Osmanlı İle İlgili Yapılan Gizli Antlaşmalar

'Tarih Bölümü' forumunda anniccha tarafından 1 Kasım 2010 tarihinde açılan konu


  1. Osmanlıyla İlgili Yapılan Gizli Antlaşmalar
    I. Dünya Savaşı Esnasında Osmanlı'ya Paylaşma Projeleri
    Osmanlıyı Paylaşmak İçin Yapılan Gizli Antlaşmalar

    Gizli Paylaşım Projeleri

    Zamana ve mekana bağlı olarak değişik şekillerle ortaya çıkan ve tarif edilen “Şark Meselesinin temelinde Hıristiyan-Türk veya Avrupa-Türk münasebetleri yatmaktadır. Uzun yıllar Avrupayı meşgul eden Şark Meselesinin bilhassa ikinci ve son safhası olarak nitelendirebileceğimiz kısmı Osmanlı Devletinin yıkılışına kadar devam etmiştir. Bu son safhada Avrupalılar taarruz eden, Türkler ise savunma yapan taraflar olmuştur. Şark Meselesinin bu ikinci aşamasında Avrupa, şu gayelere ulaşmaya çalışmıştır:

    1. Balkanlardaki Hıristiyan milletleri Osmanlı hakimiyetinden kurtarmak,
    2. Osmanlı Devleti içindeki Hıristiyanlar için reform istemek ve onların lehine Osmanlı Hükümeti nezdinde müdahalelerde bulunmak,
    3. Türkleri Balkanlardan atmak,
    4. Osmanlı Devletinin Asya toprakları üzerinde yaşayan Hıristiyan azınlıklar lehine reformlar yaptırmak, muhtariyetler elde ettirmek ve mümkünse istiklallerine kavuşturmak,
    5. Anadoluyu parçalamak ve Türkleri buradan çıkarmak.

    Türkleri Balkanlardan atma konusunda büyük ölçüde başarılı olan Batılı devletler, artık oyunun son perdesi olan İstanbulu almak ve Anadoluyu paylaşmak için 20. yy.ın başlarında faaliyetlerini artırmışlardı.

    Osmanlı devleti üzerinde yayılmacı emelleri olan dört büyük devlet “İngiltere, Fransa, Rusya ve İngiltere, ilk defa I. Dünya Savaşında aynı ittifakın içinde yer almışlardı. Üstelik bölmek, parçalamak ve topraklarına sahip olmak istedikleri Osmanlı Devleti karşı ittifakta yer almış ve savaşa girmişti. İşte bu nedenle, I. Dünya Savaşı yıllarında “İtilâf devletlerini oluşturan İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya değişik tarihlerde bir araya gelerek Osmanlı Devletini paylaşmayı amaçlayan projeleri ele almışlar ve bunları birer antlaşmaya dönüştürmüşlerdi. Bu antlaşmalar şunlardır:

    İstanbul Antlaşması

    İngiltere ve Fransanın 1915 yılı başında Çanakkaleyi geçmek istedikleri günlerde, Boğazların ve İstanbulun elden gideceğinden endişelenen Rusya harekete geçti. Müttefikleri üzerindeki baskılarıyla Rusya, 4 Mart-10 Nisan 1915 tarihleri arasında beş haftalık bir süre içinde, İngiltere ve Fransa ile yazışmalar yoluyla haberleşerek, bir metne dayanmayan antlaşmalar demetini ortaya çıkarmayı başardı.

    Bir aylık bir haberleşme ve yazışma yoluyla gerçekleşen bu ilk gizli antlaşmaya göre; İngiltere ve Fransa, İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile, Marmara Denizinin batı kıyıları, Midye-Enez çizgisine kadar Batı Trakya, İstanbul Boğazının doğu kısmı, İzmit Körfezinin bir kısmı ile Marmara Denizindeki adaların Rusyaya verilmesini kabul ediyorlardı. İmroz ve Bozcaada konusunda da Rusyaya danışıl-madan herhangi bir karar almayacaklarını taahhüt ediyorlardı.

    Ruslar da, İngilterenin Asya Türkiyesindeki özel haklarını, ayrıca Osmanlı hakimiyetinden ayrılacak Arap ülkelerinin istiklâllerini tanıyacaklarını, Fransızların İskenderun Körfezi ve Toroslara kadar Kilikya dahil olmak üzere Suriyeyi ilhak etmesini kabul edeceğini bildiriyordu. Tarafların birbirlerinin taleplerini kabul etmeleri üzerine antlaşma imzalanmıştı.

    Londra Antlaşması

    İtilâf devletleri, İtalyayı müttefik olarak yanlarında savaşa sokmak amacıyla, 26 Nisan 1915de Londrada yapılan antlaşmalarla Osmanlı Devleti topraklarından pay verdiler. Buna göre; İtalyaya Antalya havalisi verildi ve İtalya 20 Mayıs 1915te Avusturyaya savaş ilân etti. Çanakkale savaşlarının yoğunlaştığı günlerde ise, yani Ağustos 1915te Almanya ve Osmanlı Devletine savaş açtı. Bu antlaşma ile müttefikleri, İtalyanın Trablusgarpi ve 12 Adayı ilhak etmesini de kabul ettiklerini açıklamışlardı.

    Sykes-Picot Antlaşması

    İngiltere Hükümeti Mısır Genel Valisi Mc Mahonun Mekke Emiri Hüseyinle kurduğu münasebet ve sağlanan mutabakattan sonra, Osmanlı Devleti üzerindeki İngiliz ve Fransız menfaatlerinin görüşül-mesini istemiştir. İngiltere adına Sir Mark Sykes ile Fransa adına Charles François Georges-Picot arasında yapılan görüşmeler sonunda, Şubat 1916da Arap vilayetlerinin paylaşılması konusunda bir antlaşmaya varıldı. Mart 1916da İngiliz ve Fransız temsilciler Rusyaya giderek, Rus Dışişleri Bakanı Sazannofla görüşmeler yaptılar. Bu görüşmeler sonunda Rusya da bu antlaşmaya dahil oldu ve “Sykes-Picot antlaşması imzalandı.

    Bu antlaşma; esas itibarıyla, Osmanlı Devletinin Asyadaki topraklarının paylaşılmasını öngörüyordu. Buna göre; antlaşmaya taraf olan Rusya Erzurum, Van, Bitlis vilayetleri ile Güneydoğu Anadolunun bir kısmını, İngiltere Mezopotamyanın tamamı ile, bütün Akka ve Hayfa limanlarını, Fransada Suriye kıyıları, Kilikya bölgesini, Harput ve havalisini alacaklardı. İngiliz ve Fransız nüfuz bölgelerinde bir Arap devleti veya konfederasyonu kurulacak, Filistin milletlerarası bir idareye tabi tutulacaktı.

    İngiltere, Fransa ve Rusya kendi aralarındaki bu antlaşmayı Eylül 1916da İtalyaya bildirmişlerdi. Bunun üzerine İtalyan Hükümeti, kendilerine daha önce bırakılmış olan toprakların Fransanın payına düşenden daha az olduğunu ileri sürerek İzmir ve Mersinin de nüfuz bölgesi olarak verilmesini istediler.

    İtalyanın bu isteğine Ruslar, İzmiri ele geçiren İtalyanın karadan ve denizden Çanakkale Boğazını kontrol edeceği endişesiyle karşı çıktılar. İngiltere de İzmirin İtalyanlara verilmesini istemiyordu. Fransızlar da Mersinin İtalyanlara verilmesini uygun görmüyorlardı.

    Saint Jean de Maurienne Antlaşması

    Sykes-Picot Antlaşmasının İtalya tarafından öğrenilmesinden sonra; İtalya, İtilâf devletlerinin kendi aralarında imzaladıkları gizli antlaşmaların kendisine açıklanmasını istedi. 1915te Londrada imzalanan antlaşmaya açıklık getirmek ve İtalyanın kendi yanlarında savaşa devam etmesini teşvik etmek amacıyla, İtilâf devletleri bir toplantı yapmaya karar verdiler.

    İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya Başbakanları 19 Nisan 1917de Saint Jean de Maurienne kasabasında, İtalyanın Doğu Akdenizdeki menfaatlerini görüşmeye başladılar. Görüşmeler safhasında temsilci göndermiş olan Rusya, ihtilâl çıkması sebebiyle, Başbakanlar düzeyinde yapılan bu toplantıya katılamamıştır. Yapılan görüşmelerden sonra, daha önceki İtalyan taleplerinin yanında İzmir ve civarının da İtalyanlara bırakılmasını İngiltere ve Fransa kabul etmişti. Ancak, antlaşmanın Ruslar tarafından da imzalanması kaydını getirmişlerdi. Fakat, ‚arlık Rusyası ihtilâl sonucu yıkılınca, Saint Jean de Mauirienne antlaşması, taraflardan birinin imza koymaması yüzünden hükümsüz olarak kabul edilecektir.

    Nitekim, İngilizler bundan istifade ederek, savaş sonrası Pariste toplanan barış konferansında İzmir ve civarının Yunanlılarca işgalini kararlaştıracaklardı.

    Gizli Antlaşmalarda Yunanistanın Durumu

    İtilâf Devletlerinin Çanakkale Savaşlarını başlattığı günlerde, Yunan Başvekili Venizelos, İngilizlere müracaat ederek “İzmirin kendilerine verilmesi halinde, devam etmekte olan Çanakkale Muharebelerine Yunanistanın İtilâf Devletleri yanında katılacağını belirtti. İngiliz devlet adamları değil İzmiri, kendi ellerinde bulunan Kıbrısı bile vererek Yunanlıları kendi yanlarına çekmek istiyorlardı. Bu nedenle, Venizelosun teklifini kabul ettiler. Ancak, Rusya olayı öğrendiğinde buna karşı çıktı. Kendisine verilecek olan İstanbul ve boğazların hemen yakınında, bu topraklar üzerinde tarihi emelleri olan Yunanistanın bulunmasını istemedi. Sonra İzmire yerleşen Yunanistan, Çanakkale Boğazını karadan ve denizden kontrol altında tutabilirdi. Bu da Rus çıkarlarına uygun düşmezdi. Bu nedenle; Rusyanın karşı çıkması ve Yunanistanda Venizelosun iktidardan düşmesiyle bu girişim sonuçsuz kaldı.
    Savaş sonrasında İngiltere İzmir ve havalisinin Yunanistana verilmesi konusunda Paris Barış Konferansında yoğun bir çaba sarfetmiş ve müttefiki Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri idarecilerini ikna etmiş ve konferanstan İzmir ve civarının Yunanlılar tarafından işgal edilmesiyle ilgili bir karar çıkarmıştır.

    I. Dünya Savaşı İçinde ve Sonrasında İngilterenin Gizli Paylaşım Projeleri Üzerinde Yaptığı Değişiklikler

    Birinci Dünya Savaşı başladığında İngiltere, savaş sonrası için Osmanlı Devletinin Doğu Anadolu topraklarında bir Büyük Ermenistan devleti kurdurmak niyetindeydi. Ancak Sykes-Picot görüşmeleri esnasında Rusya İngilizlere başvurarak “Doğu Anadoluda Trabzon, Erzurum ve Van ile civarını Ermenilere veremeyeceğini, buraları kendisinin almak istediğini söyledi. Bu nedenle İngiltere, Ermenistan devleti kurma konusunu bir süre ağzına almadı ve Ermenileri oyaladı.

    Diğer taraftan; Sykes-Picot antlaşmasıyla Irakı alacak olan İngiltere, Rusya ile sınır komşusu olacaktı. Halbuki Rusya ile sınır komşusu olmak İngiliz siyasetine aykırı idi. Bu nedenle İngiltere, kendisi ile Rusya arasında bir küçük Ermenistan devleti veya bir küçük Kürdistan devleti kurulması konusunu düşünmeye başladı. Bunun için de tıpkı Ermenileri yaptığı gibi Kürtleri de tahrike başladı.

    İngilterenin bu bölgede sık sık siyaset değiştirmesi üzerine; bu kez de Fransa devreye girerek, madem ki İngilizler Rusya ile sınır komşusu olmak istemiyor, o halde Ermenistan ve Kürdistan devletlerini kurma düşüncesinden vazgeçilmesi şartıyla Fransanın bu bölgeleri alabileceğini belirtmişti. Bunun üzerine İngiltere, bir kez daha Kürdistan ve Ermenistan kurulması fikrinden vazgeçti.

    1917de Rusyadaki ihtilâl ile‚ Çarlık Rusya yıkılınca, bu kez İngiltere Doğu Anadoluda bir Büyük Ermenistan ve Güneydoğu Anadoluda bir Kürdistan devletinin kurulması projesini yeniden masa üzerine çıkarmıştı.

    İngilterenin Sykes-Picot Antlaşmasında belirttiği “Osmanlı Devletinden ayrılacak Arap toprakları üzerinde bir Arabistan Devleti kurmak düşüncesini terk ettiği, bunun yerine böl parçala yönet veya yok et politikasıyla çok sayıda devlet kurdurmak ve bunları “mandater devlet olarak yönetmeyi düşündüğünü görüyoruz.

    İngilterenin en son Osmanlı Devletini parçalama projesi şöyleydi :

    Anadolu üzerinde; Türkiye, Ermenistan, Kürdistan, Pontus Rum ve Boğazlar devletleri adlarıyla beş devlet kurulacaktı . Ayrıca Fransaya, İtalyaya ve Yunanistana nüfuz bölgeleri verilmekteydi.

    Orta Doğu ve Arabistan topraklarında ise; Irak, Suriye, Lübnan, Filistin, Ürdün, Suud, Hicaz, Yemen, Kuveyt, Hadramut ve Umman olmak üzere on devlet kuruluyordu.
     


Yükleniyor...