Johannes Kepler Kimdir – Johannes Kepler Hayatı

'Biyografi' forumunda Wish tarafından 30 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu


  1. Johannes Kepler Biyografisi
    Johannes Kepler hakkında Bilgi
    Johannes Kepler Hayatı Ve Buluşları Hakkında Gerekli Bilgi


    Johannes Kepler Hayatı

    [​IMG]


    Johannes Kepler, Dünyanın ve diğer gezegenlerin Güneşin çevresinde döndüğünü bulan Alman bilim adamı. Gözün ve teleskopun çalışmasını inceleyerek kendi adıyla anılan teleskopu geliştirdi.


    27 Aralık 1571'de, Wiel der Stadt, Württemberg, Almanyada, yoksul bir paralı asker ve bir hancının kızının çocuğu olarak dünyaya gelen Kepler, dört yaşındayken geçirdiği çiçek hastalığının ardından çeşitli sağlık sorunları yaşadı. Hastalık sebebiyle gözleri bozulan ve ellerinde sakatlıklar oluşan Keplerin ailesi tarafından din adamı olmasına karar verildi.

    Büyük yoksulluk içinde geçen çocukluk dönemine rağmen, öğrencilik hayatında zekasıyla kendini öne çıkaran ve büyük başarı gösteren Kepler, Württemberg dükünün yardımıyla Tübingen Üniversitesi'nde sürdürdüğü eğitimini 1588 senesinde bitirmesinin ardından, 1591de de yine ayni okulda yüksek lisans eğitimini tamamladı.

    Kopernikin günmerkezli sistemini savunan nadir kişilerin arasında bulunan Michael Mästlin'in Tübingen'deki astronomi derslerini izleyerek, bu sistemi benimsemesi, Keplerin hayatında önemli bir dönüm noktası niteliği taşıdı.

    Daha sonra başladığı din eğitiminin son yılında Graz'daki Lutherci lisede boş kalan matematik öğretmenliğine atanmasıyla ilahiyat öğrenimini yarıda bırakan Kepler, 1594 senesinde bulunduğu Graz'da evrenin yapısına ilişkin araştırmalara adım attı.

    Platon felsefesi ve Pisagor matematiğinin etkisiyle evrende varolduğuna inandığı matematiksel uyumu göstermeye çalışan Kepler, bu hedefini gerçekleştirmek amacıyla “Platon Cisimleri olarak bilinen beş düzgün prizmayı kullanmayı düşündü. Herbiri bir kür üzerinde dolanan altı gezegen kabul eden Kopernik astronomisinin üzerine bu altı gezegenin üzerinde dolandığı kürelerin aralarında beş Platon cismi bulunacak biçimde iç içe yerleşmiş durumda olduklarını öne süren Keplerin bu görüşü, 1956da çıkarttığı ilk yapıtı olan Prodromus Dissertationum Mathematicarum Continens Mysterium Cosmographicum (Evrenin Gizlerini İçeren Matematiksel Araştırmaların Habercisi) adlı ilk eserinin ana konusuydu.

    Bu ilk kitabını aralarında Tycho Brahenin de bulunduğu dönemim ünlü bilim adamlarına gönderen Kepler, o dönemde imparatorluk matematikçiliğine atanan Brahe tarafından Prag yakınlarındaki Graz'a, gözlem evinde araştırma grubuna katılmaya davet edildi. Buradaki Protestanlar tarafından kentten ayrılmaya zorlanan ve Grazı terk eden Kepler daha sonra 1600de tekrar Brahenin yanına giderek onun asistanlığı görevini üstlendi.

    Takip eden sene Brahenin ölümünün ardından, Kutsal Roma – Germen imparatoru II. Rudolf tarafından imparatorluk matematikçiliğine getirilen Kepler, 1601de çıkardığı, De Fundamentis Astrologiae Certioribus (Astrolojinin Güvenilir Temelleri) adlı ikinci kitabında, yıldızların insanların yaşamlarını yönlendirdiği yolundaki boş inancı redetmesine karşın, evren ile insan arasında belirli bir uyum olduğuna inandığına ve astrolojiye dayanan öngörüleriyle üne kavuştu.

    Tycho Brahe'nin araştırma grubunda Mars'ı inceleme görevi verilen Kepler ilk başta ışığın atmosferde kırılmasını incelemek gerektiğini düşündü. Dış uzaydaki gökcisimlerinden gelen ışık ışınlarının, Dünyayı çevreleyen yoğun hava katmanına girdiklerinde nasıl kırıldığı konusundaki araştırmalarının sonuçlarını 1604de yayımladığı, Ad Vitellionem Paralipomena Quibus Astronomiae Pars Optica Traditur (Astronomideki Optik Konuların İncelenmesi Konusunda Vitellio'ya Ek) adlı kitapta anlatan Kepler, Kopernik'in görüşlerini de sentezleyerek, dairesel olmayan yörüngeler üzerinde de çalışmalar yaptı ve doğru sonuçlara ulaştı. Ayrıca Kepler bu kitabında insan gözünün yapısı ve çalışma şekliyle de alakalı bilgiler vererek sonraki çalışmaların temelini oluşturdu. Gözlük, Keplerden 300 sene once de biliniyor ve kullanılıyordu ancak bu eğri camların düzgün görmeyi nasıl sağladığını ilk açıklayayan bilim adamı Keplerdir.

    Nadir olarak gerçekleşen Mars, Satürn ve Jupiterin sıralanarak kavuşma konumuna gelmelerini incelemesi esnasında Ekim 1604te ortaya çıkan bir süpernovayı da 17 ay boyunca gözlemleme fırsatı bulan Kepler, Antik Çağ'dan beri kesinlikle değişmez olarak kabul edilen yıldızlar aleminde yer değişimlerinin ve hareketlerin olabileceğine kanıt oluşturan bu gözlemlerini 1606da yayımladığı, De Stella Nova in Pede Serpentarii (Yılancı Takımyıldızının Ayağındaki Yeni Yıldız) adlı kitabında yazdı.

    1609da çıkan Astronomia Nova (Yeni Astronomi) adlı, Marsın yörüngesinin dairesel değil eliptik olduğunu anlattığı kitabı astronomide çığır açtı.

    Teleskopun keşfinin Galilei Galileo tarafından açıklanmasının ardından, bu aletin optik çalışma prensiplerini anlatan bir kitap yazan Kepler, 1610 senesinde bu kitabın bir kopyasını Galileiye gönderdiyse de kitap Galileo tarafından önemsenmedi.

    Teleskop öncesi dönemin en önemli gözlemcisi olan Brahenin kendisine bıraktığı çalışmalar miras niteliğindeydi. Bu gözlemlerin sonuçları üzerinde yıllarca çalışan Kepler, Kopernikin düşüncelerinden de yararlanarak dairesel yörüngeler üzerinde çalışmaya başladı ve doğru sonuçlara ulaştı. Mars, odaklarından birinde Güneş bulunan eliptik bir yörüngede dolanıyordu. Bu sonuçlara göre Kepler; bugün birinci ve ikinci yasası olarak bilinen, gezegenler yörüngede dolanırken eşit zaman aralıklarında eşit yol almıyor ancak; gezegeni güneşe birleştiren doğru parçası eşit zaman aralıklarında eşit alanlar tarıyor ifadelerini ortaya koydu.

    1611de Dioptrice (Kırılma) adlı yapıtını yayımlayan Kepler bu eserinde, Galileinin teleskopuna oranla büyütme gücü çok daha yüksek olan, iki yakınsak mercekten oluşan ve günümüzde Kepler teleskopu olarak bilinen yeni bir teleskopun tanımıyla çalışma prensiplerini anlattı. Dioptrice ve Ad Vitellionem adlı, geometrik optik konusunu incelediği iki eseriyle fizik dalının kurucusu olarak kabul edilen Kepler, 1611 senesinde II. Rudolfun kardeşi tarafından tahtı bırakmaya zorlanmasının ardından Pragdan ayrılma kararı aldı. Yeni imparator tarafından da imparatorluk matematikçiliği görevine devam etmesi istendiyse de Linze yerleşen Kepler, burada bulunduğu 14 sene içinde Harmonice Mundi ve Epitome Astronomiae Copernicanae (Kopernik Astronomisinin Özeti) adlı kitapları yayılmadı ve Tabulae Rudolphinae (1627, Rudolf Cetvelleri) adlı eserini tamamladı. Keplerin Epitome adlı eseri, Yasak Kitaplar Listesine alınarak iki yüzıl boyunca bu listede kaldı.

    1619da Harmonice Mundi (Dünyanın Uyumu) adlı kitabında Kepler, bu kitabında üçünçü yasası; “Gezegenlerin Güneşe olan ortalama uzaklıklarının üçüncü kuvveti, yörüngedeki dolanma sürelerinin karesiyle orantılıdır. ifadesini yayımladı. Bu üç yasa, 50 yıl sonra Isaac Newton'un evrensel kütle çekimi yasasını bulmasında büyük paya sahip oldu.

    Rudolf Cetvelleri adlı eserini Linzde bastıracak olan Kepler, 1626da Katolik olmaya ve ağir vergiler vermeye zorlanan köylülerin ayaklanarak kenti kuşatmaları ve bir bölümün ateşe vermeleri nedeniyle kenti terk etmek durumunda kaldı. Brahenin gözlemlerine dayandırdığı kitabını Ulmda bastıran Kepler, Brahenin o güne kadar incelemiş olduğu 777 yıldızın üstüne 228 yıldız daha ekledi. Bu yıldızlardan bazılarının konumlarını birkaç açı kaymayla doğru belirleyen Keplerin kitabı gezegenlere ve bunların konumlarının saptanmasına dair cetvelleri de kapsar. Eser bu yönüyle dönemin en geniş ve doğru içerikli kitabı oldu ve yayımlanmasından sonraki yüzyıl içerisinde de yaygın olarak kullanıldı. Işığın atmosferde kırıldığı göz önünde bulundurularak hesap yapılması gerektiğini savunarak bu bulgu doğrultusunda düzeltmelerin yapıldığı ilk katalog olma özelliğini taşıyan bu eserde logaritma cetvelleri de bulunuyordu.

    1618 – 1648 seneleri araşında gerçekleşen Otuz Yıl Savaşlarının komutanı Friedland ve Zagan Dükü Albracht Von Wallensteinin daveti üzerine 1628de Zagana yerleşen ve burada uzun uğraşlardan sonra bir basımevi kuran Kepler, 13 Ağustos 1630da Wallensteinın imparator tarafından görevinden alınmasının ardından ailesini Zaganda bırakarak Ragensburg Avusturyaya gitti. Burada kendisine 12,000 Florin borcu olan imparatorla görüşmeyi beklerken geçirdiği ateşli bir hastalık sonucu 15 Kasım 1630 tarihinde hayatını kaybeden Keplerin mezarı, Otuz Yıl Savaşlarının hengamesinde kayboldu.

    Aya hayali bir yolculuğu anlattığı ve bilim kurgu türünün ilk örneği olarak kabul edilen Somnium (Düş) adlı romanı ölümünden sonra 1634 senesinde yayımlandı.
     


Yükleniyor...
Benzer Konu başlıkları - Johannes Kepler Kimdir
  1. Sitem
    Yanıt:
    1
    Gösterim:
    1,117
  2. HazaN
    Yanıt:
    0
    Gösterim:
    804
  3. Ezlem
    Yanıt:
    0
    Gösterim:
    1,274
  4. Bloom
    Yanıt:
    0
    Gösterim:
    680