atatürk'ün ulusumuz açısından önemi

'Etüt Merkezi' forumunda Aysell tarafından 24 Kasım 2010 tarihinde açılan konu


  1. Atatürk'ün ulusumuz ve dünya açısından önemi;


    Atatürkün millî bağımsızlık ve çağdaşlaşma önderi olarak, süper devletlere ve onların destekledikleri uydularına karşı elde ettiği inanılmaz başarılar Latin Amerikadan Uzakdoğuya kadar uzanan bir alanda heyecanla tutkuyla izlenmişti Onun parlak başarıları sadece Türkiye için paha biçilmez bir değer olmakla kalmamış, özellikle bağımsızlık özlemi içinde bulunan veya gelişmekte olan ülkeler için bir ümit ışığı, değerli bir ilham kaynağı haline gelmiştirEmperyalist güçlere karşı, çok zor şartlar altında yürütülen Millî Mücadele “Felâketin bir nehir gibi aktığı “bütün milletin ateşten bir çember içine alındığı bir ortamda “bağımsızlığı için ölmeyi göze alan bir milletin başarısızlığının asla bahis konusu olamayacağı inancıyla yürütülmüştü Elde edilen âdeta inanılmaz başarı, haliyle Atlantikten Çin Denizine kadar uzanan bir coğrafyada yaşayan esaret altında inleyen, horlanan toplulukları ayağa kaldırmış, millî bağımsızlık hareketlerine hız vermiştir

    Atatürk daha 1922 Temmuzunda Millî Mücadelenin mazlum milletler için ifade ettiği anlamı şöyle dile getirir: “Türkiyenin bugünkü mücadelesi yalnız kendi namı ve hesabına olsaydı belki daha kısa, daha az kanlı olur ve daha çabuk bitebilirdi Türkiye büyük ve mühim bir gayret sarfediyor Çünkü müdafaa ettiği bütün mazlum milletlerin, bütün şarkın davasıdırO sömürge durumunda olan doğu toplumlarının yakın bir gelecekte özgürlüğe kavuşacaklarını daha 1930lu yıllarda, âdeta kehanet sayılacak şu sözlerle öngörür:

    “Şarktan doğacak olan güneşe bakınız Bu gün, günün nasıl ağardığını görüyorsam, uzaktan bütün şark milletlerinin de uyanışlarını öyle görüyorum İstiklâl ve hürriyetine kavuşacak çok kardeş millet vardır Onların yeniden doğuşu şüphesiz ki terakkiye ve refaha yönelik olacaktır Bu milletler bütün güçlüklere ve bütün manilere rağmen muzaffer olacaklar ve kendilerini bekleyen istikbâle ulaşacaklardır Müstemlekecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletler arasında hiç bir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hâkim olacakır

    Nitekim Millî Mücadele, Afrika ve Asyada, Doğunun Batıya karşı ayaklanması, Asyanın Avrupaya kafa tutması, baskı ve egemenlik altında tutulan halkların emperyalizme başkaldırışı olarak yorumlanmıştır530 Bu etki, müslüman dünyasında ortak tarih, kültür ve coğrafyanın yarattığı bağlarla daha güçlü olarak hissedildi Türk zaferi Tunusda, Cezayirde genellikle Kuzey Afrikada coşku ile karşılandı Suriye ve Filistinin bazı şehirleri Türk bayrakları ile donandı ve camilerde dualar birbirini kovaladı Mustafa Kemalin ismi dillerde dolaşıyor, resimleri evlerin şeref köşelerinde yer alıyordu Zaferi için şiirler kaleme alınıyordu Türkiye olayları, kalabalıkları sokağa dökebiliyordu

    İngiliz ve Fransız egemenliğinde bulunan yerlerde, “Yaşasın Türkiye “Yaşasın Mustafa Kemal haykırışları bağımsızlık özleminin bir ifadesi halini alıyordu O artık yalnız Türkiyenin değil İslâm âleminin, hatta islâm olmayan esaret altındaki halkların bir kahramanıydı O, Faslı Abdülkerimin, Tunuslu Habib Burgibanın, Mısırlı Enver Sedatın, Endonezyalı Ahmet Sukarnonun, Pakistanın kurucusu Muhammed Ali Cinnahın olduğu kadar, Hintli Pandit Nehrunun da derinden etkilendiği, hayranlık duyduğu bir millî bağımsızlık timsaliydi Atatürkün İslâm dünyasındaki imajı, Medeni Kanunun kabulü, lâtin alfabesine geçiş, halifeliğin kaldırılması, devlet ve toplum hayatının laikleştirilmesi gibi, radikal islâmcılara ters düşen uygulamalara ve sömürgecilerin bütün olumsuz propagandalarına rağmen, devam etmiştir Nitekim 1927de bir Mısır dergisinin, dünyada yaşayan en büyük yurtseverin kim olduğunu belirlemek için açtığı ankette, Mustafa Kemal, Mısır milliyetçilerinin önüne geçerek ilk sırayı almıştır

    Türk çağdaşlaşması, sadece millî bağımsızlık açısından değil, fakat skolastik düşünce tarzına karşı akılcılığın, medeniyetçiliğin hümanizmin İslâm alemindeki öncülüğünü yapması bakımından da etkili olmuştur Bu özelliği ile Atatürk ilke ve inkılâpları, İranda Rıza Şah Pehlevi, Afganistanda Amanullah Han, Endonezyada Ahmet Sukarno, Mısırda Abdünnasır, Tunusda Habib Burgiba vs için farklı nüanslar içinde ilham kaynağı olmuşturÜzerinde durulması gereken diğer bir nokta, Türk çağdaşlaşmasının değişik ve farklı kültür çevrelerinin çağa uyumları bakımından yol gösterici olmasıdır

    Atatürkün eseri, “Tarihi boyunca Batı kültürüne yabancı kalmış ve Hristiyan olmayan toplumlara çağdaş medeniyete ulaşmanın modelini oluşturmuştur Bu özelliği ile onların gelişmelerinde evrensel bir yer tutmuştur Batılı bilim adamlarına göre, Türk çağdaşlaşması, özellikle İkinci Dünya Savaşından sonra, Türk Tarihinin bir safhası olmaktan çıkmış, bağımsızlıklarını yeni kazanan ülkeler için politik sistem olarak Doğu ve Batı rejimleri arasında, bir alternatif değer oluşturmuştur

    Bu özelliği ile Atatürk yolu, Türkiye sınırlarını aşmış, kıtalara mal olan evrensel bir nitelik kazanmıştırDaha önce değinildiği gibi, Atatürkün üfulünün dünyada ve özellikle Asya ve Afrikada yarattığı derin yankılar, onun evrensel etkisinin en güçlü göstergesidirÖzetle Türk çağdaşlaşması, sadece Türkiye için değil, fakat bağımsız olmak, çağdaş olmak ve bağımsız kalmak isteyen, çağdaş medeniyeti benimsemenin bir ölüm kalım meselesi olduğu bilincine varmış bütün milletler için, her bakımdan paha biçilmez bir ışıklı yol, evrensel bir değer niteliği taşımaktadır