Kapalı Çarşı Tarihi ve Özellikleri

'Tarih Bölümü' forumunda EyLüL tarafından 20 Şubat 2012 tarihinde açılan konu



  1. Kapalı Çarşı


    İstanbul Nuru Osmaniye, Mercan ve Beyazıt arasında yer alan Kapalı Çarşı, Fatih Sultan Mehmet döneminde 1461 yılında inşa edilmiştir.

    TARİHÇE
    İstanbul’un fethinden sonra şehrin imaretine başlanmış ve birçok paşaya bu görev verilmiştir. Fatih Sultan Mehmet döneminde yapımına başlansada, çarşı bugünkü büyük görkemini Kanuni Sultan Süleyman döneminde kazanmıştır ve ahşap olarak tekrar inşa ettirmiştir. Eski zenginlerin, mücevher, kıymetli maden, kürk ve murassa gibi değerli eşyalarının yanı sıra, devlet hazinesinin mülkü de buradaki kasalarda muhafaza edilmekteydi. Hatta Evliya Çelebi bu çarşıyı büyük bir kale olarak tanımlamaktaydı. O dönemde şehrin ekonomik gücü buradaydı. Daha sonradan Galata’ya yerleşen bankalar ve bankerler ekonominin merkezini oraya kaymasına sebep olmuşlardır. Meşrutiyet dönemine kadar lonca sistemini devam ettiren Kapalı Çarşı, değişen koşullar sonucunda lonca sistemi de önemini yitirdi ve ticaret zamanın koşullarına göre yapılmaya başlandı.Günümüze kadar çeşitli deprem ve yangınlar geçiren çarşı, bugünkü halini 1894 yılındaki restorasyonla almıştır. Dünyanın en eski bankası, en eski ve en büyük alışveriş merkezi, en görkemli tarihi yapısı olan Kapalı Çarşı, bugün çağa ayak uydurmaya çalışan esnaf ve yönetimin elindedir.

    MİMARİ ÖZELLİKLERİ
    Kapalı Çarşı 64 cadde ve sokağı, 2 bedesteni, 16 hanı, 22 kapısı, yaklaşık olarak 3600 dükkanı olan dünyanın en büyük ve en eski alışveriş merkezidir. 4500 metrekare alanı kaplayan yapı, içinde yaklaşık 20000 kişi çalıştırmakta. Mevsimine göre günde 300000 yada 500000 ziyaretçi uğramaktadır.Kapalı Çarşı’nın çekirdeğini oluşturan bedestenlerden Cevahir Bedesteni kesin olmamakla birlikte Bizans döneminden kaldığı düşünülmektedir. Bu bedesten 48 metreye 36 metre ölçülerindedir. Yeni bedesten ise 1461 yılında geçirdiği onarım sonucunda eklenmiştir. Kapalı çarşının 2. önemli yapısıdır. Bu yapı halk arasında Sandal Bedesteni olarak anılır. Kapalı Çarşı’nın cadde ve sokakları o zaman aynı işi yapan insanların toplandığı yerler olduğu için kalpakçlar, uyumcular, aynacılar, fesciler gibi iş kollarına ayrılmıştır. Tarihsel süreci boyunca Kapalı Çarşı pekçok yazar ve ressama ilham kaynağı olmuştur. Hatta şair Orhan Veli Kanık bir şiirinde “Kapalı Çarşı deyipte geçme, Kapalı Çarşı kapalı kutu” sözleriyle Kapalı Çarşı’nın gizlediği hazineyi anlatmıştır.Evliya Çelebi Seyehatnamesi’nde belirttiğine göre, 17. Yüzyılda 4399 dükkan, 2195 oda, 497 küçük dükkan, 2 lokanta, 12 hazine dairesi, 1 cami, 10 mescid, 1 hamam, 19 çeşme, 8 tulumbalı kuyu, 24 han, 1 mektep ve 1 türbenin olduğunu yazar.