Türklerin Bilinmeyen Tarihi

'Tarih Bölümü' forumunda Merve tarafından 28 Mayıs 2012 tarihinde açılan konu


  1. Bilinmeyen Türk Tarihi

    Türklerin Bilinmeyen Tarihi Hakkında Bilgi

    ICANAS Sempozyumunda Türklerin Bilinmeyen Tarihini Açıkladı

    Yazıyı Türklerin bulduğunu bilimsel olarak ispatlayan Kazım Mirşan, alfabelerin kökeninin Türkçe olduğu teziyle de dikkatleri üzerinde topladı. Etrüsk yazısını ilk kez Kazım Mirşan okudu
    Kazım Mirşan, 1919 yılında Doğu Türkistanın İli Nehri üzerindeki Kulca Kentinde doğdu. Ömrünü, Türk dünyası ile ilgili bilimsel araştırmalara adadı. Yazıyı Türklerin bulduğu, alfabelerin kökeninin Türkçe olduğu gibi ilginç tezler ortaya atarak, tüm dünyada tartışmalar yarattı.
    Türkiyenin 12 yıldızından biri
    Sosyal bilimler alanında dünyanın sayılı organizasyonları arasında yer alan ICANAS, bilim, kültür ve sanat alanında Türkiyeye katkıda bulunanları unutmadı. Türk tarihi üzerine yaptığı bilimsel araştırmalar ile tanınan Kazım Mirşana onur ödülü takdim etti.
    Uluslararası Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresinin (ICANAS) Ankarada yapılan 38inci toplantısında 12 kişiye onurluk ödülü (12 yıldız ödülü) verildi. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu öncülüğünde gerçekleştirilen ve sosyal bilimler alanında dünya çapında organizasyonlar arasında gösterilen ICANASta, bilim, fikir ve düşünce dünyasının aydınlatılmasına çok değerli katkılarda bulunmuş bilim adamları da unutulmadı. 67 ülkeden 1800 bilim adamını buluşturan kongrede, 80 yaşını aşmış 12 bilim ve sanat dünyasının yıldızına ödül verildi.
    Bu isimler arasında arasında Araştırmacı-Yazar ve teorisyen Kazım Mirşan da vardı. Türk tarihi üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Mirşan, Doğu Türkistanın İli Nehri üzerindeki Kulca Kentinde, 1919da dünyaya geldi. 1932de öğrenimine İstanbulda devam etti. Almanyada Berlin Üniversitesinde ve İstanbul Teknik Üniversitesinde inşaat yüksek mühendisliği okudu. Almanca, Rusça, İngilizce ve Türk lehçeleri; (Tatarca, Özbekçe, Başkurtça, Tarançıca, Kaşkarlıkça yani Uygurca, Kazakça, Kırgızca, Azerice, Türkiye Türkçesi ile kendi ana lehçesi olan Tümenlikçe) dışında, Yunanca, Latince ve İtalyancayı meslek araştırmalarına yarayacak kadar bilen Mirşan, hayatının büyük bir kısmını Türk tarihi ile ilgili yeni tezler ortaya atarak büyük tartışmalara yol açtı. Etrüsk Yazısını dünyada ilk defa okuyan Mirşan, Orhon-Selene Yazıtları üzerinde de incelemelerde bulundu. Türk tarihiyle ilgili tartışma yaratacak yeni teoriler öne sürdü. Atlantis olarak bilinen mitolojik uygarlığa ilişkin yeni iddialar ortaya attı.
    Hayatını bilimsel araştırmalara adayan Kazım Mirşan, Türk tarihi ile ilgili yeni tezler ortaya atarak tartışmalara yol açtı. Etrüsk Yazısını dünyada ilk defa okuyan kişi olarak bilinen Mirşan, Orhon-Selene Yazıtları üzerinde de incelemelerde bulundu.
    Türkler, devlet kurmada en önemli medeniyetlerden
    Araştırmacı-Yazar Kazım Mirşan, Türk tarihinin seyrinin en önemli noktasının Türklerin devlet kurma ve idare etme özelliği olduğunu kaydetti. Türk tarihi üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Kazım Mirşan, Türklerin Anadoludan Avrupaya kadar geniş bir coğrafyada etkinliklerini sürdürdüklerini belirterek, şunları söyledi: "Türkler her zaman devlet kurmada ve idare etmede en önemli medeniyetlerden biri olmuşlardır. Devlet kurma ve idare etmek bir sanattır. Türkler de bunu en iyi yapan medeniyettir. Türklerin tarihteki kaynaklarına baktığımızda çok geniş ve sağlam bir haberleşme ağının olduğunu görmekteyiz. Türk hakanları, sınır boylarında olan her şeyden haberdar olmaktaydı. Bunun yanında sınır boylarında Türk hakanı adına karar verebilecek biri mutlaka olurdu. Devlet yönetmenin en temel unsurlarından bir tanesinin haberleşme ağının sağlam olmasıdır ki tarihte bunu Türkler ortaya koymuştur."
    üTürklerde yönetim sanatının tecrübeye dayandığını vurgulayan Mirşan, son kitabında özellikle bundan bahsettiğini belirtti. Türklerin Çinlilerden çok önce kağıt üzerine fırçayla yazı yazdıklarını ve bunun örneğine çok rastlanmadığını anlatan Mirşan, "Yazılanlardan şunları öğreniyoruz. Türkler Tanrıya çok değer veriyorlar. Örneğin bir gün yolda yürürken Tanrıyla karşılaştığını yazmış ve bu ona saadet getirmiş. Diğer medeniyetlerde bunun örneği yoktur. Türkler Tanrı ile olan ilişkilerinde her zaman sevgi ve saygı çerçevesinde hareket ediyorlar ve bunu da dile getiriyorlar" dedi.
    Devlet kurmanın ve idare etmenin bir sanat olduğunu ifade eden Mirşan, "Tarihteki kaynaklara baktığımızda, Türklerin çok geniş ve sağlam bir haberleşme ağının olduğunu görmekteyiz. Türk hakanları sınır boylarında herşeyden haberdardı" diyor.
    Bilinen ilk Türk devleti Hun İmparatorluğu değil
    Kazım Mirşan ve Haluk Tarcan tarafından ortaya çıkarılan yeni bir tez, Türk tarih dünyasını karıştıracak cinsten. Mirşan ile Tarcan, bilinen ilk Türk devleti olan Hun İmparatorluğunun ilk Türk devleti olmadığı, ilk Türk devletinin Bir Oy Bil olduğu görüşünde. Ardından At Oy Bil, Türükbil (karşılığı: Göktürk) gelir. Türk tarihinin çok eskilere dayanması gerektiğini gösteren en büyük delil ise; Orhun kitabeleridir. Çünkü Orhun kitabelerinde kullanılan dil ve noktalama işaretleri bu dilin en gelişmiş hali olduğu sonucuna götürmektedir. Böyle bir dilin oluşabilmesi için en az 3000 yıl geriye gidilmesi gerekir. Bugün Çin sınırları içerisinde 300 metre boyunda piramitler bulunduğu ve bu piramitlerin Mısırdan çok önce inşa edildiği tespit edilmiştir. Mısırın dip kültüründe de Türkler olduğu iddia edilmektedir. Hazırladığı çalışmalarda İngilterenin Başkenti Londrada bulunan kütüphanedeki belgelerden yararlandığını da belirten Mirşan, "Macar Türkolog Aurel Stein, yaptığı araştırmalar sonucunda Türk tarihine ait orijinal belgeler bu kütüphanede yer bulmuş. Şimdi biz de bu belgeleri derleyerek Türk tarihine ait bilinmeyen dönemlere ışık tutuyoruz" dedi.
    İlk Türk devletinin Bir Oy Bil olduğunu savunan Mirşan, ardından At Oy Bil, Türükbil in (karşılığı: Göktürk) geldiğini kaydediyor. Mirşana göre, Türk tarihinin çok eskilere dayanması gerektiğini gösteren en büyük delil ise Orhun kitabeleri
    Alfabelerin kökeni Türkçe
    Kazım Mirşan, yaptığı çalışmalar sonucunda tarihe dönük bilimsel iddialarda bulundu. Mirşan, Türklerin Çinlilerden çok daha önce kağıt üzerine fırçayla yazı yazdıklarını ve bunun örneğine çok rastlanmadığını ifade etti. İşte, Mirşanın tarihçileri şaşırtacak iddialarından bazıları:
    - Türk Tarihi, M.Ö 16.000li yıllara dayanıyor.
    - Yazı M.Ö 16.000 yılında Türkler tarafından icat edildi.
    - Tüm dünya alfabelerinin kökeni Türk alfabesidir.
    - Kürtçenin Ön-Türkçeden sözcükler barındırdığı gibi bu sözcükleri Arapça ve Farsçaya da taşımıştır.
    - Anadoluda da Ön-Türkçe yazıtlar bulunmaktadır.
    - Latin, Yunan, Fenike ve Kril alfabeleri, Ön-Türkçeden oluşmuştur.
    - Romanın küllerinden kurulduğu medeniyet olan Etrüskler Türktür. (Etrüskçe yazıtlar ilk defa 2004 senesinde Kazım Mirşan tarafından çözümlenmiştir.)
    - Etrüskçe Türkçedir
    - Skandinavya ve Avrupada 5000den fazla Türkçe yazıt bulunmaktadır.
    - Türklerle Almanlar (Cermenler) akrabadır.
    - Mısırdaki eşteşlerinden 2000 yıl daha eski ve iki kat daha büyük olan ve şu anda yasaklanmış bölgede bulunan piramitler, Türkler tarafından yapılmıştır.
    Türklerin Çinlilerden çok önce kağıt üzerine fırçayla yazı yazdıklarını anlatan Mirşan, daha da ileriye giderek, tüm dünya alfabelerinin kökeninin Türk alfabesi olduğunu savunuyor. Mirşan ayrıca, "Etrüskçe Türkçedir, Türklerle Almanlar akrabadır" diyor.
    Türklerin Anadoluya giriş tarihi 1071den çok önce
    Araştırmacı yazar Mirşanın iddiaları bununla da sınırlı değil. Mirşana göre, Japon ve Çin medeniyetinin dip kültüründe M.Ö. 4000 yıllarında Orta Asyadan göçen Türklerin etkisi var. Ayrıca, Türklerin Anadoluya gelmeleri 1071e değil, M.Ö. 7000 yıllarına kadar gidiyor. Çevresi denizle çevrili Anadoluyu sürekli besleyen Türk göçleri buraya sıkışmışlar ve Türk
    varlığını tesis etmişlerdir. Oğuzlar Anadoluya geldiklerinde karşılarında aynı dili konuşan pek çok Türk grubu ile karşılaşmış. Mirşan, M.Ö. 10 bin yıllarında ılıman iklim ve büyük göllerin olduğu anlaşılan Orta Asyanın kuruması ve çölleşmesiyle Türk gruplarının çevre ülkelere yayıldığını ve diğer kültürlere etki yaptıklarını ifade ediyor. Mirşan, Bering Boğazından geçen bu grupların Kızılderili kültürlerinin diplerinde de etkili olduğunu belirtiyor.
    Ödülleri Erdoğan verdi
    Türk dünyasına katkıda bulunan Kazım Mirşan, Şükrü Elçin, Muazzez İlmiye Çığ, İhsan Doğramacı, Süleyman Kazmaz, Oktay Aslanapa, Halil İnalcık, Zeynep Korkmaz, Hamza Eroğlu, Etem Ruhi Üngör, Bozkurt Güvenç ile Kemal Baytaşa anı tabağı ve onurluk verildi. Törende, Kazmaz ve Aslanapanın ödüllerini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan takdim etti.


    alıntı