Laz fıkrasımı?kazamı..

Laz fıkrasımı ? kazamı.

Rize'nin Cayeli ilcesinin Yanikdag koyunde eski model
cakmakli dolma av tufegini temizlemek isteyen 15 yasindaki Mustafa
Safi, tufeğinin namlusuna su doldurarak sobaya soktu. Isinan namludaki
barutun ates almasi sonucu tufek birdenbire infilak etti ve sacmalar Mustafa'yi
kasigindan yaraladi. Cayeli Devlet Hastanesine kaldirilan Mustafa Safi "Ateşle
barutun yanyana gelmeyecegiini böylece anlamış oldum" dedi.

Yas tutan kayserili..

Kayseri 'linin eşi ölmüş.
Gazeteye gitmiş. En ucuzundan standart bir ilan vermek istemiş.
Önüne konan kağıda istediği ilanı yazmış.

"Ayşe 'yi kaybettim üzgünüm."

İlan görevlisi ilanı görünce uyarmış.

"İsterseniz 6 kelimeye kadar uzatabilirsiniz. 3 kelime daha hakkınız var."

Kayseri 'li "Aynı parayamı" demiş.

Görevli "Evet aynı paraya" deyince,
...

Kayseri 'li 3 kelime daha eklemiş.
"SATILIK TOYOTA VAR"




Hakem

Adamın biri ölüp cennetin kapısına dayandığında, cennetin baş meleği durdurur onu. İçeri almadan önce sorularıma cevap vermelisin? Hayatın boyunca tam anlamıyla iyi bir iş yaptın mı, bakalım? Adamcağız uzun uzun düşünür, hafızasını zorlar, ama ne yazık ki yaptığı iyi bir şeyi hatırlayamaz.

Melek tekrar sorar. -Peki, bari söyle, hiç cesaret gerektiren bir şey yaptın mı, hayatında? Adam hemen atılır gururla. -Yaptım, tabii! -Anlat bakalım, neymiş bu cesur iş? Adam anlatmaya baslar. -Ben futbol hakemiydim. Kadıköy’de bir Fenerbahçe-Galatasaray maçını yönetiyordum. Maçın son dakikasında Fenerbahçe aleyhine penaltı çaldım. -Vay canına, gerçekten cesurmuşsun sen,hadi geç bakalım! Cennetin kapıları açılır.

Bizim hakem tam geçecekken, melek merak eder: -Ne zaman olmuştu bu maç? -Aşağı yukarı üç dakika oluyor..


Neredeyiz ?

İki Türk Fransa’ya geyik avına gitmiş. Av da av yani… Deniz uçağıyla bir krater gölüne inecekler, dağlarda avlanacaklar sonra dönecekler… Şimdi onlara katılalım…
Pilot:
Beyler
göle indik, size iyi avlar. Bir hafta sonra tekrar bu göle sizi almak üzere iniyorum.
Ancak
şunu peşin peşin söyleyeyim, adam başı bir geyik taşıma
hakkınız var.
Deniz uçağı daha fazlasını kaldırmıyor.

Bizimkiler: Tamam, biz zaten seri
avı düşünüyor değiliz, asıl kafamız
dağılsın diye buradayız.

Pilot: Harika, iyi avlar. Rastgele!

***

Bir hafta sonra deniz uçağı göle iner…
Pilot bir bakar ki… Bizimkilerin yanında,
adam başı iki geyik!
Pilot: Bravo da,
adam başı tek geyik demiştik. Bu
uçak, bu ağırlığı taşımaz.

Bizimkiler: Taşır taşır.

Pilot: Taşımaz.
Bizimkiler: Taşır
taşır.
Pilot: Beyler bakın!
Burası Avrupa Birliği, her şeyin bir kuralı var.
Nizam var intizam var! Dört geyikle
binerseniz bu uçak havalanamaz.
Bizimkiler:
Havalanır havalanır.

Pilot: Olmaz!
Bizimkiler: Geçen yılki pilot
havalandı ama…
Pilot:
Havalandı mı? Dört geyikle mi? Buradan mı?

Bizimkiler: Evet tastamam
öyle. Geçen yılki pilot, dört geyikle havalandı!
Pilot:
Madem o pilot
yaptı, ben de yaparım. Hayatımda ilk defa böyle bir şey yapıyor
olacağım
ama kanıma girdiniz. Hadi yükleyin geyikleri, binin, bağlayın kemerlerinizi,

kalkalım.
***
Pilot gazı verir… Deniz uçağı göl üzerinde

süratlenir… Süratlenir… Kızaklar sudan kesilir ama uçak bir türlü
ağırlığı
kaldırıp yükselemez…. Ve sonuçta burun üstü ormanın
içine çakılır, bin
parçaya ayrılır. Şans eseri kimsenin burnu kanamadan
herkes kurtulur. Ormanda,
yarı baygın, paramparça olmuş uçağın
yanında, bizim avcılardan biri
kendine gelir, kafayı kaldırır… Arkadaşı da
gözlerini açmıştır…

Gözlerini açan sorar:
- Len Ahmet,
neredeyiz biz?
Bizimki şöyle bir etrafa
bakar…
- Hemen hemen….
Geçen yıl düştüğümüz yerin 200 metre kadar
gerisinde!
 

harikaydı hepside uzun zamandır bu kadar eğlenmemiştim diyebilirim bir fıkra okurken
yüreğine sağlık Destina
 
Güzeldi sabah sabah geyik avına gidesim geldi...Böyle bir imkan olmadığına göre azcık geyik yapalım demii...
 
Üst