Atatürk'ün Cesareti İle İlgili Anı

'Masallar ve Hikayeler' forumunda zamaneanne tarafından 11 Ağustos 2012 tarihinde açılan konu


  1. Atatürk'ün Cesaret İle İlgili Anıları


    Atatürkün Cesareti İle İlgili Hatıra



    Atatürk büyük bir asker olduğu kadar cephede ve gündelik hayattaki cesareti ile de tanınırdı.Ümit ve cesareti yalnız kendisi için değil, fakat başkaları içinde nikbinlik (iyimserlik) yaratan bir serum tesiri yaratıyordu En ümitsiz zamanlarda bile mânevi kuvvetini kaybetmiyordu. Makbule Atadan anlatıyor

    Mânen kuvvetliydi

    Cesaret ve ümidini kaybetmezdi

    Biz Beşiktaşta Akaretlerde otururken, o Çanakkale Harbine gitmişti bir aralık Bulgaristandan getirdiği güzel bir köpeği vardı Alp ismindeki bu köpeğini de beraberinde cepheye götürmüştü

    O zaman çok sıkıntıdaydı Bir insanın mâneviyatını bozacak her şey mevcuttu Asker azTop yok Tüfek yok Cephane yok Ordu yok Sâdece bir fırka

    Bir gün kendisi anlatmıştı bize Bu kadar yokluk içinde mâneviyatları bozulan askerler arasında dolaşıyormuş Onların cesaretini kuvvetlendirmek için köpeği ile beraber ateş hattına kadar uzanıvermiş Yalnız başına ilerlediği en tehlikeli noktada kırbacını sallayarak askerlere işaret vermiş Karşı tarafın zayıf ve tehlikesiz olduğunu zanneden askerlerimiz onun bu işareti üzerine ileri atılarak derhal hücuma geçmişler Düşman bir hayli kayıp vermiş

    Dönerken Kireçtepe mevkiinde geriye doğru giden iki askere rastlamış

    - Niçin kaçıyorsunuz düşmandan? Demiş.

    - Cephâne yok Paşam! demişler.

    - Süngünüz de mi yok?

    - Var Paşam!..

    - Ben de varım Haydi dönün bakalım geriye! Marş! Marş!..

    Kaynak: Şemsi BELLİ (Makbule Atadan anlatıyor; Ağabeyim Mustafa Kemal)