Neden korkuyoruz anne!

'Güzel Sözler' forumunda Semerkand tarafından 18 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu


  1. Neden korkuyoruz anne!

    Selam sana ey anacığım…

    Sana bu yolun mahiyetini, resullerin, onlara tabi olanların ve dostlarının yolu olduğunu açıklamaya çalıştım… Öyleyse bu ağlayışlar ve göz yaşlarına boğuluş neden?

    Kurban bayramında bana veda ederken döktüğün gözyaşlarını asla, asla unutmayacağım… Zindanın penceresi ardında… Zannetme ki anacığım ben her zaman gülümsüyorum... Zannetmeki senin kederini ve üzüntünü anlayamıyorum... Asla… Bu doğru değil…

    Aksine ben sana mahkûmiyetimi unutturmak istiyorum. Ve bu gözyaşlarını, bu kederini daha yüce değerler için saklamanı istiyorum. O gün sana şöyle başlayan bir kaside yazdım:


    Bana değil ey anam, şu kara güne ağla,
    Ağlayanı kalmamış yaralı dine ağla.
    Şu karanlık zindanlar diz çöktüremez bana,
    Ben ki, tüm hayatımı adamışım Rahman’a.
    Hapishane dediğin daha evla zilletten,
    Zillete boyun eğen, diz çökmüş bir milletten.
    Benim yüce davamı zindanlar hapsedemez,
    Onun sönmez nurunu hiç bir güç söndüremez.
    Bak yine özgürüm ben zincirler arasında,
    Ruhumu kamçılayan, hizmete Hak uğrunda
    Ben özgürüm anacığım! Zincir, pranga neymiş,
    Sen sakla göz yaşını, halkıma boyun eğmiş...
    Hapishanede ziyaretin esnasında döktüğün gözyaşlarını hatırlıyorum…

    Sana hapishanenin üzüntüsünü unutturmak için oradan buradan sorular soruyorum. Kah babamdan ve arkadaşlarımdan, kah çocuklardan ve kavgalarından vs. vs… Zaman zaman tağuta sinirlenip onun yandaşları hakkında konuştuğun zaman sessiz olmanı işaret ediyorum… Seni duymasınlar diye!

    Neden korkuyoruz anne!
    Diyeceğimizi dedik...
    Sen yine de gülümse,
    Gözyaşlarının arasından…
    Şu sevgili esir oğlunu,
    Bir gün onu sana getirecek olan
    Akşamlara emanet et...

     


Yükleniyor...