Peygamberimizin sabırlı ve cesaretli oluşunu örneklerle açıklayın

'Sorun Cevaplayalım' forumunda EyLüL tarafından 5 Kasım 2012 tarihinde açılan konu


  1. Sevgili peygamberimizin sabırlı ve cesaretli oluşunu örneklerle açıklayabilirmisiniz

    Cevap: Peygamberimizin sabırlı ve cesaretli oluşunu örneklerle açıklayın

    Peygamberimizin Sabırlı Oluşu

    Sabır, saptırıcı engellere karşı doğru olan şey üzerinde ısrar etmek, sapmamak, dayanmak anlamına gelir. Sevgili Peygamberimiz sabırlı olma konusunda da biz Müslümanlara örnektir. O, İslamı duyurmak için gittiği Taifte, putperestlerin taşlamalarına maruz kaldığı zamanda ümitsizliğe düşüp yolundan dönmediği gibi, Müslümanların refah ve zenginliğe kavuştukları, Arabistanın önemli bir bölümünü hakimiyetleri altına aldıkları dönemlerinde de asla yolunu değiştirmemiş, sürekli aynı yönde hareket etmiştir. Peygamberimizin ashabından Abdullah b. Mesud diyor ki:

    Hz. Peygamberi kavmi taşlamış, ve onu yaralamıştı. O ise Allaha şöyle dua ediyordu:
    –Allahım halkımı bağışla çünkü onlar (gerçeği) bilmiyorlar. Peygamberimizin bu tutumu ve Allahın yardımıyla bir dönem sonra Taif halkı tümüyle Müslümanların hakimiyetine geçti ve o taş atanların büyük bir bir bölümü İslamı kabul etti.

    Yüce Allah Peygamberimize ve onunla beraber olan Müslümanlara sık sık sabırlı olmalarını ve asla ümitsizliğe kapılmamalarını öğütler:

    “Ey İman edenler, sabretmek ve namaz kılmakla Allahtan yardım dileyin; çünkü Allah sabredenlerle beraberdir. (Bakara 153)

    “Cesaretinizi yitirmeyin ve üzülmeyin; eğer gerçekten inanıyorsanız, mutlaka insanların en üstünü olursunuz. (Âl-i İmran 139)

    Peygamberimiz, etrafındaki insanlara, başlarına gelen bela ve musibetlerden dolayı ümitsizliğe kapılmamalarını, eğer sabırlı olur, Allaha olan inançlarını yitirmezlerse bundan büyük mükafat elde edeceklerini müjdelerdi. Ashaptan Ebu Yahya şöyle naklediyor:

    Allahın elçisi dedi ki: Müminin hâli ne güzeldir. onun her işi kendisi için hayırlıdır. Eğer bolluk içinde olursa şükreder ve bu, onun için hayırlı olur; eğer darlığa düşese bu defa sabreder ve yine o durum, onun için hayırlı olur.

    İslam dinine göre bir Müslümanın, başına gelen herhangi bir olaydan dolayı kendi canına kıyması asla kabul edilemez; bu en büyük günahlardandır. Çünkü Allaha inanan biri, Ondan asla ümidini kesmez. Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurur:

    Sizden biriniz başına gelen bir beladan dolayı ölmeyi istemesin. Eğer mutlaka ölmeyi isteyecekse şöyle dua etsin: Allahım! Yaşam benim için hayırlı olduğu müddetçe beni yaşat; eğer ölüm benim için hayırlıysa benim canımı al.

    Sabırlı ve kararlı olan insanlar, amaçlarını elde etmeye en yakın insanlardır. Aceleci ve kararsız kişiler ise başarısızlığa mahkumdur.

    Peygamberimizin Cesaretli Oluşu

    Cesaret, yürekli olmak, korkak olmamak demektir. Korkak kimselerin hayatta başarılı olmaları, büyük işler başarmaları zordur.

    Yüzyıllar boyunca puta tapmış, taştan, ağaçtan, madenden yapılmış heykelleri tanrı bellemiş bir toplumda, öne atılıp sadece Allaha kulluk etmenin bayrağını açmak büyük cesaret isteyen bir iştir. Peygamberimiz Allaha olan imanı ve güveniyle, putperestlerin tepkilerinden, tehditlerinden korkmaksızın, insanları tek olan Allaha çağırmış, cesaretini ve özgüvenini hiçbir zaman kaybetmemiştir. Mekke döneminin ağır şartlarında, daha sonra müşriklerle yaptığı savaşlarda Hz. Muhammed (s.a.v.) bir kaya gibi sağlam cesaretiyle Müslümanlara dayanma gücü aşılamıştır. Ashaptan Berâ b. Azib (r.a.) şöyle der:

    Biz, savaşın kızıştığı zamanlarda Hz. Muhammedden (s.a.v.) cesaret alırdık.

    Peygamberimiz ve onun ashabının cesaretleri, Allaha imanlarından ve kararlılıklarından besleniyordu. Yüze Allah onların bu durumlarını şöyle övmüştür:
    İnsanlar onlara:
    Bakın size karşı bir toplanmış. Onlardan korkun!
    dediklerinde bu söz onların imanlarını arttırmaktan başka bir şey yapmadı ve:
    Bize Allah yeter! O ne mükemmel koruyucudur! dediler. (Âl-i İmran 173)

    Bir başka ayette de Yüce Allah şöyle buyurur:

    İman edenler içinde öyle kimseler vardır ki Allaha verdikleri söze bağlıdırlar. Onlardan kimi, bu uğurda canını feda etti, kimi de bu şerefi beklemektedir. Onlar Allaha verdiği sözü asla değiştirmezler.(Ahzab 123)

    Korkaklık büyük bir hastalıktır, insanı içten yok eder. Aynı zamanda bulaşıcıdır, süratle yayılır; kısa zamanda bir toplumun yok olmasına sebep olabilir. Bu sebeple Peygamberimiz:
    Allahım korkaklıktan sana sığınırım. diye dua etmiştir.

    Başarının yarısı cesarete bağlıdır. Korkak insan hakkını koruyamaz, karşısına dikilen engelleri aşamaz, güçlüklere karşı koyamaz. Biz de Peygamberimizi örnek almalı, doğruluk yolunda emin adımlarla yürümeli, cesur olmalıyız.
     


Yükleniyor...