Küreselleşmenin olumlu etkileri

'Sosyal Konular' forumunda cCasT tarafından 22 Eki 2010 tarihinde açılan konu

  1. KÜRESELLEŞME

    Küreselleşme, iktisadi, siyasal, sosyal ve kültürel alanlarda bazı ortak değerlerin yerel ve milli sınırları aşarak dünya çapına yayılmasını ifade ediyor.Küreselleşmenin 5000 yıllık mazisi vardır. İnsanoğlu varoluşundan bu yana sürekli kendini kanıtlamak ve üstün olduğunu hissetme çabasındadır.güçlünün güçsüzü ezmeye yönelik yaptığı savaşın adı tarihle birlikte bazen Haçlı Seferleri, bazen kolonilicilik, bazen emperyalizm, bazen de liberalizm olmuştur. Günümüzdeki adı ise küreselleşme olmuştur. Küreselleşme günümüzde tek tip insan yaratarak belirli tüketim kalıpları içinde insanları (tüketiciyi) çok dar bir felsefenin içine sokmayı amaçlamıştır. Peki bu nasıl olacak ?

    -Ekonomik sınırlar kalkacak, zayıfların pazarları sonuna kadar açılacak, güçlüler doğal kaynaklardan istedikleri gibi yararlanacak.

    -Güçlünün parası ve teknolojisi, onun koyduğu kurallar içinde zayıfların pazarlarında çalışacak.

    -Dünya ticaret, sanayi, bankacılık, teknoloji politikaları güçlüler tarafından belirlenecek( zaten büyük ölçüde bugün de böyle yürüyor.)

    Bu şartlarda zengin ile fakir arasındaki uçurum giderek büyüyor.1978’de gelişmiş ülkelerde kişi başına gelir ortalaması 8500-9000 dolara yakın.Gelişmekte olan ülkelerde(Türkiye,Latin Amerika ülkeleri gibi) bu rakam 1500 dolar civarında 1990’larda gelişmişler için rakam 23,000 doları geçiyor,diğerlerinde ise 2500 dolar civarında kalıyor.Bu durum bize bu on yıllık periyottaki küreselleşme adaletsizliğini rakamsal olarak gösteriyor.

    Küreselleşmenin Araçları Nelerdir?

    Genel tanımını ortaya koyduktan sonra neden böyle bir kavram ortaya çıkmış ona açıklık getirmek istiyoruz. Ekonomiyi tarım toplumu, sanayi toplumu ve bilgi toplumu diye sınıflandırdığımızda her dönemde ihtiyaç duyulan ekonomik sistem ve politika farklı olmuştur.bilginin güçlü bir silah olduğu günümüz toplumunun kullandığı ekonomik sosyal ve politik aracı küreselleşme kavramıdır.aslında daha önce de var olan ve liberalizmin yeni versiyonu olarak karşımıza çıktığını düşünüyoruz.Ön koşulları ise rekabet, üretkenlik, serbest mübadele ve verimliliktir. Bu koşullar global bir kapitalist düzeni andırıyor bize. Küreselleşmenin ortaya çıkmasında en büyük etken gelişmiş ülkeler olmuştur. Çünkü gerekli alt yapıya sahiptirler; teknoloji, iletişim ve ulaşımları hızlıdır, doymuş pazarları vardır. Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelere yatırım yapma ihtiyacı duymaktadırlar. Ancak bu yatırımları küreselleşme başlığıyla garantilemek zorundadırlar. Bu araçlar MAI, MIGA, ICSID vb. sıralayabiliriz. MAI ‘yı kısaca özetlersek;

    1-)amacı kar ve sermaye aktarımının önüne geçilmesi,

    2-)uyuşmazlıkların çözümünde ulusal hukuk uygulamalarının sınırlandırılması (tahkim : uluslar arası yatırım uyuşmazlıkları için çözüm kurulu-ICSID),

    3-)devletleşme ya da benzeri sonuç doğurabilecek kamu girişimlerinin yasaklanması.

    Bu özetten de anlaşılacağı gibi anlaşmayı kabul eden devletlerin karşılaşacağı sorunlar; devletin ekonomik alanda yetkilerinin kısıtlanması, tüm ülke ekonomisinin yabancı sermayenin egemenliğine girmesidir. Böylece ülkede yerli yatırımcıların yabancı yatırımcılar karşısında şansı kalmamaktadır.Çünkü gelişmiş ülkeler sermaye hareketlerinin tamamını kendi çıkarları doğrultusunda serbestleştirmektedirler.

    Küreselleşmenin Sosyal Boyutu

    Küreselleşmenin ekonomik ağırlıklı bir kavram olduğunu düşünüyoruz. Ancak bunun yanında küreselleşme; televizyon, internet ve diğer iletişim araçlarıyla sosyal ve kültürel bir boyut da kazanmıştır. İnsanların hızla gelişen teknolojiyle birlikte birbirlerine benzer davranışlarda bulunmasının aslı sebebi ise güçlünün yanında olma, onun gibi davranma isteğidir. Giyim tarzından yemek kültürüne, sosyal hayatın her alanında toplumların değer yargıları birbirine benzemeye başlamıştır. Buna bir örnek Mc Donaltslar, Burger Kingleri örnek verebiliriz. Mc Donalts’ın tüm dünyadaki mağazalarının sandalyelerine kadar aynıdır. Küreselleşme politikanın da içine girmiştir. Çünkü genişlemek için kullandığı araçlarda en büyük desteği buradan alması gerekmektedir. Sermayenin serbestçe dolaşması ancak ‘daha az devlet’ ile mümkündür

    Küreselleşmenin bir ayağı olan Avrupa Birliği bloğuna girme gayretlerimiz henüz sonuçlanmamıştır. Global bir dünya kurma inancı ülkeleri bloklaşmaya itmiştir.Her blok kendi arasında ; ortak pazara kurma, üyelerin ekonomik politikalarını yaklaştırmak, üyeler arasındaki ilişkilerin ve yaşam düzeylerinin dengeli ve devamlı gelişmesini sağlamak açısından birbirine benzer amaçlar gütmektedirler. Dünyada çeşitli ülkeler başta iktisadi alanda olmak üzere çeşitli alanlarda birbirleriyle ittifak yapma eğilimleri içersine

    giriyor. Bugün üç ayrı kıtada bölgesel ticaret blokları oluşmaktadır. Avrupa kıtasında , Avrupa Birliği ; Amerika kıtasında Kuzey Amerika Serbest Ticaret

    anlaşması(NAFTA), Asya kıtasında ise Asya-Pasifik Ekonomik işbirliği (APEC) bölgesel ekonomik entegrasyonlara örnektir

    Türkiye Açısından Küreselleşme

    Sonuç olarak küreselleşmenin yararlı ya da zararlı olduğunu söylemek su an zordur, ancak küreselleşmenin ivme kazandığı yeni bin yılın ilk yıllarında bu oluşumun az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin aleyhine, gelişmiş ülkelerin ise lehine yol aldığı söylenebiliriz. Türkiye ekonominin iyi planlanamaması ve idare edilememesi yüzünden bir darboğaz yaşamaktadır. Tek tarafın çıkarlı olacağı ve geleceğimizi ipotek altına alacak anlaşmalardan kaçınılmalıdır. Bununla beraber dış kaynak ve yabancı yatırımcılara ihtiyaç duymaktadır. Yabancı sermaye hareketlerini gelişmiş ülkeler lehine destekleyen imtiyazlar verilmemelidir. Yukarıdaki görüşmelerin doğrultusunda küreselleşmenin, emperyalizmin modern boyutu olduğunu düşünmekteyiz. Ve bu hareketlerin karşısındayız.
     
    Moderatör tarafından düzenlendi: 6 Mar 2017
Yükleniyor...