Deniz Gezmiş Hüseyin İnan Yusuf Aslan Ölüm Yıldönümü

#1


Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan 6 Mayıs 1972'de idam edildiler. Onların idamlarına "onay" verenlerin tümünü tarih silip attı. Deniz, Yusuf, Hüseyin ise bütün gençlikleriyle yaşıyorlar.



İdam edildikleri tarihte Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan 25, Hüseyin İnan 23 yaşındaydılar. O dönemde (12 Mart Askeri Darbesi) iktidardan indirilen Süleyman Demirel, Denizlerin idamına "Evet" oyu veren Adalet Partisi'nin lideriydi. Nasıl "evet" dediğini gazeteci Altan Öymen 1976'da Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde, bir başka "genç adam"la ilgili olarak anlattı:

" Süleyman Demirel , Mobilya Yolsuzluğu'ndan yargılanan yeğeni Yahya Demirel'le ilgili olarak '25 yaşında çocukla uğraşıyorlar' diyor. 6 Mayıs 1972'de idam edilen Deniz, Yusuf, Hüseyin'in idam kararları oylanıyordu. Süleyman Bey AP Grubu'nun en önünde oturuyordu. Elini "İdama Evet" için kaldırdığında arkasına dönüp baktı, herkesin kaldırıp kaldırmadığını kontrol ediyordu. Sonra vakur bir ifadeyle önüne döndü. İdamlar kabul edilmişti. Deniz ve Yusuf da 25 yaşındaydı. Hüseyin ise 23'ündeydi. Süleyman Bey onlar için hiç '25 yaşında çocuklar' demedi. İdam edilmelerini istedi. İsteğine ulaştı da..."

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ülkesini seven insanlardı. Bu uğurda ölümü göze almışlardı. İdam sehpasında taburelerini kendileri tekmeleyecek kadar cesurdular.
Asıldılar... Onları asanların beslendiği siyasi kulvar ise sürekli kırmızı bültenle aranan devlet adamları üretti. DGM dosyaları, İnterpol bültenleri, bankaların boşalmış kasaları, kendi ülkesini soyan ihaleler arasında ölüyorlar.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan her 6 Mayıs'ta yeniden doğuyor. Bugün de bir doğum günü... Bugün günlerden 6 Mayıs, bugün günlerden Deniz, Yusuf, Hüseyin.
Alıntı
 
#2
Türkiye'nin özgür, demokratik, tam bağımsız bir ülke olması için mücadele eden üç genç, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, 36 yıl önce bugün sabaha karşı idam edildi.
Anıları önünde saygıyla eğiliyor, Deniz Gezmiş'in idam sehpasına çıkmadan önce babasına yazdığı mektubu paylaşmak istiyorum:
Baba;
Mektup elinize geçmiş olduğu zaman aranızdan ayrılmış bulunuyorum.Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat bu durumu metanetle karşılamani istiyorum, insanlar doğar,büyür,yaşar ölürler,önemli olan cok yasamak degil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karsiliyorum ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de düşmeyeceğimden şüphen olmasın,oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir, o bu yola bilerek girdi ve sonunda da bu olduğunu biliyordu. Seninle düşüncelerimiz ayrı, ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, Türkiye'de yaşayan kürt ve türk halklarının da anlayacağına inanıyorum. Cenazem için avukatlarıma
gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da
bildireceğim. Ankara'da 1969'da ölen arkadaşım Taylan
Özgür'ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için
Cenazemi istanbul'a götürmeye kalkma. Annemi teselli
etmek sana düşüyor. Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum.
Kendisine özellikle tembih et, onun bilim adamı
olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın
ki, bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir.
Son anda yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklarım.


Oğlun, Deniz Gezmiş
 
#4
çok acıdırki böyle gençelri biz idam ettik ve bir hiç uğruna sadce siyaset yapıyorlardiye bugün siyaset yapacak adam bile yetişiremedik şu ülkede allah rahmet eylesin melekler onlarla olsun paylaşıma tşk
 
#5
Ben konuya farklı yaklaşmak istiyorum

" Süleyman Demirel , Mobilya Yolsuzluğu'ndan yargılanan yeğeni Yahya Demirel'le ilgili olarak '25 yaşında çocukla uğraşıyorlar' diyor. 6 Mayıs 1972'de idam edilen Deniz, Yusuf, Hüseyin'in idam kararları oylanıyordu.Süleyman Bey AP Grubu'nun en önünde oturuyordu. Elini "İdama Evet" için kaldırdığında arkasına dönüp baktı, herkesin kaldırıp kaldırmadığını kontrol ediyordu. Sonra vakur bir ifadeyle önüne döndü. İdamlar kabul edilmişti. Deniz ve Yusuf da 25 yaşındaydı. Hüseyin ise 23'ündeydi. Süleyman Bey onlar için hiç '25 yaşında çocuklar' demedi. İdam edilmelerini istedi. İsteğine ulaştı da..."

Yıl 2000 Ecevit dönemi dövizde çıpa uygulanacak denildi birçok insan güvendi ve yıl 2001 şubat
ekonomi toplantısı başbakana güvenenlerin borcu 2 katı

günümüze kadar örnekler çoğaltılabilirde ben bugüne geleyim hemen

Yıl 2008 Sayın cumhurbaşkanımız çıkan yasaya karşı14,5 yaşındaki oğlunu ekenomiden sorumlu bakanımızın şirketinde sigortalı göstermiş yeni çıkacak sosyal sigortalar kanunundan pasif kılmak için.

diyeceksinizki ne alaka tual, hemen bağlıyayım
Bizim hükümetlerimizi sadece günü ve kendilerini kurtardı ülkem adına yapılan birşey varmı?
 
#6
Arkadaşlarım o koltuklarda ne var anlamadım hani şu kırmızı ceylan dersi koltukları kast ediyorum:(

Oraya oturana kadar halk oluyorlar halkın arasında geziyorlar oturdumu bir daha unutuluyor galiba japon yapıştırıcısıya oturuyorlar:(

ama biz halk alışkınız susmaya konuşmamaya itiraz etmemeye zam oluyor susyoruz ülkemiz elden gidiyor bakıyoruzz atalarımızın inanınki kemikleri çatırdıyordur:(

bu yurdu bu günlerde görmek içinmi veril o kanlar o canlar :(
neyse bende sustum işte üzülerek susuyorum
 
#7
pacim çok güzel bir konuya değinmişssin ama biz o kadar adaletsiz bir ülkede yaşıyoruzki ama nedense konuşulması gereken yerde susuyor konusulmaması gereken yerlerdede konusuyoruz ve asıl idam edilicek insanlar neredeyse kuş sütüyle beslenecek neyse susayım bende paylaşıma tşkr...
 
#8
çok üzücü bir olay allah rahmet etsin:(
burda ne desek bir faydası olmucak zaten en iyisi herzamanki gibi susmak :(

bilgi ve paylaşıma teşekkürler filiz emeğine sağlık
 
Üst