Vahyin dili ne demek hakkında bilgi

'Dini Bilgiler' forumunda YAREN tarafından 1 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. Vahyin dili ne demek hakkında bilgi


    Vahiy, Allah’ın kendi kelâmını (sözünü, söylemesini) peygamberlere yukarıda özetle
    belirtildiği şekillerde ulaştırmasıdır. Allah’ın kelâmında harf, kelime ve ses bulunmadığı
    için onu belli bir beşerî dille aynılaştırmak ve meselâ “Allah Arapça konuşur” demek
    mümkün değildir.
    Vahiy –Allah Teâlâ’nın bildirmeyi dilediği mâna, hüküm ve nazım bozulup
    değişmeden– çeşitli dillere çevrilebilecek bir iletişim aracı, bilgi verme vasıtasıdır. Burada
    soru, “vahyin çeşitli dillere çevrilmesinin, çeşitli dillerde gelmesinin, vahyetme eyleminin
    hangi noktasında ve nasıl gerçekleştiği” ile ilgilidir. Vahyin muhatabı olan ümmetler
    Allah’ın verdiği bilgileri ve tâlimatı anlamadan ona itaat edemeyecekleri için, ilâhî
    bildirimlerin ilgili peygamberlere, her bir kavmin kendi dilinde vahyedilmiş olduğunu
    Kur’ân’dan öğreniyoruz (İbrâhîm 14/4). Ancak ilâhî kelâmın beşerî dile çevrilmesi, bu dil
    kalıbına dökülmesi nerede ve nasıl olmaktadır? Bu soruya eskiden beri çeşitli cevaplar
    verilmiştir.
    Vahyin kaynağının, doğrudan Allah değil, faal akıl olduğunu ileri süren ve buradan
    hareketle vahyin dilini, sözlerini beşerîleştiren, peygamberlerin zihin ve ağızlarının eseri
    olduğunu ileri süren filozoflarla ilâhî kelâmın harf, kelime ve sesleri de ihtiva ettiğine
    inanan bir kısım Selefî düşünce mensuplarını iki uç sayarsak Ehl-i sünnet’i ortaya almak
    gerekir.
    Ehl-i sünnet kelâmcılarında kabul gören açıklamaya göre söz (kelâm) önce zihinde
    oluşur, sonra kelime ve seslere dökülür. Birincisi zihindeki söz (kelâm-ı nefsî), ikincisi
    dildeki sözdür (kelâm-ı lafzî). İlâhî kitaplardaki sözlerin zihnî olana denk düşen kısmı
    Allah’ın sıfatı olup asla yaratılmamıştır, ezelî ve ebedîdir. Vahyin, dildeki söze denk düşen
    kısmı ise yaratılmıştır. Bu açıklamadan anlaşılan da ilâhî-nefsî kelâmın belli bir beşerî dil
    ile olmamasıdır. Beşerî dil ile olan lafzî kelâmdır. Ancak bu lafzî kelâm hangi aşamada ve
    nasıl oluşmaktadır ve beşer dilinde olmasına rağmen nasıl ilâhîdir?
    Yukarıdaki açıklamalardan çıkan sonuca göre Allah’ın kelâmının, insan tarafından
    bilinen ve kullanılan dillerden bir dili yoktur. İlâhî kelâm melek veya peygamber aracılığı
    ile muhataplarına gelirken, yine Allah’ın yaratması ve müdahalesiyle –peygamber veya
    meleğin zihninde ve dilinde– muhatapların dillerine dönüşmektedir.