İbn Hazm Kimdir Hakkında Bilgi

'Biyografi' forumunda Sitem tarafından 19 Mayıs 2012 tarihinde açılan konu


  1. İbn Hazm

    Doğum 994-Cordoba-Endülüs
    Ölüm 1064-Huelva
    Meslek Muhaddis, fakih, şair
    Bölge Endülüs


    İbn Hazm, Zahiri mezhebinin en büyük temsilcisi, usulcü, fakih, muhaddis, tarihçi, edip ve şairdir. İbn Hazm önce Maliki fıkhıyla sonra Şafii fıkhıyla ve en sonunda Zahirilik düşüncesini pekiştirerek mutlak bir müctehid oldu. Zahirilik düşüncesini benimsemekle kalmadı, aynı zamanda onu sistemleştirdi.

    ÇOCUKLUĞU
    Asıl adı Ebu Muhammed Ali b. Ahmed b. Said b. Hazm olan alim Kurtuba’nın doğusunda 994 yılında doğdu. Endülüs’ün sayılı zengin ve ileri gelenlerinden olan babası sayesinde ilk zamanlarda aristokrat ve kültürlü bir çevrede rahat bir hayat yaşayan İbn Hazm, Emevi hilafetinin ardından mülukü’t-tevaifin ortaya çıkmasıyla sıkıntılı dönemleri de gördü. Koyu bir Emevi taraftarı olan İbn Hazm, bu ölçüde faaliyetlerin de içinde yer aldı.

    GÖÇ VE SÜRGÜN YILLARI
    Veba salgınında önce ağabeyini ardından babasını kaybeden İbn Hazm, bu zor günlerinde yine de Kurtuba’da kaldı ancak Berberiler’in hakimiyeti ele geçirip evlerini yağmalaması üzerine Meriye’ye göç etmek zorunluluğunu yaşadı. Emevi hanedanını diriltmeye çalıştığı iddiasıyla Meriye Valisi tarafından tutuklanarak birkaç ay gözaltına alındı ve sonra Hısnülkasr’a sürgün edildi. Burada kısa bir süre kaldı ve buradan Belensiye’ye gidip ortada iktidarı ele geçiren A.Murtaza’yı desteklediği için vezirlik ile ödüllendirildi. Lakin Murtaza’nın öldürülmesi üzerine yine baskılara maruz kaldı ve hapse atıldı.

    1018 yılından 1021 yılına kadar Kurtuba’da kalan İbn Hazm, şehirde çıkan ayaklanma sonucu Şatıbe’ye kaçtı ve burada otobiyografisini yazdı. 1026 yılından sonra siyasetten uzaklaşarak daha çok telif çalışmalarında bulundu. Mayurka’dan sonra İşbiliye oradan da Leble’ye geçen İbn Hazm, vefatına kadar burada sakin bir hayat geçirdi. Ağustos 1064 yılında hayatını kaybetti.

    EĞİTİMİ
    Babasının sarayındaki mürebbiyelerden okuma yazma öğrenen ve Kuran’ı ezberleyen İbn Hazm, Kurtuba Camii’ndeki şiir meclislerine de katıldı. Buradan ayrılmadan önce fıkıh, hadis ve kelam dersleri aldı. Başlangıçta edebiyat, tarih, mantık ve kısmen felsefede oldukça iyi bir tahsil aldı. Birçok alimden istifa eden İbn Hazm, dinler tarihine ilgi duyarak yahudi çevrelerine girdi ve burada pekçok arkadaşlıklar edindi.

    c Hafız ve hadis ilimleri gibi vasıflar ile anıldığı gibi aynı zamanda gerek zihni kabiliyetleri gerekse dindarlığı açısından çok seçkin bir alim olarak tanındı. Bütün İslam ilimlerinde derinleşmiş olan İbn Hazm, hükümlerini doğrudan Kitap ve Sünnet’te dayandırır.

    MEZİYETLERİ
    İbn Hazm kendinden önceki alimleri de eleştirmekten geri durmamış, “Selefimizi severiz, ama bizim için gerçek onlardan daha değerli ve daha üstündür” diyerek bunu ilmin gereği saymıştır. Ancak çok defa başta mezhep imamları olmak üzere tenkit ettiği kimselere karşı nezaket sınırlarını aştığı, bazan hakarete varacak ağır ve sert ifadeler kullandığı da görülür; birçok alimin kendisinden ve eserlerinden yüz çevirmesi, yöneticilerden baskı görmesi ve bazı kitaplarının yakılması gibi olumsuz gelişmeler bu kavgacı kişiliğine bağlanır.

    ZAHİRİLİK DÜŞÜNCESİ
    İbn Hazm Zahirilik düşüncesini benimsemekle kalmadı, aynı zamanda onu sistemleştirdi. Bir yandan kendisinin Zahiriler’den olduğunu söylerken öte yandan Zahiri olanları da dahil olmak üzere şahısları ve mezhepleri taklit konusunda olumsuz ve sert tutum takınmasından, Zahiriliği teknik anlamda bir mezhep olarak değil bir yöntem ve yaklaşım tarzı olarak gördüğü anlaşılmaktadır. Esasen diğer İslam hukuk ekollerinin hemen hepsi bir şahıs ismine nisbet edilirken Zahirilik bir tavır alışın adı olmuştur.

    İbn Hazm’a göre şer‘i ahkamın kaynakları dörttür: a) Kur’an nassı, b) Hz. Peygamber’in kelamının nassı, c) Ulemanın hepsinin icmaı, d) Bir mana ihtimali bulunan delil, dini meseleler hakkındaki hükümler sadece bu dört vecihten biriyle bilinir ve bu vecihlerin hepsi de nassa racidir.

    İslam dünyasında çok sayıda eser veren alimler arasında önemli bir yer tutan İbn Hazm’ın oğlu yaklaşık olarak 80.000 varak tutan 400 cilt kitabın kendisine kaldığını haber vermektedir.
     


Yükleniyor...