İnsan Neden Basılı Kağıttan Okumayı Tercih Ediyor?

'Haberler' forumunda Züleyha tarafından 5 Kas 2017 tarihinde açılan konu

  1. Züleyha

    Züleyha Site Yetkilisi


    İnsan Neden Basılı Kağıttan Okumayı Tercih Ediyor?



    Akıllı telefonlar, tabletler ve bilgisayarların hayatımıza girmesiyle her türlü makale ve kitabı ekranlardan okumak mümkün hâle geldi. Peki bu, okuma alışkanlığımızı nasıl değiştirecek? Yıllardır alıştığımız basılı ve kâğıt kitaplar yerlerini yeni model renkli ve hareketli elektronik kitaplara bırakıp tarih mi olacak? Kullanıcı dostu teknolojilere rağmen 1990’dan günümüze yapılan çalışmalar, okumak için kâğıdın hâlâ ekranlara tercih edildiğini göstermektedir. Peki, bu tercihin sebepleri ne olabilir?

    Ekran ile kâğıttan okuma arasındaki farkı anlamak, biraz da insan zihninin yazı dilini nasıl yorumladığını anlamayı gerektirmektedir. Harfler ve kelimeler, seslerin ve fikirlerin sembolleri olsa da, zihin harf ve kelimeleri fizikî bir nesne yerine koyar. Okuma-yazma öğrenilirken zihin harflere birer fizikî mânâ katarak öğrenir. Zihnin eşyayı tanıma fonksiyonundan sorumlu kısmı, harflere bir mânâ katar. Harflerin öğrenilmesi, göz ve ellerin kullanıldığı ve fizikî teması da ihtiva eden bir süreçtir. Bir araştırmada, çocukların harf ve kelimeleri yazarken zihinlerinde birtakım hissî aktivitelerin meydana geldiği, fakat bilgisayarda yazarken bu aktivitelerin meydana gelmediği görülmüştür.

    Harf ve kelimelerin birer fizikî nesne gibi algılanmasından öte, insan zihni bir metni bütün olarak bir fizikî mekân gibi algılar. Okurken metin, zihnimizde bir yapı ya da bir plân şeklinde meydana gelir. Bu durum bir mekân ya da haritanın zihinde oluşması gibidir. Bir metinde özel bir paragraf ya da cümle bulmak istediğimizde zihnimizdeki metnin haritasından faydalanırız. Meselâ roman kahramanının yaşadığı çarpıcı hâdiseyi kitabın başlarında, sağ sayfadaki ilk paragrafta okuduğumuzu hatırladığımız gibi.

    Çoğu zaman, kâğıda basılı metinler okunurken bu tür bir zihin haritasını oluşturmak çok daha kolay olmaktadır. Açık bir kitapta bir sağ bir de sol iki sayfa ve sekiz köşe vardır. İnsan, metnin bütününü zihninde canlı tutarken, metnin tek bir sayfasına odaklanabilir. Hattâ bir elde okunmuş sayfaların kalınlığı hissedilirken diğer elde henüz okunmamış sayfalar hissedilebilir. Kitabın sayfalarını çevirmek adım adım ilerlemek gibidir, dolayısıyla ne kadar yol alındığının görünür bir kaydıdır. Bütün bunlardan dolayı kâğıt kitaplar daha kolay okunabilir ve zihinde haritası daha kolay yapılabilir. Bunun tersine dijital gereçlerde bu şekilde metnin zihnî bir haritasını oluşturmak zordur. İstenilen kelimelere hızlıca ulaşmak mümkün olsa bile bir paragrafı bütün bir metin içinde bulmak zordur. Lise öğrencileri ile yapılan bir araştırmada, talebelerin yarısına kâğıttan, diğer yarısına ise PDF dosyalarından aynı metni okumaları istenmiştir. Ekrandan okuyan öğrencilerin kendilerine verilen sorularda tekrar tekrar metinde aramalar yaptıkları, kâğıttan okuyan öğrencilerin ise hemen neticeye ulaştıkları görülmüştür.

    Ekrandan okumanın anlamayı zorlaştırmasının diğer bir sebebi de kâğıda göre daha yorucu olmasıdır. Ekranlar, akıllı telefonlar ve tabletler ışık kaynağıdırlar ve insanın yüzüne doğru ışık yayarlar. Bu tür bir ışık ise gözleri yorar ve konsantrasyonu azalmasına sebep olur. Bir araştırmada ekrandan okuyan deneklerin, aynı metni kâğıttan okuyan deneklere göre, anlama testlerinde daha az puanlar aldıkları görülmüştür. Ayrıca ekrandan okuyan denekler, okuma sırasında stres ve yorgunluk hissettiklerini söylemişlerdir. Uzun süreli olarak LCD veya tüplü ekranlardan yazı okumanın baş ağrısı ve göz yorulmasına sebep olduğu tespit edilmiştir.

    Ekranların okuma sırasında insanı daha fazla yormasının bir sebebi de kâğıda göre daha fazla dikkat dağıtıcı olmalarıdır. Ekranlar, zaman zaman okuyucunun dikkatini üzerindeki yazıdan çok cihazın kendisine çekebilmektedir. Kâğıt ise, metni ve yazıyı ön plâna çıkarıp nadiren kendi başına dikkat dağıtan bir nesnedir. Gönüllülerle yapılan bir çalışmada, deneklerin bir kısmı ekrandan, bir kısmı ise ellerindeki kâğıttan okudukları makalelerle ilgili soruları cevaplandırmışlardır. Cevaplandırma sırasında da makalelere ulaşımları serbest bırakılmıştır. Ekrandan okuyan deneklerin metinde aşağı yukarı atlamalar yaptıkları, aynı yeri bazen tekrar tekrar okudukları ve metni hızlıca okumaları istendiğinde ise anahtar kelimeleri aramak, bütün metne bir göz gezdirmek gibi işlemlerde daha fazla zaman harcadıkları görülmüştür. Kâğıttan okuyan denekler ise istedikleri paragrafa çok daha az zaman harcayarak ulaşmışladır.

    Ekrandan okumanın zor ve yorucu olmasına ek olarak okunan metnin sonradan hatırlanması da zordur. Okunan bilgilerin kısa süreler içinde hatırlanabilmesi ekrandan yapılan okumalarda daha zayıf olmaktadır. 50 üniversite talebesiyle yapılan bir araştırmada, öğrenciler bilgisayar ekranından veya ciltli kitaplardan aynı dersin notlarını çalışmışlardır. 20 dakika sonra yapılan küçük sınavda her iki grup da aynı puanları almıştır. Fakat kâğıttan okuyanların cevaplarından daha emin olduğu ve soruları cevaplarken metin içinde diğer bilgilerle münasebetlerini daha iyi kurdukları görülmüştür. Uzun vadede ise ekrandan okuyanlar kâğıttan okuyanlara göre daha az bilgi hatırlamışlardır.

    Elektronik metinler veya ekran kavramı belirli bir yaşın üzerindeki insanların hayatına sonradan girmiştir. Kitap, kâğıt ve kalem ile olan aşinalığımız ve hatıralarımız ekranlardan daha eski ve belki de bu yüzden kâğıttan daha iyi anlıyor ve okumak için de kâğıda basılmış yazıları tercih ediyor olabilir miyiz? Bugün 7-8 yaş ve altındaki çocuklar için ekranlar ve kâğıda basılı kitaplar arasında eskilik yenilik açısından bir fark olmayacak. Bugün doğan çocuklar da ileride kâğıttan okumayı mı tercih edecekler? Bu soruların cevabını vermek şu ân mümkün olmasa da, bir araştırma, küçük yaştaki çocukların da basılı kâğıt kitapları tercih ettiğini göstermektedir. 32 ebeveyn, 3-6 yaşındaki çocuklarına kitaplardan veya ekrandan hikâyeler okumuşlardır. Sonrasında çocuklara dinledikleri hikâyelerden sorular sorulduğunda kâğıt kitaplardan dinledikleri hikâyeleri daha heyecanla anlattıkları ve o hikâyelere ait daha fazla detay hatırladıkları görülmüştür. Çalışma sonrasında yapılan ankette de anne-babalar çocuklarının basılı kâğıt kitapları e-kitaplara tercih ettiklerini söylemişlerdir. Bu ve benzer çalışmalar gösteriyor ki, ekranın ve kâğıda basılı materyallerin aynı ânda hayatlarına girdiği küçük çocuklar da basılı kitapları tercih etmektedirler.

    Dijital metinlerin pek çok konuda sunduğu avantajlar inkâr edilemez. Fakat yine de ekrandaki bir metnin, bir makalenin ciddi bir şekilde okunması ve anlaşılması gerekiyorsa, ilk yaptığımız iş, o belgeyi yazdırıp elimize kâğıtta basılı hâlini almak oluyor. Bu tercihimiz belki de bir şeyleri öğrenmeye başlamanın ilk şartının mütevazılık olduğunu gösteriyor olabilir. Belki de kâğıt, bu mütevazılığı ekrana göre daha iyi yansıttığı için tercih edilmektedir.
     
Yükleniyor...