Milli Mücadele Döneminde Faaliyet Gösteren Zararlı Cemiyetler

'Tarih Bölümü' forumunda Meryem tarafından 5 Ocak 2012 tarihinde açılan konu


  1. Milli Mücadele Döneminde Faaliyet Gösteren Zararlı Cemiyetler
    Milli Mücadele Dönemi zararlı cemiyetler







    Milli Mücadele Döneminde Faaliyet Gösteren Zararlı Cemiyetler

    Azınlıkların Kurduğu Zararlı Cemiyetler

    Mavri Mira

    İstanbuldaki Rum Patrikhanesi tarafından kurulan bu cemiyet, Bizans İmparatorluğunu yeniden canlandırmak ve Ege Bölgesinde ilerleyen Yunan ordusuna yardımcı olmak amacını güdüyordu. Çalışma alanı; Bursa, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul ve Bandırma idi. Yunan Kızılhaç, Resmi Göçmenler Komisyonu, Rum okullarındaki izcilik kurumları, Mavri Miranın emrinde çalışıyordu.

    Trakya ve Yunan Komitesi

    Trakyanın işgalinden doğan sorunları Yunanistan açısından çözmeye çalışan bir örgüttür. Buradaki milli direnişi ortadan kaldırmak ve tüm Doğu Trakyanın Yunanistana verilmesini sağlamak temel amaçlarıydı.

    Pontus Rum Cemiyeti

    Yunanistanın milli örgütü olan ve Yunanistanın 1829′da bağımsız olmasını sağlayan Etnik-i Eterya Cemiyeti Trabzon ve dolaylarında bir Rum Pontus Devleti kurmak amacıyla Pontus Rum Cemiyetini meydana getirdi.

    Kordos Cemiyeti

    Yunanistan tarafından İstanbulda “Rum Göçmenleri Merkez Komisyonu adıyla kurduruldu. Derneğe İstanbul, Trakya, Trabzon, Marmara kıyıları ve İzmir gibi yörelerde düzeni bozma, Yunanistandan gelen özel görevlileri Rum göçmeni göstererek Doğu Karadeniz dolaylarına yerleştirme, bu yörelerdeki Rum azınlığı sayıca çoğaltma görevi verilmiştir.

    Ermenilerin Kurduğu Cemiyetler

    Daha önceleri Ermenilerin kurmuş oldukları “Taşnaksütyun ve “Hıncak adlı gizli örgütler milli mücadeleye karşı çıktılar ve işgalcilerle işbirliği yaptılar.
    Ermeni Patriği Zaven Efendi de Mavri Miraya benzer bir örgüt kurup Rumlarla işbirliği yaptı. Zaven Efendi tarafından kurulan bu cemiyetin adı, “Rum-Ermeni Birliği Komitesi idi. Ermeni İntikam Alayları da, Fransızlardan aldıkları destek ile Adana ve dolaylarında faaliyet gösteriyorlardı.

    Yahudi Cemiyetleri

    Yahudilerin çok büyük bir çoğunluğu bölücü çalışmalarda bulunmadı, ancak “Makkabi Cemiyeti ve “Alyans israilit Cemiyeti işgalcilere destek verdi.

    Milli Varlığa Düşman Cemiyetler

    Hürriyet ve İtilaf Partisi

    Kasım 1911′de Trablusgarp Savaşının yarattığı kaos döneminde Ahrar ve Mutedil Hürriyetperveran Fırkalarının birleşmesinden oluşmuştur. İttihat ve Terakki karşıtı olan bu fırka, bağımsızların ve gayr-i müslüm mebusların desteğiyle güçlendi. Fırkanın temel amacı, İttihat ve Terakki iktidarını yıkmaktı. Programında Osmanlcılığı, özyönetimi, özel girişimi, meşrutiyeti ve liberal iktisatı savunmaktaydı. 1912 “sopalı seçimleri ne kadar iktidarda kalan parti bu seçimde ancak 6 milletvekilini Meclise sokabildi.
    Bundan sonra parti sıkı bir muhalefete yöneldi. “İkdam ve “Alemdar gazeteleri partinin yayın organı oldu. 1913′deki Babıali Baskınından sonra parti dağılmaya başladı.
    Mahmut Şevket Paşa suikastından sonra bir kısım parti mensubu yargılandı, idam edildi, Sinopa dürgün edildi ve ordan Avrupaya kaçtı.

    Diğer Cemiyetler

    Bu cemiyetler Mondros Mütarekesinden sonra Osmanlı Devletinin bağımsız yaşayamayacağını düşünen, Milli Mücadeleye karşı manda ve himaye yanlısıydılar.

    Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası

    Bu cemiyet milli mücadeleye karşı çıkan Damat Ferit Hükümetini desteklemiş, padişah ve halifeye bağlı kalmakla vatanın kurtulacağını savunmuştur.

    Kürdistan Teali Cemiyeti

    Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra kurulan bu cemiyet Wilson İlkelerinden yararlanarak özerk bir Kürt devleti kurmak için mücadele etmiştir.

    Teali-i İslam Cemiyeti

    İşgalcilerle mücadele edilemeyeceğini, bundan dolayı halifenin etrafında toplanmanın gerekliliğini savunmuşlardır.

    İngiliz Muhibleri Cemiyeti

    Bu cemiyetin başkanı bir İngiliz din adamı olan Rahip Fru idi. İşgallere karşı koymanın olanaksız olduğunu savunan bu cemiyete Damat Ferit de üye idi.

    Wilson Prensipleri Cemiyeti

    Ülkeyi Milletler Cemiyeti içerisinde diğer devletlerle eşit haklara sahip bir varlık haline getirmek amacıyla kurulmuştur.
    Kurucularının Amerika Birleşik Devletlerinin manda ve himayesi altına girmekten yana oldukları bilinmektedir.