Ruhsal Çözümleme (Psikanaliz) Ne Demek Hakkında Kısa Bilgi

'Biyografi' forumunda EyLüL tarafından 17 Temmuz 2012 tarihinde açılan konu



  1. Ruhsal Çözümleme (Psikanaliz) Ne Demek Hakkında Kısa Bilgi


    Dr. Freud'un ruh hastalıklarını sağaltmak için geliştirdiği yöntem ve bu yönteme dayanarak kurduğu ruhbilim öğretisi.

    Psikanaliz deyimi, Türk Dil Kurumunca yayımlanan Ruhbilim Terimleri Sözlüğü'nde Şöyle tanımlanmıştır: ‘'Freud'un geliştirdiği, insanın uyumlu ya da uyumsuz davranışlarının kaynağı sayılan bilinçaltı çatışma ve güdüleri araştırıp bilince çıkararak davranış sorunlarını çözme yöntemi''

    Eğitim Terimleri Sözlüğünde: "Bilinçaltında karmaşa olarak bulunup birtakım ruhsal ve bedensel rahatsızlıklara yol açan anı, istek ve imgeleri bilinç alanına çekmek yoluyla ruh hastalarını iyileştirmeyi amaç edinen ve ilkeleri Freud'ca saptanan bir hekimlik yöntemi"

    Psikanaliz, temelde, halkın da çok pek iyi bildiği ve dilegetirdiği "derdini söyleyen ferahlar!! Kanısına dayanır. Ne var ki Dr. Freud'e göre psikanalizi gerektiren dert, hasta tarafından bilinmeyen bir derttir. Başta cinsel dürtü olmak üzere birtakım güdüler ve istekler, çocukluğunda hastayı tedirgin etmiş olan kötü anılar, korkunç ya da ürkütücü olaylar vb. törebilimsel ve toplumsal baskılar yüzünden Dr. Freud'un bilinçaltı adını verdiği bilinçdışı bir bölgeye itilmiştir ve hasta tarafından unutulmuş görünmektedir. Freud'a göre histeri, nevroz gibi ruh hastalıklarını meydana getiren bunlardan biri ya da birkaçının bilincin kapısına dayanarak hastayı zorlamaya ve tedirgin etmeye başlamalarıdır. Psikanalizin görevi, hastayı konuşturarak ya da düşlerini yorumlayarak bunlardan hangisinin hastalık nedeni olduğunu bulup meydana çıkarmaktır. Freud, 1880'lerde uygulanan Dr. Josef Bröer'in hastaları uyutarak konuşturma yöntemi yerine Dr. Bernheime'ın hastaların uykuda yaptıklarını kendilerine hatırlatma yöntemini kullanmayı daha uygun bulmuş ve buna çağrışım yöntemi adını vermiştir. Freud'a göre hastalık nedeni bir kez bulunup açığa konduktan sonra artık hastanın kendisi bile ona egemen olabilir, onu düzenleyebilir.