Peygamberimizin sabırlı ve cesaretli oluşunun örnekleri

'Ders notları' forumunda EyLüL tarafından 12 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. Peygamberimizin sabırlı ve cesaretli oluşunun örnekleri

    Peygamberimizin Sabırlı Oluşu

    Sabır, saptırıcı engellere karşı doğru olan şey üzerinde ısrar etmek, sapmamak, dayanmak anlamına gelir. Sevgili Peygamberimiz sabırlı olma konusunda da biz Müslümanlara örnektir. O, İslamı duyurmak için gittiği Taifte, putperestlerin taşlamalarına maruz kaldığı zamanda ümitsizliğe düşüp yolundan dönmediği gibi, Müslümanların refah ve zenginliğe kavuştukları, Arabistanın önemli bir bölümünü hakimiyetleri altına aldıkları dönemlerinde de asla yolunu değiştirmemiş, sürekli aynı yönde hareket etmiştir. Peygamberimizin ashabından Abdullah b. Mesud diyor ki:

    Hz. Peygamberi kavmi taşlamış, ve onu yaralamıştı. O ise Allaha şöyle dua ediyordu:
    Allahım halkımı bağışla çünkü onlar bilmiyorlar. Peygamberimizin bu tutumu ve Allahın yardımıyla bir dönem sonra Taif halkı tümüyle Müslümanların hakimiyetine geçti ve o taş atanların büyük bir bir bölümü İslamı kabul etti.

    Peygamberimiz, etrafındaki insanlara, başlarına gelen bela ve musibetlerden dolayı ümitsizliğe kapılmamalarını, eğer sabırlı olur, Allaha olan inançlarını yitirmezlerse bundan büyük mükafat elde edeceklerini müjdelerdi. Ashaptan Ebu Yahya şöyle naklediyor:

    İslam dinine göre bir Müslümanın, başına gelen herhangi bir olaydan dolayı kendi canına kıyması asla kabul edilemez; bu en büyük günahlardandır. Çünkü Allaha inanan biri, Ondan asla ümidini kesmez. Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurur:

    Sizden biriniz başına gelen bir beladan dolayı ölmeyi istemesin. Eğer mutlaka ölmeyi isteyecekse şöyle dua etsin: Allahım! Yaşam benim için hayırlı olduğu müddetçe beni yaşat; eğer ölüm benim için hayırlıysa benim canımı al.

    Sabırlı ve kararlı olan insanlar, amaçlarını elde etmeye en yakın insanlardır. Aceleci ve kararsız kişiler ise başarısızlığa mahkumdur.

    Peygamberimizin Cesaretli Oluşu

    Cesaret, yürekli olmak, korkak olmamak demektir. Korkak kimselerin hayatta başarılı olmaları, büyük işler başarmaları zordur.

    Yüzyıllar boyunca puta tapmış, taştan, ağaçtan, madenden yapılmış heykelleri tanrı bellemiş bir toplumda, öne atılıp sadece Allaha kulluk etmenin bayrağını açmak büyük cesaret isteyen bir iştir. Peygamberimiz Allaha olan imanı ve güveniyle, putperestlerin tepkilerinden, tehditlerinden korkmaksızın, insanları tek olan Allaha çağırmış, cesaretini ve özgüvenini hiçbir zaman kaybetmemiştir. Mekke döneminin ağır şartlarında, daha sonra müşriklerle yaptığı savaşlarda Hz. Muhammed (s.a.v.) bir kaya gibi sağlam cesaretiyle Müslümanlara dayanma gücü aşılamıştır.