Hz.Musa Denizin Yarılması

'Dini Bilgiler' forumunda Merve tarafından 8 Ocak 2012 tarihinde açılan konu


  1. Hz.Musa ve Denizin Yarılması
    Hz.Musa Denizin Yarılması Mucizesi


    Hz.Musa Denizin Yarılması

    Firavun olarak bilinen Mısır kralları, eski Mısırın çok tanrılı batıl dininde, kendilerini ilah olarak kabul etmekteydiler. Allah, hem Mısır halkının hak dine karşı batıl bir sistemi benimsemiş olduğu, hem de İsrailoğullarının köleleştirildiği bir dönemde, Hz. Musayı elçisi olarak Mısır kavmine göndermiştir.

    Ancak eski Mısırlılar başta Firavun ve çevresi olmak üzere Hz. Musanın hak dine davetine rağmen putperest inançlarından vazgeçmiyorlardı. Hz. Musa, Firavuna ve yakın çevresine sakınmaları gereken şeyleri açıklamış ve onları Allahın azabına karşı uyarmıştı.

    Buna karşılık onlar isyan edip Hz. Musayı delilik, büyücülük ve yalancılıkla suçlamışlardı.

    Firavun ve kavmine çok sayıda bela verilmesine rağmen, onlar Allaha teslim olmamışlar; Allahı tek İlah olarak kabul etme-mişlerdi. Hatta başlarına gelenlerden ötürü Hz. Musayı sorumlu tutarak, onu Mısırdan sürmek istemişlerdi. Allah Kuranda, Hz. Musa ve beraberindeki müminlere şöyle buyurmaktadır:

    Musaya: Kullarımı gece yürüyüşe geçir, çünkü izleneceksiniz diye vahyettik. Bunun üzerine Firavun şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.

    “Gerçek şu ki bunlar azınlık olan bir topluluktur. Ve elbette bize karşı da büyük bir öfke beslemektedirler. Biz ise uyanık bir toplumuz (dedi).

    Böylelikle Biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık. Hazinelerden ve soylu makam(lar)dan da.

    İşte böyle; bunlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık. Böylece (Firavun ve ordusu) Güneşin doğuş vakti onları izlemeye koyuldular. (Şuara Suresi: 52-60)

    Kuranda bildirildiği üzere, bu takibin ardından iki topluluk karşı karşıya geldikleri sırada, Allah denizi yararak Hz. Musayı ve onunla birlikte iman edenleri kurtarmış, Firavun ve kavmini ise helaka uğratmıştır. Kuranda Allahın iman edenlere bu yardımı şöyle bildirilir:

    “Bunun üzerine Musaya: “Asanla denize vur diye vahyettik. Deniz hemencecik yarılıverdi de her parçası kocaman bir dağ gibi oldu.

    Ötekileri de buraya yaklaştırdık. Musayı ve onunla birlikte olanların hepsini kurtarmış olduk. Sonra ötekileri suda boğduk.

    Şüphesiz, bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu iman etmiş değildirler. Ve hiç şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir. (Şuara Suresi: 63-68)

    Bu konuyla ilgili olarak İngilterede British müzesinde ki Firavun zamanından kalma 6 nolu Mısır papirüsünde şöyle denilmektedir:

    “Sarayın beyaz odasının muhafızı, kitaplarının reisi Amenamoniden kâtip Penterhora:

    Bu mektup elinize ulaştığı vakitte ve noktası noktasına okunduğu zaman, kalbini müteessir edecek bir halde olan acıklı felaketi, dalgalarda boğulma felaketlerini öğrenerek kalbini kasırga önündeki yaprak gibi en şiddetli ıstıraba teslim et.

    Musibet şiddetli, zaruret birden bire onu zabdetti. Sular içinde uyku, canlıyı acınacak bir şey yaptı. Reislerin ölümünü, kavimlerin efendisi şarkların ve garpların kralının mahvolmasını tasvir et. Sana gönderdiğim haber hangi habere kıyas edilebilir?

    İşte bu yazıtta Mısır firavununun denizde boğulduğu açıkça anlaşılmaktadır.

    Yani 6 nolu Mısır papirüsü Kuranın verdiği haberi tasdik etmektedir. Kuranda geçmişle ilgili bildirilen olayların, günümüzde tarihi kanıtlarla aydınlanması kuşkusuz ki Kuranın önemli bir mucizesidir.



    alıntı