Ankara Etnoğrafya Müzesi Tarihçesi, Özellikleri ve Müzenin İçeriği

'Eğitim Merkezi' forumunda Belinay tarafından 1 Mart 2012 tarihinde açılan konu


  1. Ankara Etnoğrafya Müzesi


    Açılış Tarihi 18 Temmuz 1930/Altındağ/Ankara
    Tür Resim Heykel Müzesi
    1925 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tahsis edilen bu alana müze yapılmak üzere çalışmalara başlanmıştır.Müzenin inşa edildiği bu semt Namazgah olarak anılmakta ve bir de Müslüman mezarlığı bulunmaktadır.1924 yılında bir rapor oluşturulmuştur. Bu rapora göre Türklerin maddi ve manevi kültürü korunmalı ve bu da ancak bir Etnografya Müzesi’nin kurulmasıyla sağlanabilirdi.Bu nedenle Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver, Türkolog J. Meszaroş’a kendisiyle çalışması için teklifte bulunmuş, Celal Esad Arseven başkanlığında eser toplamak ve satın almak üzere hazırlıklara başlanmıştır.Bu halk müzesinin kurulmasında özel komisyon oluşturulmuş, 1250 tane eser satın alınmıştır.1927 yılında inşası tamamlanmış olan müzeye yerleştirilmiştir.Müze müdürü olarak Hamit Zübeyr Koşay görevlendirilmiştir.Müzenin ilk ziyaretçilerinden olan Mustafa Kemal Atatürk, Afgan Kralının Türkiye’yi ziyareti nedeniyle burada olmasını fırsat bilerek müzenin açılmasını istemiştir.Böylece müze 1930 yılında resmi olarak halka açılmıştır.1938 yılına kadar müzenin iç avlusu geçici mezar olarak ayrılıncaya kadar açık kalmıştır.Atatürk'ün naaşı 1953 yılında Anıtkabir’e nakledilene kadar burada kalmıştır ve bugün hala Atatürk’ün anısına sembolik bir kabir şeklinde korunmaktadır.Üzerinde de mermer bir kitabe bulunmakta, bu kitabede; ‘’Burası 10.11.1938’de sonsuzluğa ulaşan Atatürk’ün 21.11.1938’den 10.11.1953’e kadar yattığı yerdir.’’ notu düşülmüştür.15 yıl boyunca müze mezarlık görevi görmüş; devlet başkanlarının, elçilerin, yabancı heyetlerin ve halkın ziyaret yeri olmuştur.Bu süre zarfı boyunca müzeyle ilgili çalışmalara devam edilmiş ve 1956 yılında müze olarak tekrar halka açılmıştır.Yapının mimarlığını Arif Hikmet Koyunoğlu üstlenmiştir.

    MİMARİ ÖZELLİKLERİ
    Müze dikdörtgen bir plan üzerinde kurulmuştur.Tek kubbelidir.Yapının beden duvarları küfeki taşı ile kaplanmıştır.Giriş kısmındaki alınlık bölümünde mermer kullanılmıştır.Bu mermer oyularak süslenmiştir.28 basamak çıkılarak binaya girilmekte, 4 sütundan oluşan 3 gözlü giriş sistemi bulunmaktadır.Kapıdan girildiği yer kubbe altı holüne açılır ve bu holden de iç avluya geçilir.Avlunun ortasındaki mermer havuz özenle yapılmıştır.Avlunun etrafında farklı boyutlarda inşa edilmiş salonlar bulunmaktadır.İdari bölüm ise müzenin yanına bitişik olarak 2 katlı inşa edilmiştir.Müzenin girişinde bronzdan yapılmış bir Atatürk Heykeli bulunmaktadır.Cumhuriyet döneminin önemli girişimlerinden olan bu anıt heykeller, hemen hemen her şehirde Kurtuluş Savaşı’nın anısını diri tutmak yahut Atatürk’e olan minnet duygusunu ifade etmek için yerleştirilmiştir.Onlardan biri olan bu heykelde Atatürk at üzerindedir.1927 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından İtalyan heykeltraş Conanica’ya yaptırılmıştır.

    MÜZENİN İÇERİĞİ
    Anadolu Selçuklu Döneminden itibaren günümüze kadar gelen Türk sanatının örnekleri müzede sergilenmektedir.Anadolu'nun çeşitli yörelerinden elde edilen halk giyisileri, süs eşyaları, ayakkabılar ve takunyalar, çeşitli yörelere ait kadın ve erkek çorapları, keseler, oyalar, bohçalar, yatak örtüleri, gelin kıyafetleri, damat tıraş takımları, peşkirler kısacası eski geleneksel Türk sanatına dair bir çok örnek müzenin koleksiyonuna eklenmiştir. Türklere özgü malzemeler ile üretilmiş, yine desen ve teknik açısından özgün olan halılar Uşak, Gördes, Bergama, Kula, Milas, Ladik, Karaman, Niğde, Kırşehir gibi yerlerden getirtilmiştir.Maden sanatı örneklerinden, Memlük kazanları, Osmanlı şerbet kazanları, göğüm leğen, sini, kahve tepsisi, sahanlar, taslar, mum makasları gibi pek çok sayıda eser bulunmaktadır.Osmanlı Devleti döneminden kalma yaylar, oklar, çakmaklı tabancalar, tüfekler ve kılıçlar; Türk çini porselenleri, Türk yazı sanatının güzel hat örneklerinden levhaları da içermektedir.Türk ahşap işçiliğinin en güzel örneklerinden olan Selçuklu Sultanı III. Keyhüsrev’in tahtı, Siirt Ulu Camii Mimberi gibi çok önemli eserleri de koleksiyonunun bir parçası yapmıştır.
     


Yükleniyor...