerinde hacim artışına vesile olduğu gösterildi. Beynin büyümesi; hafızanın genişlemesi ve öğrenmenin artması mânâsına da gelir. Düzenli egzersiz hafızayı iyileştirir. Beyin hücreleri için öldürücü zehir olan reaktif oksijen radikalleri, egzersiz yaptıkça azalır. Ayrıca egzersizler, BDNF (brain-derived neurotrophic factor) ve NGF (nerve growth factor) denen bazı hücre çoğalmasını uyarıcı proteinlerin üretilmesine vesile olur. BDNF ve NGF ise, sinir hücrelerinde ve sinir hücreleri arasındaki sinapslarda (irtibat kavşakları) sayıca artışa vesile olur. Bu da beynin fonksiyonlarını geliştirir. Egzersiz, sinir hücresi ve sinir hücrelerindeki bağlantı artışına, kısmen de damar artışına vesile olur. Hipokampus hususiyetle yeni hafıza üretilmesinde önemlidir. Koşma egzersizi hipokampusta yeni nöron üretimini 3-4 kat ve hattâ daha fazla artırmaktadır. Egzersizin hipokampusta yeni hücre üretilmesinde müspet tesirinin olduğu, yaşlılıkta veya Alzheimer hastalığında ortaya çıkan hafıza kayıplarının önlenmesine katkı sağladığı bilinmektedir.

    Son yıllarda yapılan ilmî çalışmalara dayanarak bilim insanları beyin üzerinde müspet tesiri olan iki faktör üzerinde durmaktadır: egzersiz ve tabiî beslenme. Bu iki faktör, beyinde üç farklı müspet tesire vesile olmaktadır:

    1- Nöron sayısında artma (nörogenez), ki bu beynin büyümesi mânâsına da gelir,
    2- Sinaps sayısında artma, ki bu durumda sinir hücreleri arasındaki bağlantı sayısı artmaktadır. Kalıcı hafızanın sinaps sayısı ile münasebetinin olduğu unutulmamalıdır,
    3- Beyindeki damar sayısında artma (anjiogenez), ki bu durumda, beyne giden kan, oksijen ve besin maddesi miktarı daha fazla olur. Bütün bunlar, beyin fonksiyonlarının daha iyi bir şekilde gerçekleşmesine vesile olur. Bu açıdan bakıldığında, hem tabiî beslenmenin hem de düzenli egzersiz yapmanın, sağlığımız açısından ne kadar faydalı olduğu açıkça ortaya çıkar.

    Hareket tedavisi, tıpta şahsın sosyal ve psikolojik bütünlüğünü sağlamak için kullanılmaktadır. Ritmik hareketler, ruhun vücutta estetik bir yansıması olarak görülür ve bu hareket zekâsı olarak adlandırılır. Bazı bilim insanları ise, maharetli hareketlerin düşünmenin bir çeşidi olduğunu söylemektedir. Entelektüel faaliyetlerimizde (ders anlatırken, konferans verirken) el-kol hareketlerine, mimiklere ihtiyaç duyarız. Bu açıdan beyin, zihin ve ruh sağlığı için egzersiz, çok faydalı ve gereklidir. Okullarımızda spor faaliyetlerine sadece kabiliyetli çocuklar yönlendirilmektedir. Hâlbuki bütün çocuklar, egzersiz yapmalı ve spora yönlendirilmelidir. Çocuklar öyle bir eğitim almalı ki, hayat boyu egzersiz yapmayı, diş fırçalamak gibi bir ihtiyaç olarak hissetmelidir. Sürekli televizyon ve internet başında vaktini hareketsiz bir şekilde geçirmek, gençlerimizi spordan alıkoymakta ve onların sağlığını olumsuz bir şekilde etkilemektedir.

    Bütün dinlerde ibadetler önemli bir yer tutar. Çoğu ibadette düzenli birtakım hareketler dikkat çeker. Meselâ abdest almak, camiye gitmek, namaz kılmak ve hac yapmak gibi bedenî ibadetler çeşitli egzersizleri ihtiva eder. Fakat ibadetler, sadece Allah emrettiği için ve O’nun rızasını kazanmak niyetiyle yapılır. Eğer ibadet, tedavi veya başka bir fayda için yapılırsa, ibadet olmaz. İbadetler faydaları gözetilerek yapılmaz. Bununla birlikte dinimizde abdest alma, namaz kılma gibi hareket ihtiva eden ibadetlerin sağlığa çok faydalı olduğu bilinen bir gerçektir.

    Netice olarak, eğer ibadetlerimizi eksiksiz yerine getirsek, sağlığımız için gerekli egzersizlerin önemli bir kısmını yapmış oluruz. Bu da dinimizin sadece uhrevî huzur ve mutluluğumuzun değil, aynı zamanda dünyevî huzur ve sağlığımızın da kaynağı olduğunu açıkça ortaya koyar.