Mustafa Kemal'in Çocukluk Anıları

'Masallar ve Hikayeler' forumunda Merve tarafından 24 Eylül 2012 tarihinde açılan konu


  1. Fareden çok korkardı
    Ağabeyi Mustafa Kemalin köy türkülerini dilinden düşürmediğini, sanata ve sanatçılara karşı büyük saygı duyduğunu ifade eden Makbule Hanımın anlattığına göre çocuk Mustafa Kemal en çok fareden korkarmış. Anne Makbule hanım ise küçük Mustafa Kemali “Sen asker olacaksın! Asker korkar mı hiç? diyerek teskin edermiş.


    Biri beni, diğeri mevkimi sevdi
    Makbule Hanım, Atatürkle fırtınalı geçen bir evlilik yaşayan Uşşakızade Latife Hanımla ilgili çok az şeyler nakleder. Atatürke aşık olan ve daha sonra intihar eden akrabası Fikriye de yer almaz bu anılarda. Atatürkün ikisi hakkında kendisine sadece şunu söylediğini nakleder: “Biri beni mevkim ve param için sevmiştir. Diğeri yalnız ben olduğum için. Yani biri mevkimi ve paramı, diğeri de hakikaten beni sevmiştir.


    Sekiz yıl sonra eve dönüş sevinci
    Makbule Hanım ve annesi Zübeyde Hanım, Birinci Dünya Savaşından hemen sonra Selanikten İstanbula gelerek Beşiktaş Akaretlerde bir eve yerleşirler. Bu dönemde çeşitli cephelerde savaşan Atatürk, Makbule Hanımın anlattığına göre tam sekiz yıl evinden uzak kalmış. Makbule Hanım, Ağabeyinin dönüşünü şöyle anlatıyor: “İstanbula geleceğini haber aldığımız zaman sevincimize payan yoktu. On gün on gece hazırlık yaptık. Her tarafı sildik, süpürdük.. Sevdiği yemekleri yaptık. Sekiz senelik bir ayrılıktan ve zaferden sonra Ağabeyimin dönüşü bizi sevinçten deliye çevirmişti adeta. Ah! O gün.. O güzel ve mesut günü şu anda bile hatırladıkça içimde çok derin bir sızı hissediyorum.


    Sekiz yıl sonra eve dönüş sevinci
    Makbule Hanım ve annesi Zübeyde Hanım, Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen sonra Selanik'ten İstanbul'a gelerek Beşiktaş Akaretler'de bir eve yerleşirler. Bu dönemde çeşitli cephelerde savaşan Atatürk, Makbule Hanım'ın anlattığına göre tam sekiz yıl evinden uzak kalmış. Makbule Hanım, Ağabeyinin dönüşünü şöyle anlatıyor: "İstanbula geleceğini haber aldığımız zaman sevincimize payan yoktu. On gün on gece hazırlık yaptık. Her tarafı sildik, süpürdük.. Sevdiği yemekleri yaptık. Sekiz senelik bir ayrılıktan ve zaferden sonra Ağabeyimin dönüşü bizi sevinçten deliye çevirmişti adeta. Ah! O gün.. O güzel ve mesut günü şu anda bile hatırladıkça içimde çok derin bir sızı hissediyorum."
     


Yükleniyor...