20.yy Başlarında osmanlı devletinin durumu

'Sosyal Konular' forumunda anniccha tarafından 2 Kasım 2010 tarihinde açılan konu


  1. XX. YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI DEVLETİ


    Osmanlı Devleti, XX. yy'a gelindiği zaman siyasî ve askeri üstünlüğünü kaybetmiş ve ayaktakalabilmek için uluslararası denge siyaseti izlemiştir.

    Avrupa'da ortaya çıkan Fransız İhtilali, Sanayi İnkılâbı Osmanlı Devleti’ni olumsuzetkilemiştir. Fransız İhtilali ile birlikte milliyetçilik akımları, Osmanlı Devleti’ndeki azınlıklar arasında yayılmış ve Osmanlı içerisinde birçok ayaklanma çıkmıştır.

    Sanayi İnkılâbı ile Avrupa'da fabrikalar kurulmuş üretim artmış, mallar hızla ve ucuz bir şekilde piyasaya sürülmüştür. Üretilen malları satmak için pazar arayışına gidilmiş ve böylece sömürgecilik yarışı başlamıştır. Bu durumda Osmanlı Devleti hammadde ve pazar açısının önemli bir konumdaydı. Osmanlı Devleti'ne giren ucuz mallar Osmanlı ekonomisini: olumsuz etkilemiştir. Sömürgecilik, bir devletin başka milletleri, toplulukları siyasi ve ekonomik egemenliği altına alarak güçlenmek istemesi

    Osmanlı Devleti dünyadaki ekonomik gelişmelere ayak uyduramamıştır. Kapitülasyonların sürekli hale gelmesinden sonra ekonomik olarak dışa bağımlı hale gelinmiştir.

    Osmanlı Devleti askeri, ekonomik ve siyasi alandaki çöküşü önlemek için Tanzimat ve Islahat Fermanları yayınlanmış fakat başarı elde edilememiştir. Bunun yanında 1876 yılında 1. Meşrutiyet, 1908 yılında II. Meşrutiyet ilan edilmiştir. Meşruti yönetime geçişin tam anlamıyla sağlanamaması, ülke içerisinde karışıklıklara neden olmuştur. Bu karışıklıklardan yararlanan Avusturya, Bosna-Hersek'i işgal etmiş, Bulgaristan bağımsızlığını ilân etmiş, İtalya ise Trablusgarb'ı işgale başlamıştır.


    Trablusgarb Savaşı (1911-1912)

    Uşi Antlaşması (1912)

    Trablusgarb ve Bingazi İtalyanlara bırakılmıştır.Böylece Osmanlı Devleti, Kuzey Afrika'daki son toprağını da kaybetmiştir.

    Balkan Savaşları (1912-1913)

    I. Balkan Savaşı

    Londra Antlaşması (1913)

    Midye-Enez hattının batısında kalan topraklar, Balkan devletlerine bırakılmıştır.

    II. Balkan Savası

    Osmanlı devleti, kaybetmiş olduğu Edirne ve Kırklareli'ni geri almıştır.

    II. Balkan Savaşı’ndan Sonra Yapılan Antlaşmalar

    Bükreş Antlaşması (10 ağustos 1913)

    İstanbul Antlaşması (10 eylül 1913)

    Atina Antlaşması (14 kasım 1913)

    Balkan Savaşlarının Genel Sonuçları

    Osmanlı Devleti Balkan topraklarındaki hâkimiyetini kesin olarak kaybetti.

    Bugünkü batı sınırımız büyük ölçüde belli oldu.



    I. Dünya Savaşı(1914-1918)

    Savaşın Sebepleri

    1. Sömürge rekabeti: Sanayi İnkılabı sonucunda gelişen sömürgecilik anlayışı ile devletlerin hem sanayileri için gerekli olan ham maddeyi bulmak hem de ürettikleri malları satmak için sömürge arayışına başlamaları,

    2. Almanya - Fransa çekişmesi:Fransa'nın 1871 yılında Almanya'nın eline geçen taş kömürü yataklarıyla ünlü Alsas - Loren bölgesini geri almak istemesi,

    3. Balkanlardaki çekişme: İngilizlerin Balkanlarda Rusları serbest bırakması ve Rusya'nın Panslavizm politikası ile Avusturya - Macaristan imparatorluğu içerisinde yaşayan Slav ve Ortodoks asıllı milletleri kendi yanına çekmek istemesi,

    4. Devletlerarası bloklaşma: Avrupa devletlerinin çıkarları doğrultusunda kendi aralarında bloklaşmalarıdır.(Gruplaşma)

    Bunlar;

    Üçlü İtilaf (Anlaşma) Devletleri:İngiltere, Fransa, Rusya,

    Üçlü İttifak (Birleşme) Devletleri: Almanya, Avusturya - Macaristan imparatorluğu ve İtalya'dır.

    Savaşın Başlaması ve Gelişmesi

    Dünya Savaşı'nı başlatan olay, 28 Haziran 1914'te Saraybosna'yı ziyaret eden Avusturya - Macaristan veliahdının, bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesidir. Bunun üzerine, 28 Temmuz 1914'te Avusturya, Sırbistan'a savaş ilan etti. Böylece I. Dünya Savaşı fiilen başlamış oldu Bunun üzerine Rusya, Almanya, İngiltere ve Fransa savaşa girdiler, İtalya önce tarafsız kaldı sonra da itilaf Devletlerinin yanında savaşa girdi.

    Osmanlı Devleti Kimin Yanında

    Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na girmesini istemeyen İtilaf Devletleri bu nedenle Osmanlı Devleti'ne kapitülasyonları kaldırmayı ve ekonomik alanda yardım etmeyi vaadettiler. Ancak Almanya, Osmanlı Devleti'nin kendi yanında savaşa girmesini sağlamak amacıyla Osmanlı devlet adamları ile gizli görüşmelere başladı.

    Osmanlı Devleti savaşın başlamasıyla birlikte tarafsızlığını ilan etti. Trablusgarp ve Balkan Savaşlarından yenik çıkan Osmanlı Devleti yeni bir savaşa hazır değildi.

    Osmanlı Devleti'nin Savaşa Girmesinin Sebepleri

    1. Kaybettiği yerleri geri almak istemesi,

    2. İngiliz, Fransız ve Rus sömürgesi altında yaşayan Müslüman milletleri bağımsızlıklarına kavuşturmak istemesi,

    3. Siyasi yalnızlıktan kurtulmak istemesi,

    4. İngiltere, Fransa ve Rusya'nın Osmanlı Devleti'ne karşı düşmanca politikalar izlemesidir.

    Osmanlı Devleti'nin Almanya yanında savaşa katılmasında;

    1. Savaşa Almanya'nın yanında girerse önemli kazançlar elde edeceğini düşünmesi,

    2. Osmanlı subaylarının Almanya'ya duydukları hayranlık etkili oldu.

    3. 2 Ağustos 1914'te Osmanlı Devleti ile Almanya arasında gizli bir antlaşma yapıldı. Daha sonra Goben ve Breslav zırhlılarının Türk sularına sığınarak Rus limanlarını bombalamaları üzerine Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı'na resmen girmiş oldu (12 Kasım 1914).


    Osmanlı Devleti'nin Savaştığı Cepheler

    Kendi Sınırları İçinde

    Kendi Sınırları Dışında

    - Kafkas Cephesi

    - Kanal Cephesi

    - Irak Cephesi

    - Çanakkale Cephesi

    - Hicaz - Yemen Cephesi

    - Suriye - Filistin Cephesi

    - Makedonya Cephesi

    - Galiçya Cephesi

    - Romanya Cephesi


    Mustafa Kemal I. Dünya Savaşı'nda sırasıyla Çanakkale Cephesi, Kafkas Cephesi ve Suriye Cephesi'nde görev almıştır.


    Çanakkale Geçilmez

    Yıl 1915. İngiltere'nin başını çektiği İtilaf kuvvetleri, Çanakkale boğazını zorlayarak İstanbul'u işgal etmek, Rusya’ya yardım sağlamak ve savaşı kısa yoldan bitirmek amacıyla harekete geçerler.

    18 Mart 1915’teki deniz harekâtında hüsrana uğrayan İtilaf Devletleri 25 Nisan günü Gelibolu Yarımadası’na asker çıkarırlar ve sekiz buçuk ay sürecek kara muharebeleri başlamış olur.

    15 Şubat: Kraliyet donanması Kumkale'den saldırıya geçti.

    18 Mart: Müttefik devletler, mayınlara çarpmak suretiyle altı gemisini kaybetti.

    25 Nisan: Anzak askerleri hücuma geçti.

    6 Ağustos: Müttefik devletler yeniden saldırıya geçti.

    Müttefik devletler Çanakkale Boğazını geçeceklerine ve hedeflerine ulaşabileceklerine inanıyorlardı.

    Tarihin belki de en kanlı, en dramatik ve Türklerin kahramanlık destanlarıyla dolu bu savaşlar, İngiliz, Avustralyalı, Yeni Zelandalı ve Fransız birliklerinin amaçlarına ulaşamayıp geri çekilmeleriyle son bulur.

    19 Mayıs 1915 tarihinde Anzak Cephesini yarmak için başlattığımız cephe saldırısı ve Avustralyalıların, Boyun mevkiini ele geçirmek için 7 Ağustos 1915 tarihinde yaptıkları karşı saldırı savaşların en ölümcül olaylarıdır.

    Tarihin en büyük savunma savaşlarından biri Gelibolu Yarımadası'nda yapıldı. Genç, Tümen komutanı Mustafa Kemal'in azmi düşmana ilerleme imkânı vermedi. 25 Nisan 1915ten itibaren yan düşman saldırılarına karşı 19.Tümen Komutanı Mustafa Kemal önce Arıburnu sonra Conkbayırı, Kireçtepe ve Anafartalar’da düşmanı yenilgiye uğrattı. Bu zaferler Arıburnu'nda Mustafa Kemal'in ‘’Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar gelebilir." emriyle bütünleşen Türk askerinin eseridir.

    Çanakkale Savaşı'nın Nedenleri

    İtilaf Devletleri'nin, zor durumda bulunan Rusya'ya erzak ve cephane yardımını boğazlar yoluyla sağlamak istemesi.

    İstanbul’u alarak Osmanlı Devleti’nin savaş dışı bırakılmak istemesi.

    Balkan Devletleri’ni kendi yanlarında savaşa sokarak Balkanlarda Almanlara karşı yeni bir cephe açmak istenmesi.

    Çanakkale Savaşı'nın Sonuçları

    Dünya Savaşı'nın uzamasında etkili oldu.

    İngiltere ve Fransa'dan yardım alamayan Rusya'da karşılıklar çıktı. Çarlık Rusyası yıkıldı.

    Mustafa Kemal'in Türk halk tarafından tanımasına neden oldu.

    Bu zafer, kurtuluş savaşımızın güç kaynağı oldu

    1914'te başlayan I. Dünya savaşı dört yıl sürdü. Amerikan kuvvetlerinin savaşa girmesiyle Almanların batı cephesi çöktü. Böylece Almanya, Avusturya-Macaristan, Bulgaristan ve Osmanlı Devleti’nin içinde yer aldığı İttifak Devletleri yenildi.

    I. Dünya Savaşı’nın Sonuçları:

    ABD'nin savaşa girmesi ile savaş, İtilaf Devletleri lehine sonuçlanmıştır.

    Milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, dünya barışı tehlikeye girmiştir.

    Avusturya-Macaristan, Osmanlı Devleti, Rus Çarlığı Alman İmparatorluğu yıkıldı. İmparatorlukların yerine milli devletler kuruldu.

    Litvanya, Çekoslovakya, Polonya, Macaristan, Türkiye devletleri kuruldu,

    Dünya barışını korumak için Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti) kuruldu,

    Dünyaya faşizm, sosyalizm gibi düşünce akımları yayılarak, yeni yönetim şekilleri ortaya çıkmıştır.

    Dünyadaki siyasi ve askeri güç dengeleri değişmiştir.

    Dünya Savaşı'ndan en karlı çıkan devletler İngiltere ve Fransa oldu,

    Dünya Barışı Nasıl Korunacak?

    Wilson İlkeleri (8 Ocak 1918)

    Wilson ilkeleri görünürde dünya barışını sağlamaya yöneliktir. Fakat sömürgeci devletler bu ilkeleri kendi lehlerine çevirmişlerdir. Bunun yanında Wilson ilkelerine uymayarak, kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmişler ve dünya barışını tehlikeye sokmuşlardır.

    Paris Barış Konferansı (18 Ocak 1919)

    I. Dünya Savaşı sonucunda, yenilen devletlerin durumlarını görüşmek ve yapılacak olan barış antlaşmalarının esaslarını tespit için konferans düzenlenmiştir.

    Bu konferansta barış görüşmelerinin yapılması beklenirken, Osmanlı Devleti'nin toprakları paylaşılmış, Batı Anadolu toprakları, Yunanistan'a bırakılmıştır.

    Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918)

    Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşından yenik çıktıktan sonra, ölüm fermanı olan Mondros Ateşkes Antlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştır.

    İtilaf Devletleri savaş devam ederken, Osmanlı Devleti'nin topraklarını kendi aralarında paylaşmışlardı. Artık Mondros Antlaşması ile birlikte, Osmanlı Devleti'nin toprakları resmen işgale hazır hale gelmiştir.

    İtilaf Devletleri'nin, bu ateşkes antlaşmasından sonra Anadolu'yu işgallere başlaması asıl emellerini ortaya koymuştur.

    Dünya Savaşı Sonunda Yapılan Barış Antlaşmaları

    Versay Antlaşması: Almanya ile İtilaf Devletleri arasında

    Sen Jermen Antlaşması: Avusturya ile İtilaf Devletleri arasında

    Nöyyi Antlaşması Bulgaristan ile İtilaf Devletleri arasında

    Triyanon Antlaşması: Macaristan ile İtilaf Devletleri arasında

    Sevr Antlaşması: Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanmıştır.(10 Ağustos 1920)

    ÖNEMLİ! Ancak İtilaf Devletleri I. Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti’ni aralarında nasıl paylaşacaklarına karar veremediklerinden Sevr Antlaşması hazırlanıncaya kadar ön antlaşma olan Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzaladılar.