Bursa Yıldırım Medresesi Tarihi ve Özellikleri

'Sanat ve Müzik' forumunda EyLüL tarafından 26 Şubat 2012 tarihinde açılan konu



  1. Bursa Yıldırım Medresesi


    Yapılış Tarihi 1391-1395
    Bani Yıldırım Bayezıd
    Bursa’da yapılan eser 15.yy.’a tarihlenmektedir. Şehrin doğusunda Şüşteri Bahçesi diye anılan bölde inşa edilen bu yapılar topluluğu dördüncü Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılmıştır. 1391-1395 yılları arasında inşa edilen külliye camii ve medrese dışında, hamam, türbe, imaret, darüşşifa ve misafirhane gibi birimlerden oluşmaktadır.

    MİMARİ ÖZELLİKLERİ
    Medrese binasi camiinin kuzeybatısında bir düzlükte inşa edilmiştir. Dikdörtgen bir alana oturan yapının inşasında kesme küfeki taşı ve tuğla kullanılmıştır. Medreseye giriş derin bir eyvandan ve geniş bir kapıdan sağlanmış olup, girişin sağında ve solunda sekizer adet oda ile ön cephede müderris ve muidelere ait büyük odalar bulunmaktadır. Toplamda 20 öğrenci odası ve bir büyük dershane odası bulunan eserin önemi önü kapalı ilk Osmanlı medresesi olmasıdır. Medrese içindeki her odada ocak ve nişler bulunmaktadır. Büyük dershane odası eyvan biçiminde olup kare planlı olarak tasarlanmıştır. Bu eyvan girişin tam karşısında yüksekte yer almaktadır. Bu şekilde planlanan medrese Osmanlı mimarisinde bir gelenek oluşturmaktadır. Girişin hemen üzeri büyükçe bir kubbeyle örtülmüş olup, içten kubbeye geçiş Türk üçgeni ve mukarnaslı pandantifler ile sağlanmıştır. Yapının en itinalı işçiliğini bu bölüm oluşturmaktadır. Yapının ortası avlu biçiminde tasarlanmış olup, üstü açık bırakılmıştır. Bu avlu etrafında sıralanan odaların önünü revaklar çevirmektedir. Medresenin cepheleri ise pencere açıklıkları ile hareketlendirilmiş olup, bunun dışında sadelik göstermektedir. Bu medrese bugüne kadar pek çok alim yetiştirmiş ve pek çok tanınan alimler tarafından dersler verilmiştir. Bunların başında Molla Gürani, Seyyid Ali Acemi, Fudaly Çelebi, Şeyhülislam Abdülkadir Şeyhi Efendi, Ebüssuud Efendi, Hoca Sadeddin Efendi gibi alimler gelmektedir. Kamil Kepecioğlu ise bu medrese de eğitim görmüş öğrencilerdendir. 1906 yılına kadar burada dersler alan Kepecioğlu, bu tarihlerde medrese de yetmiş üç öğrencinin okuduğunu anlatmıştır. Yapı depremler sonucunda hasar görmüş ve bu nedenle çok kez onarılmıştır. 1855 depreminde güney duvarındaki hücrelere ait revak kubbelerinin yıkıldığı bilinmektedir. İleriki tarihlerde ise medresenin kapatıldığı ve ne yazık ki bakımsız kaldığı için harabeye döndüğü bilinmektedir. Yalnız 1948 yılında Sıhhiye Vekaleti tarafından bir onarım geçirip hastaneye dönüştürülmüştür. Bugün hala sağlık kurumu olarak hizmet vermektedir.