Şükufe Nihal Başar Hayatı ve Siyasi Yılları

'Biyografi' forumunda Belinay tarafından 12 Mart 2012 tarihinde açılan konu



  1. Şükufe Nihal Başar


    Doğum 1896/İstanbul
    Ölümü 24 Eylül 1973/İstanbul
    Meslek Şair, öğretmen
    Şükufe Nihal, 1896 yılında İstanbul Yeniköy’de dünyaya geldi. Babası V. Murat’ın başhekimi Emin Paşa’nın oğlu, Eczacı Albay Ahmet Bey’dir. Annesi Nazire Hanım’dır. Soy kütüğü, baba tarafından Katipzadelere, anne tarafından Fatih Sultan Mehmet’in Başressamı Nakkaş Mehmet Efendi’ye dayanır.1962’de İstanbul’da geçirdiği bir kaza sonucu sol ayağı sakat kaldı. 1965’te bir huzurevine yerleşti. Hayatının son yıllarına kadar Türk Kadını dergisinin yazarları arasında yer aldı. 24 Eylül 1973'te İstanbul'da yaşamını yitirdi. 26 Eylül 1973 günü Rumelihisarı Aşiyan Mezarlığı'na gömüldü.

    HAYATI
    AİLE HAYATI

    1912’de ailesinin etkisiyle Mithat Sadullah Bey (Sander) ile evlendi. Bu evlilikten bir oğlu oldu. İlk evliliğinde yaşadığı sorunlar üzerine oğlu Necdet’i alıp eşini terk eden Şükûfe Nihal Hanım, devrin şairlerinin aşkları ile tanınır. Ona aşık edebiyatçılar arasında Nazım Hikmet, Ahmet Kutsi Tecer ve Faruk Nafiz Çamlıbel’in adları sayılmaktadır. Şükûfe Nihal Hanım, ikinci evliliğini Kurtuluş Savaşı yıllarında Ahmet Hamdi Bey ile yaptı. Bu evlilikten bir kız çocuğu sahibi oldu. 1950’lerin sonlarında Ahmet Hamdi Bey’den de boşandı.

    EĞİTİM HAYATI

    Eğitimine özel hocalardan ders alarak başladı. Babasının memuriyeti nedeniyle ilk ve orta öğrenimine Osmanlı İmparatorluğu'nun değişik şehirlerinde devam etti. Ortaokulu Şam’da okudu, Selanik’te özel bir okula gitti. Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. 1916’da İnas Darülfünunu’na (Kadın Üniversitesi) girdi. Üç yıl edebiyat şubesine devam ettikten sonra son sınıfı coğrafya şubesinde okudu. Son sınıf öğrencisi oluğu 1919’da İnas Darülfünunu ile Zükur Darülfünunu’nun (Erkek Üniversitesi) birleşmesi gündeme gelmiş; kadınlara eğitimlerini isterlerse İnas Darülfünunu sınavlarına girerek tamamlama ya da erkeklerin aldığı ek dersleri vererek Zükur Darülfünunu mezunu sayılma imkanı verilmişti.Öğrencilerin çoğu İnas Darülfünun’unda kalmayı seçerken Şükûfe Nihal Hanım, o sene bölüm değiştirmiş olmasına rağmen erkeklerin aldığı ek derslerin sınavlarını da verdi. Böylece “Darülfünun mezunu ilk kadın” ünvanını elde etti. Şükûfe Hanım, Darülfünun’da eğitimi devam etmekte iken eşi Mithat Sadullah Sander ile birlikte “Mekteb-i Ümit” adında bir okul kurdu ve eğitimciliğe başladı. Mezun olduğu yıl ilk şiir kitabı “Yıldızlar ve Gölgeler” yayımlandı. Kitapta yer alan şiirleri Servet-i Fünun etkisinde, aruz vezninde idi.

    SİYASİ HAYATI

    Savaş sırasında eşi Ahmet Hamdi Bey ile birlikte Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin önde gelen isimlerinden birisi oldu. Evinde yaptığı toplantılarda kadınları milli mücadeleye destek olmaları için teşvik etti; Sultanahmet mitingi’nde Halide Edip Hanım’ın yanında durdu, Fatih mitingi’nde konuşmasıyla kalabalığı ateşledi. Cumhuriyetin ilanından sonra, kadınların siyasi haklarını kazanması için mücadele eden Türk Kadınlar Birliği’nin kurucuları arasında yer aldı. 1924’te kurulan dernek, 1935’te kendini feshedene kadar faaliyetlerini sürdürdü.

    MESLEK HAYATI

    Şükûfe Nihal, 1953’e kadar İstanbul’da çeşitli okullarda çalıştı; Darülmuallimat'ta, Bezmiâalem İnas Sultanisi'nde coğrafya öğretmenliği ve Nişantaşı, Kandilli ve Kadıköy Kız liselerinde edebiyat öğretmenliği görevlerini sürdürdü.

    EDEBİ HAYATI

    Darülfünun’dan mezun olduğu yıl ilk şiir kitabı “Yıldızlar ve Gölgeler” yayımlandı. Kitapta yer alan şiirleri Servet-i Fünun etkisinde, aruz vezninde idi. Devrinin tüm şairleri gibi Edebiyat-ı Cedide, Fecr-i Ati ve Milli edebiyat akımı arasında sıkıştı kaldı. Şükûfe Hanım; 1927’de yayımladığı “Hazan Rüzgarları”ndaki şiirlerinde aruz veznini bırakıp Milli Edebiyat akımının ilkelerine uyarak hece ölçüsünü kullandı. Kadın, yurt sorunları ve aşk konularını işledi. Şiirlerinin yanı sıra öyküler ve romanlar kaleme aldı. 1928 yılında “Tevekkülün Cezası” adlı öykü kitabı ve ilk romanı “Renksiz Istırap” yayımlandı. Bunları, “Çöl Güneşi”(1933) adlı romanı izledi. 1935 yılında “Finlandiya” gezi notları yayımlandı. Faruk Nafiz Çamlıbel ile olan aşkını anlattığı düşünülen “Yalnız Dönüyorum” adlı romanı, 1938'de yayımlandı. 1946’da yayımlanan “Domaniç Dağlarının Yolcusu” adlı gezi notları Şakir Sırmalı tarafından “Sır” adıyla filme çekildi. Son olarak “Çölde Sabah Oluyor” adlı romanını yayımlandı. 1960’ta sayısı yediye ulaşan şiir kitaplarında cumhuriyetin “aydın” kadınlarından biri olarak Anadolu’nun geri kalmışlık sorunu üzerine şiirler yazdı.