İslam Devletlerinde Cam Sanatı Özellikleri ve Eserleri Nelerdir

'Sanat ve Müzik' forumunda EyLüL tarafından 15 Mayıs 2012 tarihinde açılan konu



  1. İslam Devletlerinde Cam Sanatı


    9.yy.’dan itibaren İslam cam örneklerini görmekteyiz. 10. ve 11.yy.’da da bu örnekler çoğalmıştır. İran bölgesindeki cam örnekleri coğrafya’dan dolayı Bizans camıyla benzerlikler taşımaktadır. Çünkü İran ve Bizans sürekli bir sirkülasyon içinde olduklarından İran, Bizansın gelişmiş cam sanatından etkilenmiştir. 10. – 13.yy. arasında İran cam sanatında değişimler görülmektedir Üfleme tekniğini kullanmaya başladıkları gibi süsleme üsluplarında da gelişim görülmektedir. Kalıpta şekillendirdikleri kabaralar, uzun boyunlu formlar uygulanmştır. İran camları günümüzde hala kullanılmaktadır. Abbasilerin başkenti olan Rakka sanatın ana bölgesi olarak kabul edilmektedir. Burada gelişen islam sanatı üslubu, mimariden farklı olarak figüratif bezemeler yoğunluktadır. Bizans siyasi bir bunalım içindeyken yakın doğudaki Abbasilerde tam aksine yoğun bir sanat ortamı hakimdir. Cam sanatında oldukça gelişmişlerdir. Bu döneme genel olarak ‘Ortaçağ Camı’ denmektedir. (Roma-Bizans-İslam-Osmanlı) Benzer özellikler Suriye’de de görülmektedir. Bu dönemde Suriye kalıba üfleme tekniğini kullanmaktadır. Cam süsleme tekniklerinde Bizans’tan etkilendikleri açıktır. Figürleri geometrize ettikleri gibi rumileri de sık kullanmaktadırlar. Camın etrafını altın çerçeve ile çevirerek vurgu yapmaktadırlar. 9. ve 11.yy. arası Suriye’nin yönetimdeki değişikliklere rast gelmektedir. Bu nedenle Bizans ve İslam sanatı birbiriyle karışmıştır. Mısır ise bu dönemde İslamiyeti kabul etmiş olup başkentini de cam sanatı için önemli bir merkez olan Fustat’ı yapmıştır. Cam ihracatının yapıldığı deniz ticaretine sahiptir ve genellikle kalıba üfleme tekniği kullanılmaktadır. Geometrik desenler hakimdir. Suriye ise yeniliklere açık olduğunu camda uyguladığı değişik teknikler ile kanıtlamaktadır. Kazıma tekniği ile yaptıkları deve hörgüçlü cam kaplar buna örnektir.

    GENEL ÖZELLİKLER
    İslam cam sanatının belirgin özelliği; sade eser üretmemeleridir. Mutlaka bezemelerin yoğunlukta olduğu ürünleri yeni teknikler ile yorumlamaktadırlar.Bal peteği dokusu çok sevilir. Kalıba üfleme tekniği ile yapılan camlar da bu süsleme aracı sıklıkla kullanıldığı görülmektedir. Aynı zamanda İslam cam sanatında lüster tekniği en sık kullanılan bir diğer tekniktir. Bu teknik, eser soğuduktan sonra lüster ile boyama yapılır ve tekrar ısıtılır. Böylelikle cam üzerine çizilen motif esere yapışır. İçten ve dıştan yapılmak üzere iki türü bulunmaktadır. Bunlar ise gerçek ve yalancı lüster olarak adlandırılır. Lüster tekniği sadece saydam cam üzerinde uygulanmaktadır.13.yy.’a gelindiğinde İslam sanatında emay tekniğinin kullanımı da görülmektedir. Bizans’a özgü olan ve yalnızca lüks objelere uyguladığı bu teknik, kültürel etkileşimin bir sonucu olarak diğer bölgelerde de görülmeye başlanmıştır. Böylelikle bu dönem eserleri hem İslam hem Hristiyan unsurları taşımaktadır. Haçlı seferleri ve doğu ticareti yolculukları sırasında batılıların tercih ettiği armalar, 14.yy.’da Mısır’da da görülmeye başlanmıştır. Yalnız üzerinde herhangi bir dini sembol yerine, çiçek desenleri kullanılmıştır. Cam sanatını öyle geliştirirler ki camiilerin kandillerini camda ürettikleri gibi aynı zamanda ticaretini yaparlar. Hindistana kadar uzanan bu kandiller ülke ekonomisine büyük katkı sağlar.

    BAŞLICA ESERLERİ
    Serçe Limanı, Datça açıklarında bir limandır. Mısır’ın Fustat şehrinden gelen bir gemi bu limanda batar ve bu sayede ele bir çok cam eserlerin geçmesini sağlamıştır. Gemi 11.yy.’a ait eserleri taşımaktadır. Bu da kazılar sonucunda anlaşılmıştır, serçe limanı batığında İslam ve Bizans dönemine ait sikkeler de bulunmuştur. Cam ham madde olarak taşınmasının yanı sıra, İslam zevki ile üretilmiş pek çok sayıda esere rastlanılmıştır. 200 değişik form kazılar sonucunda elde edilmiş olup, bugün bu eserler Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesinde ‘Cam Batığı Salonu’nda sergilenmektedir.