Gazi Osman Paşa Hayatı ve Çalışmaları Hakkında Bilgi

'Biyografi' forumunda EyLüL tarafından 14 Haziran 2012 tarihinde açılan konu


  1. Gazi Osman Paşa Hayatı ve Çalışmaları Hakkında Bilgi


    Doğum 1833-Tokat
    Ölüm 5 Nisan 1900-İstanbul
    Meslek Asker

    Gazi Osman Paşa, Türk asker ve komutan. Askeri eğitiminin ardından ilk defa Kırım Savaşı'nda görev aldı. 1862 yılında Cebel-i Lübnan'da meydana gelen Yusuf Karam isyanını bastırmakla görevlendirilen askeri kuvvette yer aldı ardından Girit adasında meydana gelen Yunan isyanını denetim altına almak üzere Girit'e gönderildi. Adı geniş ölçüde ilk defa bu hareket sırasında gösterdiği gayret ve fedakarlık sayesinde duyuldu. Bilhassa Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa'nın takdirini kazandı , rütbesi miralaylığa yükseltildi ve kendisine üçüncü dereceden Mecidiye nişanı verildi.Yemen'de Gazi Ahmet Muhtar Paşa komutası altında da görev yaptı. Bosna ayaklanması ve Osmanlı topraklarına yönelik Sırp ve Karadağ saldırıları sırasında, Rus subayların komutasındaki Sırpları yendi. Askeri başarısı olarak bugün üzerinde en çok durulan Plevne savunmasını 93 harbi denilen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda sergiledi. Sayıca üstün Rus ve Rumen kuvvetlerinin saldırılarına karşı maiyetindeki küçük bir kuvvetle kaleyi 5 ay savunması ona bu başarısından dolayı ona gazi unvanı verilmesini sağladı. Savaştan sonra saray kuvvetlerinin komutanı ve mabeyn müşiri oldu. Ölümüne kadar Sultan II. Abdülhamt'in en yakınlarından biri olarak onun maiyetinde kaldı.

    PLEVNE MUHAREBESİ VE OSMAN PAŞA
    24 Nisan 1877'de Ruslar Osmanlı Devleti'ne harp ilan ettikleri sırada Osman Paşa Vidin'deki Garp Ordusu kuwetleri kumandanlığında bulunuyordu. Kendisine verilen emir üzerine Vidin'den 25.000 kişilik kolordusu ile 7 Temmuz 1877 tarihinde Plevne'ye ulaştı. Ruslar'ın buraya yönelik olarak 8 Temmuz 1877'de Alman asıllı General Schilder kumandasında başlattıkları saldırılara karşı koydu. I. Plevne Muharebesi olarak tarihe geçen bu kanlı çatışma. 1877-1878 Osmanlı- Rus savaşlarında Ruslar'ın Rumeli cephesinde yedikleri ilk darbe oldu. Takviye alan Rus kuvvetleri Plevne üzerine 18 Temmuz'da ikinci defa taarruzda bulundular. Fakat yirmi altı saat süren bu savaşta gösterilen direniş ve karşı saldırı sonucu Ruslar bir defa daha hezimete uğradı. Rumenler'in de savaşa katılmasını sağlayan Ruslar. 7-11 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen lll. Plevne Muharebesi'nde de başarı kazanamadı. Bu muzafferiyet üzerine Osman Paşa'ya gazilik unvanı verildi. Birbiri ardınca başarısızlığa uğrayan Ruslar ise Plevne'yi 13 Eylül'de kuşatma altına aldılar. Uzun süren bu kuşatma sırasında mühimmat ve yiyecek sıkıntısı çekmeye başlayan kale müdafileri huruç hareketinde bulunmaya karar verdi. 10 Aralık sabahı 40.000 neferden oluşan ordusunu iki kısıma ayıran Osman Paşa, Vid suyunu geçmeye çalıştığı sırada Rus- Rumen topçularının ateşi sonucu bir şarapnel parçasıyla yaralandı. Erkan-ı Harp zabitlerinin yapılabilecek daha fazla bir şeyin olmadığını belirtmeleri üzerine de teslim olmak zorunda kaldı. Bir süre Bugot, Bükreş, Harkof ve Rusya'da esaret hayatı yaşadı. Rus çarı tarafından kendisine kahramanlığını takdir amacıyla çifte kartal nişanı verildi. İstanbul'a dönüşü için ll. Abdülhamid, Serasker Müşir Rauf Paşa'yı yaver-i ekremilik ve fevkalade büyük elçilik payeleriyle Petersburg'a gönderdi. İçinde Osman Paşa'nın da bulunduğu heyetin istanbul'a gelişi ( 12- 13 Mart 1878) muhteşem bir törenle kutlandı.

    YILDIZ SARAYINDAKİ ÇALIŞMALARI
    Askeri şahsiyeti yanında Gazi Osman Paşa saraydaki görevleri sırasında siyasi faaliyetlerde de bulundu. İngilizler'in Osmanlı Devleti üzerinde uyguladıkları baskı politikasına karşı İstanbul'da bulunan Müslüman unsurlar arasında sağlam bir yer edinerek dini grupların birleşmesini sağladı. Hindistan, Mısır ve Arabistan'daki İngiliz karşıtı gruplarla da münasebette bulundu. Yıldız Sarayı'nda ordunun ıslahını ele alan komisyon çalışmalarına katıldı. Yapılacak ıslahat hareketinin Avrupa tesirinden uzak ve öz değerlere bağlı olması gerektiğini savunarak aksi fikirdeki ıslahat komisyonu kararlarına muhalefet etti. Bu meseleden dolayı kendisiyle Sadrazam Hayreddin Paşa arasındaki siyasi mücadele Hayreddin Paşa'nın 16 Temmuz 1879'da görevinden istifa etmesiyle sonuçlandı. Muhaliflerinin fikir ve eğilimlerine şiddetle karşı çıkması aleyhinde birtakım ithamlara yol açtı. Bu ithamları incelemek üzere padişahın emriyle kurulan komisyon iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu. Sarayda bulunduğu süre içinde dış politika konularında Abdülhamid'i etkilerneye çalıştı. 4-5 Nisan 1900 Cuma gecesi vefat etti ve Fatih Sultan Mehmed Türbesi yanına gömüldü.
     


Yükleniyor...