Zeynep Kamil in hikayesi

'Masallar ve Hikayeler' forumunda Yasemin tarafından 14 Şubat 2013 tarihinde açılan konu


  1. Prenses Zeynep Kamil in hikayesi


    Mısırda Başlayan, İstanbulda Noktalanan Bir Aşkın Öyküsüdür bu

    Zeynep Hanımefendi ile Kâmil Paşanın ölümsüz aşkıyla ilgili olarak Rivayet muhtelif ama maksut bir. Katip Yusuf Kâmil Bey, atandığı yeni işine başlamak için Mısıra doğru yola çıktığında, o yolun sonunda kendisini yeni işinden de önemli,yepyeni bir yaşamın beklediğini elbette bilmiyordu.

    Fakat orada Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşanın kızı Zeynep Sultanla karşılaştığında, yalnızca yaşamı boyunca
    değil, yaşam sonrasının sonsuzluğunda da ondan ayrı olamayacağını çok iyi biliyordu. Bir şeyi daha biliyordu Katip
    Yusuf Kâmil Bey: Âşık olduğu Zeynep Hanımefendinin de aynı duygular içinde olduğunu...

    Çünkü Zeynep Hanımefendi de, İstanbuldan gelen bu katip beye âşık olmuştu ve... O da biliyordu artık, yaşamının da, yaşamı sonrasının da Yusuf Kâmil Beysiz olamayacağını.Varlığı böylesi yüce aşklarda ortaya çıkan bir engel, Zeynep Hanımefendiyle Yusuf Kâmil Beyin aşklarında da ortaya çıktı.Hatta bu engel, ikisinin ortasına girdi, ikisini iki yana ayırdı.

    Bu engel, okuma yazma bile bilmediği ileri sürülen Mısır Valisi Mehmet Ali Paşanın kendiydi.

    Kızının, bir katibe olan aşkına Baba kimliğiyle karşı çıkan Mehmet Ali Paşa, yaşamındaki ilk karşı duruş'unun yenilgisini kızından aldı. Kızı, aşkının büyüklüğü yanında baba sevgisi baba saygısı, hatta baba korkusunu görmezden gelmiş ve tüm bu engellerin üstünden yürüyerek kendini, ortak savaşımlarının muzaffer kahramanı'nın kollarına atmıştı.

    Mehmet Ali Paşa, kızının bu zaferini bir tutsak çaresizliğiyle olduğu denli, bir baba olgunluğu'yla da kabul etmek zorunda kaldı.

    Ve damat adayı'nın elinden tutarak, onun önce makamını yükseltti, sonra da o eli, “iyilik perisi olarak anılan kızının
    eliyle birleştirdi.

    Zeynep Hanımefendi ile Yusuf Kâmil Beyin aşklarına yaraşır görkemdeki düğünleriyle, görkemli bir aşk öyküsü de
    noktalanmış oldu.Fakat çok geçmeden “hava birden bulutlandı, karardı ve iki âşık karı koca, sinsi bir kara kedinin aralarına girmesiyle birbirlerinden ayrıldılar.

    Bu kara kedi, Mehmet Ali Paşanın torunu ve yönetimde etkin bir yeri olan Abbas Hilmi Paşaydı. Eniştesi Yusuf Kâmil Beyin Fransız yanlısı olduğunu da ileri süren Abbas Hilmi Paşa, teyzesiyle eniştesini ayırmayı başarabilmişti;
    ama Padişah Abdülmecidin araya girmesiyle daha sonra onların yeniden biraraya gelmelerini de sağlamıştı.

    Bu konuda Abdülmecidin başlattığı girişimi daha sonra Sultan Abdülhamid sürdürmüş ve iki âşık, kısa aralıklarla Mısırdanİstanbula getirildiler ve nikahları tazelenerek, yeniden evlendirildiler.

    Eşinden ayrı kaldığı sürede paşalığa yükselen ve artık Yusuf Kâmil Paşa olarak anılan damada bu nikah tazelenmesi
    olayında Londra Büyükelçisi Mustafa Reşit Paşa, Zeynep Hanımefendiye de Şeyhülislam Arif Hikmet Bey vekil olmuşlardı.

    Uzun bir ayrılıktan sonra bu kez İstanbulda birbirlerine kavuşan çift, el ele vererek İstanbulu hayır yapıtlarıyla
    donatmaya başladılar.

    Zeynep Kamil Hastanesi, işte onların bu yapıtlarından biridir.

    Yusuf Kâmil Paşa kimdir?1808 doğumlu Yusuf Kâmil Bey, bir süre Divan-ı Hümayun
    Kaleminde çalışmış ve Mısıra gitmiştir. Mehmed Ali Paşanın güvenini kazanarak önce Mısır Hazine Kâtipliğine, sonra da Mehmed Ali Paşanın Maiyet Kâtipliğine getirilen Yusuf Kâmil Bey kaymakam rütbesiyle asker olarak, mirlivalığa dek yükseldi; 1845te Sultan Abdülmecid tarafından kendisine Mirmiran rütbesi verildi.

    Padişahın fermanıyla 1849da İstanbula gelir ve Rumeli Beylerbeyi rütbesiyle Meclis-i Vâlâ üyeliğine atandığı
    vezirliğe de yükseltilen Yusuf Kâmil Paşa, 1852de Ticaret Nazırı, 1854te Tanzimat Meclisi Reisliğine getirilmiş,
    1862de de Sultan Abdülazize sadrazam olmuştur. Onun, 1862de Fransızcadan çevirdiği Fenélonun “Telemaqueı,
    Türkçe yayımlanan ilk çeviri romandır.
     


Yükleniyor...