Yeni Valide Külliyesi Hakkında Genel Bilgi

'Tarih Bölümü' forumunda EyLüL tarafından 13 Şubat 2012 tarihinde açılan konu



  1. Yeni Valide Külliyesi Hakkında Genel Bilgi


    Banii Gülnuş Emetullah Sultan
    Yapılış Tarihi 1708-1711
    Mimar Kayserili Mehmed Ağa
    Üsküdar’da 18.yy.’da inşa edilen külliyedir. Üsküdar İskele Meydanı’nın hemen sol tarafında yer alan külliye, klasik Osmanlı mimarisinin son ve Lale Devri’nin en önemli örneğidir. Külliye inşa edildiği yer de ihtiyaç oluşturan camii, sıbyan mektebi, imaret, türbe, hazire, sebil, çeşmeler, helalar, su haznesi, gusülhane, dükkanlar ve hünkar kasrından oluşmaktadır. 19. yy.’da yapıya yangın havuzu ve muvakkithane eklenerek büyütülmüştür. Külliyede klasik normların etkisi hala güçlüdür, bununla birlikte başta süsleme olmak üzere ayrıntılarda bazı yenilikler göze çarpar. Yapılar merkezdeki caminin ve bunu kuşatan dış avlunun etrafına yerleştirilmiştir. Sadece imaret bu gruptan ayrılarak deniz kıyısında inşa edilmiştir. Gusülhanenin arkasındaki meşruta ise günümüze ulaşmamıştır. Osmanlı döneminde gerçekleştirilen tamiratlar hakkında bilgi bulunmayan külliye son olarak 1940 yılında kapsamlı bir onarım geçirmiştir.

    CAMİİ
    Külliyenin en önemli yapısı olan camii merkezi kubbeli, harim ve revaklı avludan oluşmaktadır. Yapı podyum üzerine inşa edilmiş olup kareye yakın bir plan şemasına sahiptir. Kubbeyi iri fil ayakların taşıdığı kemerler taşımakta, 3 gözlü olan sahan çarpraz tonoz ile yan kısımlar ise kubbeler ile örtülmüştür.

    Minber klasik Osmanlı üslubunda olup, mihrabı mermerden yapılmıştır. Mihrap abidevi özellikler taşımakta, etrafında Kütahya’da üretilmiş çiniler bulunmaktadır. Süsleme unsurlarından en dikkat çekici olanlarından biri kubbe eteğinde dolanan mukarnaslı friz, diğeri ise hünkar mahfilidir.

    Son cemaat yeri 5 gözlü olup ortasındaki cümle kapısı sadece mukarnas frizleri ile çevrelenmiştir ayrıca kapı üzerinde de ta’lik hat ile yazılmış bir kitabesi yer almaktadır. Bu bölümün uçlarında ise ikişer şerefeli minareler yerleştirilmiştir.

    Caminin dış kurgusu, piramidal görünümlü klasik dönem örneklerinden farklı şekilde kademeler halinde yükselen dikey bir gelişim gösterir. Öte yandan kasnak kısmına açılan pencereler kubbeyi oldukça basık göstermektedir. Dış kütlede dikkati çeken en önemli ayrıntılar ise türünün ilk örneklerinden sayılan kuş evleridir.

    Camiinin avlusunun ortasında sekizgen planlı bir şadırvan bulunmakta olup bu şadırvanın köşeleri sütunlarla çevrelenmiş ve sütunların üzeri ise taşlar ile süslenmiştir. Şadırvanın üst kısmında inşa kitabesi yer alırken, avlu kapılarının üzerinde de celi sülüs hat ile yazılmış ayetler görülmektedir.

    DİĞER BİRİMLER
    Hünkar kasrının önünde bulunan sebil ve muvakkithâne ile küçük bir grup oluşturan Gülnuş Emetullah Sultan’ın türbesi Silahdar Mehmet Ağa’nın kaydettiğine göre 1715 yılında vefatından önce inşa edilmiş ve vasiyeti üzerine orada defnedilmiştir. Türbenin üst kısmı kafes şeklinde bir kubbe ile örtülü olup, son derece zarif şebekeler ile kapatılmıştır. Kubbe eteğinde süsleme unsuru olarak Ayetü’l-Kürsi kuşağı yer almakta ayrıca Lale Devri’nin bir süsleme örneği olarak da sultanın mezarını belirleyen baş ve ayak taşlarının işlemesi gösterilmektedir.

    1709 yılında tamamlanan ve kullanıma açılan sebil, taş ve maden işçiliğini bir arada barındırmaktadır. Çokgen plan şemasına sahip olan sebilin 5 yüzünde de pencereler bulunmaktadır.

    Sebilin yanında yer alan çeşmede yine aynı yıla tarihlenmektedir. Lale Devri’nin tüm süsleme özelliklerini barındıran çeşme ince bir işçilik göstermektedir. Bilhassa kase içine yerleştirilmiş meyve kompozisyonlarının benzerleri III. Ahmed’in Topkapı Sarayı’ndaki hususi odasında karşımıza çıkmaktadır.

    18. ve 19. yy.’a tarihlenen hazireler ise üçgen planlıdır.

    Sıbyan Mektebi ise almaşık duvar tekniği ile inşa edilmiş olup, dikdörtgen plan şemasına sahiptir. Dükkanların karşısındaki girişten ulaşılan “L” şeklindeki avludan geçildikten sonra tonozlu bir galerinin iki yanına yerleştirilmiş geniş salonlara varılır. Bunlardan soldaki tonozlarla, ocaklar bulunan sağdaki ise fenerli kubbelerle örtülmüştür. 1970’te kapsamlı bir onarım geçirdikten sonra uzun süre market şeklinde kullanılan yapı, yakın zamanda bazı müdahaleler görerek ve kısmen tamir edilerek ticari işlevini sürdürmektedir.
     


Yükleniyor...