Rivayet tefsirleri hakkında bilgi

'Dini Bilgiler' forumunda Ezlem tarafından 30 Aralık 2010 tarihinde açılan konu


  1. Rivayet tefsirleri hakkında bilgi


    Bir âyeti anlamada güçlük ortaya çıktığında doğru mânasını, âyetten ilâhî muradın
    ne olduğunu öncelikle Kur’ân’a sormak gerekir; bu, âyeti açıklayan başka âyetlerin olup
    olmadığını araştırmak demektir. Bu soruyla aranan bulunamazsa ikinci başvuru kaynağı Hz.
    Peygamber’dir. O’nun çağında yaşamayanlar, kendisine doğrudan sorma imkânından
    mahrum olanlar da maksatlarına, hadisler ve sahâbe rivayetleriyle ulaşabileceklerdir.
    Tefsirle ilgili sahâbe rivayetleri, söylediklerini Resûlullah’tan işitmiş olmaları
    ihtimalinden dolayı özellik kazanmaktadır. Sahâbeden sonra gelen neslin (tâbiîn) rivayetleri
    de –nisbeten zayıf da olsa aynı– ihtimali taşıdığı için farklı bir değere sahip görülmüştür.
    Kur’ân-ı Kerîm’i, Kur’ân’a, hadislere, sahâbe ve tâbiîn rivayetlerine dayanarak anlama ve
    yorumlama usulünün ürünü olan tefsirlere rivayet tefsirleri (tefsîr bi’r- rivâye) veya “nakle
    dayanan tefsir” (tefsîr bi’l-me’sûr) denilmektedir. Bu çeşit tefsirin meşhur örnekleri
    Muhammed b. Cerîr et-Taberî’nin (ö. 310/922) Câmi‘u’l-beyân ‘an te’vili âyi’l-Kur’ân, İbn
    Kesîr’in (ö. 744/ 1372) Tefsîrü’l-Kur’ân veya Fethu’l-beyân fî makåsıdi’l-Kur’ân,
    Süyûtî’nin (ö. 911/1505) ed-Dürrü’l-mensûr fi’t-tefsîri bi’l-me’sûr isimli eserleridir.
    Rivayet tefsirleri –bir kısmı sened yönünden zayıf olan– açıklayıcı rivayetler
    yanında dil bilgisine de dayanmakta, ayrıca âyetlerden ictihad yoluyla çıkarılan hükümlere
    yer vermektedir.