Atatürk'ün yabancı diller hakkındaki görüşleri

'Tarih Bölümü' forumunda YAREN tarafından 25 Kasım 2010 tarihinde açılan konu


  1. Atatürk'ün yabancı diller hakkındaki görüşleri nelerdir

    Cevap: Atatürk'ün yabancı diller hakkındaki görüşleri

    Atatürk yabancı dil bilirdi.
    Bildiği diller Fransızca ve Almanca idi. 1910 yılında Fransaya gitmiş, manevralara katılmış; 1917 yılında da Almanyaya gidip, cephede incelemelerde bulunmuştur. Anıt Kabir müzesinde onun okuduğu yabancı kitapları ve önemli bulduğu için altını çizdiği yerleri görebilirsiniz.

    Atatürkün eğitim üzerine onca özlü sözünün varlığını hepimiz biliyoruz. Acaba yabancı dil eğitimi konusunda Atatürk ne düşünmektedir? Bunun için fazla uzun araştırmaya gerek yoktur. Yaptıklarına bakmak yeterli olacaktır.

    Örneğin “Ankara Üniversitesinin fakülte olarak kurulan (1935) ilk yükseköğretim kurumu olan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Büyük Önderimizin adını koyduğu ve özel bir misyon yüklediği bir bilim merkezidir. Mustafa Kemal Atatürk Fakültemizin kurulmasını önerirken, çağdaş Türkiyenin yapacağı atılımda hem ulusal bilincin gelişmesi, hem de özgür düşünceli bireylerin yetişebilmesi için, Türk dilinin, Türk tarihinin ve Türk kültürünün derinliğine araştırılmasının en başta gelen koşul olduğuna inanıyordu.

    “Yabancı dillerin öğretimi amacıyla Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin “Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümleri kurulurken; “Tarih ve Türkoloji bilimlerine yardımcı olmak amaçlanmıştır; “Yabancı Dil ve edebiyat bilimleri, temelde kültürler arası iletişimi sağlamakla yükümlüdür. Bir yabancı dile ve onun edebiyatına bilimsel yaklaşım, kazanılan metod bilgisi ve bilim kavramlarıyla ana dile yönelmeyi sağlıyorsa, asıl işlevini gerçekleştirmiş demektir.


    Atatürkün o halde yabancı dil öğrenimini önemsediği, ancak bunu kendi ulusal yararlarımız doğrultusunda kullanılmasını gerekli gördüğü ortadadır. Nitekim “kendi yaşamının son yıllarında, Alman baskısından kaçan Yahudi kökenli bilim-insanlarını Türkiyeye kabul etmekle kalmamış, onların bu ülkede görevli oldukları üçüncü yıldan itibaren derslerini Türkçe olarak vermelerini zorunlu kılmıştır.


    Buradan anlaşılan ikinci bir gerçek ise, Atatürkün hazır yabancı bilim insanları gelmişken, hazırlık derslerinden sonra yabancı dilde eğitim yapılması gibi bir düşünce taşımıyor olmasıdır. Derslerin Türkçe yapılmasını öncelikli gördüğü anlaşılıyor. Ama biz ne yapmışız? Atatürkün de adını taşıyan liselerde yabancı dilde dersler yapmayı özendirmişiz ve böylece yabancı dilde eğitim yapan kurumlar çoğalmış. Sanki yabancı dil anadilden çok daha önemli imiş gibi bir durum yaratmışız.
     


Yükleniyor...