Rıza Nur Kimdir Hayatı ve Eserleri

'Biyografi' forumunda Sitem tarafından 26 Mart 2012 tarihinde açılan konu



  1. Rıza Nur

    Doğum 30 Ağustos 1879-Sinop
    Ölüm 8 Eylül 1942-İstanbul
    Meslek Hekim, siyasetçi
    Rıza Nur, Hekim, siyaset adamı ve yazardır. Mezuniyet tezi olarak hazırladığı Fenn-i Hıtan adlı eserinin basılmasıyla tanındı, bu eseri daha sonra Almanca’ya çevrildi. II. Meşrutiyet’in ardından 4 Şubat 1909 tarihinde yapılan seçimlerde Sinop’tan milletvekili seçildi. Ancak bir müddet sonra uyum sağlayamadığı İttihat ve Terakki’den istifa edince kürsüsü lağvedilerek profesörlükten çıkarıldı ve rütbesi kolağalığa indirildi. Bunun üzerine Prens Sabahaddin’in fikirleri etrafında toplananların kurduğu Ahrar Fırkası’na katıldı. Sakarya Meydan Muharebesi esnasında doktor olarak görev yaptı.1 Kasım 1922 tarihinde saltanatı kaldıran kanunun metnini kaleme aldı. Türkiye'nin ilk Maarif Vekili (Eğitim Bakanı) oldu, Moskova Antlaşması ve Lozan Antlaşması müzakerelerine katıldı.

    HAYATI
    1879 yılında Sinop’ta doğan Rıza Nur, İlk öğrenimini burada yaparak rüşdiye tahsilinden sonra İstanbul’a gitti. Soğukçeşme Rüşdiyesi’ne yazıldı ve 16 yaşında burayı bitirdi. Aynı yıl Tıbbiye İdadisi’ne girdi ve Askeri Tıbbiye’den 1901 yılında yüzbaşı doktor olarak mezun oldu. Alman hekimlerin idaresinde bulunan Gülhane Hastahanesi’nde ihtisas yaptı. 1907 yılında cerrahi profesörü, ardından binbaşı oldu.

    Prens Sabahaddin taraftarlarıyla birlikte İttihat ve Terakki’ye karşı siyasi faaliyetlerde bulundu. 23 Ocak 1913’teki Babıali Baskını neticesinde İttihatçılar’ın iktidarı ele geçirmesi üzerine tıp tahsili bahanesiyle yurt dışına sürüldü. Önce Köstence’ye gitti, ardından Cenevre’ye geçti ve burada bir hastahanenin cerrahi kısmında çalıştı. Kısa bir süre Paris’te kaldı, oradan Mısır’a geçti. Mondros Mütarekesi’nden sonra İstanbul’a dönerek son Osmanlı Meclis-i Meb‘usanı’na Sinop mebusu olarak girdi ancak meclis dağıtılınca Ankara’da toplanan Büyük Millet Meclisi’ne katıldı.

    1923 yılında kendini daha çok yazı hayatına veren Rıza Nur, 12 cilt tutan Türk Tarihi adlı eserini yazdı. Sinop’ta bir kütüphane kurarak gelir kaynakları ile birlikte Maarif Vekaleti’ne vakfetti. “Türklüğü yükseltmek için” kurduğu bu vakfa 4000 kitap bağışladı. Ayrıca ölümünden sonra mütevelliliğe getirilecek kişinin anne ve baba tarafından iki göbek atalarının Türk olmasını şart koştu ve daha sonra Türk tarihi ve Türkoloji sahalarında çalıştı.

    Tevfik Fikret, Ali Şîr Nevâî, Nâmık Kemal hakkında çalışmalar da yapan Rıza Nur Türkçü bir dergi olan Tanrıdağ’ını çıkardı, Tasvir-i Efkar’da yazılar yazdı. 8 Eylül 1942 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybettive Merkezefendi Mezarlığı’na defnedildi.

    ÇALIŞMALARI VE ESERLERİ
    Türkçü söylemlere sahip olarak herkesi etnik kökenine göre ayıran Rıza Nur, mezar taşı üzerinde Orhon alfabesiyle adının yazılmış olmasının da işaret ettiği gibi kendini katıksız Türk sayar. Maarif vekilliği esnasında Hars Umum Müdürlüğü’nü kurarak atasözlerini, bazı şiirleri ve halk oyunlarını tesbit ettirmeye çalışmış, mimari eserlerin dökümünü çıkartıp tescile gayret etmiştir. Türkçe isimlerin kullanılması ve yaygınlaştırılması için listeler düzenlediği gibi ibtidaiyi ilk mektep, idadiyi orta mektep ve sultaniyi liseye çevirmiştir. Bunun yanında bürokraside yazışma dilini sadeleştirmek için çalışmalar yapmış, bu konuda hazırladığı tasarıyı hükümet kararı haline dönüştürerek devlet dairelerine tebliğ etmiştir.

    Rıza Nur bir dini olmadığını beyan etmekle beraber dine saygılıdır. Devlet ve dinin birbirinden ayrılması gerektiğini tarihi bir uyanış eseri olarak ileri sürer. Başlıca eserleri; Türk Tarihi, Hayat ve Hatıratım, Tıbbiye Hayatından, Hücumlara Cevaplar, Türk Mantıkası gibi kitapları örnek verilebilir.