Kemal Tahir Demir Kimdir Hayatı ve Sanat Hayatı

'Biyografi' forumunda Sitem tarafından 8 Mayıs 2012 tarihinde açılan konu



  1. Kemal Tahir Demir Kimdir Hayatı ve Sanat Hayatı


    Doğum 13 Mart 1910/İstanbul
    Ölümü 21 Nisan 1973/İstanbul
    Meslek Romancı, öykü yazarı
    Kemal Tahir Demir; Türk romancı. 13 Mart 1910'da İstanbul'da doğdu. Sol dünya görüşünü benimsemiştir. Marksizmi bizim toplumumuza uyarlamaya çalışmış ve bu yönde toplumsal çözümlemelerde bulunmuştur.Bu yolla romanlarını zenginleştirmiştir.

    HAYATI
    EĞİTİM VE ÇALIŞMA HAYATI

    İstanbul’da dünyaya gelen yazarımızın gerçek adı İsmail Kemalettin’dir. Babası, II. Abdülhamit’in yaverlerinden Yüzbaşı Tahir Bey; annesi, Osmanlı sarayında Abdülhamit’in kızı Naile Sultan’ın hizmetinde bulunan Nuriye Hanım’dır. Ailenin en büyük çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Babasının görevleri sebebiyle ilk eğitim dönemlerini Osmanlı İmparatorluğunun çeşitli bölgelerinde devam ettirmiştir. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte ailesinin İstanbul’a yerleşmesi sonucu Galatasaray Lisesinde eğitimine devam etmiştir. Annesi veremden öldükten sonra babasının yeni bir evlilik yapması sonucu eğitimini yarıda bırakır. Bırakmasının sebepleri arasında kendi iç dünyasındaki sorunlar gösteriliyor. Memurluk hayatında ise ilk olarak Zonguldak’ta kömür işletmelerinde ambar memurluğu yapar ve İstanbul’da avukat kâtipliği görevi de vardır. Zonguldak’tan İstanbul’a döndükten sonra Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde röportaj yazarı, çevirmen, düzeltmen olarak çalıştı. 1933’de Kenan Şahabettin, İdris Ahmet, Ziya İlhan, Yakup Kadri, Nuri Tahir, Ertuğrul Şevket, Fakih Özden ve Arif Nihat Asya gibi yazar ve şairlerle Geçit adlı bir edebiyat dergisi çıkardı. Dergi kadrosundan tanıştığı birkaç isimle ve TKP üyesi olan komşusu Mustafa Börklüce ve onun aracılığı ile tanıştığı N. Hikmet gibi sanatçıların etkisinde kalarak sol görüşü benimsedi. Bir dönem Yedigün ve Karikatür dergilerinde sekreterlik yaptı ve Varlık İle Ses dergilerinde takma isimlerini kullanarak yazılar yayımladı. Ayrıca Tan’da yazı işleri müdürlüğü görevi de vardır. Kemal Tahir, bahriyede görevli kardeşi Nuri Tahir, Nâzım Hikmet, Hamdi Alev, Emine Alev, Hikmet Kıvılcımlı, Fatma Nudiye Yalçı, Kerim Korcan, Mehmet Ali Kantan, Seyfi Tekbilek ve Hüseyin Durugün'le beraber “askeri isyana tahrik ve teşvik” suçlaması ile 13 Haziran 1938’de tutuklandı. Suçlanma nedeni asker olan kardeşine bir kitap hediye etmek istemesidir. Dört ayrı ilde toplamda 12 yıl hapis yattı ve bu yılları bir deftere notlar alarak ve kitap okuyarak geçirdi. Hapisteyken takma isimlerle gazetelerde öyküler yayımladı ve Nazım Hikmetin kendisine yazdığı mektupları Kemal Tahire Mahpushaneden Mektuplar adıyla yayınlandı. 1950 yılında çıkan bir aftan yararlanıp serbest kaldıktan sonra ikinci eşi ile evlendi. Evlilikleri yazarın vefatına kadar sürdü ve çocukları olmadı. Bu yıllarda Körduman, Bedri Eser, Samim Aşkın, F. M. İkinci, Nurettin Demir, Ali Gıcırlı gibi takma isimle kitaplar yayımlamayı sürdüren Kemal Tahir’in Amerikalı yazar Mickey Spillane'den çevirdiği “Mayk Hammer” dizisi büyük ilgi gördü. Daha sonra tekrar tutuklandı ve 6 ay hapis yattı. Çıktıktan sonra 14 ay Aziz Nesin ile birlikte Düşün Yayınevini yönettiler. Kemal Tahir’in ilk önemli eseri olan 4 bölümlük Göl İnsanları uzun öyküsü Tan gazetesinde tefrika olarak yayınlandı, eser 1955'te kitap olarak basıldı. Bu eserde yıllar sonra ilk defa kendi adını kullandı.

    SANAT HAYATI

    ''Göl İnsanları'nın'' ardından ''Sağırdere'' romanı yayınlandı ve daha sonrasında devamı olan Körduman yayınlandı. Bu kitaplarında köy hayatını, sorunlarını tarih içindeki bağlarından koparmadan sergiledi. 1960’tan sonra tüm dikkatini Osmanlı tarihi ve toplum yapısına yönelterek, devlet, Doğu-Batı çatışması, Batılılaşma ve mülkiyet gibi sorunları derinden kavramaya uğraştı; araştırmaları sonucu resmî tarih söyleminin karşısında, Osmanlı Devleti'nin kültürel ve siyasî mirasını sahiplenen bir romancı haline geldi. Kemal Tahir’in kendisiyle, Osmanlı Devleti, Cumhuriyet ve Batılılaşma ile hesaplaşmasının sonucu olarak 1965 yılında Yorgun Savaşçı adlı romanı ortaya çıktı. Resmi tarih söylemine aykırı görüşler içeren bu eser, tarihi çarpıtmakla eleştirildi. 1980 yılında romanın TRT tarafından filme çekilmesi ile yeniden gündeme gelen eleştiriler, 1983’te filmin başbakan Bülent Ulusu’nun emri ile yakılmasına yol açtı. Kemal Tahir, 1968'de aldığı davet üzerine SSCB'ye gitti. 1970'de akciğer ameliyatı geçiren Tahir, 21 Nisan 1973’te geçirdiği bir kalp krizi sonucu İstanbul’da yaşamını yitirdi. Cenazesi, Sahrayı cedit Mezarlığı’na defnedildi.
     


Yükleniyor...