Allah korkusu nasıl bir korkudur?

'Dini Bilgiler' forumunda Semerkand tarafından 13 Aralık 2011 tarihinde açılan konu




  1. Allah korkusu nasıl bir korkudur?
    Allah sevgisi
    Allah Korkusu Ne Kazandırır?

    Yüce Allah, peygamberlerini ve kitaplarını “uyarıcı, korkutucu ve müjdeci olarak yolladığını birçok ayetle haber verir. Bu nedenle insanlara dini anlatmakla sorumlu olan her insan, karşısındaki kişiyi hem sorumluluklarını hatırlatarak hem de Allahın azabından/gazabından korku duyması yönünde uyarır. Aynı zamanda Allahın sonsuz rahmetini ve güzelliklerini anlatarak müjde verir.

    Kıyamet Günü konusunda eklediğim bir yazıma iki olumsuz yorum aldım. Yorumların özü, Allah korkusu yerine Allah sevgisinin anlatılması yönündeydi.

    Benim, yazılarında ve sitelerinde Allah aşkından söz etmeyen, Allahın yarattığı güzelliklerin fotoğraflarını koymayan, güzel söz yerine kin ve nefret saçan Müslümanları eleştirdiğim onlarca yazım var. Kaldı ki yazılarımda en çok da Allah aşkını, benzersiz yaratma sanatını ve üzerimizdeki rahmeti ve korumasını konu ediyorum. Ama gerektiğinde Allahın azabına karşı uyarıda bulunmanın da sorumluluğumuz olduğu açık. Yalnızca namaz, oruç gibi belli ibadetleri emir olarak kabul edip, diğer emirleri görmezden gelemeyiz. Allah, Rablerine (götürülüp) toplanacaklarından korkanları onunla (Kuranla) uyarıp-korkut; onlar için ondan başka ne velileri vardır ne şefaatçileri. Umulur ki korkup-sakınırlar. (Enam Suresi, 51) buyuruyor ve uyarmak hepimizin görevi. Allah, “Benden korkun buyuruyor ve biz “korkmama gerek yok, sevmem yeterli diyorsak Allahın buyruğuna itaat etmiyoruz demektir. Hatta bu, “ben Allahı seviyorum, namaz kılmasam da olur demekten farklı olmaz ve ayetten yüz çeviriyor olabiliriz Allah esirgesin.

    Söz konusu yorumlardaki “Allah çarpar ya da “Allah öcü değildir gibi ifadelerin benim anlatmak istediklerimle alakası olmadığını eklemek isterim. Önceki yazılarımdan da alıntı yaparak, Allah korkusu hakkında detaylı bir yazı hazırladım. Allah ilmimizi artırsın

    Öncelikle bir konuya açıklık getirelim. Kuran meallerinde takva kelimesi de Allahtan korkup-sakınma olarak geçiyor. Dünyevi korkular “havf olarak geçerken, Allah korkusu Kuranda daha çok “haşyet olarak ifade ediliyor. Haşyet derin saygı içeren bir korku anlamındadır.

    Allah dedi ki: “İki İlah edinmeyin: O, ancak tek bir İlahtır. Öyleyse Benden, yalnızca Benden korkun. (Nahl Suresi, 51)

    Seven insan sevdiğini gücendirmekten, onun sevgisinin yok olmasından çekinir. Allah korkusu böyle bir korkudur ancak çok daha şiddetlidir. Allah korkusu, Allaha aşkla bağlı insanın hissettiği korkudur. Allahın hoşnutluğundan mahrum kalmaktan korkmaktır İnsan Allahtan korktuğunda Onun buyruklarına çok titiz olur, en çok Onu sever ve en çok Ona saygı duyar.

    Mümin, Allahı gazaplandırmaktan korkar, Allaha karşı saygıda kusur etmekten korkar. Başta, kendisinden uzaklaşmasını istemez; sevdiği kulları arasında olmak ister. Rabbine aşık mümin için Allahtan uzak kalmak büyük bir ızdıraptır. “Rabbin seni terk etmedi ve darılmadı. (Duha Suresi, 3) ayetinden öğüt alır mümin. Çünkü Rabbinin darılması cehennem ateşinin vereceği azaptan daha şiddetlidir. Allah, her samimi müminin sevgilisidir. Onu darıltmak, Allahın ona karşı olan sevgisini yitirdiğini bilmek çok büyük bir azaptır, acıdır. İşte mümin bundan kaçınır; yani Allah korkusunun kökeni budur.

    Müminin hissettiği yoğun saygı içeren korku, Allaha itaat, Allahı sevmek ve Ona güvenmekle birlikte yaşanır. Dolayısıyla Allah korkusunda acı, ızdırap ve dehşet yoktur. Allah korkusunu dünyevi korkulara benzetmek, bu duyguyu yanlış anlamaktır. İnsan, Allahı aşkla sever ve Ona güvenirken, ızdırap duyacak şekilde korkmaz. Mümin ahirette cehennemin kenarına getirildiğinde de yine Allahtan korkar ancak bu, sevgi ve coşkuyla dolu bir korkudur.

    Yüce Allah Kuranda, müminler hakkında “derin bir saygıyla Allahtan korkarlar buyurur. Bu, örneğin vahşi bir hayvanın saldırısıyla karşı karşıya kalan ya da alevlerin arasında kalarak çıkış yolu bulamayan insanın yaşadığı dehşetli korkuyla asla kıyaslanmaz. Allah korkusu, Allahın yarattığı her şeye karşı aşk ve tutkuyu yaşatma amaçlıdır. Aşkın ve tutkunun kökeninde Allah korkusu vardır.

    İman eden insanın, kalbindeki Allah korkusu nedeniyle içi içine sığmaz; Rabbinin rızasını kazanmanın, yaşadığı güzel ahlâkın, nimet ve güzelliklere sahip olmanın, İslamın dünyadaki yükselişini görmenin verdiği mutluluklar Ancak hepsinden önemlisi Allahın varlığının, sonsuz gücünün kontrolünde olmanın, Ona yakın olmanın mutluluğudur.

    Allah Korkusu Ne Kazandırır?

    Allahtan korkan insan Onun buyruklarına uymakta daha dikkatli davranır, en çok Onu sever ve saygı duyar. Allah, Biz sana bu Kuranı güçlük çekmen için indirmedik. İçi titreyerek korku duyanlara ancak öğütle-hatırlatma (olsun diye indirdik). (Taha Suresi, 2-3) ayetiyle, Kendisinden korkanların Kurandan öğüt alabileceklerini haber verir.
    Allah korkusu güzellikleri getirir; sevgiyi, güzelliği sağlayan her özellik Allah korkusuyla kazanılır. Allah korkusunu içinde taşıyan insan, hata yaptığında vicdanı çok rahatsız olur; Allaha sığınır, hatasını telafi etmeye çalışır. Aczini ve Allaha ne denli muhtaç olduğunu derinden kavrar. Rabbine olan boyun eğiciliği artar.
    Allah korkusu güzel ahlakla ilgili özelliklerimizi yönlendirir. Allah korkusu olmazsa, insan sabıra gerek duymayabilir, çileye tahammül edemeyebilir, bağışlayıcı olmayabilir. “ Allah beni bağışlar cennete giderim diye düşünür. Ancak Allah korkusu insandaki her şeyi kontrollü hale getirir.

    Allahın sevgisini kaybettirecek kötülüklerden Allah korkusu sayesinde sakınılır. Örneğin bir ayette, “Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez (Nisa Suresi, 36) buyrulur. Allah korkusu olan insan, büyüklük taslayıp böbürlenmekten şiddetle kaçınarak Allahın sevgisini kazanacağını umduğu bir hareket yapmış olur. İşte bu yüzden, Allah korkusu ve Allah sevgisi bir arada yaşanır.

    Çalışkanlık, dürüstlük gibi ahlak özellikleri bu korkuyla kazanılır. Kişi Allahtan korkmuyorsa çıkarı için çok rahat yalan söyleyebilir. Dürüstlüğün kökeninde Allah korkusu vardır. Allah korkusunu içinde taşıyan insan doğru söz söyler; doğru şahitlik yapar. Çünkü Rabbinin, içinde gizli olanları bildiğinin bilincindedir. Fitneyi, kargaşayı, insanın ruhundaki anarşiyi Allah korkusu önler.

    Allah, Kendisinden korkan kullarına bir nur ve anlayış verdiğini (Enfal Suresi, 29), ibadetlerini kabul ettiğini (Maide Suresi, 27), rahmetinden iki kat verdiğini (Hadid Suresi, 28), bir çıkış yolu gösterdiğini (Talak Suresi, 2), kötülüklerini örtüp bağışladığını ve ecirlerini artırdığını (Talak Suresi, 5), işlerinde kolaylık verdiğini (Talak Suresi, 4) Kuranda müjdeler.

    İman etmeyen insanlar, cehennemde bir süre kalıp sonra bağışlanacaklarını zannederler. Kendilerini cennete layık görür; Allah sevgisinin yeterli olduğunu, azap göreceklerin yalnızca çok azgın kişiler olacağını düşünürler. Bu nedenlerle Allah korkusunu içlerinde taşımazlar; gururlu ve kibirli, kendini yeterli gören bir ahlaka sahiptirler. Allahtan korkmadıkları için, şeytan ve nefislerinin kötülüklerinden de sakınamazlar.

    Bazı insanlar, “ben Allahı severim, korkmama gerek yok derler. Çok üstün, çok güçlü ve çok yüce olan Rabbimizi severken, Ondan korkmamanın nedeni nedir?..

    Allah korkusunu içlerinde taşımayan insanların onlarca farklı korkuları vardır. Bu kadar çok sayıda korkuyla yaşayıp, sadece Allahtan korkmazlar. Müdüründen, babasından, eşinden korkan bu kişiler, kıyamet günü Allahın huzurunda yapayalnız sorgulanmaktan korkmazlar. Oysa Allahın gücü, makamı ve azabı karşısında dünyadayken hissedecekleri korku, Allahın izniyle hem imanlarına, hem de dünya ve sonsuz ahiret mutluluğuna neden olacaktır.

    Sonuç Olarak; Allah korkusu, bildiğimiz ve anladığımız anlamda bir korku olsaydı, gerçekten inançlı bir insanın bütün sağlığının bozulması gerekirdi. Böyle bir korku hisseden bir insan ne yemek yiyebilir, ne uyuyabilir, ne de kişinin konuşacak gücü kalırdı.
    Yalnızca Rabbinin rızası için yaşayan takva sahibi bir müminin, ızdırap ve acıdan müthiş bir gerilim hissedip acı içerisinde ölmesi gerekirdi. Rabbine içi titreyerek aşk ve korku duyan mümin, aksine, son derece neşeli, canlı, şevkli ve hayat dolu bir ruh haline sahiptir. Dahası Rabbinden korkana başka korku yoktur.

    “Allahtan İçi titreyerek korkan öğüt alır-düşünür. (Ala Suresi, 10
    Muhammed Zeki Ceylan

    Epuri.com