Tarık Buğra Osmancık adlı romanının özeti

'Sorun Cevaplayalım' forumunda EyLüL tarafından 23 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. Tarık Buğra'nın Osmancık adlı romanının kısaca özetini yazabilirmisiniz

    Osman Gazi Han, ölüm döşeğinde; Allahtan mehil istiyor, Bursanın fetih müjdesini alabilmek için. O, tâ bahardan badem ağaçlarının çiçeğe durduğu günden seçmiştir ölümü: “Oğul, ben öldüğüm vakit, beni Bursada şu gümüşlü kubbenin altına koy! Osman gazinin, oğlu Orhan Beğ e vasiyetidir bu O, şimdi Uludağdan da büyük bir hatıralar dağıdır.

    Osmancıkın çocukluğu, herhangi bir çocukluktan farksızdır. Gençliği de öyle Ele avuca sığmaz; nerede çalgı, orada kalgı günleri. Gücünün, kuvvetinin sahibi değildir; aksine gücü kuvveti, onun sahibidir. Kılıçta ve yayda üstünleştikçe değil meydan okumaya, bir yan bakışa bile katlanamaz olur. Gururu için yaşamaktadır. Babası Ertuğrul Beğ, bir müddet Osmancıkı takip eder, öğütler verir. Dünyayı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüz oğul! Hırsımız, sabırsızlığımız, bencilliğimiz. Önce bu yüzden küçülüyor sonra da Dünyayı çok büyük görüyoruz, der ve ilave eder: dünya bir ömür için, bir TEK İNSAN için büyüktür. Bir soy için değil; bir soyun benimseyeceği, bir soya benimsetilecek bir amaç, bir inanç, bir ülkü için değil!Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

    Osmancıkın kafası ve ruhu altüst olmuştur. Öfkelenir, Ede Balı ya saygıda kusur eder. Ertuğrul Gazi, oğluna “Ede Balı ya sakın karşı gelme; bana karşı gel, ona gelme. Ede Balı soyumuzun ışığıdır diye tembih eder. Osmancık, Ede Balının tekkesine gittiği bir gün Malhun Hâtunu görür ve ona âşık olur. Töresince istetir. Ede Balı kızını vermez: Halleri müsavi değil, diye Bundan sonra Osmancık için değişim ve arayış dönemi başlar.

    Yine tekkeye misafir olduğu bir gün, rüyasında Ede Balının göğsünden çıkan bir ayın kendi göğsüne girdiğini, sonra bir çınar ağacı şeklinde dünyaya dal budak saldığını görür. Dört yana rahmet ve nur yağdıran bir çınar ağacıdır. Rüyanın tabirine göre, bu ay Malhun Hâtun, bu çınar ağacı ise Osmancıkın kuracağı devlettir. Osmancık artık değişmektedir.

    Osman Beğ, ilk iş olarak civardaki Türk boylarını birleştirir. Kendi buyruğunda ve hepsinin rızalarını alarak Domaniç ve civarı dar gelmeye başlamıştır. Her gün yeni topraklar alınır, kaleler düşürülür yeni gelenler, tâ Orta Asyadan ve daha yakın yerlerden gelenler, bu topraklara yerleştirilir.

    Bütün bu olup bitenler sırasında Osman Beğ in önemli meselelerinden birisi amcası Dündar Beğ dir. Dündar Beğ, ağabeyi Ertuğrul Gaziden sonra beğliğin kendisinin hakkı olduğunu düşünüyor, Osman Beğ i kıskanıyor ve bozgunculuk ediyordu. Osman Beğ, saygısını bir an bile ihmal etmeden, amcasını uyarıyordu. Hatta bir gün Dündar Beğ e: Elin öperim amuca, dizin öperim amuca. De ki davarın güdeyim, odunun kırayım amuca.

    Osman Beğ in ikinci oğlu Alaeddin dünyaya gelir. Mihail Kosses Müslüman olur. Töreye bağlılık şuuru, zayıfa yardım fazileti, din uğrunda göz kırpmadan ölüme gitme heyecanı Mihail i Abdullah yapmıştır.
    İnegöl, Yarhisar, Aydos, Bilecik, İznik kaleleri alınır.