Sultan Hamid’in milletine düşkünlüğü

'Tarih Bölümü' forumunda YAREN tarafından 12 Ekim 2008 tarihinde açılan konu


  1. Sultan Hamid’in milletine düşkünlüğü

    Sultan Hamid, 1897 Yunan harbi olduğu zaman hiç uyumazdı. Sabaha kadar, elinde haritalar, “Askerim, şu saatte burada, bu saatte burada olması lâzım” derdi. Her saat başı haber alır ve devamlı dua ile, niyaz ile meşgul olurdu. Son derece merhametliydi. Hayatına kast edenleri, en büyük ceza olarak sürgün eder, lâkin maaşlarını da beraber gönderirdi. O kadar çok milletine düşkün idi ki, milletim derdi, başka bir şey demezdi. Hepimizi bir tarafa bırakır, evvela millet işleri için, milleti için uğraşırdı. İçinde bu kadar milletine hizmet aşkı vardı. Ne zaman Enver Paşalar Süveyş Kanalı’nı askerlerle geçmek istediler, aynen şöyle söylemişti: “Çok yazık ediyorlar. Bizim askerin ta’lîm ve terbiyesi oraya, o sisteme alışık değildir. İngilizlerin elinde askerlerim telef olacaklar. Eğer onlar muvaffak olursa, ben de ceddim Yavuz Sultan Selim gibi sakalımı keser, onlara veririm. Çok yanlış iş yapıyorlar” der ve üzülürdü. Dediği de çıktı. Hicaz ve Bağdad demiryolu yapılırken herkes elinde olan zâtî malını verirdi. Bunların arasında ben de ne varsa elimde vermiştim. Bir madalya vermişlerdi. Sonradan saray basıldığı zaman onu da çaldılar. Birşey bırakmadılar.