Sonsuz Ne Demek

'Ansiklopedik Bilgi' forumunda EyLüL tarafından 13 Temmuz 2012 tarihinde açılan konu


  1. Sonsuz Ne Demek

    Ölçüsü ve sınırı olmayan.

    Bitimsiz ve sınırsız deyimleriyle anlamdaştır. Sonlu deyimi karşılığında da kullanılır.

    Eytişimsel özdekçi felsefe sonsuz’la sonlu’nun sıkı bağımlılığını ve çelişkili birliğini ortaya koymuş, bilimsel olarak açıklamıştır. Metafizikte bu iki kavram karşıtlaştırılır ve birbirinden ayrı olarak ele alınır. Metafizik ve idealist felsefede sonsuzluk sadece tanrının niteliğidir, tanrıdan başka hiçbir şey sonsuz olamaz. Sadece tanrıdır ki infinitus (La.)’tur.

    Antikçağ Yunan düşüncesinde sonsuz kavramı, Anaksimandros’la büyük öke (deha N.) Herakleitos tarafından ele alınmıştır. Antikçağ Yunan düşüncesinin ikici düşünürü Anaksimandros’a göre ilk neden (arşe) sonsuz olan’dır (apeiron). Sonsuzluk belirsizliktir, çünkü her belli şey karşıtıyla sınırlanmıştır. Hiçten hiçbir şey meydana gelmeyeceğine göre her şeyin kendisinden çıktığı şey bir hiç değil, bir varlık olmalıdır. Ama bu varlık belli bir varlık olursa sonlu, eş deyişle sınırlı ve tükenir olur. Sınırsız ve tükenmez olabilmek için herhalde belirsiz ve böylelikle de sonsuz olmalıdır. Yunan düşüncesinin büyük diyalektikçisi Herakleitos’a göreyse her şey akmakta, değişmekte, ilerlemektedir (Yu. Panta rei). Bu bir sürekli oluştur ki, içinde kalıcı ve durgun olan hiçnir şey yoktur...

    Fransız düşünürü Descartes’a göre sonsuzu anlamaya çalışmak hiç de gerekli değildir, yalnız hiçbir sınırını bulamadığımız her şeyin sınırsız olduğunu düşünmemiz gerekir. Sonsuz adını yalnız tanrıya bırakmalıyız, çünkü tanrının olgunluklarının sınırını göremediğimiz gibi sınırsız olduğundan da kuşkulanmıyoruz. Tanrıdan başka her şeyin böyle saltık olgunlukta bulunmadığını biliyoruz. Her ne kadar onlarda sınırsız gibi görünen özellikler bulsak da bu, daha çok onların özünden değil, bizim anlayışımızın eksikliğinden ileri gelir...

    Düşünce tarihinde sonsuz’un sonlu’yla bağımlılığını ve sonsuzu anlayabilmek için sonludan yola çıkmak gerektiğini ileri süren ilk düşünür Hegel olmuştur. Ne var ki o da bu ulamları idealist açıdan yorumlamış ve sonsuzun saltık tin olduğunu söyleyerek sonluyu onun doğadaki yansısı saymıştır. Hegel’in amacı, sadece kavramlar sistemini kurmaktır, sonluyla sonsuzu da bu sistem içinde ele almaktadır. Hegel’e göre sonsuz, sonluyu içerir. Çünkü içermezse, içermediği bir ulam açıkta kalacağı için kendisi sonlu olmak zorundadır. Bu yüzdendir ki bu içerme mantıksal zorunlu bir içermedir.

    Spekülatif felsefenin dışında bilimsel bir kavram olarak sonsuzluk, özdeğin var edilmezliğini ve yok edilmezliğini dile getirir. Bilim ve diyalektik felsefe, evrenin, ilksiz ve sonsuz özdeksel değişimler süreci olduğunda birleşirler. Özdek tükenmezdir ve sonsuz çeşitliliği nitesel dönüşümlerle sürüp gitmektedir. Bu sonsuzluk, sonlu ve sınırlı var olma biçimlerinin zorunlu değişmelerinde yansır. Sonsuzluk ve sonluluk diyalektik karşıtlıklardır, her ikisi de birbirlerinin varlığını gerektirirler. Sonsuzluk zorunlu değişimlerle tükenmez sonluluğun meydana koyduğu bir süreçtir. Her sonlu, içinde taşıdığı karşıtlığı olan, sonsuzla çeliştiği içindir ki sınırsız değişimlere uğrar.

    Sonsuz’un özdeksel evrendeki gerçekliği, şu pek önemli sonuçları gerektirir:

    1.Evren bir uzay içinde vardır ve tüm özdeksel sistemler birbirleriyle bağımlıdırlar, (Evren, var olan tüm uzayı da kapsar, uzay boş değildir, enerji-özdek-hareket çeşitleriyle doludur. N.)
    2.Evren bir zaman içinde vardır ve özdek tükenmezdir,
    3.Özdeğin var olma biçimleri, nitelikleri, ilişkileri ve gelişme eğilimleri sonsuz çeşitliliktedir,
    4.Özdek nitelikçe ayrı türdenliğe sahiptir ve sonsuz sayıda özellikler gösterir,
    5.Özdek her düzeyde değişik yasalara bağlı olarak sonsuzca derecelenir,
    6.Evrende özdeksel olmayan hiçbir şey yoktur ve olamaz,
    7.Özdeksel gelişme süreci sonsuz ve sınırsızdır.
     


Yükleniyor...