Malatya Ulu Camii Tarihi ve Özellikleri

'Tarih Bölümü' forumunda Sitem tarafından 19 Şubat 2012 tarihinde açılan konu



  1. Malatya Ulu Camii

    Yapılış Tarihi 1224
    Bani İlyas bin Şahabeddin Ebubekir
    Dönem Selçuklu
    Ulu Camii’nin tarihi 7.yy.’a kadar dayanmaktadır. İlk olarak Araplar Malatya’nın Battalgazi ilçesine bu camii’yi inşa ettirmişlerdir. Yalnız bu camii yıkılmış olup, 1224 yılında Anadolu Selçuklu Devleti döneminde yeniden inşa edilmiştir. Bu yeni camiinin mimarı Yakup oğlu Mansur’dur. Camiinin banisi ise İlyas bin Şahabeddin Ebubekir’dir. Bu bilgiler camiinin kitabesinden elde edilmiştir. Yine yapıda bulunan diğer kitabelerden de bugüne kadar pek çok kez onarım gördüğü bilgisine ulaşılmaktadır. Orijinal olarak günümüze gelememiş olan eser, en son 1962 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından bir kaç kez restore edilmiştir.

    MİMARİ ÖZELLİKLERİ
    Dikdörtgen bir plan şemasına sahiptir. İki bölümden inşa edilmiştir, bunlardan biri harim diğeri ise kayseriye olarak adlandırılmıştır. Güney bölümü yani harim, mihraba paralel sekiz sahınlı, mihrap önü kubbeli ve eyvalıdır. Kuzey bölümü yani kayseriye ise mihraba paralel 4 sahınlıdır. Bu bölüm ard arda yerleştirilen iki kubbe ile vurgulanmıştır. Sahınlar ise tonoz ile örtülmüş olup, sadedir. Yapının içinde üstü açık bir iç avlu bulunmaktadır. Eyvan bu avluya açılır. Kubbeye geçiş elemanı tromptur, malzeme ise tuğladır. Mihrap önündeki kubbenin göbeğine yerletirilmiş olan mührü süleyman motifi dikkat çekicidir.Yine bu bölümdeki eyvan tamamen çiniler ile kaplanmış olup, mihrap vurgulanmıştır.Yapının doğu, batı ve güney olmak üzere üç girişi bulunmaktadır. Batı girişi sonradan kapıtılmış olan camiinin bugün iki girişi vardır. Minaresi ise camiinin içinden kayseriye bölümünden yükselmektedir. Bu minare tuğladan yapılmış olup, silindir gövdelidir. Papuç üstünde ve şerefe altında firuze renkli yıldız çinilerin oluşturduğu birer bileziğin yer aldığı günümüze kalan az sayıdaki parçalarından anlaşılmaktadır. Yapının yalnızca mihrabı ve minberi özgünlüğünü yitirmemiştir, tarihsel süreç boyunca çeşitli eklemelere maruz kalınca neredeyse tamamı orijinal değildir. Kuzey, doğu ve batı yönünden genişletilen camii, Büyük Selçuklu Camii (Zevvare Mescid-i Cuması) mimarisinden esinlenerek inşa edilmiştir.Camiinin cephelerinde birbirine eş olmayan uzunluklarda 24 tane payanda bulunmaktadır. Taşıyıcı görevi olan bu payandalar yapıya sonradan eklenmiştir. Yapının orijinal olan ahşap minberi Ankara Etnoğrafya Müzesi’nin koleksiyonuna eklenmiştir.Yapının orijinal halinin Selçuklu Devletininin mimari anlayışına yakışacak bir üslupta olduğu bilinmektedir. Pek çok sanatkarın bu camii de çalıştığı kitabelerinden anlaşılmaktadır. Batı portal kitabesi Üstad El Benna Hüsrev tarafından 1247 yılında, Doğu portal kitabesi Üstad Hüsrev tarafından 1273 yılında yapılmıştır. Eyvan kemer kitabesi Malatyalı El Benna Ebubekir oğlu Yakup, minber kitabesi ise Ebul Vefa Azizi tarafından yapılmıştır.