Derviş Mehmet Paşa Hayatı ve İcraatları Hakkında Bilgi

'Biyografi' forumunda EyLüL tarafından 8 Aralık 2012 tarihinde açılan konu



  1. Derviş Mehmet Paşa Hayatı ve İcraatları Hakkında Bilgi


    Doğum 17.yy
    Ölüm 1655
    Meslek Sadrazam
    Önce gelen Tarhuncu Sarı Ahmed Paşa
    Sonra gelen İbşir Mustafa Paşa

    HAYATI
    Derviş Mehmet Paşa, Sultan IV. Mehmet Han zamanında hizmet eden Osmanlı vezir ve sadrazamlarındandır.

    Aslen Çerkez’dir. Evliya Çelebi ona Bıyıklı Mehmed Paşa demektedir. Yaklaşık 1585 yılında doğmuştur. Nasıl yetiştiği hakkında klasik kaynaklarda yeterli bilgi yoktur.

    Sultan IV. Murad’ın veziriazamı Tabanıyassı Mehmed Paşa’nın kethüdalığında yetişerek 1637 yılında Şam, 1638 yılında Diyarbakır valiliğine getirilmiştir. 1638 yılı Bağdat Seferinde Diyarbakır Beylerbeyi sıfatıyla muhasaraya katılmıştır. Sefer dönüşü ise Bağdat Beylerbeyliğine tayin edilmiştir. Derviş Mehmed Paşa, Bağdat’taki görevi sırasında asayişi temin ettiği gibi harpler dolayısıyla şehirde meydana gelen tahribatı büyük ölçüde imar ettirmiştir. Ziraat ve ticaretin gelişmesini sağlamıştır.

    1644 yılında vezirlik payesiyle Halep, 1646 yılında Anadolu daha sonra da Silistre’ye tayin olmuştur. Bu esnada meydana çıkan Girit harbi dolayısıyla Çanakkale Boğazına gelen Venedik donanmasına karşı, boğazın kara tarafından korunması görevini üstlenmiştir. Maharetle yerleştirdiği toplar sayesinde büyük zayiat veren düşman donanması kaçmak zorunda kalmıştır. 1651 yılında Anadolu Beylerbeyliği zamanında zuhur eden Celali eşkıyasına karşı sert tedbirler almıştır. 1652 yılında kapdan-ı derya olan Mehmed Paşa, Sadrazam Tarhuncu Ahmed Paşanın azli üzerine, Sultan IV. Mustafa Han tarafından bu göreve getirilmiştir. 1654 yılında sadrazamlık görevinden alınan Mehmed Paşa, 1655 yılında hayatını kaybetmiştir. İstanbul’da Çemberlitaş’ta Atik Ali Paşa Câmi-i şerifi avlusuna defnedilmiştir.

    İCRAATLARI
    Ölümünde yaşı 60’a yakın olan Paşa’nın huy olarak halim ve orta derecede iktidarlı olup, çok cömert olduğu bilinmektedir. “Para kazanmak; ziraat, ticaret ve imaretle olur.” düşüncesindedir. Nitekim kendisi de Bağdat valisiyken, Basra yoluyla Hindistan, İran ve Haleb’e adamları vasıtasıyla para gönderip muhtelif eşya satın alarak maiyetinin ihtiyacını temin ettikten sonra kalanını tüccara sattırarak bundan külliyetli bir kar temin etmiştir. İran aşiretlerinin yaylak için Şehrezur sahralarına çıkışlarında onlardan ucuz fiyatla tedarik ettiği koyunları, Bağdat’ta yaptırdığı kasap dükkanlarında kestirip maiyetinin ihtiyaçlarını dağıttıktan sonra narhtan bir akçe noksanıyla halka sattırmıştır. Ayrıca Bağdat’ta birkaç yerde fırın yaptırıp maiyeti olan levend, içoğlanı ve sair kimselerden 10 bin kişinin ekmeğini verdikten sonra, kalanını ucuz fiyatla halka sattırmıştır. Bu halleri dolayısıyla Bağdat’ta, paşanın kalabalık maiyeti ve muhafız askerden dolayı iaşe sıkıntısı olmamış ve halk da bundan istifade etmiştir. Bu sebeple pekçok sevilip sayılmıştır.
     


Yükleniyor...