Türkiyenin En Güzel Camileri

'Türkiyem' forumunda EyLüL tarafından 24 Ocak 2012 tarihinde açılan konu


  1. Türkiyenin En Güzel Camileri Hakkında Bilgi
    Süleymaniye Camii


    İstanbulda yedi tepenin kente en hakim noktasında kurulmuş, yüzyıllardır kentin başına taç olmuş bir cami. Banisi Kanuni Sultan Süleyman, mimarı Sinan. Sinan, cami ve etrafını saran kompleksi 1550-1557 arasında tamamladı. Caminin avlusunun etrafını çevreleyen büyük komplekste okullar, kütüphane, hamam, aşevi, kervansaray, hastane ve dükkánlar yerleştirdi. 53 metre yüksekliğinde 26.50 m. çapındaki merkezi kubbeyi fil ayağı denilen dört büyük paye taşıyor. İçerideki en göz alıcı yer mihrap duvarındaki 16. yy. renkli, Türk motifleri ile süslü vitraylar. Sade mevlithanlar balkonu ve minberin yanında, mermer mihrap nişinin etrafı çinilerle süslü. Sultan mahfili mihrabın solunda. Caminin arka avlusunda Sultan Süleymanın, yanında da eşi Hürrem Sultanın türbeleri var.
    Ortaköy Camii


    Boğaziçinin en güzel koylarından birinde, Ortaköy sahildeki bu barok cami, Sultan Abdülmecid tarafından Mimar Nigoğos Balyana 1853te yaptırıldı. Bütün selatin (sultan) camilerinde olduğu gibi harim ve hünkar bölümü olmak üzere iki kısımdan oluşur. Geniş ve yüksek pencereler Boğazın ışıklarını caminin içine taşıyor. Merdivenle çıkılan yapının tek şerefeli iki minaresi var. Duvarları beyaz kesme taştan yapılmış. Tek kubbenin duvarları pembe mozaikten. Mihrap mozaik ve mermerden, minber ise somaki kaplı mermerden, ince bir işçiliğin ürünü. İskele Meydanının kuzey ucunda olan caminin güneyi ve batısı denizle çevrili. Büyük Mecidiye Camii olarak da biliniyor.

    Selimiye Camii


    Bu eşsiz eseri inşa eden Mimar Sinan diyor ki: "Kalfalığımı Şehzade Camiinde yaptım. Ustalığımı Süleymaniye Camiinde tamamladım. Fakat bütün gücümü bu Sultan Selim Han Camiinde sarf edip uzmanlığımı ayán ve beyán ettim." Selimiye, II. Selimin isteğiyle Kıbrısın fethiyle elde edilen ganimetlerle yapıldı. 1568-1575 arasında tamamlanan cami, Osmanlı-Türk mimarisinin belki en büyük eseri. Üçer şerefeli dört minaresi var. Her minarenin yüksekliği 79.89, kubbesi 31.28 metre çapında. Caminin harim tarafındaki minarelerin şerefelerine ayrı merdivenlerden çıkılabiliyor. İnenle çıkan birbirini görmüyor. Cami, Edirnenin en yüksek noktasında Yıldırımın yaptırdığı Baltacılar Koğuşunun kalıntıları üzerinde inşa edilmiş. Açık havalarda Rodop Dağlarından ve Uzunköprünün Süleymaniye Köyünden görülebiliyor.
    Bursa Yeşil Camii


    Yeşil Cami, medresesi, hamamı vb. ile bir külliyenin parçası. Çelebi Sultan Mehmed adına mimar Hacı İvaz tarafından 1413-1420 arasında yapıldı. Tezyinat işleri Çelebi Sultan Mehmedin ölümünden sonra üç yıl devam etti, 1424te inşaat durdu. Caminin son cemaat yeri yok. Ön cephede görülen kemer üzengilerinden, tipik beş bölmeli bir son cemaat yerinin planlanmış fakat inşa edilmemiş olduğu anlaşılıyor. İkinci büyük kubbeli kıble eyvanı ile yan eyvanlar ilk büyük kubbeli orta hacime açılıyor. Yan eyvanların iki yanında içlerinde ocak ve dolaplar bulunan odalar var. Yeşil Cami, süslemelerinin yüksek kalitesiyle, özellikle de çinilerindeki ustalıkla tanınıyor. Koyu yeşil, açık ve koyu mavi çinileri çok ünlü.
    Selçuk İsaBey Cami



    Anadolu Selçuklularından Aydınoğlu Beyliğinin bir dönem merkezi olan Selçukta (Ayasuluğ), İsa Bey tarafından mimar Ali Bin Müşeymeşe yaptırıldı. 13 Mart 1375te ibadete açıldı. St. Jean Katedrali ile Artemis tapınağının tam ortasına inşa edildi. Önemli arkeolojik sitlerin ortasında yer almasına rağmen, St. Jean Kilisesinden ve çevresindeki ören yerlerinden tek bir taş bile alınmadan bu cami için üretilen elemanlarla inşa edildi. Ayrıca, Türk mimarisinde ikinci cemaat yerine sahip olan ilk eser. Batı cephesindeki pencereler ve taç kapı üzerindeki süsleme, kama taşı ve düğümlü geçme örnekleri, mermere işlenmiş ayet ve hadisler eşsiz güzellikte. Aynı güzellikleri, içerideki mermer sütunlarda, kubbelerde kısmen kalmış turkuvaz çinilerde de görmek mümkün.
    Yörgüçpaşa Camii


    Sultan II. Muradın vezirlerinden Atabey Abdullah Oğlu Yörgüç Paşa tarafından 1429da yaptırıldı. Eserin dış duvarları kesme taştan. Giriş cephesi kemerlerinde kırmızı ve beyaz mermer geçmeler yapının görünümüne ayrı bir güzellik katıyor. Gümüşhacıköyün 15 kilometre güneybatısında, Gökmedrese Mahallesinde Yeşilırmak kenarında kurulmuş. Cami kurulduğunda ahşaptan inşa edilmiş. Sonradan kagir olarak yapılan cami 1939 depreminde hasar görmüş ve 1946da yeniden onarılmış. Dikdörtgen planlı cami üç bölümlü. Üç kubbeyle örtülü orta bölüm dört kalın ayağı birleştiren kemerlerle taşınıyor. Plan şemasındaki ilginç bir özellik de son cemaat yerinin caminin ana mekanına dahil edilmiş olması. Ulu camiler tipindeki Yörgüç Paşa Camii, üst örtüsü açısından da ilgi çekici bir yapı.

    Erzurum Ulu Camii


    Erzurumdaki Ulu Cami, Cumhuriyet Caddesinde, yanındaki Çifte Minareli Medrese ile meşhur. Bu camiye Atabey Camii de deniyor. Saltuklu Emiri Nasreddin Aslan Mehmet tarafından 1179da yaptırıldı. Ulu Cami Osmanlı kibrinden nasibini aldı ve IV. Murad zamanında yiyecek deposu olarak kullanıldı. Bu yapı, Erzurumun sembolü olan Çifte Minareli Medreseyle birlikte düşünüldüğü için aynı dönemde yapılmış bir külliye olduğu sanılmış. Ama sanat tarihçileri, medresenin Ulu Camiden bir asır sonra yapıldığını düşünüyor. Medreseye Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubatın kızı Hundi Hatun veya İlhanlı hanedanlarından Padişah Hatun tarafından yaptırıldığı için Hatuniye Medresesi de deniliyor. IV. Murad döneminde tophane ve kışla olarak kullanılmış.

    Rüstempaşa Camii


    İstanbulda Mısır Çarşısı yakınında, tek minareli, etrafını çevirmiş dükkanların arasındaki cami, arka sırtlarda yükselen Süleymaniye ile eşsiz bir manzara oluşturuyor. 1561de Sadrazam Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinana yaptırıldı. Dükkanların üzerinde yer alan camiye iki yandaki döner merdivenlerle ulaşılıyor. Girişte her daim dumanlar ve kokular yayan dönerci dükkanları var. Merkezi kubbe karşılıklı 4 duvar payesi ve yanlardaki ikişer sütun üzerinde yükseliyor. Giriş cephesi, küçük fakat çarpıcı iç mekan duvarları, müthiş İznik çini örnekleriyle süslü. Çiniler yaprak ve çiçek motifleri ile bir çiçek bahçesini andırıyor. 16. yüzyılda kullanılan ve bir rölyef gibi kabarık olan mercan kırmızısının en güzel örneği bu camide.
    NuruOsmaniye Camii


    İstanbul Kapalıçarşı girişindeki caminin yapımına I. Mahmud döneminde, 1749da başlandı, ölümünden bir yıl sonra 1755te tamamlandı. Mimarı Sinan Kalfa olan külliye barok tarzda yapılmış bir cami, medrese, imalathane, kütüphane, türbe, çeşme ve sebilden oluşuyor. Çevresini saran birkaç dükkan da külliyeye dahil. Nuruosmaniye Camii, Osmanlı cami mimarisinde ayrıcalıklı bir yere sahip. Üç boyutlu taş bezemeleriyle biricik bir barok şaheser olarak kabul görüyor. Eteği 32 pencere ile çevrili tek bir kubbesi var. 174 pencere ile aydınlatılıyor. İki şerefeli iki minaresi var. Kurşun yerine taş alemler, ilk kez bu minarelerde kullanılmış. Külliyenin girişindeki çeşme ve sebilde de barok üslup hakim.
     


Yükleniyor...