Tarih Saltanatın Kaldırılması Kısaca özet

'Tarih Bölümü' forumunda Züleyha tarafından 4 Ara 2017 tarihinde açılan konu

  1. Züleyha

    Züleyha Site Yetkilisi

    Saltanatın Kaldırılması


    Mudanya Mütarekesi'nden sonra barış konferansı için hazırlıklar başlayınca. konferansa İstanbul'daki Osmanlı hükümeti'nin mi. yoksa Ankara'daki TBMM Hükümeti'nin mi katılacağı sorunu ortaya çıktı. Batılı devletlerin. bu ikili durumdan yararlanmaya kalkısmaları üzerine. "devrim stratejisine" göre yerinin ve zamanının geldiğini farkeden M.Kemal. saltanatı kaldırmak için kolları sıvadı. Asıl amacı ise. önce saltanatı kaldırmak. sonra da "otorite'sız kalan Hilafet'i kaldırmaktı. Bunun için nabız yoklamaya başladı.

    Bu konuda fikrini sorduğu Rauf Orbay. Saltanat ve Hilafet makamına vicdanen ve hissen bağlı olduğunu. ulusun umumî vaziyetini tutmak için de herkesin erişemeyeceği kadar yüksek gördüğü bir makama ihtiyaç duyduğunu. bu makamın da Saltanat ve l-lılafet makamı olduğunu. bu makamın kaldırılmasının tam bir felaket olduğunu ifade etmiştir. Refet Paşa da aynen Rauf Bey'in fikrine iştirak etmiştir. Yine Ali Fuat Paşa'nın fikri de aynı yöde olmuştur. Bunun üzerine M.Kemal;

    -Bahis konusu mesele. bugünün meselesi değildir. Mecliste bazılarının telaş ve heyecanına da yer yoktur" diyerek. o gün için durumu idare etmişti. böyle yapmak zorundaydı. çünkü o zamana kadar verilen mücadele Saltanat ve Hilafet'in korunmasına yönelikti. Nitekim Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin nizamnamesinde. gayenin: “Hükümet-i Osmaniye'nin tehlike-i inhilaline karşı Hilafet-i İslamiye ve Saltanat-ı Osmaniye'nin bekası esas maksadı teşkil ettiği cihette müttehiden müdafaa ve mukavemet esası" olduğu yazılıydı. O zamana kadar verilen mücadele. bu gayeye yönelikti. Bu nedenle. saltanatın ve hilafetin kaldırılmasına Meclis'ten olumlu destek gelmesi mümkün değildi.

    Meclis içerisinde Saltanat ve Hilafet’in kaldırılmasına yönelik çalışmalar sezinlenince, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ne mensup bir kısım milletvekilleri, “Bu hizim varlığımıza mücadelemizin esprisine aykırıdır" diyerek yeni gruplar oluşturuyorlardı. Bunların başında, Erzurumlu Kadı Raif Efendi gelir. Kadı Raif Efendi, düşüncelerini gerçekleştirmek için “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu"nu kuran M.Kemal'e karşı. "Erzurum Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında yeni bir grup kuı'ar. Bu cemiyetle Ankara'dan ayrılıp Erzurum'a dönen Kadı Raif l.lendi. Ankara'ya şiddetli uyarılarda bulunur. Bir beyanname neşrederek, Ankara'daki kadronun Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararların zıddına uygulamalara gitmelerinden ve Mili Mücadelenin ruhuna uymayan istikametlere yönelmelerin' (lun dolayı Ankara yönetimin'den ayrıldığını ifade eder. Yayımlamış olduğu "Muhafaza-i Mukaddesat" adlı beyanname. M.Kemal ve Onun gibi düşünenlere tam bir muhtıra niteliğindedir. Bu beyanname. aynı zamanda “Muhafaza-i Mukaddesat ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti“ adlı yeni cemiyetin de bir nevi tüzüğü mahiyetindedir.
     
Yükleniyor...