Çocuk Eğitimi Ve Aile Mesuliyeti

#1
1-Çocuklarda öz saygı ve kendine güvenmek
Çocuğun sevgiyi ve yeteneğini hissetme derecesi, gelecekteki yaşamında onu her alanda etkileyecektir. Aynı zamanda da, çocuğun üretkenlik yeteneğini, diğerleriyle ilişkisini ve başarılı olmasını belirlemede önemli bir faktör olmaktadır.

2-İsteklerimizi net ve açık bildirmek
Çocuğunuzun ondan ne istediğinizi bilmesini sağlayın. Bu ona alternatif davranışları öğrenmesi için bir şans verecektir.

3-Dinlemeyi öğrenmek
Çocukların duyguları, gözlemleri ve algıladıkları dinlenmeye değerdir ve böyle yapmak çocukların öz saygılarını artırmaktadır.

4-Çocuğun varlığını kabul etmek
Annelerin zaman zaman söylenmelerinin hatta jestlerle bile "keşke çocuk doğurmasaydım, o bir yük ve artık dayanamayacağım" diye ifade etmelerinin yanlış olduğu, özellikle bu gibi mesajlar sık sık tekrar edildiğinde çocuğun istenmediği ve kendisine değer verilmediği duygusuna kapılacakları uzmanlarca hatırlatılır.

5-Değerlendirecek ve takdir edecek girişimlerini görmek
Çocuklar kötü bir şey yaptıklarında ilgi çekmek, iyi bir davranışta bulunduklarında da onaylanmak istemektedirler.

6-Çocukla yalnız vakit geçirmek
Bir çok ebeveyn için zaman çok sınırlıdır. Bununla beraber uzmanlar her bir çocukla yalnız zaman geçirmenin çok önemli olduğunu belirtmektedirler.

7-Ona görevler vermek
Ebeveynler genellikle çocuklarının yapmakta zorlandığı işleri üzerlerine alarak onlara yardımcı olduklarını düşünürler.

8-Çocuğun özel eşyalarına saygı göstermek
Anne-babalar, sıklıkla çocuklarına verdikleri oyuncakların ve kitapların kontrolünü elde tutarlar. Örneğin; bir eşyasının atılmasına, çocuktan çok ebeveynler karar verir.

9-Çocuğun düşüncelerine değer vermek
Çocuğunuzun herhangi bir konuda düşüncesini sormanız, onun duygularının, gözlemlerinin ve algılayışının değerli olduğunu düşünmesini sağlayacaktır.

10-Çocuğun yeteneklerini kabul etmek
Her yeni beceri ve başarı, onun yetenekli olduğu düşüncesini kuvvetlendirmektedir. Ne kadar küçük olursa olsun her başarısı kabul edilmeli ve ona başarılı olacağı şeyler bulunmalıdır.

11-Çocuk içine kapanıksa, ilgilenip desteklemek
Çocukların bazı bozuk ya da sözel olarak rahatsız edici davranışları onların kendilerine saygıları hakkında ciddi mesajlar verebilir. Böyle zamanlarda ebeveynler, sevgiyi ve gerçekleri sunarak yardımcı olabilirler. Onları ciddi bir şekilde dinlemeli, ne demek istediklerini anlamalı ve sonra ne söylemek istediğinizi anlatmalısınız.

12-Çocukla göz hizasında konuşabilmek
Çocuklarla konuşurken, daima onlardan yüksekte olmamaya dikkat edilmelidir. Bu onun sadece kendini küçük hissetmesini sağlamakla kalmayacak aynı zamanda ebeveyn ve çocuk arasında büyük bir mesafe olduğuna inanmasına da yol açacaktır.

13-Çelişkili mesajlar vermekten ve özgüveni zedelemekten çekinmek
Çelişkili mesajlar, ebeveynlerin sözleriyle başka, davranışlarıyla başka bir şeyi ifade ettiğinde ortaya çıkar. Örneğin; çocuğa, çok sinirli olarak yüzüne bakmadan "seni seviyorum" demeniz ya da korktuğunda, gece yanınıza gelebileceğini söyleyip geldiğinde kızmanız onu çelişkiye düşürebilir.

14- Duygularımızı çocukla paylaşmayı bilmek
Ebeveynler, çocuklarıyla incinebilecekleri duygularını bile paylaştıklarında, onları kendi deneyimlerini ve duygularını kabul etmeye cesaretlendirmiş olacaklardır.

15-Her çocuğun biricik olduğunu hissettirmek
Çocuklarda kendine saygıyı geliştirme, üstesinden gelinemeyecek bir iş değildir. İki önemli parçası olduğu- sevgiyi ve yeteneğini hissettirme - akıldan çıkarılmamalıdır.

16-İşleyen beyin pas tutmaz
Beyin hücrelerimizin yaşlanmakla azaldığına, nöron kaybına inanılırdı. Oysa yeni çalışmalar hücre kaybı olmadığını, çeşitli alanları birbirine bağlayan yolların kullanılmadığı zamanlar atıl hale geldiğini gösterdi. Bu nedenle yaşımız ilerledikçe beynimizi kullanmaya daha çok önem vermeli ve beyin egzersizleri de yapmalıyız.

17-Beynimiz şoför mahallidir, kumandayı aklımızın ve vicdanımızın eline almalıyız!
Vücudumuzdaki en önemli ve hassas organımız hiç kuşkusuz beynimizidir. Bu yüzden en iyi korunan organımız yine beynimizdir. Beynimiz kendisi için tasarlanmış koruyucu kafatasının içinde bedenin diğer kısımlarından ayrı durmaktadır. Bu kafatası ona gelecek zararları en az seviyeye çekmektedir

18-Beyin kapasitemizi en yüksek düzeyde kullanmaya çalışmalıyız!

Bilimde ve teknolojideki değişiklikler ve insan beyninizin inceleme araştırmaları arttıkça, insan beyninden istifade etme oranın düştüğü bir gerçektir. Daha önceleri yapılan araştırmalarla insan beyninin % 10‘unu kullandığı ileri sürülürken artık son araştırmalarla % 0,5 ile 1,5 arasında bir kullanım kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor.
 
Üst