Anadolu Selçuklu Devletinin Kuruluşu Yıkılışı

'Ders notları' forumunda ZeuS tarafından 22 Mart 2010 tarihinde açılan konu


  1. Anadolu Selçuklu Devletinin Kuruluşu Yıkılışı Ödev
    Selçuklu devleti hakkında bilgiler
    Selçuklu Devletinin Kuruluşu
    Anadolu Selçuklu Devleti Tarihi hakkında yazılar

    Anadolu Selçukluları 1075 - 1308 tarihleri arasinda Anadoluda hüküm süren müslüman bir Türk devletidir. Devletin kurucusu Süleyman Sah Selçukun büyük oğlu Arslan Yabgunun torunudur.

    Bazi eserlerde kendisinden Israil olarak bahsedilmekle beraber daha çok Türkçe adi Arslan Yabgu ile meshur olan bu Selçuklu beyi ilk defa Karahanlilarla Sâmânîler arasindaki mücadelede dikkatleri üzerine çekti. Karahanli Harun b. Ilig Han Samanî topraklarinin bir kismini isgal edince Samanî hükümdari Selçuktan yardim istedi. O da oglu Arslan kumandasindaki bir orduyu Samanîlere yardima gönderdi. Arslanin yardimi ile Karahanlilari maglûp eden Sâmânîler isttila edilen topraklarini geri aldilar. Bu münasebetle Buhara-Semerkant arasindaki Nur kasabasi Selçuklulara yurt olarak verildi. Karahanlilar ile Sâmânîler gibi birbirleri ile mücadele halinde olan iki devlet arasinda kalan Selçuklular mahirane siyasetleri ile bu bölgede varliklarini sürdürmeyi basardilar.

    Karahanli Nasr ILig Hanin Buharayi zapt ederek (Ekim 999) Samanî hükümdari Abdülmelik ve hanedan azalarini Özkente sürmesi ile Sâmânîler devleti fiilen sona ermis oluyordu. Bu hadise Arslan Yabgu ve ona bagli Türkmenlerin nüfuz ve itibarini daha da arttirdi. Karahanlilarin elinden kaçmaya muvaffak olan Sâmânî sehzadesi Ebû Ibrahim el-Muntasir Karahanlilara karsi yine Arslan Yabgunun yardimini istemek zorunda kaldi ve bu sayede Karahanlilari üç defa bozguna ugratti. Babasi Selçukun 1009′a dogru Cendde ölmesi üzerine Arslan “Yabgu ünvani ile ailenin basina geçti. Karahanli hükümdari Ilig Han Nasrin 1012 yilinda ölümü üzerine ayni aileye mensub olan Ali Tegin Arslan Yabgunun destegi ile Buharaya hakim oldu. Bu sayede dikkatleri üzerine çeken Arslan Yabgu giderek kuvvet kazaninca Karahanli hükümdari Yusuf Kadir Han ile Gazneli Sultan Mahmud 1025 yilinda “bütün Iran ve Turan meselelerini görüstükleri meshur Maverâünnehir mülakatinda Arslan Yabgu idaresindeki Selçuklulara karsi gerekli tedbirleri almaya ve onlari Türkistan ve Maverâünnehirden uzaklastirip Horasana sürmeyi kararlastirdilar.

    Arslan Yabgu bu sirada çöllere çekilmisti. Gazneli Mahmud mertligi, savasçiligi ve yildirim hizi ile avinin üzerine düsmesi gibi meziyetleri sebebi ile herkesin çekindigi Arslan Yabguyu yakalamak için hileye basvurdu. Bir ziyafet münasebeti ile Semerkanta çagirdigi Arslan Yabguyu oglu Kutalmis ve bazi arkadaslari ile birlikte tevkif ederek Kâlincar kalesinde hapsetti. Arslan Yabguya bagli çok sayida Türkmeni de öldürdü (1025). Arslan Yabgunun hapsedilmesi ile ön plâna geçen Tugrul ve Çagri Beyler Gazneli Mahmudun ölümü (1030) üzerine yerine geçen oglu Mesuda haber gönderip kendisine itaat arzettiklerini bildirdiler ve Arslan Yabgunun serbest birakilmasini istediler. Sultan Mesud bu teklifi kabul edip Arslan Yabguyu Belhe getirdi ve ona yegenlerine bozgunculuktan vazgeçmelerini söylemesini emretti. Arslan Yabgu da Tugrul ve Çagri beylere haber gönderip Gazneli hükümdari Sultan Mesudun buyrugunu iletti. Ayrica elçi ile bir “biz gönderip onu yegenlerine vermesini istedi. Elçi mesaji teblig edip sifre mahiyetindeki “bizi teslim edince onlar yeniden karisiklik çikarmaya basladilar. Bunun üzerine Sultan Mesud da Arslan Yabguyu tekrar hapse atti. Türkmenlerin onu kurtarma tesebbüsleri sonuçsuz kaldi ve Arslan Yabgu 7 yildan beri kaldigi hapishanede 1032 yilinda öldü. Ancak oglu Kutalmis bir firsatini bulup hapishaneden kaçti ve Buharaya döndü. Arslan Yabguya bagli Oguzlar (Yabgulular-Yavgiyyân) Yagmur, Kizil, Boga, Göktas ve Anasi-oglu adli beylerin idaresinde faaliyetlerini sürdürmekle beraber Gazneli kuvvetleri karsisinda dagildilar ve büyük sikintilara maruz kaldilar. Fakat bütün bunlara ragmen ümitlerini kaybetmeyip Arslan Yabgunun torunu Kutalmisoglu Süleyman Sahin tarafindan toplanarak Anadolu Selçuklu Devletinin kurulusuna büyük hizmet ettiler.

    Tugrul Bey Kâlincar kalesinden kaçarak Buharaya dönen Kutalmisin Selçuklu Devletinin kurulusundan sonra da yaninda toplanan Türkmenlerle çevreyi yagmaladigini görünce sinir bölgelerini ona ikta ederek kâfirlere karsi cihada memur etti. Kutalmis da büyük bir ordu ile Azerbaycana dogru ilerlemeye basladi. Iste bu sirada Selçuklularla Bizanslilar arasinda ilk ciddi çatisma vuku buldu. Gence önlerinde cereyan eden bu savasta Gürcü, Ermeni ve Rumlardan mütesekkil Bizans ordusu agir bir maglubiyete ugradi (1046). Bu zaferi müteakip Aras nehri boyunca ilerleyen Kutalmis dönüsünde Tugrul Beye bölgenin çok zengin ve Rumlarin da kadinlar gibi korkak insanlar oldugunu bu sebeple ülkelerini kolaylikla fethedebilecegini söyledi. Tugrul Bey Kutalmisi daha sonra Arslan Besâsirî üzerine gönderdi. Ancak maglub olan Kutalmis Bagdata Tugrul Beyin yanina dönmüs ve Abbasi halifesinin Sultan Tugrul Beyi kabul ettigi merasime katilmistir (1059). Kaynaklarda bu tarihten 1061 yilina kadar onun nerede olduguna dair bir bilgi yoktur. Kutalmis söz konusu tarihte kardesi Resul Tegin ile beraber amcazadeleri Mikâil ogullarina karsi saltanat davasinda bulunarak isyan etti. Tugrul Bey isyani bastirmak üzere harekete geçti. Ancak daha sonra bu görevi veziri Amidül-mülk Kündüriye verdi. Vezir tarafindan Girdkûh kalesinde muhasara edilen Kutalmis bazi sartlar ileri sürerek baris talebinde bulundu. Buna göre Kutalmis:

    1. Sultan Tugrul Beyin canini bagislayacagina dair yemin etmesini,

    2. Çagri Beyin oglu Süleymanin kizi ile evlenmesine müsaade edilmesini,

    3. Kendisine iyi bir vilayetin ikta edilmesini istiyordu.

    Vilayetin verilmesi ile ilgili sart kabul edilmekle beraber digerleri reddedildi ve müzekereler neticesiz kaldi. Vezir de bir müddet sonra Sultanin ölüm haberini alip Reye döndü.

    Bu firsattan istifade eden Kutalmis Türkmen obalarina giderek asker topladi ve Rey sehrini kusatti. Kutalmisin büyük bir tehlike teskil edecegini anlayan vezir Amidül-mülk Süleymanin yerine Alp Arslani sultan ilân etti ve üst üste ulaklar gönderip süratle Reye gelmesini istedi. Alp Arslanin öncü kuvvetleri yaklasinca Kutalmis kusatmayi kaldirip Reyden ayrildi (24-25 Kasim 1063). Yolda Alp Arslanin Hacib Erdem kumandasindaki kuvvetleri ile karsilasan Kutalmis onlari maglub etti. Bu sebeple Alp Arslan derhal Kutalmisin üzerine yürüdü. Kutalmis sayica üstün olmasina ragmen yenildi. Büyük ogluyla kardesi Resul Tekin de esir düstü. Kutalmis ise daglardan ve sarp yollardan geçip kaçarken atindan düserek öldü. Cenazesi Reye götürüldü ve orada topraga verildi. (7 Aralık 1063)
    alıntı