10. Sýnýf Yeni Edebiyat Kitabý Cevaplarý
Konu 50473 kere okundu ve konuya toplam 10 kez yorum yapýldý.
-
18-05-2011, 08:14 #1
Yazar :Sponsorlu BaðlantýlarYeni Edebiyat Kitabý cevap anahtarý
10. sýnýf edebiyat kitabý çözümü yeni
SAYFA 12
GÖKTÜRK YAZITLARI EDEBÝ MÝ TARÝHÝ BÝR METÝN MÝDÝR?
SORU 1) Orhun Kitabeleri ya da Göktürk Yazýtlarý EDEBÝ BÝR METÝNDÝR..Dil, yabancý etkilerden uzak ve yalýn bir Türkçe'dir. Yazýtlarda yer yer gerçekçi tarih dili, yer yer eleþtiri cümleleri, yer yer de güçlü bir söylev dili kullanýlmýþtýr. Yazýtlarda aliterasyonlu (ses tekrarýna dayalý) bir söyleyiþ vardýr. Ayrýca hükümdar Bilge Kaðan’ýn aðzýndan Türk halkýna seslenen eþsiz bir hitabet örneðidir.
Bu kitabe çok geliþmiþ, zengin kelimeli bol mecazlý edebi bir hitabe örneði olarak yazýlmýþtýr.Ýþte bu sebeplerden Göktürk Yazýtlarý edebi bir eserdir.
2)GÖKTÜRK Yazýtlarýnýn dini, tarihi ve siyasi önemi
Orhun veya Göktürk Yazýtlarý Türk dünyasý için birçok yönden önem taþýr. Bunlarýn baþýnda yazýtlarýn Türkçenin ilk yazýlý belgeleri olmasý gelir. Gerçektende günümüze dek yapýlan araþtýrmalara göre Orhun alfabesiyle yazýlmýþ yazýtlar ve belgeler, Türk dili tarihinin ilk somut verilerini oluþturur. Bu yazýtlarýn dili incelendiði zaman Türkçenin o döneme göre oldukça geliþmiþ bir dil olduðu sonucu çýkarýlabilir. Gerek dilbilgisi birimlerinin çeþitliliði, gerek sözcük daðarcýðýnýn kullanarak uygulanmasý, bu belgelerdeki dilin sözlü ve yazýlý anlatýma büyük yatkýnlýk gösterdiðini açýklamaktadýr.
Orhun yazýtlarý, düz yazý örnekleridir, bununla birlikte kimi dilciler yazýtlarýn þiir biçiminde yazýldýklarýný ileri sürmektedirler. Ancak bunu doðrulamak pek olanaklý deðildir. Gerçi yazýtlardaki dil ve söyleyiþ þiire elveriþli görünmektedir. Ama bu özelliði onun türünden kaynaklanmaktadýr.
Orhun Yazýtlarý, aný-söylev karýþýmý bir türde yazýlmýþtýr denilebilir. Ýlk bakýþta dikkati, konuþan kiþi, yani Bilge Kaðan çekmektedir. Bilge Kaðaný güçlü bir söylevci yapmaktadýr. Ýkinci vurgulanmasý gereken yönde yazýtlarýn tarihsel ve siyasal bir içerik taþýmasýdýr.
Orhun Yazýtlarý, Türk tarihi, toplum yaþamý, kültürel yapýsý yönünden de aydýnlatýcý bilgilerle doludur. Yazýtlar Göktürk Kaðanlýðýnýn resmi aðýzdan yazýlmýþ bir tarihi görünümündedir. Tarihte ilk kez Türk adýyla kurulan bu devlet bozkýr devletlerinin belirgin özelliklerini taþýr. Ayný soydan gelen bütün boylarýný “il” adýyla oluþturacak yapýda merkezi otoriteye baðlanmasý, siyasal erkin hemen bütünüyle orduya dayandýrýlmasý, dolayýsýyla da iktisadi gücün bu orduyla saðlanmasý…
3.soru: Ýstemi Yabgu ve Batý Tarafý adlý metin tarihi bir metindir; çünkü Göktürkler hakkýnda bilgi vermeye yönelik dilin göndergesel iþlevde kullanýldýðý bir üslupla tarihi bir olayý neden-sonuç ilþkileri içinde nesnel bir þekilde vermektedir.
4) Göktürk Yazýtlarý söylev özelliklerini taþýyan edebi bir dilin, mecazlarýn söz sanatlarýnýn kullanýldýðý bir metindir.Diðer metin ise tarihi bir metin olduðu için öðretmeye dayalýdýr.Mecazlar, yan anlamlar yoktur, dil göndergesel iþlevde kullanýlmýþtýr.buradan hareketle edebiyat ve tarih arasýnda þöyle bir iliþki vardýr:
Edebiyat ve tarih birbirilerinin verilerinden yararlanan iki bilim dalýdýr.Edebiyatla tarih arasýnda çok sýký bir iliþki vardýr.Her edebi eser dönemin zihniyetinden izler taþýr, edebi eserler de yazýldýðý dönemin siyasi sosyal ekonomik vb…özelliklerinden etkiler taþýdýðý için tarihin verilerinden yararlanabilir.Tarih bilimi de edebiyattan yararlanýr, örneðin bir yazarýn anýlarý yazýldýðý döneme ýþýk tuttuðu için tarihsel bir belge niteliði taþýr.(Örneðin Yakup Kadri'nin Halide Edip'in aný kitaplarý...) O anýlardan tarihçiler yararlanabilir ve tarihi olaylara ýþýk tutarlar…Edebi eserler pek çok bakýmdan tarihe kaynaklýk eder.Göktürk Yazýtlarý ve Dede Korkut Hikayeleri birer edebi metin olmakla beraber tarihe ýþýk tuttuklarý için de tarihi belgedirler.Ayný zamanda Oðuz Kaðan, Þu...Destaný, Ýlyada ve Odise, Þehname gibi Türk ve dünya edebiyatýna ait destanlar toplumlarýn geçmiþini yansýttýðý için tarih açýsýndan önemlidir.Bunun yaný sýra seyahatnameler, tezkireler, hatýralar edebiyat tarihi için olduðu kadar tarih için de çok önemli kaynaklardýr.
5.soru: "Çanakkale Þehitlerine" þiiri Mehmet Akif tarafýndan Çanakkale Savaþý'nda (1918) þehit olan askerlerimiz için yazýlan destansý bir manzumedir.Þiir tarihin en kanlý savaþý olan Çanakkale Savaþý'nda þair Asým'ýn Nesli olarak belirttiði kahraman askerimizin teknikçe çok üstün olan Avrupalýlara karþý iman gücüyle kazandýðý destansý savaþý çok canlý tasvirler ve muhteþem imgelerle betimlemektedir.
6.SORU: Çanakkale Savaþ'ýnýn yapýldýðý dönemin siyasi ve tarihi olaylarý þiire yansýmýþtýr.
Bir muharebe sahnesinin tasviriyle baþlayan parçada, düþmanýn hem sayýca çokluðu, hem de biraraya gelmiþ milletlerin ve kavimlerin çeþitliliði karþýsýnda Mehmetçiðin kahramanlýðý devleþir. Batý'nýn yirminci asýrda medeniyet adýna yaptýðý zulüm ve iþkence tablolarý çizilir. Nihayet, bu savaþ sahnelerinin asýl kahramanýna sýra gelmiþtir. Akif, bu kahraman iradesini, gücünü ve bu irade ile gücün ilahi kaynaðýný tasvir ettikten sonra, þehadet faslýna gelir. Þair, þiirinin bu kýsmýnda sanatýnýn bütün ustalýðýný göstererek harikulade mukayeseler, teþbihler yapar.
SAYFA 15
7.soru: Halide Edip Adývar'la ilgili araþtýrmayý internetteki çeþitli sitelerden, ansiklopedilerden, hakkýnda yazýlmýþ biyografi kitaplarýndan yapabiliriz...
EDEBÝYAT TARÝHÝNÝN ÝNCELEDÝÐÝ KONULAR: (edebiyat tarihinin kapsamý da denebilir)
1) Edebi dönemler
2) Þair ve yazarlarýn hayatlarý
3) Þair ve yazarlarýn edebi kiþiliði
4)Sanatçýlarýn(þair ve yazar) eserleri
4) Edebi dönemlerin belirleyici özellikleri
5) Edebiyatý etkileyen tarihi olaylar
6)dönemin siyasi özellikleri
7)-dönemin sosyal özellikleri
8) edebi türlerin geliþimi
1.etkinlik
Soruda verilen üç metin de Türk tarih ve kültürü için eþsiz eserlerdir, eðer bu eserler hiç yazýlmamýþ olsaydý Türk tarih ve kültürü için büyük bir kayýp olacak, bir döneme ýþýk tutacak bilgilerden, belgelerden mahrum olacaktýk.Örneðin ilk yazýlý belgelerimiz olan Göktürk Yazýtlarý hiç yazýlmamýþ olsaydý tarihteki ilk Türk devleti olan Göktürkler hakkýnda bilgilerimiz hep eksik kalacak ilk alfabemiz olan Göktürk alfabesini hiç bilmeyecek olacaktýk.Bunun yaný sýra o dönemki toplum yaþayýþý hakkýnda da bilgilere sahip olamayacaktýk.
8)"Ateþten Gömlek" Kurtluþ Savaþý'ný ve etkilerini anlatan bir romandýr.(Edebiyatçý Cevdet Kudret'e göre Ateþten Gömlek; edebiytýmýzda Kurtuluþ Savaþý üzerine yazýlmýþ romanlarýn ilki ve hala en güzelidir.) Ateþten Gömlek Ýzmir’in iþgali üzerine þehri kurtarmaya amaçlayan milli mücadele hareketlerinin hedeflerine nasýl ulaþtýðýný anlatýyor.Halide Edip, 1919 yýlýnda Ýstanbul halkýný ülkenin iþgaline karþý harekete geçirmek için yaptýðý konuþmalarý ile zihinlerde yer etmiþ usta bir hatiptir. Kurtuluþ Savaþý'nda cephede Mustafa Kemal'in yanýnda görev yapmýþ, sivil olmasýna raðmen rütbe alarak bir savaþ kahramaný sayýlmýþtýr. Savaþ yýllarýnda Anadolu Ajansý'nýn kurulmasýnda rol alarak gazetecilik de yapmýþtýr.Yani sanatçý yaþadýðý dönemin zihniyetini eserlerine yansýtmýþ ve dönemin olaylarýndan etkilenmiþtir.
2.etkinlik:
Ýslamiyet Öncesi Türk edebiyatýnda ortaya çýkan türler: destan
Ýslam uygarlýðý çerveçesinde geliþen Türk edebiyatýnda ortaya çýkan türler: mesnevi, masal
Batý uygarlýðý etkisinde..... hikaye, roman, tiyatro( 19 yüzyýlda Tanzimat döneminde)
9) Tablodaki edebi türler ortaya çýktýklarý dönemin dil, üslup ,tema, iþlenen konu, kullanýlan kelime ve kelime gruplarý ile iliþkilidir.Örneðin mesnevi Ýran edebiyatýndan edebiyatýmýza girmiþ beyit nazým birimiyle aruz ölçüsüyle yazýlan ve uzun aþk ve kahramanlýk olaylarýnýn anlatýldýðý bir türdür.Her edebi tür ortaya çýktýðý uygarlýktan izler taþýr.
10a) Þemadaki baþlýklar bize bir edebi eseri tam ve doðru bir þekilde çýkarýmlarda bulunmamýz için büyük katký saðlar.Çünkü edebi eserler verilen baþlýklardaki kriterlerden doðrudan etkilenir...
b) Hepsiyle ilgili bilgileri bünyesinde barýndýrabilir.
c) cevabý 7.sorudaki maddeler...
ç) Tarih, sosyoloji, psikoloji...
SAYFA 16
ANLAMA VE YORUMLAMA:
1) Edebiyat tarihçisi edebi eserleri incelerken þunlara dikkat etmeli:
a) sanatçýlarýn hayatýný incelemeli (fiziki ve ruhi yapýsý,yaþadýðý sosyal ve fiziki çevre...)
b) edebi dönemleri incelemeli
c) dönemin sosyal, siyasi ve tarihsel olaylarýný bilmeli
d) Dönemin sanat zevkini ve anlayýþýný incelemeli
e) Dönemin dil özellikleri iyi bilmeli
2) sosyoloji
felsefe
psikoloji
tarih
mantýk
bilim ve teknoloji
3) Nutuk, Ýnkýlâp Tarihimizin önemli ve gerçek kaynaklarýndandýr. Türk Kurtuluþ Savaþý’nýn dününe, bugününe ve yarýnýna ait her yönü Nutuk’ta bulmak olanaðý vardýr.Bizzat Atatürk'ün aðzýndan Türk Kurtuluþ Savaþýnýn gerçek öyküsüdür Nutuk...Mustafa Kemal Atatürk bu eseriyle bir milletin kurtuluþunun ne kadar zor ve çetin þartlarda kazanýldýðýnýn gelecek kuþaklarýn da bilmesi için bu eseri yazmýþtýr.
4) Atatürk, gençliðe hitabýnda, Nutuk'un felsefesi hakkýnda ipuçlarý vermektedir.
Atatürk, Nutuk ile geçmiþi anlatýp ayný zamanda gelecekte düþebileceðimiz tehlikeleri önceden sezmemiz için alýnacak derslerden bahsetmektedir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluþ Savaþý dönemi'ni birinci aðýzdan aktardýðý, Cumhuriyet tarihi açýsýndan önemli bir eserdir.
Bazý sayfalarda açýkça belirttiði "sonraki yýllarda durumun kolay ve açýkça deðerlendirilmesi için bu kadar ayrýntýya yer verilmiþtir" sözü ile Atatürk ileri görüþlülüðünü bir kere daha ortaya koymuþtur.
Göktürk Kitabeleri ise bilinen ilk yazýlý belgelerimiz olduðu için çok önemlidir.
Ø Türklerin ilk yazýlý eseridir.
Ø Doðu Göktürklerin tarihine ýþýk tutar.
Ø Söylev türünde yazýlmýþtýr.
Ø Oldukça geliþmiþ ve iþlenmiþ bir dil kullanýlmýþtýr.
Ø Türk dilinin geliþmiþlik düzeyine iliþkin etraflý bilgiler edinilebilir.
Ø Hem dinî hem de din dýþý konular iþlenmiþtir.
Ø Tarih, coðrafya ve edebiyata kaynak olacak niteliktedir.
Ø Türk tarihini, toplumun yaþam biçimini, dünyaya bakýþ tarzýný ortaya koyar.
2.etkinlik cevabý sayfa 12'de var fakat siz de edindiðiniz bilgilerinizden ve yaptýðýnýz araþtýrmalardan hareketle kendi görüþlerinizi kendi cümlelerinizle yazýnýz.
DEÐERLENDÝRME:
1) Edebi dönemler
2) Þair ve yazarlarýn hayatlarý
3) Þair ve yazarlarýn edebi kiþiliði
4)Sanatçýlarýn(þair ve yazar) eserleri
5) Edebi dönemlerin belirleyici özellikleri
6) Edebiyatý etkileyen tarihi olaylar
7)dönemin siyasi özellikleri
8)-dönemin sosyal özellikleri
9) edebi türlerin geliþimi
2) (D)
3) (Y) (Y)
5) EDEBÝYAT
6) iSLAMÝYET ÖNCESÝ
7) C
Sayfa 17
Hazýrlýk Sorularý
1.)Türk devletleri bir taraftan birbirlerinden küçük dil, din, gelenek fartklýlýklarý olan bir çok "boy"un "konfederasyonuna" dayandýðý için; diðer taraftan doðu ve batý (Çin ve Ýran, Bizans) kültür ve uygarlýklarý arasýndaki ticaret yolu üzerinde bulunduðundan dolayý, inanç ve geleneklerde geniþ hoþgörü gösteren devletler idiler Türkler hem Orta Asyada iken hem de Anadolu'ya yerleþtikten sonra, devamlý olarak doðu ve batý medeniyetleri arasýnda bir köprü görevi görmüþlerdir Türk devlet teþkilâtýnýn baþýnda "yabgu", "kaðan", "han" (daha sonra da "sultan" ve "padiþah") adlý, soy olarak asil bir yönetici bulunurdu Devlet baþkanlýðýnýn ya babadan oðula ya da yakýn akrabalar arasýnda geçtiði görülmektedir Bu gelenek daha sonra da devam etmiþ, ancak Cumhuriyet döneminde meclisin seçimine býrakýlmýþtýr.
2.)bütün dünyayý etkiliyen veya etkileyebilcek önemli olaylara göre çaðlar belirlenir veya baþlar biter ilk çað yazýnýn bulunmasýyla baþlar kavimler göçüne kadar devam eder
orta çað kavimler göçü ilr baþlar istanbulun fethine kadar devam eder
yeni çað istanbul un fethi ile baþlar fransýz ihtilali ile biter
yakýn çað fransýz ihtilali ile baþlar günümüz kadar devam eder. s
3.)Geçmiþ, geleceðe yön verir. Geçmiþ nasýl yazýlýrsa yetiþen kuþaklar o geçmiþe bakarak geleceðin doðrultusunu çizmeye çalýþýrlar. Baþka deyiþle nasýl bir gelecek tasarýmý yapýlmýþsa, ona göre bir geçmiþ yazýlýr. Bu anlaþýlabilir bir durumdur. Perþembenin nasýl olmasýný istiyorsanýz ona göre bir Çarþamba düzenlerseniz yetiþen kuþaklar büyük ölçüde verilen doðrultuda yollarýna devam ederler ve tasarým gerçekleþir. Tasarýmýn gerçekleþmesi yetiþen kuþaklara yüklenen paradigmaya ve onun niteliðine baðlýdýr.
Paradigma: Dünyaya nasýl bakýlmasý gerektiði konusunda bir takým önerme ve tezler... Aldýðýmýz eðitim ve deneyimler sonucu kazandýðýmýz bakýþ açýsý... Farkýna varmadan taktýðýmýz psikolojik bir gözlük...
Sistemler nasýl bir gelecek tasarýmý yapmýþlarsa, geçmiþi ona göre yazarlar. Geçmiþ ile gelecek arasýnda çeliþkinin ortaya çýkmasý, sistemin çocuklar tarafýndan yok edilmesi böylelikle önlenmeye çalýþýlýr. Aþaðýda tarihteki iki büyük siyasal ekonomik ve felsefi sistemin (sadece) tarihi sýnýflamalarý karþýlaþtýrýlarak ikisinin de aslýnda tarihin (en azýndan) çað sýnýflamalarý konusunda yeterli açýklamayý yapamadýklarý ortaya konmakta ve bir baþka yaklaþým sunulmaktadýr.
Sayfa 18
1.) Ýslamiyetin Kabulünden Önceki Sözlü Dönemde Oluþmuþtur.
SAYFA 19
5) “Ali Bey, diri diri mezara gömülen bir kiþi , çözümsüz bir bilmece ” gibi söz ve söz gruplarý dönemin zihniyetini yansýtmaktadýr.
6) Bu metin Tanzimat dönemindeki Batýlýlaþmaya baþlayan Türk toplumunun yaþayýþ, inanç ve adetlerini yansýtmaktadýr.
7) Metin Türklerin Ýslamiyet’ten öncesi yaþayýþarýný yansýtan ýrki özellikler 1.metin
Metin Ýslamiyetin kabulü ile oluþam medeniyetten…. 2. Metin x
Metin modern dönemde aklýn ve bireyin……………………….. 3 .metin x
1.ETKÝNLÝK:
Türk edebiyatýnda Ýslam ve Batý medeniyetinin çok büyük etkisi vardýr.Din ve medeniyet bir edebiyatý en fazla etkileyen faktörlerdendir. Türk tarihinde görülen üç medeniyet (iki medeniyet deðiþikliði), edebiyatýn da seyrini deðiþtirmiþ, onun konu ve þekil özelliklerini de etkilemiþtir.
Bu arada tanýþýlan ve alýþ veriþte bulunulan uluslar da edebiyatý etkilemiþlerdir.
Meselâ, Araplardan ilmî eserlerle birlikte Arapça kelime ve tamlamalar, Ýranlýlardan da Ýslâmiyet’le birlikte nazým tür ve çeþitleri alýnmýþtýr.
-
18-05-2011, 08:14 #2
Yazar :Cevap: 10. Sýnýf Yeni Edebiyat Kitabý Cevaplarý
SAYFA 20
8.soru:
* Dil anlayýþý
* Dini hayat
* Kültürel farklýlaþma
* Sanat anlayýþý
* Coðrafya deðiþimi
* Lehçe ve þive ayrýlýklarý
9.soru )
TÜRK EDEBÝYATI
1) Ýslamiyet öncesi Türk Edebiyatý
2) Ýslam medeniyetinin etkisindeki Türk Edebiyatý
3)Batý etkisinde geliþen Türk edebiyatý
10) Gazel ve koþmayý karþýlaþtýrdýðýmýzda:
Dil olarak gazelde Arapça ve Farsça kelime ve kelime gruplarýnýn fazla, dilinin aðýr sanatlý ve süslü olduðunu görürüz.Koþma ise son derece sade yalýn ve anlaþýlýr bir dille yazýlmýþtýr.
Ýçerik olarak gazelde aþk,kadýn temasýný iþlenirken koþma koçaklama türdedir, yiðitlik temasý epikçe bir söyleyiþle anlatýlmýþtýr.
Gazel Divan edebiyatý zevk ve sanat anlayýþýný yansýtýrken koþma halkýn beðeni ve zevkinin bir ürünüdür.
Gazel tahsil görmüþ eðitimli yüksek bir zümreye hitap ederken koþma halka seslenmektedir.
Ayný dönemde yazýlmasýna raðmen iki þiirin farklý olmasý farklý edebi kollara (divan-halk) mensup þairlerin kalemlerinden çýkmasý farklý sanat anlayýþlarýný benimsemiþ olmalarýndan kaynaklanmaktadýr.
SAYFA 21
ANLAMA VE YORUMLAMA
1) Bozkurt Destaný: Ýslamiyet öncesi Türk edebiyatý(sözlü edebiyat)
2) Vesiletü’n Necat:Ýslami devir Türk edebiyatý
3) Ýntibah: Batý etkisindeki Türk edebiyatý (Tanzimat dönemi)
4) Gazel( Ýslami Devir Türk edebiyatý- Divan edebiyatý)
5) Koþma(Ýslami Devir Türk edebiyatý ( Aþýk tarzý halk edebiyatý)
Bu dönemleri belirlerken
Dil özelliklerine
Tema ve konuya
Nazým biçimlerine, yazýn türlerine
Sanatçýlarýna ve onlarýn özelliklerine
Sanat anlayýþlarýna…dikkat ettik.
2) Dil
Kullanýlan nazým biçimleri ve türleri
Tema ve konu
Sanat anlayýþý, zevki
Alfabe(Göktürk,Arap,Uygur,Lati n)
Yazýn türleri(roman, hikaye, tiyatro)
2.etkinlik:
Resimlerdeki üslup farklýlýðýnýn sebebi sanatçýlarýnýn farklý dönemlerde farklý sanat ve zevk anlayýþlarýný benimsemesidir.Bu farklýlýklar edebi eserler için de geçerlidir.
Sayfa 22
3.Edebi eserlerden hareketle bir milletin duygu ve düþüncede geçirdiði evreleri inceleyebiliriz.Toplumunun aynasý olan edebi eserler toplumun bir parçasý olan bireyin de kendini tanýmasýna, anlamasýna olanak verir.
DEÐERLENDÝRME:
1) Destan döneminde kavmi(ýrki) özelliklerin , dini dönemde dinin ,modern dönemde akýl ve mantýðýn etkisi edebi eserlerde çoktur.Ayrýca nazým ve nesir türlerinde, tema ve konularda, dil, üslup,sanat ,estetik ve zevk anlayýþýnda belirgin farklýlýklar vardýr.
2) (Y)
3) (D)
4) (D)
5) (C)
6) (B)
1.soru
dil farký
anlayýþ farký
coðrafya farký
kültür farký
2. soru ( y)
3. soru ( d)
4. soru ( d)
5. soru c sýkký
6. soru b þýkký
Sayfa 23
1.soru--> türk edebiyatý en eski çaðlardan bugüne kadar bütün sahalarý devirleri ve sosyal tabakalarý ile türk milletinin hayatýný zevkini dünya görüþünü yaratma gücünü gösteren bir duygu düþünce ve hayal dünyasýdýr onu ne kadar tanýmaya çalýþýrsak kendimizi o kadar iyi anlarýz.
2. soru ( d)
3. soru (y)
4. soru (d)
5. soru
birinci boþluk islamiyet öncesi
ikinci boþluk islamiyet sonrasý
üçüncü boþluk batý etkisi
6. soru
edebiyat tarihi
7 .soru
1.islamiyet öncesi türk edebiyatý
2.islamiyet sonrasý türk edebiyatý
3.batý etkisindeki türk edebiyatý
8. soru d þýkký
9. soru e þýkký
10. soru d þýkký
11. soru e þýýký
1.ÜNÝTE SONU DEÐERLENDÝRMESÝ
1) Milletler uzun tarihleri boyunca edebiyatla ilgili sayýsýz eserler meydana getirirler. Edebiyat bir milletin hayat damarýdýr. Edebiyat eserleri olmayan milletler uygarlaþamaz, tarih sahnesinden silinirler.
Ýþte edebiyat tarihi, bir ulusun yüzyýllarca meydana getirdiði edebî eserleri inceleyerek geçirdiði dönemleri kronolojik bir sýra içinde inceleyen bilim dalýdýr.
Edebiyat tarihi, edebî eserlerle o eserleri yaratanlarý sosyal çevresi ile beraber inceler. Böylece geçmiþ dönemlerde yaþayan atalarýmýzýn duygu, düþünce ve sanat anlayýþlarý hakkýnda bize bilgi aktarýr. Edebiyat tarihi aracýlýðýyla deðiþik çaðlardaki kültür birikimimizi tanýrýz.
Toplumlarýn düþünce yapýlarýný, dünya görüþlerini öðreniriz. Bütün bu bilgiler bir edebiyat eserinin deðerlendirilmesinde bize yol gösterir.Hülasa(özetle) Edebiyat uygarlýk içindeki geliþmelere her zaman ön ayak olmuþtur.
2) (D)
3) (Y)
4) (Y)
5) Ýslamiyet öncesi sözlü edebiyat döneminde, Ýslami , Batý etkisindeki
6) Edebiyat tarihi
7) 1)Ýslamiyetten önceki Türk edebiyatý
2) Ýslami Devir Türk edebiyatý
3) Batý etkisinde geliþen Türk edebiyatý
8) (D)
9) (E)
SAYFA 24
10-(A)
11-(E)
2.ÜNÝTE DESTAN DÖNEMÝ TÜRK EDEBÝYATI
SAYFA 26
HAZIRLIK SORULARI
*ÝLÝYADA ve ODYSSEÝA (Yunan) Truva filminin konusuyla aynýdýr.
ÞEHNAME ÝRAN) Ýran-Turan mücadelelerini, Rüstemin yiðitliklerini,Ýskender'in Ýran'ý fethi anlatýlýr.
KALEVALA FÝN) Doðaya karþý savaþan Finlillerin erdemlerini anlatýr.
GILGAMIÞ (SÜMER) Ölümsüzlüðü arayan kral Gýlgamýþ'ýn hikayesidir.
BOEWULF ÝNGÝLÝZ) Yiðit Boewulf ve arkadaþlarýnýn canavarla mücadelelerini anlatýr.
MAHABARATA HÝNT) Kaurava’nýn Pandallarla yaptýðý savaþý, Kriþna ve Arcuna’nýn kahramanlýklarý...
CÝD ÝSPANYOL)Ulusal kahramanlarý Rodrigo’nun 11.yy.da Araplarla mücadelesi anlatýlýr.
CHANSON de ROLAND FRANSIZ)Charlemagne döneminde Müslümanlarla yapýlan savaþlarý anlatýr.
NÝBULENGEN ALMAN) 5.yy’da yapýlan Hun-Alman savaþlarýný anlatýr.
ÞÝNTO JAPON) Japonlarýn milli destanýdýr.
ÝGOR RUS) 12.yy’da Kýpçak’larla Ruslarýn yaptýðý savaþlarý anlatýr.
*Akýl erdiremedikleri olaylarý olaðan üstü güçlerle yorumlamýþlardýr.Örneðin tabiat olaylarýnýn sebeplerini bilmedikleri için bunlarý kendileri dýþýnda bir güçle açýklamaya çalýþmýþlardýr.
1.soru: Oðuz Kaðan destaný M.Ö 209-174 tarihleri arasýnda hükümdarlýk yapmýþ olan Hun Hükümdarý Mete Hanýn hayatý etrafýnda þekillenmiþtir.Bütün Türk destanlarýnda olduðu gibi destanýn ilk þekli günümüze ulaþmamýþtýr.
2.Metinde Türklerin Ýslamiyetten önceki yaþayýþlarý görülüyor.
Göçebe yaþam tarzý
Göktanrý inancý
Toy(ziyafet) verilmesi
Kurultayýn toplanmasý
Elçiler gönderilmesi
Oðuz Kaðan'ýn devletinin baþýna kaðan olmasý
Bozkurtun yol göstermesi ve ordunun önünde olmasý
Akýnlarýn yapýlmasý
Gerçek üstü olaylar vb...
3. AÐAÇ: Destanlarda aðaç motifi üç yönüyle yer alýr: Sýðýnak (Oba), Ana ya da Ata, varlýðý, devleti temsil eden sembol...
SU: Türkler arasýnda temizleyici, kötü ruhlardan ve hastalýklardan koruyucu bir unsur olarak kabul edilmiþ, ateþe baðlý olarak birçok inancýn ortaya çýkmasýna zemin hazýrlamýþtýr.
IÞIK: Bu motif destanlarýn kuruluþunda kutsiyetten kaynaklanan hayat verici bir özelliðe sahiptir. Destanlarýn büyük kahramanlarý; bu kahramanlara kadýnlýk ve mukaddes Türk çocuklarýna annelik yapan kadýnlar ilahî bir ýþýktan doðarlar.
BOZKURT: destanlarda hayat ve savaþ gücünü temsil eder. Bozkurt, destanlarda Tanrý kurt ,anne kurt, ordular önünde yürüyen kumandan olarak geçer.
6) Mitolojik dönemde þimþek, rüzgar, kasýrga yanký, þafak gibi nice þeyler birer tanrý olarak tasarlanýrdý.Tabiatýn her þeyine karþý korku ve hayranlýk duyulurdu.Ýþte bu korku ve hayranlýk önce mitoslar sonra da masal ve destanlarý meydana getirmiþtir.Atatürk'ün sözü ile mitolojik ögeler arasýndaki baðlantýyý bu þekilde açýklayabiliriz.
SAYFA 28
1.) Ýslamiyetten önceki sözlü edebiyat dönemine aittir.
2.)
Yaþayýþ özellikleri: Yarý göçebe hayatý yaþýyorlar ve avcýlýkla uðraþýyorlar. Savaþçý ve cesurdurlar.
Irki Özellikler: Savaþçý,cesur, özgürlüðüne düþkün,Tabiat ve olaðanüstü güçlerle mücadele
Ýnanç özellikleri: Gök Tanrý inancý vardýr.
3.)
aðaç : Aðaç miti Türk düþüncesinde yaratýlýþ nedeninin baþlýca motiflerinden biridir. Bu düþünceye göre ilk insan 9 budaklý bir aðacýn altýnda yaratýlmýþtýr.
su : Türkler arasýndaki temizleyici kötü ruhlardan ve hastalýklardan koruyucu bir unsur olarak kabul edilmiþtir. Ateþe baðlý olarak birçok inanca zemin hazýrlamýþtýr.
toprak :
ýþýk : Kutsiyetten kaynaklanan hayat verici bir özelliðe sahiptir. Kahramanlarýn anneleri de ilahi bir ýþýktan doðar.
bozkurt : Diðer adý da "Asena"dýr. Neslin devamýný saðlamak, Türklere rehberlik etmek, Türkleri felaketlerden kurtarmak.
SAYFA 29
4.) Bu sorunun cevabý metnin çoðunda yer almaktadýr.
5.) Olaðanüstü olaylara ve kiþilere yer verilir.
Destanlarýn söyleyeni belli deðildir.
Bir milletin ulusal törelerini,inançlarýný ve deðerlerini yansýtýr.
Destan kahramanlarýna tarih sayfalarýnda rastlanabilir(Oðuz Kaðan Destaný-Mete Han)
SAYFA 30 - ANLAMA VE YORUMLAMA
1.) Göçebe bir hayat yaþadýklarý ve avcýlýkla uðraþtýklarý için, güçlü ve cesurdur.
Oðuz Kaðan için söylenenler eskiden övgü anlamý taþýrken, günümüzde yergi (eleþtiri) anlamý taþýmaktadýr. ( Ayaklarý öküz ayaðý gibi, beli kurt beli gibi,...)
2.) Bütün dünyaya hakim olma düþüncesindedir.
"Güneþ tuðumuz olsun gök çadýrýmýz."
3.) Oðuz Kaðan kurultay toplayarak halkýna yaptýðý iþler hakkýnda hesap vermektedir. Bugünkü demokrasiden farký yoktur.
4.) Her milletin milli destaný vardýr. Bilimin hakim olmadýðý zamanlarda ortaya çýkmýþtýr.
5.) Destanlar bilimin hakim olmadýðý zamanlarda ortaya çýkmýþtýr. Günümüzde milli destanlar gerçekleþtirilemez.
1. Etkinlik: Atatürk Türk milletindeki baðýmsýzlýk aþkýný mitolojik ögelerle anlatmaktadýr.
SAYFA 31 - DEÐERLENDÝRME
1.) Eski çaðlarda (Ýslamiyetten önceki Türk Edebiyatý - Sözlü Edebiyat) bilimin hakim olmadýðý devirlerde ortaya çýkmýþtýr. Deprem,savaþ, yangýn ve yýldýrým düþmesi gibi olaylar karþýsýnda insanlar aciz kalmýþ. Bunlarý açýklayabilmek için
destanlar oluþturulmuþtur.
2.) D
3.) D
4.) D
5.) olaðanüstü
6.) mitolojik
7.) E
8.) C
Sayfa 37
Deðerlendirme
1.)
Bilindiði gibi söz yazýdan öncedir Böyle olunca da yazýlý edebiyat ürünlerinden önce, sözlü edebiyat ürünlerinin oluþtuðu ortadadýr Bütün uluslarýn edebiyatýnda olduðu gibi Türklerin edebiyatýnda da sözlü edebiyatýn doðuþu dinsel temellere dayanýr Sözlü edebiyat ürünleri, daha yazýnýn bulunmadýðý dönemlerde, dinsel törenlerde üretilmeye baþlanmýþ, kuþaktan kuþaða aktarýlarak yaþatýlmýþtýr
2.)
1. "Kopuz" adý verilen sazla dile getirilmiþtir.
2. Ölçü olarak ulusal ölçümüz olan "hece ölçüsü" kullanýlmýþtýr.
3. Nazým birimi "dörtlük"tür.
4. Dönemine göre arý bir dili vardýr.
5. Dizelere genel olarak yarým uyak hakimdir.
6. Daha çok doða,aþk ve ölüm konularý iþlenmiþtir.
7. Bu döneme yönelik elimizdeki en eski kaynak Kaþgarlý Mahmut'un "Divan-ý Lügat-it Türk" adlý eseridir.
3.)D
4.)D
5.)Y
6.)A (hece ölçüsü kullanýlmýþtýr)
SAYFA 38
A.COÞKU VE HEYECANI DÝLE GETÝREN METÝNLER(ÞÝÝRLER)
HAZIRLIK SORULARI:
* Eski Türk topluluklarýnda da ozan ya da kam, baksý gibi adlarla anýlan Halk þairleri, söz söylemeye, saz / kopuz / davul çalma gibi yeteneklerin yaný sýra, büyücülük, hekimlik vb. çeþitli görevleri de üzerlerinde toplamýþlardýr. Bu bakýmdan da toplum üzerinde oldukça etkindirler. Kam, Baksý, Þaman, Ozan gibi halk þairlerinin görevleri, destanlarýn müzik melodileri yardýmýyla okunmasýný ve dilden dile dolaþarak akýlda kalmasýný saðlamýþlardýr. Ayrýca baþka tür görevlerde de bulunan bu halk þairleri, dinsel törenler için din adamlarý, saðaltým için hekim, vb. meslekler geliþmiþtir.
kam:büyü yapan.
baský:aðýr hastalarý tedavi eden bir hekimdir.
ozan:sadece insanlarý eðitmez ayný zamanda eðlendirir.
þaman:alt ve üst dünyada yardým eder.
* Ýnsanlar sevindikleri zaman dýþa dönük olurlar. Mutluluklarýný jest ve mimiklerle belli ederler.Yüzleri güler. Ölüm karþýsýnda ise üzülürler ve içlerine kapanýrlar.Ýnsanlar duygularýný çok çeþitli yollarla anlatabilirler.Bazen duygularýný þiir yazarak bazen þarký söyleyerek vb. þekilde ifade ederler.Eski çaðlarda insanlar da duygularýný ifade etmek için þiir yazmýþlar, bir ölünün ardýndan aðýtlar yakmýþlar, aþk ve sevgi gibi duygularýný da þiirle yansýtmýþlardýr.
ALP ER TUNGA SAGUSU
a----Alp Er Tunga/ öldi mü “dimü”ler redif
a----Isýz ajun/ kaldý mu “l” yarým uyak
a---Özlek öçin/ aldý mu
b---Emdi yürek/ yýrtýlur
c---Ögreyüki /mundað ok “ok” redif
c----Munda adýn/ tigdað ok
c----Atsa ajun /uðrap ok
b----Taðlar baþý/ kertilür
d-----Begler atýn/ argurup “up” redif
d------Kagdu aný/ turgurup “r” yarým uyak
d------Menðzi yüzü/ sargarup
b------Körküm aðnar/ türtülür
e---Ulþýp eren/ börleyü “leyü” redif
e----Yýrtýp yaka/ urlayu “r” yarým uyak
e----Sýkrýp üni/ yurlayu
b-----Sýgtap közi /örtülür
f--Könðlüm için/ örtedi “di” redif
f---Yitmiþ yaþýð /kartadý
f--Keçmiþ özüg /irtedi
b---Tün kün keçüp/ irtelür
SAYFA 39
ALPE ER TUNGA SAGUSU
AHENK UNSURLARI:
Ölçü: 4+3 7’li hece ölçüsüyle yazýlmýþtýr.(/) duraklarý gösterir.
Uyak: aaab/cccb/dddb/eeeb/fffb… düz kafiye vardýr.Genelde yarým kafiye kullanýlmýþtýr.
Redif: Yukarýda gösterilmiþtir.
Sese dayalý edebi sanatlar: “t,g,k” seslerinin sýk tekrarlanmasýyla ali terasyon, “”a,u” seslerinin tekrarýyla asonans yapýlmýþtýr.
YAPI UNSURLARI:
Nazým birimi: dörtlük
Nazým birimi sayýsý: 5
Uyak þemasý: aaab/cccb/dddb/eeeb/fffb (düz kafiye örgüsü)
Tema:Ölümün ardýndan duyulan acý (aðýt)
Nazým türü: Sagu
Ses ve anlam kaynaþmasýndan oluþan birimler “aðýt” temasý etrafýnda bir araya gelmiþtir.
2) “Alp Er Tunga öldü mü?” denilerek tecahül-i arif (bilip de bilmemezlikten gelme sanatý)
“Felek öcünü aldý mý?” felek’e insani özellik kazandýrýlarak teþhis (kiþileþtirme)
“Þimdi yürek yýrtýlýr.” Mübalaða
“Felek niyet edip ok atarsa” teþhis
“Safran sürülmüþ gibi” teþbih(benzetme) yüz rengi safrana benzetilmiþ…
“Erkekler kurt gibi uluyorlar” teþbih (benzetme)
“Kalbimin içi yandý” mübalaða (abartma)
Metinde kullanýlan bu sanatlar anlatýmý güçlendiriyor.
3) Bu ifade tarzlarý ölümün ardýndan duyulan acýyý daha güçlü anlatmak için kullanýlmýþtýr.
4) Temasý: Ölümden duyulan acý (aðýt)Bu tema þiirin daha hüzünlü ve acýklý olmasýný saðlýyor.
5) Temalar þiirin söyleyiþ vurgu ve tonlamasýný belirler.Þiir bu temaya uygun þekilde okunur.
6)”Alp Er Tunga, ýsýz ajun, felek,ok atmak,kurt gibi,yaka yýrtýp çýðlýk atmak” gibi söz ve söz gruplarý dönemin yaþantýsýný yansýtmaktadýr.Eski Türkler “yuð” adý verilen törenlerde ölenin ardýndan onun yiðitlik ve kahramanlýklarýný anlatarak ölen kiþinin ardýndan duyulan acýyý canlý bir þekilde ifade etmiþlerdir.Okuduðumuz sagu her yönüyle dönemin zihniyetini yansýtmaktadýr. Eski Türklerde önemli bir kiþi öldüðünde ceset bir çadýra konur, ölen kiþinin akrabalarý kurbanlar keserek bu kurbanlarý çadýrýn önüne koyar, sonra hep birlikte atlara biner. Çadýrýn çevresinde yedi defa dönerlerdi.Ölüyü gömmek için uðurlu bir gün beklenir, ölü gömüldükten sonra da benzer törenler yapýlarak kurbanlar kesilir ve mezarýn etrafýnda yedi kez dönülürdü.Gömülen kahramanýn mezarý çevresine balbal denilen taþlar dikilirdi.Türkler arasýnda yazý yaygýnlaþýnca böyle taþlar üzerine kitabeler dikilmeye baþlandý. Köktürk Kitabeleri bu iþlevle dikilmiþ balballardýr. Saz þairleri bu yas törenlerinde çeþitli þiirler söylerdi.
-
18-05-2011, 08:16 #3
Yazar :Cevap: 10. Sýnýf Yeni Edebiyat Kitabý Cevaplarý
SAYFA 41
7.AHENK UNSURLARI
Ölçü: 4+3 7’li hece ölçüsü
Uyak ve redifler:
a……..esneyu “yu” redif
a……..osnayu
a……..kasnayu
b……..kükreþür
c…….ýngraþu “þu” redif
c……möngreþü
c…..tanglaþu
b……mangraþur
d……yaþnadý “dý” redif
d…….tuþnadý
d……kiþnedi
b……okraþur
e……yagmurýn “ýn” redif , “r” yarým uyak
e……torýn
e……..karýn
b…….engreþür
f…….erüþdi “di” redif “þ” yarým uyak
f…….akýþdý
f……..örüþdi
b……..ügriþür
g……..kölerdi
g…….ilerdi “di” redif “r” yarým uyak
g…….yýlýrdý
b……çergeþür
h….saçýldý
h…..suçuldý “dý” redif “l” yarým uyak
h….açýldý
b….yugruþur
ý…..tizildi
ý……yazýldý
ý…….özeldi “dý” redif “l” yarým uyak
b…….adrýþur
Sese dayalý edebi sanatlar: Her birimde (dörtlükte) tekrar eden ünsüz harflerle aliterasyon; ünlü harf tekrarlarýnda ise asonans vardýr.
YAPI UNSURLARI:
Nazým birimi: dörtlük
Nazým birimi sayýsý: 8
Uyak þemasý: aaab/cccb/dddb/eeeb/fffb/gggb/… (düz kafiye örgüsü)
TEMA:Bahar
Nazým türü: Koþuk
8) Edebi sanatlar:
1.birimde Rüzgar kar tipisine benzetilerek teþbih
5.birimde bulutlar kayýða benzetilmiþ teþbih
6.birimde dünyanýn nefesi denilerek teþhis
7.birimde çiçekler inciye benzetilerek teþbih
8.birimde çiçeklerin sýkýlmasý teþhis
Bu sanatlar anlatýmý güçlendirmektedir.
9)”Kuydý bulýt yagmurýn” “tümen çeçek tizildi” “kökþin bulut örüþdi” “ajun týný yýlýrdý” tü tü çeçek çergeþür” gibi ifade kalýplarý þiirin temasýna uygun þekilde baharýn geliþini canlý bir þekilde tasvir edilmesini saðlýyor…
10) Koþuk bahar temasý etrafýnda ses ve anlam kaynaþmasýndan oluþan birimlerin bir araya gelmesiyle oluþmuþtur.Tema þiiri ifade ederken vurgu ve tonlamayý belirleyen en önemli faktördür.
11) “Bulutlar gürleyip insanlar baðrýþýyor” “Halk soðuktan titreþerek evlerine girdi.” Ýfadeler dönemin yaþantýsýný yansýtmaktadýr.Halkýn saðanak yaðmurlar karþýsýnda hayret etmesi ve baðrýþmasý o dönemki insanlarýn tabiat olaylarýna takýndýðý tavrý da gösteriyor…Hayvancýlýk ve doðayla iç içe yaþýyor olmalarý o dönem halkýnýn yaþam tarzý hakkýnda bilgi veren örneklerdir.
1.etkinlik: Bknz.Hazýrlýk çalýþmasý
SAYFA 42
1. Ýslam öncesi Türkler arasýnda , bir kahraman, bir devlet büyüðü öldüðünde bunlar için yapýlan yuð adý verilen yas törenlerinde kopuz eþliðinde söylenen þiirlere sagu denir.
a. Ölen bir kiþinin arkasýndan söylenen aðýt þiirleridir. “Yuð” denilen ölüm törenlerinde söylenir.
b. Ölen kiþinin kahramanlýklarýný, baþarýlarýný, erdemlerini anlatýr; ölümlerinden duyulan üzüntüyü dile getirir.
c. Koþuk nazým þekliyle söylenir.
d. Dörtlükler halinde söylenir.
e. 4+3=7’li hece ölçüsüyle yazýlýr.
f. Bu þiirlere Ýslâm sonrasý halk edebiyatýnda “aðýt”, Divan edebiyatýnda “mersiye” denir
g. Divanu Lûgatit-Türk’teki Alp Er Tunga sagusu bu türün önemli bir örneðidir.
h. Sagu söyleyen kiþilere sagucu ya da aðýtçý denir.
* 2. Hece vezni ve yarým kafiye ile söylenen þiirlerdir.
* Kopuz eþliðinde söylenir.
* Yiðitlik, aþk, tabiat konularýný iþler.
* Nazým birimi dörtlüktür.
* Bu þiirlerde düz kafiye kullanýlýr: aaaa, bbba, ccca. (aaab cccb dddb)
* Bu þiirlerin Ýslâm sonrasý halk edebiyatýndaki adý koþma'dýr.
* Sýðýr denilen sürek avlarýnda söylenen lirik þiirlerdir.
3estan döneminin zihniyeti:
* Destan döneminde ýrka(kavmi) özgü özellikler hayata hakimdir.
* Göçebe bir yaþam sürüyorlardý.
* Avcýlýk, hayvancýlýk önemli geçim kaynaklarýdýr.
* Pagan inanýþý, Þamanizm ve GökTanrý inancý Türklerin ilk dinî inancýný oluþturuyordu
* Türkler, ehlîleþtirdikleri atlarla akýncýlýk yapmýþlar, çiftçilikle uðraþan kavimler üzerinde üstünlük saðlamýþlardýr…
* Destan döneminin temel zihniyeti olaðanüstü varlýk ve figürlerin hayata hakim olmasýdýr.
* Destan döneminde þimþek, rüzgar, yanký ve yaðmur gibi doðal olaylara doða üstü nitelikler kazandýrýlmýþtýr.
4: Sözlü edebiyat döneminde nazým(þiir) en geniþ yeri tutar.kopuz denilen bir çalgý eþliðinde söylenirdi.O dönemde þiir yazýlmaz ,söylenirdi.Bu yüzden akýlda daha iyi tutulmasý ve gelecek kuþaklara aktarýlmasýnýn daha kolay olmasý sebebiyle nesirden ziyade ezberlenmesi daha kolay olan nazým tercih edilmiþtir.
* 5. Ölen kaðanlarý için verilecek en özel hediyenin saçlarý olduðu
* Cesedin için boþaltýlýp bahar yastýklarýyla doldurulmasý
* Ölenin önce altýn tabuta sonra da ince iþlemeli tahta bir tabuta konmasý
* Tam bir hafta boyunca davullarýn çalmasý
* Þamanlarýn sagu söylemesi, genç kýz ve kadýnlarýn aðlamasý, þarkýlar söylemesi
* Tabutun önünden geçen herkesin kaðanýn ismini mýrýldanmasý
6) Her iki saguda ölenin ardýndan duyulan acý çeþitli þekillerde ifade ediliyor.Alp Er Tunga sagusunda da ölen kaðanlarý için aðlayan , kurt gibi uluyan yakalarýný yýrtan sagular söyleyen insanlar vardýr.
7) Sagular yuð törenlerinde koþuklar ise sýðýr adý verilen sürek avý törenlerinde söylenen þiirlerdir.Sagu acýnýn bir ifadesi koþuklar ise daha çok aþk, ayrýlýk, tabiat gibi durumlardaki duygularýn ifadesidir.
8) Oðullar adlý metinde insanlar üzüntülerini aðlayarak, þarkýlar söyleyerek, çýðlýklar atarak davul çalýp dans ederek ortaya koymuþlardýr.Benzer adetler günümüzde yapýlmamaktadýr.Günümüzde insanlar cenazelerde aðlayarak ya da aðýt yakarak üzüntülerini gösterirler.
9) Günümüzde incelediðimiz þiir beznerleri doðum ölüm ve eðlence gibi ortamlarda söylenmemektedir.Ama yöreden yöreye de deðiþen adet ve gelenekler yok da deðildir.
SAYFA 44
DEÐERLENDÝRME
1.Sagu bir kiþinin arkasýndan söylenen aðýt þiirleridir, koþuk ise doða sevgisi, aþk, kahramanlýk, yiðitlik konularýnýn iþlendiði þiirlerdir.
Sagu “yuð” törenlerinde koþuk ise “sýðýr” ve “þölen” adý verilen törenlerde söylenir.
Temalarý farklý olduðu için söyleyiþleri vurgu ve tonlamalarý da farklýdýr.
2.(Y)
3.(Y)
4)(D)
5. dörtlük
6)Alp Er Tunga
7) (A) þýkký
8)(B)
9) Bence soru hatalý;çünkü “dý-m ve di-m “ ekleri ayný görevde(di'li geçmiþ zaman ve 1.tekil þahýs eki) olduðu için rediftir.kelimelerin kökünde de benzer ses olmadýðý için uyak kullanýlmamýþtýr. Yine de zorlarsak D þýkký denebilir
SAYFA 45
B.OLAY ÇEVRESÝNDE GELÝÞEN METÝNLER(DESTAN)
HAZIRLIK
Ýlk Türk Destanlarý
1.Altay - Yakut
Yaradýlýþ Destaný
2.Sakalar Dönemi
a.Alp Er Tunga Destaný
b.þu Destaný
3.Hun Dönemi
Oðuz Kaðan Destaný
4.Köktürk Dönemi
a.Bozkurt Destaný
b.Ergenekon Destaný
5.Uygur Dönemi
a. Türeyiþ Destaný
b. Göç Destaný
c.Mani Dininin Kabulü Destaný
Ýslamiyetin Kabulunden Sonraki Türk Destanlarý :
1.Karahanlý Dönemi
Satuk Buðra Han Destaný
2.Kazak-Kýrgýz Kültür Dâiresi
Manas
3.Türk-Moðol Kültür Dâiresi
Cengiz-name
4.Tatar-Kýrým
Timur ve Edige Destanlarý
5.Selçuklu-Beylikler ve Osmanlý Dönemleri
a. Seyid Battal Gazi Destaný
b. Daniþmend Gazi Destaný
c.Köroðlu Destaný
• Türk destanlarýnda yer alan kiþi, zaman, mekan ve mitolojik ögeler günümüz edebiyatýnda kullanýlmaktadýr.Örneðin Nihal ATSIZ’ýn “Bozkurtlarýn Ölümü" Göktürk Kaðanlýðý tarihinden bir bölümü ve Kür Þad Destaný'ný anlattýðý romanýdýr.Latife Tekin’in “Sevgili Arsýz Ölümü’nde romanýnda roman kiþileri gibi zaman ve mekân algýsý da hep düþ, rüya, fantezi hurafe, gibi olaðanüstü ögelerle sürekli iç içelik arz eder.Rasim Özdenören’in “Hastalar ve Iþýklar” romanýnda “ýþýk” miti canlý þekilde anlatýlýr.Örnek metin:
Yüzbaþý Yaðlaklar üç yaþýnda Ötüken’e getirilmiþ bir Kýrgýz’dý. Kaç yýldýr, bir fýrsat bulup Kögmen
Daðý’ný aþarak atasýnýn yurduna gitmeði, baba ocaðýný görmeði tasarlýyor, fakat her yýl bir
engel çýkýyordu. Bu buyruðu alýnca artýk Kögmen’i aþmak umutlarýný býrakmak gerektiðini anladý.
Çünkü kendi yüz atlýsýyla bir tümen Çinliyi oyalamak pek yakýnda Uçmaða varmak demekti. Fakat
pek yakýnda öleceðini düþünmek onu asla yüksündürmedi. Koca Kýrgýz yüzbaþý, içinde dirliðe veda
etmenin garipliði de çýnlýyan çok gür ve heybetli bir sesle erlerini çabucak çevresine topladýktan
sonra yüz kiþiyle on bin Çinliye daldý. Yaðlakar, her kýlýç vuruþta bir Çinli deviriyor ve : “Al! Kögmen
Daðý aþkýna...” diye baðýrýyordu, erleri de coþmuþlardý. Onlar da Çinlileri ikiye biçen vuruþlarýný
“Ötüken aþkýna”, “Kara Kaðan aþkýna”, “Ý-çing Katun aþkýna”, Þen-king aþkýna” diye baðýrarak
yapýyorlar, bir yandan da güneþ görmüþ kar gibi eriyorlardý.(Hüseyin Nihal ATSIZ “BOZKURTLARIN ÖLÜMÜ ROMANINDAN alýnmýþtýr.)
• Ýnsanlar kendisini etkileyen kendilerinde þaþkýnlýk uyandýran kiþi ya da olaylarý olaðanüstü unsurlar ekleyerek ve abartarak anlatmaya yatkýndýr.Bu þekilde çekirdek gerçekliði olan bir olay zamanla kulaktan kulaða aktarýlarak gerçeklikle iliþkisini kaybeder.
• SAYFA 46
1) Þu destaný M.Ö. 330-327 yýllarýndaki olaylarla baðlantýlýdýr. Bu tarihlerde Makedonyalý Ýskender, Ýran’ý ve Türkistan’ý istilâ etmiþti. Bu dönemde Saka hükümdarýnýn adý Þu idi. Bu Destan Türklerin Ýskender’le mücadelelerini ve geriye çekilmeleri anlatýlmaktadýr.
• Olay örgüsü:
• Ýskender’in Semerkand’ý alýp Türk illerine doðru ilerlemesi
• Türk hükümdarý “Þu”nun Hucend vadisinin kýyýlarýna 40 öncü kumandan göndermesi
• Halkýn Þu’nun hazýrlýksýz olduðunu düþünmesi ve karamsarlýða kapýlmasý
• Ýskender’in ýrmaðý geçmesi,Þu’nun ise onunla savaþmak yerine doðuya çekilmesi
• 22 ailenin doðuya gidenlere katýlmamasý
• Ýskender’in bu 22 kiþiyi görmesi ve onlara bir þey yapmamasý
• Doðu’ya çekilmeyen 22 ailenin Türkmen adýyla anýlmasý
• Þu’nun Çin tarafýna geçmesi
• Þu ile Zülkarney’nin savaþmasý
• Türk kolunun Ýskender’in askerlerini bozguna uðratmasý
• Zülkarneyn ve Þu’nun barýþmasý
• Ýskender’in Uygur þehirlerini yaptýrýp geri dönmesi
• Þu’nun Balasagun’a gelip Þu þehrini kurmasý ve buraya týlsým koydurmasý
Kiþiler:
Zülkarneyn(Ýskender), Þu ,Türklerden geriye kalan 22 kiþi, diðer iki kiþi, vezir
Zamanestanda belirsiz bir zaman söz konusudur.””Geceleyin, sonra, sabah olunca,ertesi gün , sonra” gibi yaklaþýk zaman ifadeleri vardýr.
Mekan: Semerkand,Balasagun, Þu Kalesi, çadýr,Çin,Uygur yakýnlarý, Altýn Han daðý…”
4) Metnin yapý unsurlarý tasvir edilmeden anlatýlmýþtýr.Olayýn geçtiði mekanlar sadece yer adý olarak yer almýþ,bu mekanlarla ilgili betimleme yapýlmamýþtýr.Zaman ifadeleri de belirsizdir, kiþiler belirgin ve ayýrt edici özellikleriyle anlatýlmamýþtýr.
SAYFA 47
5) Metnin yapý unsurlarý temayý(iletiyi) vermede ve somutlaþtýrmayý gerçekleþtirmede birer araç iþlevi görmektedir.
6) Þu destaný M.Ö. 330-327 yýllarýndaki olaylarla baðlantýlýdýr. Bu tarihlerde Makedonyalý Ýskender, Ýran’ý ve Türkistan’ý istilâ etmiþti. Bu dönemde Saka hükümdarýnýn adý Þu idi. Bu Destan Türklerin Ýskender’le mücadelelerini ve geriye çekilmeleri anlatýlmaktadýr. Doðuya çekilmeyen 22 ailenin Türkmen adýyla anýlmalarý ile ilgili sebep açýklayýcý bir efsane de bu destan içinde yer almaktadýr.
Destandaki olay ve kiþiler zamanla halkýn aðzýnda dolaþa dolaþa olaðanüstülükler kazanmýþ ve bugünkü halini almýþtýr.
7)Þu denilen þehri yaptý.Oraya bir de týlsým koydurdu.Bugün leylekler o þehrin kapýsýna kadar gelir,fakat þehri geçip gidemezler.Bu týlsýmýn tesiri bugüne kadar sürmektedir.Bu ve benzeri olaðanüstülükler metnin destan olma özelliðinden kaynaklanmaktadýr.Çünkü destanlar çekirdek bir gerçekliðin zamanla halkýn hayal gücünün etkisiyle olaðanüstülük kazanýp yayýlmasý ve sonrasýnda yazýya geçirilmesiyle oluþur.
8)”Þu Destaný” bir edebiyat metnidir.Kurmacadýr.
9)Destanda hem öðretici hem de sanat metni iþlevi bir aradadýr.
SAYFA 48
10)
Deli Kurt’un analýðýndan dinlediði masalýn etkisinde kalmasý
Gökçen kýzýn pýnardan su almak için gelmesi, Deli Kurt ve yanýndakilere yaklaþmasý
Deli Kurt’un Gökçen isimli kýzý görünce onun güzelliðinden adeta büyülenmesi
Gökçen’in pýnara gelmesi
Gökçenle Satý Kadýn’ýn konuþmalarý
Gökçen kýzýn pýnardan uzaklaþmasý Deli Murat’ýn kýzýn etkisinden kurtulamamasý
Kiþiler:
Deli Kurt,Gökçen kýz,Satý Kadýn, üç sipahi, Çakýr
Zaman: Belirgin zaman ifadeleri yoktur.
Mekan: Pýnar baþý
11) Her iki metin de anlatmaya baðlý metin olduðu için yapý unsurlarý olay örgüsü, kiþiler yer ve zaman ögelerinden oluþmuþtur.”Deli Kurt” romanýnda kiþi ve olaylar canlý bir þekilde tasvir edilmiþtir,bu durum Þu Destan’ýnda yoktur.
12)Destanda kullanýlan dil romandaki gibi edebi deðildir.Deli Kurt romanýnda yazar son derece akýcý ve yalýn Türkçe’yle bir aþký oldukça çarpýcý canlý tasvirlerle ve dilin inceliklerini kullanarak anlatmýþtýr.Destanda ise dil son derece basit ve genelde göndergesel iþlevde kullanýlmýþtýr.
13) “Þu Destanýnda her þeyi öncesi ve sonrasýyla bilen ilahi bakýþ açýlý (hakim) anlatýcý vardýr.Anlatýcýnýn hedeflediði kitle halktýr.
14) Þu destaný, M.Ö. 330-M.Ö. 327 yýllarýndaki olaylarla baðlantýlý olan eski bir Türk destanýdýr.
Bu tarihlerde Makedonyalý Ýskender, Ýran'ý ve Türkistan'ý istilâ etmiþti. Bu dönemde Saka hükümdarýnýn adý Þu idi. Bu Destanda Türklerin Ýskender'le mücadelelerini ve geriye çekilmelerini anlatýlmaktadýr. Doðuya çekilmeyen 22 ailenin Türkmen adýyla anýlmalarý ile ilgili sebep açýklayýcý bir efsane de bu destan içinde yer almaktadýr.
Deli Kurt, Yýldýrým Beyazýd’ ýn oðlu isa bey in hiç göremediði çocuðudur. isa bey hamile olan hatununu en çok güvendiði sipahilerden biri olan Çakýr’a emanet eder, o da bala hatun’u týmarýnýn yakýnýndaki anasýnýn obasýna götürür ve yerleþtirir. bala hatun’un murad adýnda bir oðlu olur, obada Murad’a “ deli kurt” lakabý takýlýr...Deli kurt gün geçer gerçek bir sipahi olur, orduya girer, aðasýyla týmar komþusu olur... Bir gün Gökçen adýnda bir kýz görür, bu kýz oba halký tarafýndan pek tekin görülmez. peri kýzýdýr diye konuþurlar, doðaüstü güçlerini bilirler, uðraþmazlar. Deli kurt bu kýza gönlünü kaptýrýr, bir sipahiye yakýþtýramaz ama yine de onu düþünmeden edemez...aþkýyla yanar tutuþur, en sonunda aþkýný itiraf eder karþýlýkda bulur, fakat deli kurt un savaþa gittiði bir sýrada obayý sel basar, hem analýðý, hem gökçen kýzý sel alýr gider. savaþ dönüþü bunu duyan deli kurt atýna atlar ve evini yurdunu býrakarak hiç bilmediði bir yere doðru gider, uzaklaþýr...
15) Þu Destaný’nda Þu ve Zülkarneyn destanýn baþ kiþileridir.Olaylar bunlarýn etrafýnda þekillenir.Deli Kurt’ta ise Deli Kurt ile Gökçen kýz romanýn baþ kahramanýdýrlar.Olaylar bu kiþilerin etrafýnda þekillenir.Diðerleri yardýmcý karakterdirler…
1.etkinlik: bknz.Hazýrlýk bölümü
SAYFA 51
16) Her iki destanýn temasý da kahramanlýktýr.Kahramanlýk temasý evrenseldir
2.ETKÝNLÝK
Þu Destaný Odysseia
Kiþiler Þu, Ýskender …
Kiþiler: Odysseia , Kikonlar,Lotofaglar,Kirke,Kaly psoPenelope,Laertes,Antinoos
Tema: Kahramanlýk Kahramanlýk
Kiþiler bakýmýndan her iki destanda da olaðanüstü güçlere sahip kahramanlar bulunmaktadýr.
18) Mitolojik unsurlar,hayatla mücadele, dini inançlar ve musiki destan dilinin oluþmasýný saðlayan unsurlardýr.Destan dili bu ögeler üzerine kurulur.
• 19) Destan dili þiirsel bir yapýya sahiptir, doðal dil deðildir.
• Destan dili ahenklidir, doðal dil deðildir.
• Destan dilinde sanatsal iþlev vardýr, doðal dilde genelde göndergesel iþlev kullanýlýr.
• Destan dili mitolojik unusurlarý barýndýrýr, doðal dil barýndýrmaz.
• Destan dilinin coþkulu, epik bir anlatýmý vardýr, doðal dilin genelde yoktur.
• Doðal dil destan diline göre daha akýcýdýr.
• Destan dili abartýlýdýr, doðal dil daha yalýn ve sadedir.
• Doðal dildeki göstergelerin karþýlama gücü belli yere kadardýr.Fakat insanlarýn hayal dünyasý sýnýrsýz olduðu için göstergeleri belli bir noktaya kadar kullanabilir.Bu nedenle göstergeleri bir noktaya kadar kullanabilir.Destan dilinin olaðanüstülükleri karþýlamasý ancak bununla mümkün olur.
• 3.etkinlik: bknz. Hazýrlýk çalýþmasý
20) Oluþumu:
* Halký derinden etkileyecek bir olayýn yaþanmasý
* Bu olayda öne çýkan bir kahramanýn olmasý
* Toplumda derin izler býrakan olay ve kahramanýn destansý öykülerinin ozanlar tarafýndan söylenmesi ve bunun yayýl¬masý
* Güçlü bir þairin toplum içinde anlatýla anlatýla zenginleþtiril¬miþ hikâyeleri derleyerek yeniden yazmasý.
Destanlarýn bir ozan tarafýndan son hâli verilinceye kadar olan süreçte halkýn hayalleri destanlara katýlýr, zamanla destanlara yeni olaylar da eklenir. Yeni olaylarla zenginleþen destanlar, ortak bir eser haline gelir.
Tema: Bir milleti derinden etkileyen millet hayatýnda derin izler býrakan kiþi ya da olaylar
Dil-anlatým : Þiirsel ve manzum bir yapý söz konusudur.Anlatýcý her þeyden haberdar olan ilahi bakýþ açýlý anlatýcýdýr.Ahenk için genelde devrik cümle kullanýlýr.
Olaðanüstülük: Destanlardaki olay örgüsü hayal gücü ile zenginleþtirilmiþ ve olaðan üstü nitelik kazanarak gerçeklikle baðýný koparmýþtýr.
21.
• Anlatýmý sözlüdür.
• Din törenlerinde(þölen,sýðýr,yuð) doðmuþ, din dýþý törenlerde geliþmiþtir.
• Edebi ürünler manzumdur.(þiir þeklindedir)
• Edebi ürünler anonimdir, bunlara milli özellikler hakimdir.
• Yalýn bir dil kullanýlmýþtýr, dil yabancý etkilerden uzaktýr,ÖZTÜRKÇEDÝR
• Þiirde “yarým uyak, hece ölçüsü, dörtlükler” kullanýlmýþ.
• Þiir söyleyen kiþilere “ozan, kam, baksý, þaman” denilir.
• Bu dönemde “sav, sagu, koþuk, destan” nazým þekilleri görülür.
• Genellikle aþk,tabiat, kahramanlýk ve ölüm konularý iþlenmiþtir.
• 22.Bknz.hazýrlýk sorularý
SAYFA 52
4.etkinlik
Destan parçalarýndaki ortak motif “SU” motifidir. Su: Türkler arasýnda temizleyici, kötü ruhlardan ve hastalýklardan koruyucu bir unsur olarak kabul edilmiþ, ateþe baðlý olarak birçok inancýn ortaya çýkmasýna zemin hazýrlamýþtýr. Türklerin Müslüman olmalarýndan sonra da ateþle ilgili inanýþlar devam etmiþ; ateþ üzerine tükürmek, ateþi su ile söndürmek, ateþe karþý küfretmek günah kavrama dâhil edilmiþtir.
1.) Zülkarneyn’in 22 kiþiyi görerek “Bunlarda Türk alametleri var ;bunlarý görünce kimseye sormadan bunlar için “Türk manend” dedi ki manasý “Türk’e benziyorlar” demektir.Bu ad o adamlar için bugüne kadar kaldý.”Diðerleri Altýn Kan ve Þu þehrinin adý…(Metinden bulunuz)
Günümüzde de yer adlarýnýn veriliþi ile ilgili benzer anlatýmlar vardýr. Örneðin Tavþanlý ilçesinin adý: Yýldýrým Bayezýd yanýnda bulunan diðer görevlilerle birlikte Bursa’dan Kütahya’ya Germiyan Beyinin kýzýný görmeye gelirken Tavþanlý sahrasýndan geçer.O zamanlar buralarý fundalýk-çalýlýktýr.Yýldýrým Bayezýd,burada avlanýr ve tavþanlarýn bol olmasýndan dolayý da “Buranýn tavþaný çok” der.O günden bu güne burasý “Tavþanlý”olarak kalýr.
2)Her iki destanda da “su” motifi kullanýlmýþtýr.Her iki destanda da Kalaç soyunun etnik kaynaðýnýn etimolojik yönden destan yapýsý içinde yer alýr.Oðuz Kaðan Destan’ýnda daha çok olaðanüstülük vardýr.
3) Oðuz Kaðan da Hakan Þu da Türk hükümdarýdýr.Ýkisi de olaðanüstülükler gösteren bir yapýya sahiptir.Mücadeleleri þahsi deðil millidir.
SAYFA 53
DEÐERLENDÝRME
1) 1- Doðuþ (oluþum) aþamasý:
Bu aþamada milletin hayatýnda iz býrakan önemli tarihî ve sosyal olaylar, bu olaylar içinde yüceltilmiþ efsanevî kahramanlar görülür.
2- Yayýlma aþamasý:
Bu safhada, söz konusu olay ve kahramanlýklar, sözlü gelenek yoluyla yayýlýr. Böylece bölgeden bölgeye ve nesilden nesle geçer.
3- Derleme (yazýya geçirme) safhasý:
Bu safhada, sözlü gelenekte yaþayan destaný, güçlü bir þair, bir bütün halinde derleyip manzum olarak yazýya geçirir. Çoðu zaman bu destanlarýn kim tarafýndan derlendiði ve yazýya geçirildiði belli deðildir.
2) (D)
3) (D)
4) (D)
5) Bozkurt ve Ergenekon Destan’ýdýr.
6) Destan
7) (A)
-
18-05-2011, 08:16 #4
Yazar :Cevap: 10. Sýnýf Yeni Edebiyat Kitabý Cevaplarý
SAYFA 54:
HAZIRLIK:
1)Tarihimizin ve dilimizin ilk en önemli belgeleri Göktürk Yazýtlar(Orhun Kitabeleri)dir.
*Doðu Göktürklerine aittirler.
*720,732,735 yýllarýnda dikilmiþlerdir.
*Vezir Tonyukuk, Bilge Kaðan, Kültigin adýna dikilmiþlerdir.
*YollugTigin adlý bir yazara yazdýrmýþtýr.
*Öz Türkçe ile yazýlmýþtýr.
*Türk hakanlarýnýn Göktürkleri nasýl birleþtirdiklerini, devleti nasýl idare ettiklerini, gelecek kuþaklarýn ne yapmalarý gerektiðini anlatan bir nutuk (söylev)tur.
* Aslýnda birer mezar taþý olarak tasarlanmýþlardýr.
* Taþlarýn üç tarafý Göktürk alfabesiyle bir tarafý da Çince yazýlmýþtýr.
* Eserler þu an MOÐOLÝSTAN sýnýrlarý içindedir.
* 1900' lü yýllarýn baþýnda Strahlanberk tarafýndan bulunmuþ, Danimarkalý Thamson tarafýndan okunmuþlardýr.
*Çinlilere karþý baðýmsýzlýk savaþý yapan, Türk bütünlüðünü yeniden kurmak için içte ve dýþta savaþan Göktürklerin hikayesi anlatýlýr bu yazýtlarda. Bu abideler 38 harfli olan Göktürk alfabesiyle yazýlmýþtýr. Bunlardan en önemli olanlarý 3 tanedir.
1.Bilge Tonyukuk Yazýtý: Dört bakana vezirlik etmiþ olan Tonyukuk tarafýndan yazýlmýþtýr. Daha çok Çinlilerle yapýlan savaþlar anlatýlmaktadýr.
2. Kül Tiðin Yazýtý: Göktürk hakaný Bilge Kaðan'ýn kardeþi Kül Tiðin'in ölümü üzerine Bilge Kaðan tarafýndan dikilmiþtir
3. Bilge Kaðan Yazýtý: Göktürk hakaný Bilge Kaðan'ýn ölümünden sonra yazdýrýlmýþ bir abidedir. Son iki yazar daha çok dönemin olaylarýndan, törelerden ve Bilge Kaðan'ýn ulusuna dilediði iyi dileklerden söz eder.
UYGUR DÖNEMÝ YAZILI ESERLERÝ
Göktürk devletinin yýkýlmasýndan sonra kurulan uygur hanlýklarýndan kalma eserlerdir Daha çok Buddha ve Mani dininin esaslarýný anlatan metinlerdir. Bunlar turfan yöresinde yapýlan kazýlarda ortaya çýkarýlmýþtýr. Uygurlarýn kâðýda kitap basma tekniðini bildikleri anlaþýlmaktadýr. Dönemden kalma birçok hikâyenin yanýnda "kökünç" denilen bir ilkel tiyatro eserleri de vardýr. Uygurlar bu eserleri 14 harfli uygur alfabesiyle yazmýþlardýr.Altun Yaruk ve Sekiz Yükmek(yýðýn) adlý eserler Budizm'i anlatan dinsel metinlerdir.Ayrýca Irk Bitig (Fal Kitabý) ve Kalyanamkara ve Papamkara Hikâyesi (Ýyi Düþünceli Þehzade ile Kötü Düþünceli Þehzade) adlý metinler vardýr.
2)Türklerin tarih boyunca kullandýðý alfabeler
Göktürk (Orhun) alfabesi: Metinleri Orta Asya’daki Orhun Nehri kýyýsýnda bulunduðu için Göktürk veya Orhun ismi ile anýlýr. Orhun’da yerleþen Türkler tarafýndan kullanýldýðý için de Türük, Türk Alfabesi denir. Türklere mahsustur ve Esik Kurgan yazýsýna benzer. Hunlar, Göktürkler ve sathi olarak da Asya ve Avrupa’ya yayýlan Türk kavimleri, kullanmýþtýr. Bu alfabede resmin göze hitap ettiði ve ses haline geldiði açýkça görülür. Göktürk alfabesi otuz sekiz harften meydana gelir. Dördü sesli olup, sekiz sesi karþýlar, gerisi sessizdir. Ayrýca ok, ko, uk, ku, ük, kü, nç, nd, gibi heceler ayrý harflerle gösterilmiþtir. Sesli harfleri, sessizler okutur. Saðdan sola doðru yazýlýr. Tonyukuk, Kültigin ve Bilge Kaðan hatýrasýna yazýlýp, dikilen Orhun Abideleri bu alfabenin þaheser numunesidir. Bunlar ayrýca Türkçe'nin bilinen ilk yazýlý metinleridir.
Uygur alfabesi: Göktürklerden sonra Türkistan’da devlet kuran Uygurlardan adýný alýr. Uygurlar ve Türkistan’daki Türkler kullandý. On sekiz iþaretten meydana gelir. Dördü sesli, gerisi sessizdir. Harfler umumiyetle birbirine bitiþiktir, çok defa baþta, ortada ve sonda olmak üzere üç þekli vardýr. Saðdan, sola doðru yazýlýr. Sekizinci asýrdan, on ikinci asra kadar yaygýn, on beþinci asra kadar mevzii bir þekilde görülür. Bu yazýnýn kâtiplerine, bakþý, bakþýgeri veya serbahþý adlarý da verilmiþtir.
Arap alfabesi: Türklerin topluca Ýslamiyet'i kabulünden, yani 10. asýrdan sonra geniþ bir sahada bütün Türk-Ýslam devletleri tarafýndan kullanýldý. Arap Alfabesi yirmi sekiz harf olmasýna raðmen Türklerin kullandýðý Ýslam harfleri otuz bir ile otuz altý harften meydana gelir. Saðdan sola doðru yazýlan bu alfabe, bütün Türklüðü kucaklamýþ ve Türkçe'nin çeþitli lehçelerinde, pekçok kitap, kitabe yazýlmýþtýr. Muazzam ve kesintisiz abidevi eserler bu alfabe ile verildi. Türkiye, Ýslam alemi ve dünyanýn her yerindeki kütüphane ve kitapseverlerin kitaplýklarýnda Ýslam harfleriyle yazýlmýþ milyonlarca Türkçe eser mevcuttur. Dünyanýn en büyük ve muazzam arþivi, Türk - Ýslam alfabesiyle yazýlan Türkçe evraklarla doludur.
Kiril alfabesi: Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliði hudutlarý içinde yaþayan Türkler tarafýndan kullanýlmaktadýr. Kiril Alfabesi, ihtiyari olmayýp, Rus ve komünist emperyalizmin zoraki tatbikidir. Komünist idare, Türklere tek bir alfabe kullandýrmayýp, milli birliði bozmak için on sekiz Türk boyuna deðiþik iþaretli alfabe kullandýrmýþtýr. Sunî bir Slav alfabesidir. Otuz sekiz harftir. On biri sesli, gerisi sessizdir. Soldan saða doðru yazýlýr. Kullanma alaný, Rusya’daki Türkler içindir.
Latin alfabesi: Bu alfabe, 1925 yýlýnda ilk defa Azeri Türklüðü tarafýndan kullanýlmýþtýr. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasýndan sonra; 1928’de Türkiye’de kullanýlmaya baþlandý. Günümüzde, Türkiye ve Avrupa Türkleri kullanýr. Latin asýllý yirmi dokuz harften meydana gelir. Sekizi sesli, gerisi sessizdir.
Türkler; Orhun-Türk, Uygur-Sogd, Arap-Ýslam, Kiril-Slav ve Latin alfabelerinden baþka Sogd, Mani, Brahmi, Süryani, Rum, Slav vs. gibi alfabeleri de kýsmen kullanmýþlardýr.
Kaynak: Genel Türk Tarihi / dallog.com
3a) Türk adýnýn geçtiði ilk edebi metin ve þuan bilinen en eski ve ilk Türkçe metin Göktürk yazýtlarýdýr. Göktürk yazýtlarýnda; taþlar üzerine yazýlmýþ ilk Türk tarihi, Türk devlet adamlarýnýn millete hesap vermesi, milletle hesaplaþmasý, devletin ve milletin karþýlýklý vazifeleri, Türk nizamýnýn, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük vesikasý, Türk askerinin dehasýnýn, Türk askerlik sanatýnýn esaslarý, Türk feragat ve faziletinin anlatýlmasý yönünde önemli bir yeri vardýr Türk Tarihi açýsýndan.
Göktürk Yazýtlarý, Türk tarihi, toplum yaþamý, kültürel yapýsý yönünden de aydýnlatýcý bilgilerle doludur. Yazýtlar Göktürk Kaðanlýðý'nýn resmi aðýzdan yazýlmýþ bir tarihi görünümündedir. Tarihte ilk kez Türk adýyla kurulan bu devlet bozkýr devletlerinin belirgin özelliklerini taþýr. Ayný soydan gelen bütün boylarýný "il" adýyla oluþturacak yapýda merkezi otoriteye baðlanmasý, siyasal erkin hemen bütünüyle orduya dayandýrýlmasý, dolayýsýyla da iktisadi gücün bu orduyla saðlanmasý.
b)“Türklük bilincini oluþturmak ve Türk birliðini saðlamak.” Kendinden önceki Kaðanlar gibi Bilge Kaðan''da, Orta Asya''da Türk birliðini gerçekleþtirmeyi siyasal amacý olarak her þeyin üstünde tutmuþtur. Ulusuna geçmiþ dönemin daðýnýklýðýný, baþka uluslarýn buyruðu alanýnda geçirilen yýllarýn acýlýðýný verirken çözümü de göstermektedir: “Bilgili ve cesur Kaðanlarýn çevresinde ulus toplanmak ve töreyi kurmak. Bir askerlik ve siyaset tarihinden çok farklý olmayan yazýtlarda, “il” e. Ulusal bilince ve ulusal birliðe verilen önemin her biçimde ön planda tutulmasý boþuna deðildir. Var olanýn temel koþulu budur. “Zamaný Tanrý yaþar. Ýnsanoðlu hep ölümlü doðmuþtur.” Ama “il” sonsuza dek yaþayacaktýr…Ýl tutacak yer, Ötüken ormaný imiþ. Ötüken ormanýnda daha iyisi hiç yokmuþ…
4) Yazýlý edebiyat, Türkler arasýnda yazýnýn kullanýldýðý devirlerde baþlayan bir edebiyattýr. Eldeki en eski ürünler 5. ve 6.yüzyýllarda yazýldýðý tahmin edilen Yenisey Kýrgýzlarýna ait balbal adý verilen mezar taþlarýdýr. Ancak bu yazýtlar, adlar ve birkaç sözcükten oluþan Türkçe sözlerden ibarettir. Bu yazýtlardaki alfabe daha sonraki dönemlerde kullanýlan Göktürk alfabesine göre ilkel bir nitelik taþýr.Bu yazýtlar çok tahrip olduðu ve okunamadýðý için edebi bir belge niteliði taþýmazlar...
Bu sözle sözün söylenince unutulup gittiði, yazýnýn ise asýrlar sonrasýna taþýnabileceði gerçeði vardýr.Yani "söz uçar, yazý kalýr." da diyebiliriz.
SAYFA 57:
Döneme özgü özellikler:
Kaðanýn "kut"lu olduðu inancý(Tanrý gibi gökte olmuþ Türk Bilge Kaðan...)
Gök Tanrý inancý( inanç sistemi)
Devlet idaresindeki birtakým unsurlarþadpýt, tarkat, buyruk beyleri...)
Ordunun sevk edilmesi, düzenlenen askeri seferler
Dönemin yer adlarýÖtüken,Þantung Ovasý,Demir Kapý,Ýnci Nehri,Tibet)
Çinlilerle anlaþmalar yapýldýðý (siyasi zihniyet)
Çinlilerle ipek,altýn , gümüþ ticareti yapýldýðý (ekonomik zihniyet
Çinlilerin Türklere yaptýðý hileler, entrikalar...(siyasi iliþkiler)
Kýsa cümlelerin kullanýlmasý, dilin ÖzTürkçe olmasý,anlatýmda aliterasyonlar görülmesi,bir söylev niteliðinde olmasý edebi zevki yansýtmaktadýr.
1.ETKÝNLÝK:
a) Orhun Yazýtlarý, Moðolistan'ýn kuzeyinde, Baykal gölünün gü*neyinde, Orhun ýrmaðý vadisindeki Koþo Saydam gölü yakýnla*rýndadýr. Bu yazýtlardan Kül Tigin ve Bilge Kaðan Anýtlarý, Koçho Tsaydam bölgesindeki Orhun Irmaðý civarýnda; Bilge Ton-yukuk Anýtlarý ise, Kül Tigin ve Bilge Kaðan yazýtlarýndan yakla*þýk 360 km uzakta, Tola Irmaðý'nýn yukarý yataðýndaki Bayn Tsokto bölgesindedir.
Göktürk alfabesi otuz sekiz harften meydana gelir. Dördü sesli olup, sekiz sesi karþýlar, gerisi sessizdir. Ayrýca ok, ko, uk, ku, ük, kü, nç, nd, gibi heceler ayrý harflerle gösterilmiþtir. Sesli harfleri, sessizler okutur. Saðdan sola doðru yazýlýr.
b) Türk adýnýn ilk geçtiði ve yazýlý ilk edebi belgelerimiz olduðu için...
c)Türk tarihi hakkýnda bilgi veren bu anýtlar, Türkler tarafýndan yazýlmýþ ilk belgelerdir.
Türk adýnýn geçtiði ilk Türkçe metin özelliðini taþýrlar.
Yazýtlarda, Türk adý ilk olarak bir milleti ifade etmek üzere kullanýlmýþtýr.
Türk dili ve edebiyatýnýn en eski örneðidir.
Türk yazýsýnýn en eski alfabesiyle yazýlmýþtýr.
Orta Asya kültürünün en açýk olarak ifade edildiði belge özelliðini taþýrlar.
Yazýtlarda, Türklerin tarihlerinin araþtýrýlmasýna imkan veren, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatlarýyla ilgili bilgiler bulunmaktadýr.
Yazýtlar, sadece mezar taþlarý olmayýp, bütün Türk boylarýna seslenen siyasî bir beyanname karakterini taþýmaktadýr.
3) Metnin temel düþüncesi Bilge Kaðan'ýn milletine nutuk tarzýnda öðütleridir.Metnin içeriði de bu düþünceye paralel olarak söylev tarzýnda þekillenmektedir.
4) tengri>Tanrý
teg > gibi
tengride > gökte
olmýþ > olmuþ
kagan > kaðan (g>ð deðiþimi)
ödke > zamanda (artýk kullanýlmýyor)
olurtum > oturdum (ses deðiþikliðine uðramýþ)
sabýmýn > sözümün (artýk kullanýlmýyor)
tüketi > tamamýyla ( artýk kullanýlmýyor)
eþidgil> iþit ( e>i deðiþimi d>t deðiþimi ,-gil eki de emir kipi þeklinde kullanýlmýyor)
ulayu > bilhassa (kullanýmdan düþmüþ
ini > küçük (kullanýmda düþmüþ)
yiünüm> þeklini almýþ
oðlaným> oðlum þeklini almýþ
biriki>bütün (kullanýlmýyor)
oguþum > soyum (kullanýmdan düþmüþ)
budun>millet ( kullanýlmýyor)
biriye>güneydeki
begler> beyler ( g>y deðiþimiyle günümüze ulaþmýþ
Bazý sözcüklerin günümüzde kullanýlmadýðý bazýlarýnýn da ses deðiþikliðine uðrayarak günümüze kadar geldiðini görüyoruz.
5) Bengü taþ; ebedî, sonsuz taþ demektir. Özellikle ka*ðanlarýn ve devletin ileri gelenlerinin ölümünden sonra, onlar adýna bir anýt yaptýrmak, Göktürklerde bir gelenek hâlini almýþ*týr. Diktirilen taþlar üzerine kaðanlar istediklerini yazmýþ, bütün milletin ona göre davranmasýný istemiþlerdir. Bu sözlerin taþlar üzerinde ebedî olarak kalacaðýný ve Türk milletinin sonsuza ka*dar bunlardan ders alacaðýný düþündükleri için diktirdikleri taþ*lara "bengü taþ" adýný vermiþlerdir. Göktürklerden sonra Uy*gurlar bu geleneði devam ettirmiþlerdir.
2.ETKÝNLÝK:Okuduðumuz metinde Bilge Kaðan sözünün herkes tarafýndan tamamen iþitilmesini isteyerek söze baþlamýþ, daha sonra yaptýðý seferlerden bahsetmiþtir.Milletine seslenerek Ötüken ormanýnda oturmalarý halinde güvende olacaklarýný Çinlilerin yaptýklarý hileleri ve bu hilelere daha önce inananlarýn ne hale geldiklerini, hakimiyetlerini nasýl kaybettiklerini bu yüzden de ancak birlik olarak ve beraber yaþayarak güvende olacaklarýný belirtmiþtir.
-
18-05-2011, 08:16 #5
Yazar :Cevap: 10. Sýnýf Yeni Edebiyat Kitabý Cevaplarý
SAYFA 61:
6)"Bir gün Mihrace halka dað, ýrmak, göl ve aðaç tanrýlarýna dua etmelerini ve kurban sunmalarýný emretti."
"Sudaki þeytanlar vurup gemiyi sulara gömerler."
"Eðer Burkan talihini bulursanýz beni de unutmayýnýz, sizin talihinizle biz de bu günahkar bedenden kurtulalým."
"O zaman kötü düþünceli Þehzade'nin gönlüne þeytan düþüncesi geldi"
"Bunun üzerine Burkan (Buda)..." gibi söz ve ifadeler Uygurlarýn dini inançlarýný yansýtmaktadýr.Bu ifadeler metnin dini içerikli olduðunu gösteriyor.
7. Uygur dönemi metinlerin genel özellikleri:
Daha çok Buddha ve Mani dininin esaslarýný anlatan metinlerdir.
Bunlar Turfan yöresinde yapýlan kazýlarda ortaya çýkarýlmýþtýr.
Uygurlarýn kaðýda kitap basma tekniðini bildikleri anlaþýlmaktadýr.
Dönemden kalma birçok hikayenin yanýnda “kökünç” denilen bir tür ilkel tiyatro eserleri de vardýr
Uygurlar bu eserleri 14 harfli Uygur alfabesiyle yazmýþlardýr.Her iki metin de dönemin zihniyetini yansýtýr.
3.ETKÝNLÝK:
1.metin söylev(nutuk) niteliðindedir, 2. metinde böyle bir özellik yoktur.
1.metinde GökTanrý inancý vardýr, 2.metin Budizm'in öðretileri vardýr.
1.metin daha çok sosyal, siyasi içeriðe sahiptir, 2.metin dinsel içeriðe sahiptir.
Kültür bir milletin sahip olduðu maddi ve manevi bütün ögeleri ifade eder.Edebiyat dille gerçekleþtirilen bir etkinlik olarak kültürün içinde yer alýr.Gerçekte kültürün temelini "dil" oluþturur.Biliyoruz ki dil, birçok kültür deðerinin yaratýcýsý olduðu gibi bunlarýn çoðunun da taþýyýcýsýdýr.Yüksek kültür deðerleri arasýnda yer alan edebi eserler de doðrudan dile dayanýr.Peki kültür ile edebiyat arasýnda nasýl bað vardýr, aradaki iliþkiyi þöyle deðerlendirebiliriz.Kültür edebiyata ayrý bir derinlik kazandýrýr, edebiyat da kültüre canlýlýk katar, onu zenginleþtirir.Kültür ve edebiyat arasýndaki bu etkileþim de dil vasýtasýyla olur.Az önce sanat eserleri yüksek kültür deðerleridir dedik,örneðin Göktürk Yazýtlarý.Edebiyatýmýzýn bu ilk þaheseri ayný zamanda Türk hitabet sanatýnýn eriþilmez bir örneðidir.Hükümdarane bir üslup ve ihtiþamlý bir hitap tarzýdýr.Bilge Kaðan'ýn milletine seslenirken "Dokuz Oðuz Beyleri, milleti!Bu sözümü iyice iþit, adam akýllý dinle!Doðudan gün doðusuna, güneyde gün ortasýna batýda gün batýsýna kuzeyde gece ortasýna kadar onun içindeki millet hep bana tabidir.""Türk milleti Ötüken ormanýnda oturursan ebediyen il tutarak oturacaksýn." gibi ifadeleri Göktürk Yazýtlarý'ndaki eþsiz hitabet sanatýnýn örneklerinden sadece birkaçýdýr.Bilge Kaðan'ýn bu sözleri çaðlarý aþan bir kimliðe sahiptir.Onun milletine verdiði öðütler bugün de geçerliliðini korumaktadýr.Baþka devletlerin hilelerine aldanmanýn ne hazin sonuçlar getirdiði bir gerçektir.Ýþte tarih bilinci kuþaktan kuþaða aktarýlan bu gibi kültür deðerleriyle oluþur.Yüksek kültüre de ancak Göktürk Yazýtlarý gibi edebiyat eserleriyle ulaþýlabilir.
SAYFA 62:
8)Türklerin ilk yurdu Orta Asya'dýr.
Çok geniþ bir bölge olan Orta Asya; doðuda Kingan daðlarý, ba*týda Hazar denizi, kuzeyde Altay daðlarý ve Baykal gölü, güneyde Hindikuþ ve Karanlýk daðlarýyla çevrilidir
Orta Asya Türklerinin yaþamlarýnýn her alanýna etki eden Bozkýr kültürü ve yarý göçebe yaþam tar*zý, özellikle sosyal yapýyý þekillendirmiþtir.
Yaþa*dýklarý coðrafyanýn zor þartlarý karþýsýnda ayakta kalabilmek için Türk topluluklarý, teþkilatçý bir karakter kazanmýþlardýr.
Hem siyasi hem de sosyal hayatýn teþkilatlý düzeni, Türklerin tarih boyunca pek çok devlet kurmalarýnýn temel sebe*bidir.
Geniþ bozkýrlarýn ortasýnda her an saldýrýya açýk, savunmasýz bir coðrafyada yaþayan Türkler, mü*cadeleci ve savaþçý bir karakter kazanmýþlardýr. Ýpek Yolu, Türklerin yaþadýðý coðrafyanýn en önemli ekonomik kaynaðýdýr.
Çin'den baþlayarak, Orta Asya'yý geçen Anadolu'ya hatta Avrupa'ya ulaþan bu ticaret yolu, Türk-Çin savaþlarýnýn da temel sebebidir.
Bu yola hakim olan devletin zenginliðe kavuþtuðu düþünülürse, verilen mücadeleler daha kolay anlaþýlýr. Göktürkler döneminde Çin sýnýrýnda ortak pazar þehirleri kurulmuþ; canlý bir ticaret ortamý oluþturulmuþtur. Bu dönemde Türkler daha çok hayvan ve hayvansal ürünler satmýþ, tarýmsal gýdalar almýþlardýr.Yerleþik yaþama geçen Uygurlar döneminde tica*ret büyük geliþme göstermiþtir.
9) Sözlü dönemde de yazýlý edebiyata ait ilk örneklerde de arý bir dil kullanýlmýþtýr.Sözlü edebiyat döneminde daha çok ölüm, tabiat,aþk ayrýlýk gibi temalar üzerinde durulmuþ;yazýlý edebiyata ait ilk örneklerde ise daha çok sosyal, siyasi,idari konular ve dini içerik (uygur metinleri) vardýr.
SAYFA 64:
Göktürk Yazýtlarý:
Metnin yazýldýðý þartlar..."Daðýlan Göktürkleri Bilge Kaðan ve kardeþi Kül Tigin tarafýndan bir araya getiriliþi ve Göktürk devletinin yeniden kuruluðu zamanki þartlar"
Tema: Türk ulusunun benliðini unutmamasý ve birlik olmasý gerektiði
Hitabet özellikleri: Yer yer gerçekçi tarih dili; yer yer eleþtiri cümleleri yer yer güçlü bir söylev dili kullanýlmýþtýr."
Tarihi ve kültürel önem: Türk yazý dilinin ilk edebi örnekleri olmasý
Yazýlýþ amacý:Türk ulusunun benliðini unutmamasý ve birlik olmasý, düþmanýn tatlý sözüne, hediyelerine kanmamasý gerektiðini vurgulamak ve öðüt vermek için yazýlmýþtýr.
Metin yazarýnýn özellikleri: Milletini seven,koruyan kiþisel çýkarlarý doðrultusunda hareket etmeyen,milleti için çalýþmaktan býkmayan, hesap vermekten çekinmeyen, lider özelliklerine sahip...
Metnin hitap ettiði kitle:Türk milleti
ONUNCU YIL NUTKU:
Metnin yazýldýðý þartlar: Cumhuriyet'in Kuruluþunun 10. Yýldönümü nedeniyle Kurtuluþ Savaþý'nýn hesabýný veren, bir diðer deyiþle ulusal mücadelenin kimlere karþý, niçin ve nasýl verildiðini anlatan, hem de bu mücadelenin Cumhuriyet kurulduktan sonraki safhasýnda yapýlmasý gerekenler ve yapýlacak olanlar...
Tema:" Milletimizin tehlikelere karþý uyanýk olmasý"
Hitabet özellikleri: Güçlü bir söylev dili...
Metin yazarýnýn özellikleri:Milletini seven,koruyan kiþisel çýkarlarý doðrultusunda hareket etmeyen,milleti için çalýþmaktan býkmayan, hesap vermekten çekinmeyen, lider özelliklerine sahip...
Metnin hitap ettiði kitle: TBMM üyelerinin þahsýnda Türk Milleti...
6.ETKÝNLÝK:Her ikisinde de hitabetin özellikleri görülmektedir.Ýkisi de tarihi ve kültürel önemleri bakýmýndan son derece deðerlidir.Nutuk Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün Türk milletinin yeniden var olma savaþýný; Göktürk Yazýtlarý ise Türk dilinin ilk edebi örneði olmasý dolayýsýyla eþsiz bir deðere sahiptir.
2. "Yurttaþlarým!Büyük Türk Milleti!Türk Milleti!Kutlu olsun! Ne Mutlu Türk'üm Diyene!"
3. Çinlilerin tatlý sözlerine , ipek kumaþýna aldanmamayý,Güneye Çogay Ormanýna Tögüldün Ovasý'na gidilmemesi,Ötüken Ormanýnda oturmalarý halinde güvende olacaklarý,milletin incitilmemesi, zahmet çektirilmemesi, beslenmesi gibi uyarý ve öðütler verilmektedir.
7.ETKÝNLÝK:
Göktürk Yazýtlarýný (Orhun , Âbideleri), yazýlý edebiyatýmýzýn ilk ve muhteþem örneðidir. Modern Türkçemizin tüm kurallarý, günümüzün bir çok sözcüðü, doðal ve olgun bir söyleyiþle, sanki bugünün yapýtlarýymýþ gibi karþýmýzdadýr.
Bu yazýtlar, bu yönleriyle Türk tarihine ýþýk tutan önemli belgelerdir. Göktürk Yazýtlarý, bir hakanýn, halkýna hesap vermesi, halkýn devlete, millete karþý görevlerinin hatýrlatýlmasý, düþmanýn hilelerine nasýl karþýlýk verileceðinden söz edilmesi ve Türklerin yüksek ahlak ve seciyesinin anlatýlmasý açýsýndan önemlidir.
Bu anýtlar Türk adýnýn, Türk milletinin isminin geçtiði ilk Türkçe metindir. Türk tarihinin taþlar üzerine yazýlmýþ ilk belgesidir.
Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün yazýlý belgesidir.
Türk hitabet sanatýnýn eriþilmez bir þaheseridir. Hükümdârâne eda ve ihtiþamlý bir hitap tarzýnýn yazýlý örneðidir. Yalýn ve keskin üslubun þaþýrtýcý örnekleridir. Türk dilinin kaynaðý, Türk yazý dilinin baþlangýcýnýn bilinmeyen dönemlere kadar gittiðinin delilidir.
Eski Türkçeyi gerek Göktürk, gerekse Uygur Türklerinin býraktýðý eserlerden takip ettiðimiz için de bu yazýtlar, ayrý bir öneme sahiptir...
SAYFA 65:
DEÐERLENDÝRME:
1) bknz: 7.etkinlik
2) (D)
3) (Y)
4) (D)
5) Göktürk alfabesidir.
6) Budizm ve Maniheizm
7) (C)
8) (E)
SAYFA 66:
1) Göçebe hayatýn izleri, avcýlýk ve hayvancýlýkla uðraþmalarý, Gök Tanrý, Maniheizm ve Budizm dinleri, yuð,sýðýr,þölen törenleri eski Türk þiirlerine yansýmýþtýr, yani bu þiir örnekleri dönemin zihniyetini yansýtýr.
2) (D)
3) (D)
4) (D)
5) koþuk
6) sagu
7) (E)
8) (E)
9) (C)
10) ( D)
SAYFA 67
11) (D)
12) (A)
3.ÜNÝTE
11.VE 12.YÜZYILLARDA ÝSLAMÝYET
HAZIRLIK
A-B) 11.- 12. Yüzyýl Tarihi, Siyasi ve Sosyal Yapý:
Türkler, 8. yy’dan itibaren Müslümanlýðýn etkisinde kalarak yeni dini kabul etmeye baþlamýþlardýr. Müslümanlýðý önce doðudaki Maveraünnehir yöresinde yerleþmiþ bulunan Türkler arasýnda yayýlmasý 10.yüzyýlda gerçekleþmiþtir.9. yy’ýn ortalarýnda kurulan Samanoðullarý Devleti halkýnýn çoðunun Türk olduðunu ancak resmi dil olarak Arapça ve Farsça’yý kullandýklarýný biliyoruz. Nitekim, 10. yy.’ýn ortalarýnda kurularak 12. yy.’uýn sonlarýna kadar egemenliðini sürdürmüþ olan Gazneliler de sarayýn ve ordunun kullandýðý dil Türkçe olmakla birlikte resmi dil gene Arapçadýr.
Daha 8. yy.’ýn sonlarýnda Fergana, Kaþgar, Aksu yörelerinde devlet kuran Karahanlýlar 10. yy.’ýn ilk yarýsýnda hükümdarlarý Satuk Buðra Han’ýn Müslümanlýðý kabul etmesi üzerine Müslüman olarak ilk Müslüman Türk Devletini kurarlar. Böylece 8. yy.’dan itibaren Müslüman olmaya baþlayan Türkler’in yaþadýðý Maveraünnehr, Horasan, Kaþgar yöresi 4 yüzyýl süren bir dönem içerisinde Müslüman olmuþtur. Müslüman olan Türklerin ibadet için Kuran okumalarý gerekiyordu. Böylece Türkler, Müslüman diðer milletler gibi Arap yazýsýný kullanmaya baþladýlar. Müslüman olan Türklerin yavaþ yavaþ Ýslam kültürüne girmesinde Araplardan çok Ýranlýlarýn etkisi olmuþtur. Baþka bir deðiþle Ýslam kültürü, dünya görüþü ve bunlarýn ürünü olan ortak Ýslam edebiyatýnýn iç ve dýþ yapýsýný oluþturan ögeler Ýranlýlarýn aracýlýðýyla Türk edebiyatýna girmiþtir.
C) islamiyetin kabulü ile Türk toplumunda görülen kültürel deðiþimler
Türk Ýslam Toplumlarýnda, kültürel hayat, islam kültür çevresinin etkisi altýnda geliþti. Türklerin bu çevreye girmeleri onlarýn her alanda ilerlemesine ve yükselmesine sebep oldu. Türk düþüncesi, bir yandan tarihi geliþimini devam ettirirken diðer yandan Ýslam düþüncesi ve felsefesiyle bütünleþti. Bu toplumlarýn hayat tarzlarýnda islamýn yüce ve ebedi ilkelerine, esaslarýna ve kurallarýna uyum saðlayacak deðiþmeler meydana geldi. Hukuk düzenleri "Þerri" esaslara ve "Törelere" göre yeniden kuruldu, düzenlendi. Arap ve Fars dil ve kültürlerinin baskýsýna raðmen, Türk dili korundu. Karamanoðullarýnýn baþlattýklarý resmi dilin Türkçe olmasý hareketi, bazý olumsuz dönemler dýþýnda devam etti. Ýslamýn koruyuculuðunu üstlenen Türkler, Türk tasavvuf düþünce ve eylemleriyle müslümanlýðýn çaðlar boyu geliþmesini ve yönlendiriciliðini saðladýlar. Anadolu Türk toplumu oluþturduðu kültür çevresinde, manevi ve maddi kültür hayatýný sürekli þekilde güçlendirdi. Kurduðu imparatorluklar o çaðlarýn siyasette, sosyal düzen ve sosyal adalette, iktisadi alanda, özellikle bilimde, eðitim ve öðretimde, hukuk hayatýnda, en medeni ve en ileri devletleri oldular. Osmanlý imparatorluðu kuruluþundan baþlayarak, tarihi varlýk alanýndan çekiliþine kadar altý yüz yýl boyunca Ýslam Dünyasýnýn, Türk Ýslam kültür çevresinin tek temsilcisi oldu. Bir dünya devleti niteliðini koruyarak, kültür hayatýný inançlarda, adalette, dilde, musikide, sanat ve estetikte, mimaride, folklorda, eðitim ve öðretimde, sosyal iliþkilerde, diplomasi de özenle güçlendirdi. Ýnsanlýk tarihine sayýsýz örnekler verdi. Kültür varlýðýmýzýn zenginleþmesini saðladý.
Ç) islamiyetin kabulü ile dil alanýnda gerçekleþen yenilikler
Ýlk Müslüman Türk devleti olan Karahanlýlardan itibaren Türkler "Arap" Alfabesini kullanmaya baþladýlar.1928'e kadar bu durum sürdü.Alfabe deðiþse de konuþma dili Türkçe olarak kaldý.Ýslamiyet'in kabulüyle Arapça ve Farsça'dan birçok sözcük ve kavram dilimize girmeye baþladý.Özellikle ibadetle ilgili kavramlar Farsça'dan geçmiþtir.
Zihinsel yapýmýzda yer alan temel inançlar hayatýmýza yön veren, duygu, dünce, davranýþ ve fizyolojimizi etkileyen en önemli mekanizmalardýr.Ýnsan, biyo-kültürel ve sosyal bir varlýktýr.Ýnancýn yaný sýra kültürel koþullar içinde sosyal iliþkiler, hem toplumun, hem kültürün hem de bireyin yapýsýný etkiler. Bireyin tüm yaþamý çevresine uyum saðlama çabasý içinde geçer. Bu uyum çabasý doðumdan baþlayarak ölüme kadar süren bir geliþim göstermektedir.
SAYFA 70
1) Metinlerdeki ortak kelimeler "kök (mavi)", Öd (zaman) ve yaðýz(1.ve 3.metinde) sözcükleridir.
2)Metinlerdeki din ve inançla ilgili kelime ve gruplarý:
"Tanrý gibi gökte oturmuþ" , Türk Tanrýsý, Türk kutsal yeri, Zamaný Tanrý yaþar, nirvana, bulut gibi kulluk ile tapýnýrým, burkan (Türklerin, Buda dinine ve buda'ya verdikleri ad. )" yarattý, "ol dedi" Tanrýnýn buyruklarý , ibadet, cehennem..." gibi söz ve söz gruplarýdýr...Din deðiþimi ile birlikte yeni sözcük ve kavramlar dilimize girmiþtir.
ANLAMA VE YORUMLAMA
Göktürk Abideleri Göktürk alfabesiyle
Uygur Dönemi metinleri Uygur alfabesiyle
Kutadgu Bilig ise Arap alfabesiyle yazýlmýþtýr.
Müslüman olan Türklerin ibadet etmeleri için Kuran-ý Kerim'i okumalarý gerekiyordu.Böylece Arap alfabesini kullanmaya baþladýlar.
Sayfa 71
2) Ýslamiyet öncesi ve sonrasý Türk edebiyatýnda aradan uzun yýllar geçse de dil, biçim ve içerik bakýmýndan süreklilik ve benzerlikler görülmektedir.Ýslamiyet'ten görülen bazý geleneklerin Ýslamiyet sonrasý edebi eserlere de yansýdýðýný görmekteyiz.Göktürk Kitabelerinde kullanýlan bazý sözcüklerin bugünkü dilde de yaþadýðý görülmektedir.
3) Her üç metinde de dini inançlarýn edebi eserlere yansýmýþtýr.Ýslamiyet öncesindeki bazý geleneklerin(sagu yazma geleneði gibi) Ýslamiyet sonrasýndaki Türk edebiyatýnda da iþlendiðini,
bazý temalarýn her iki dönem metinlerinde de kullanýldýðu görüyoruz.
DEÐERLENDÝRME
1) Ýslamiyetle birlikte Arap ve Fars edebiyatýndan alýnan nazým biçimleri kullanýlmaya baþlandý.(gazel,kaside, mesnevi)
2) Hece ölçüsünün yanýnda aruz ölçüsü de kullanýlmaya baþlandý.
3) Dile Arap ve Fars edebiyatýndan birçok kelime ve kavram girdi.
4) Geçiþ dönemi (11.ve 12.yy) eserlerinde toplum hayatýný þekillendirme ve yönlendirme dini öðretme amacý esas alýnmýþtýr.
5)Beyit nazým birimi kullanýlmaya baþlandý.
6)Türk tasavvuf edebiyatý oluþtu.
7) Ýslam diniyle ilgili kelime ve kavramlar edebi metinlere girdi.(ibadet, Rab, cehennem, yaratmak, buyruk,sahabe, peygamber vb...)
2) (D)
3) (D)
4) hakaniye
5) Arap
6) (E) kesin cevaptýr...Divanü Lügati't Türk manzum deðil mensurdur...
SAYFA 72-78
ÝSLAMÝ DÖNEMDE ÝLK DÝL VE EDEBÝYAT ÜRÜNLERÝ (11-12.YÜZYIL)
HAZIRLIK:
Sayfa 72:
Hakaniye(Karahanlý) Türkçesi:
Hakaniye Lehçesi Karahanlý Türkçesine veya Türkçe'nin Karahanlý dönemine verilen isimdir.11.ve 12.yüzyýllarda Doðu ve Batý Türkistan'da kullanýlmýþ ilk Ýslami Türk Orta Asya edebi dili olarak anýlýr.
Karahanlý Türkçe eserler
Her ne kadar Gaznelilerle Selçuk Oðullarý Türkçe'ye büyük bir önem vermiyerek Farsça'ya daha düþkünlük göstermiþlerse de öbür Türkler ve Türk büyükleri ulusal dile deðer vermiþler ve sayýlarý yirmibiri bulan eserler býrakmýþlardýr. Bunlardan elimize ulaþan en önemli ve deðerlileri;
Karahanlý Devleti zamanýnda ilk defa Hakaniye Türkçesi ile yazýlmýþ olan Yusuf Has Hacip (Yūsuf Khāss Hājib)'in yazdýðý ünlü Kutadgu Bilig ismindeki eseri ile ayný yüzyýlda yazýlmýþ bulunan Kaþgarlý Mahmut'un ünlü eseri Divân-ý Lügati't-Türk'tür. Ýbn Muhannā'nýn bahsettiði dört, Ebu Hayyan (Abū Mūsā Ǧābir ibn Ḥayyān)'nýn bahsettiði Bilik ismindeki bir eser ve diðerleri günümüze kadar ne yazýkki bulunamamýþtýr. Karahanlýlar dönemde Çuçu isminde de bir Türk þairi yetiþmiþtir.
Daha ayrýntýlý bilgi için linke týklayýnýz Hakaniye Türkçesi
* 11.- 12. Yüzyýl Tarihi, Siyasi ve Sosyal Yapý:
Türkler, 8. yy’dan itibaren Müslümanlýðýn etkisinde kalarak yeni dini kabul etmeye baþlamýþlardýr. Müslümanlýðý önce doðudaki Maveraünnehir yöresinde yerleþmiþ bulunan Türkler arasýnda yayýlmasý 10.yüzyýlda gerçekleþmiþtir.9. yy’ýn ortalarýnda kurulan Samanoðullarý Devleti halkýnýn çoðunun Türk olduðunu ancak resmi dil olarak Arapça ve Farsça’yý kullandýklarýný biliyoruz. Nitekim, 10. yy.’ýn ortalarýnda kurularak 12. yy.’uýn sonlarýna kadar egemenliðini sürdürmüþ olan Gazneliler de sarayýn ve ordunun kullandýðý dil Türkçe olmakla birlikte resmi dil gene Arapçadýr. Daha 8. yy.’ýn sonlarýnda Fergana, Kaþgar, Aksu yörelerinde devlet kuran Karahanlýlar 10. yy.’ýn ilk yarýsýnda hükümdarlarý Satuk Buðra Han’ýn Müslümanlýðý kabul etmesi üzerine Müslüman olarak ilk Müslüman Türk Devletini kurarlar. Böylece 8. yy.’dan itibaren Müslüman olmaya baþlayan Türkler’in yaþadýðý Maveraünnehr, Horasan, Kaþgar yöresi 4 yüzyýl süren bir dönem içerisinde Müslüman olmuþtur. Müslüman olan Türklerin ibadet için Kuran okumalarý gerekiyordu. Böylece Türkler, Müslüman diðer milletler gibi Arap yazýsýný kullanmaya baþladýlar. Müslüman olan Türklerin yavaþ yavaþ Ýslam kültürüne girmesinde Araplardan çok Ýranlýlarýn etkisi olmuþtur. Baþka bir deðiþle Ýslam kültürü, dünya görüþü ve bunlarýn ürünü olan ortak Ýslam edebiyatýnýn iç ve dýþ yapýsýný oluþturan ögeler Ýranlýlarýn aracýlýðýyla Türk edebiyatýna girmiþtir.
11.ve 12.yüzyýllarda Türklerin tarihi, siyasi ve sosyal yapýsý
* ÝLK ÝSLAMÝ ESERLERÝMÝZ
KUTADGU BÝLÝG: (1069-1070) 11. yy.de Yusuf Has Hacip tarafýndan yazýlmýþtýr. Eserin adý “Mutluluk Veren Bilgi” anlamýna gelmektedir. Ýdeal bir devlet yönetiminin nasýl olmasý gerektiðini birtakým sembollerle anlatan manzum ve didaktik bir eserdir. Türk Edebiyatý’nda aruz ölçüsü, beyit nazým birimi ve mesnevi nazým biçimi ilk kez bu eserde kullanýlmýþtýr. Edebiyatýmýzdaki ilk alegorik eserdir. Beyit ve dörtlüklerden oluþmuþtur. Hakaniye Türkçe’siyle yazýlmýþtýr. (6645 beyit, 173 dörtlükten oluþur.- Firdevsi’nin “Þehname”sinden etkilenilmiþ.)
· DÝVAN-I LÜGAT’ÝT TÜRK: (1072) 11. yy.de Kaþgarlý Mahmut tarafýndan yazýlmýþ ilk sözlüðümüzdür. Eserin adý “Türk Dilinin Toplu Sözlüðü” anlamýna gelmektedir. Araplara Türkçeyi öðretmek ve Türkçenin Arapça kadar güçlü, zengin bir dil olduðunu kanýtlamak amacýyla yazýlmýþtýr. Türkçe sözcükler Arapça karþýlýklarýyla tanýmlanmýþ ve tanýmlanan sözcük bir þiir ya da atasözünde kullanýlmýþtýr. Eserde Ýslâmiyet öncesi Türk Edebiyatý’nýn örnekleri (sav, sagu, koþuk, destan) ve Türk dilleri hakkýnda önemli bilgiler veriliyor; ayrýca ilk Türk dünya haritasý vardýr.
* Ýlk Türkçe sözlük
* Ýlk Türkçe dilbilgisi kitabý
* Zengin bir edebiyat seçkisi (antoloji)
* Ýlk ansiklopedimiz
* Edebiyat, folklor, tarih, toplumbilim, dil alanýnda kaynak kitaptýr.
ATABET’ÜL HAKAYIK: 12. yy.de Edip Ahmet Yükneki tarafýndan yazýlan bu eserin adý “Gerçeklerin Eþiði” anlamýna gelir. Hakaniye Türkçesiyle yazýlmýþtýr. Eserde bilgi, iyilik, din, ahlak gibi kavramlarýn övgüsü yapýlmaktadýr. Din ve ahlak konusu didaktik olarak iþlenmiþtir. Bu manzum eser dörtlük ve beyitlerden oluþmaktadýr. Ölçüsü aruzdur. (Firdevsi’nin “Þehname”sinden etkilenilmiþ.)
DÝVAN- HÝKMET: Tasavvufi halk edebiyatýnýn ilk örneði olan bu eser 12. yy.de Ahmet Yesevi tarafýndan yazýlmýþtýr. Önce sözlü gelenekte oluþmuþ sonra yazýya geçirilmiþtir. Eser halk diliyle, dörtlüklerle ve hece ölçüsüyle yazýlmýþtýr. Hakaniye Türkçesiyle yazýlan bu eserde Yesevilik tarikatýnýn öðretisi yapýlmaktadýr. 13.yy.den baþlayarak Anadolu’da geliþen Tekke Edebiyatý’na özellikle Yunus Emre’ye Ahmet Yesevi’nin etkisi büyüktür.
* AHMET YESEVÝ:(?-1166) (kýsa ve öz)
*12.yüzyýlda yaþamýþtýr.
*Dini-tasavvufi halk þiiri onunla baþlamýþtýr.
*Ýlk mutasavvýf olarak "yesevi" tarikatýný kurmuþtur.
*Eserlerini didaktik tarzda yazmýþtýr.
*"Hikmet" (bilgece söz) tarzý þiir geleneðini baþlatmýþtýr.
* MESNEVÝ:
* Bugünkü hikaye ve romanýn, sözlü edebiyat dönemindeki destanýn divan edebiyatýndaki karþýlýðýdýr.
* Divan edebiyatýnýn en uzun nazým þeklidir.
* Beyit sayýsý sýnýrsýzdýr.
* Savaþ, aþk, din, ahlak, menkýbeler… gibi birçok konu iþlenir.
* Her beyiti kendi arasýnda kafiyelenir : (aa/bb/cc/dd/ee/ff...)
* Divan þiirinde bir þairin beþ mesnevisine “hamse” denir.
( Fuzuli, Ali Þir Nevai hamse sahibidir)
* En tanýnmýþ mesnevilerimiz:
Aþk konulu > Leyla vü Mecnun ( Fuzuli),
Hüsn ü Aþk (Þeyh Galip)
Mizahi > Harname ( Þeyhi)
Bir þehri anlatan > Þehrengiz ( Taþlýcalý Yahya)
Dini ve Tasavvufi > Mevlit ( Süleyman Çelebi)
Ahlaki ve Öðretici > Hayriye ( Nabi ), Kutadgu Bilig
* ATATÜRK'ÜN TÜRK KÜLTÜR VE MEDENÝYETÝ ÝLE ÝLGÝLÝ SÖZLERÝ
Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür. Bu sözü burada ayrýca izaha lüzum görmüyorum. Çünkü bu, Türkiye Cumhuriyetinin okullarýnda birçok vesilelerle eser halinde tesbit edilmiþtir.
1936
Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiðinden mâna çýkarmak, uyanýk davranmak, düþünmek, zekâyý terbiye etmektir.
1936
Türkiye Cumhuriyeti çocuklarý, kültürel insanlardýr. Yani hem kendileri kültür sahibidirler, hem de bu özelliði muhitlerine ve bütün Türk milletine yaymakta olduklarýna kanidirler.
1936
Millî kültürün her çýðýrda açýlarak yükselmesini Türk Cumhuriyetinin temel dileði olarak temin edeceðiz.
1932
Bir millî terbiye programýndan bahsederken, millî karakter ve tarihimizle mütenasip bir kültür kastediyoruz.
Temmuz 1924
Þimdiye kadar takibolunan tahsil ve terbiye usullerinin milletimizin gerilemesinde en mühim etken olduðu kanaatindeyim. Onun için millî terbiye programýndan bahsederken eski devrin hurafatýndan ve yaradýlýþýmýzla hiç de münasebetli olmayan yabancý fikirlerden, Doðudan ve Batýdan gelen tesirlerden tamamen uzak millî seciye ve tarihimizle mütenasip bir kültür kastediyorum. Çünkü millî dâvamýzýn inkiþafý ancak böyle bir kültür ile temin olunabilir. Lâlettayin bir yabancý kültürü þimdiye kadar izlenen yabancý kültürlerin neticelerini tekrar ettirebilir. Kültür zeminle mütenasiptir. O zemin milletin seciyesidir.
15 Temmuz 1921
Asýl uðraþmaya mecbur olduðumuz þey, yüksek kültürde ve yüksek fazilette dünya birinciliðini tutmaktýr.
3.8.1932
Sanatsýz kalan bir milletin hayat damarlarýndan biri kopmuþ demektir.
1923
Dünyanýn bellibaþlý milletlerini esaretten kurtararak, hâkimiyetlerine kavuþturan büyük fikir cereyanlarý; köhne müesseselere ümit baðlayanlarýn, çürümüþ idare usullerinde kurtuluþ kuvveti arayanlarýn amansýz düþmanýdýr.
1923
Biz cahil dediðimiz zaman mektepte okumamýþ olanlarý kasdetmiyoruz. Kastettiðimiz ilim, hakikatý bilmektir. Yoksa okumuþ olanlardan en büyük cahiller çýktýðý gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikatý gören hakiki âlimler çýkabilir.
22.3.1923
Geçen Kurultaydan bugüne kadar kültürel ve sosyal alanda baþardýðýmýz iþler Türkiye Cumhuriyetinin millî çehresini kesin çizgilerle ortaya çýkarmýþtýr.
1935
Yeni harfleri, millî tarihi, öz dili, sanatý, ilmi, müziði, teknik kurumlarýyla kadýný erkeðe her hakta eþit, modern Türk sosyetesi bu son yýllarýn eseridir.
1935
Türk Milleti, ancak varlýðýný derin ve saðlam kültür sýnýrlarýyla çizdikten sonradýr ki onun yüksek kapasitesi ve fazileti milletlerarasýnda tanýnýr. Türk Milletine fýtrî rengini veren bu inkýlâplardan herbiri çok geniþ tarihi devirlerin öðünebileceði büyük iþlerden sayýlsa yerindedir.
1935
* Kültür dediðimiz zaman bir insan cemiyetinin, devlet hayatýnda fikrî hayatýnda, iktisat hayatýnda yapabilecekleri þeylerin muhassalasýný (toplamýný) kastediyoruz ki, medeniyet de bundan baþka bir þey deðildir. (1929 )Konu HazaN tarafýndan (18-05-2011 Saat 08:22 ) deðiþtirilmiþtir.
-
18-05-2011, 08:16 #6
Yazar :Cevap: 10. Sýnýf Yeni Edebiyat Kitabý Cevaplarý
SAYFA 61:
6)"Bir gün Mihrace halka dað, ýrmak, göl ve aðaç tanrýlarýna dua etmelerini ve kurban sunmalarýný emretti."
"Sudaki þeytanlar vurup gemiyi sulara gömerler."
"Eðer Burkan talihini bulursanýz beni de unutmayýnýz, sizin talihinizle biz de bu günahkar bedenden kurtulalým."
"O zaman kötü düþünceli Þehzade'nin gönlüne þeytan düþüncesi geldi"
"Bunun üzerine Burkan (Buda)..." gibi söz ve ifadeler Uygurlarýn dini inançlarýný yansýtmaktadýr.Bu ifadeler metnin dini içerikli olduðunu gösteriyor.
7. Uygur dönemi metinlerin genel özellikleri:
Daha çok Buddha ve Mani dininin esaslarýný anlatan metinlerdir.
Bunlar Turfan yöresinde yapýlan kazýlarda ortaya çýkarýlmýþtýr.
Uygurlarýn kaðýda kitap basma tekniðini bildikleri anlaþýlmaktadýr.
Dönemden kalma birçok hikayenin yanýnda “kökünç” denilen bir tür ilkel tiyatro eserleri de vardýr
Uygurlar bu eserleri 14 harfli Uygur alfabesiyle yazmýþlardýr.Her iki metin de dönemin zihniyetini yansýtýr.
3.ETKÝNLÝK:
1.metin söylev(nutuk) niteliðindedir, 2. metinde böyle bir özellik yoktur.
1.metinde GökTanrý inancý vardýr, 2.metin Budizm'in öðretileri vardýr.
1.metin daha çok sosyal, siyasi içeriðe sahiptir, 2.metin dinsel içeriðe sahiptir.
Kültür bir milletin sahip olduðu maddi ve manevi bütün ögeleri ifade eder.Edebiyat dille gerçekleþtirilen bir etkinlik olarak kültürün içinde yer alýr.Gerçekte kültürün temelini "dil" oluþturur.Biliyoruz ki dil, birçok kültür deðerinin yaratýcýsý olduðu gibi bunlarýn çoðunun da taþýyýcýsýdýr.Yüksek kültür deðerleri arasýnda yer alan edebi eserler de doðrudan dile dayanýr.Peki kültür ile edebiyat arasýnda nasýl bað vardýr, aradaki iliþkiyi þöyle deðerlendirebiliriz.Kültür edebiyata ayrý bir derinlik kazandýrýr, edebiyat da kültüre canlýlýk katar, onu zenginleþtirir.Kültür ve edebiyat arasýndaki bu etkileþim de dil vasýtasýyla olur.Az önce sanat eserleri yüksek kültür deðerleridir dedik,örneðin Göktürk Yazýtlarý.Edebiyatýmýzýn bu ilk þaheseri ayný zamanda Türk hitabet sanatýnýn eriþilmez bir örneðidir.Hükümdarane bir üslup ve ihtiþamlý bir hitap tarzýdýr.Bilge Kaðan'ýn milletine seslenirken "Dokuz Oðuz Beyleri, milleti!Bu sözümü iyice iþit, adam akýllý dinle!Doðudan gün doðusuna, güneyde gün ortasýna batýda gün batýsýna kuzeyde gece ortasýna kadar onun içindeki millet hep bana tabidir.""Türk milleti Ötüken ormanýnda oturursan ebediyen il tutarak oturacaksýn." gibi ifadeleri Göktürk Yazýtlarý'ndaki eþsiz hitabet sanatýnýn örneklerinden sadece birkaçýdýr.Bilge Kaðan'ýn bu sözleri çaðlarý aþan bir kimliðe sahiptir.Onun milletine verdiði öðütler bugün de geçerliliðini korumaktadýr.Baþka devletlerin hilelerine aldanmanýn ne hazin sonuçlar getirdiði bir gerçektir.Ýþte tarih bilinci kuþaktan kuþaða aktarýlan bu gibi kültür deðerleriyle oluþur.Yüksek kültüre de ancak Göktürk Yazýtlarý gibi edebiyat eserleriyle ulaþýlabilir.
SAYFA 62:
8)Türklerin ilk yurdu Orta Asya'dýr.
Çok geniþ bir bölge olan Orta Asya; doðuda Kingan daðlarý, ba*týda Hazar denizi, kuzeyde Altay daðlarý ve Baykal gölü, güneyde Hindikuþ ve Karanlýk daðlarýyla çevrilidir
Orta Asya Türklerinin yaþamlarýnýn her alanýna etki eden Bozkýr kültürü ve yarý göçebe yaþam tar*zý, özellikle sosyal yapýyý þekillendirmiþtir.
Yaþa*dýklarý coðrafyanýn zor þartlarý karþýsýnda ayakta kalabilmek için Türk topluluklarý, teþkilatçý bir karakter kazanmýþlardýr.
Hem siyasi hem de sosyal hayatýn teþkilatlý düzeni, Türklerin tarih boyunca pek çok devlet kurmalarýnýn temel sebe*bidir.
Geniþ bozkýrlarýn ortasýnda her an saldýrýya açýk, savunmasýz bir coðrafyada yaþayan Türkler, mü*cadeleci ve savaþçý bir karakter kazanmýþlardýr. Ýpek Yolu, Türklerin yaþadýðý coðrafyanýn en önemli ekonomik kaynaðýdýr.
Çin'den baþlayarak, Orta Asya'yý geçen Anadolu'ya hatta Avrupa'ya ulaþan bu ticaret yolu, Türk-Çin savaþlarýnýn da temel sebebidir.
Bu yola hakim olan devletin zenginliðe kavuþtuðu düþünülürse, verilen mücadeleler daha kolay anlaþýlýr. Göktürkler döneminde Çin sýnýrýnda ortak pazar þehirleri kurulmuþ; canlý bir ticaret ortamý oluþturulmuþtur. Bu dönemde Türkler daha çok hayvan ve hayvansal ürünler satmýþ, tarýmsal gýdalar almýþlardýr.Yerleþik yaþama geçen Uygurlar döneminde tica*ret büyük geliþme göstermiþtir.
9) Sözlü dönemde de yazýlý edebiyata ait ilk örneklerde de arý bir dil kullanýlmýþtýr.Sözlü edebiyat döneminde daha çok ölüm, tabiat,aþk ayrýlýk gibi temalar üzerinde durulmuþ;yazýlý edebiyata ait ilk örneklerde ise daha çok sosyal, siyasi,idari konular ve dini içerik (uygur metinleri) vardýr.
4.ETKÝNLÝK:BKNZ. (hazýrlýk sorularý)
5.ETKÝNLÝK:Bknz. ( Hazýrlýk sorularý)
SAYFA 64:
Göktürk Yazýtlarý:
Metnin yazýldýðý þartlar..."Daðýlan Göktürkleri Bilge Kaðan ve kardeþi Kül Tigin tarafýndan bir araya getiriliþi ve Göktürk devletinin yeniden kuruluðu zamanki þartlar"
Tema: Türk ulusunun benliðini unutmamasý ve birlik olmasý gerektiði
Hitabet özellikleri: Yer yer gerçekçi tarih dili; yer yer eleþtiri cümleleri yer yer güçlü bir söylev dili kullanýlmýþtýr."
Tarihi ve kültürel önem: Türk yazý dilinin ilk edebi örnekleri olmasý
Yazýlýþ amacý:Türk ulusunun benliðini unutmamasý ve birlik olmasý, düþmanýn tatlý sözüne, hediyelerine kanmamasý gerektiðini vurgulamak ve öðüt vermek için yazýlmýþtýr.
Metin yazarýnýn özellikleri: Milletini seven,koruyan kiþisel çýkarlarý doðrultusunda hareket etmeyen,milleti için çalýþmaktan býkmayan, hesap vermekten çekinmeyen, lider özelliklerine sahip...
Metnin hitap ettiði kitle:Türk milleti
ONUNCU YIL NUTKU:
Metnin yazýldýðý þartlar: Cumhuriyet'in Kuruluþunun 10. Yýldönümü nedeniyle Kurtuluþ Savaþý'nýn hesabýný veren, bir diðer deyiþle ulusal mücadelenin kimlere karþý, niçin ve nasýl verildiðini anlatan, hem de bu mücadelenin Cumhuriyet kurulduktan sonraki safhasýnda yapýlmasý gerekenler ve yapýlacak olanlar...
Tema:" Milletimizin tehlikelere karþý uyanýk olmasý"
Hitabet özellikleri: Güçlü bir söylev dili...
Metin yazarýnýn özellikleri:Milletini seven,koruyan kiþisel çýkarlarý doðrultusunda hareket etmeyen,milleti için çalýþmaktan býkmayan, hesap vermekten çekinmeyen, lider özelliklerine sahip...
Metnin hitap ettiði kitle: TBMM üyelerinin þahsýnda Türk Milleti...
6.ETKÝNLÝK:Her ikisinde de hitabetin özellikleri görülmektedir.Ýkisi de tarihi ve kültürel önemleri bakýmýndan son derece deðerlidir.Nutuk Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün Türk milletinin yeniden var olma savaþýný; Göktürk Yazýtlarý ise Türk dilinin ilk edebi örneði olmasý dolayýsýyla eþsiz bir deðere sahiptir.
2. "Yurttaþlarým!Büyük Türk Milleti!Türk Milleti!Kutlu olsun! Ne Mutlu Türk'üm Diyene!"
3. Çinlilerin tatlý sözlerine , ipek kumaþýna aldanmamayý,Güneye Çogay Ormanýna Tögüldün Ovasý'na gidilmemesi,Ötüken Ormanýnda oturmalarý halinde güvende olacaklarý,milletin incitilmemesi, zahmet çektirilmemesi, beslenmesi gibi uyarý ve öðütler verilmektedir.
7.ETKÝNLÝK:
Göktürk Yazýtlarýný (Orhun , Âbideleri), yazýlý edebiyatýmýzýn ilk ve muhteþem örneðidir. Modern Türkçemizin tüm kurallarý, günümüzün bir çok sözcüðü, doðal ve olgun bir söyleyiþle, sanki bugünün yapýtlarýymýþ gibi karþýmýzdadýr.
Bu yazýtlar, bu yönleriyle Türk tarihine ýþýk tutan önemli belgelerdir. Göktürk Yazýtlarý, bir hakanýn, halkýna hesap vermesi, halkýn devlete, millete karþý görevlerinin hatýrlatýlmasý, düþmanýn hilelerine nasýl karþýlýk verileceðinden söz edilmesi ve Türklerin yüksek ahlak ve seciyesinin anlatýlmasý açýsýndan önemlidir.
Bu anýtlar Türk adýnýn, Türk milletinin isminin geçtiði ilk Türkçe metindir. Türk tarihinin taþlar üzerine yazýlmýþ ilk belgesidir.
Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün yazýlý belgesidir.
Türk hitabet sanatýnýn eriþilmez bir þaheseridir. Hükümdârâne eda ve ihtiþamlý bir hitap tarzýnýn yazýlý örneðidir. Yalýn ve keskin üslubun þaþýrtýcý örnekleridir. Türk dilinin kaynaðý, Türk yazý dilinin baþlangýcýnýn bilinmeyen dönemlere kadar gittiðinin delilidir.
Eski Türkçeyi gerek Göktürk, gerekse Uygur Türklerinin býraktýðý eserlerden takip ettiðimiz için de bu yazýtlar, ayrý bir öneme sahiptir...
SAYFA 65:
DEÐERLENDÝRME:
1) bknz: 7.etkinlik
2) (D)
3) (Y)
4) (D)
5) Göktürk alfabesidir.
6) Budizm ve Maniheizm
7) (C)
8) (E)
SAYFA 66:
1) Göçebe hayatýn izleri, avcýlýk ve hayvancýlýkla uðraþmalarý, Gök Tanrý, Maniheizm ve Budizm dinleri, yuð,sýðýr,þölen törenleri eski Türk þiirlerine yansýmýþtýr, yani bu þiir örnekleri dönemin zihniyetini yansýtýr.
2) (D)
3) (D)
4) (D)
5) koþuk
6) sagu
7) (E)
8) (E)
9) (C)
10) ( D)
SAYFA 67
11) (D)
12) (A)
3.ÜNÝTE
11.VE 12.YÜZYILLARDA ÝSLAMÝYET
HAZIRLIK
A-B) 11.- 12. Yüzyýl Tarihi, Siyasi ve Sosyal Yapý:
Türkler, 8. yy’dan itibaren Müslümanlýðýn etkisinde kalarak yeni dini kabul etmeye baþlamýþlardýr. Müslümanlýðý önce doðudaki Maveraünnehir yöresinde yerleþmiþ bulunan Türkler arasýnda yayýlmasý 10.yüzyýlda gerçekleþmiþtir.9. yy’ýn ortalarýnda kurulan Samanoðullarý Devleti halkýnýn çoðunun Türk olduðunu ancak resmi dil olarak Arapça ve Farsça’yý kullandýklarýný biliyoruz. Nitekim, 10. yy.’ýn ortalarýnda kurularak 12. yy.’uýn sonlarýna kadar egemenliðini sürdürmüþ olan Gazneliler de sarayýn ve ordunun kullandýðý dil Türkçe olmakla birlikte resmi dil gene Arapçadýr.
Daha 8. yy.’ýn sonlarýnda Fergana, Kaþgar, Aksu yörelerinde devlet kuran Karahanlýlar 10. yy.’ýn ilk yarýsýnda hükümdarlarý Satuk Buðra Han’ýn Müslümanlýðý kabul etmesi üzerine Müslüman olarak ilk Müslüman Türk Devletini kurarlar. Böylece 8. yy.’dan itibaren Müslüman olmaya baþlayan Türkler’in yaþadýðý Maveraünnehr, Horasan, Kaþgar yöresi 4 yüzyýl süren bir dönem içerisinde Müslüman olmuþtur. Müslüman olan Türklerin ibadet için Kuran okumalarý gerekiyordu. Böylece Türkler, Müslüman diðer milletler gibi Arap yazýsýný kullanmaya baþladýlar. Müslüman olan Türklerin yavaþ yavaþ Ýslam kültürüne girmesinde Araplardan çok Ýranlýlarýn etkisi olmuþtur. Baþka bir deðiþle Ýslam kültürü, dünya görüþü ve bunlarýn ürünü olan ortak Ýslam edebiyatýnýn iç ve dýþ yapýsýný oluþturan ögeler Ýranlýlarýn aracýlýðýyla Türk edebiyatýna girmiþtir.
C) islamiyetin kabulü ile Türk toplumunda görülen kültürel deðiþimler
Türk Ýslam Toplumlarýnda, kültürel hayat, islam kültür çevresinin etkisi altýnda geliþti. Türklerin bu çevreye girmeleri onlarýn her alanda ilerlemesine ve yükselmesine sebep oldu. Türk düþüncesi, bir yandan tarihi geliþimini devam ettirirken diðer yandan Ýslam düþüncesi ve felsefesiyle bütünleþti. Bu toplumlarýn hayat tarzlarýnda islamýn yüce ve ebedi ilkelerine, esaslarýna ve kurallarýna uyum saðlayacak deðiþmeler meydana geldi. Hukuk düzenleri "Þerri" esaslara ve "Törelere" göre yeniden kuruldu, düzenlendi. Arap ve Fars dil ve kültürlerinin baskýsýna raðmen, Türk dili korundu. Karamanoðullarýnýn baþlattýklarý resmi dilin Türkçe olmasý hareketi, bazý olumsuz dönemler dýþýnda devam etti. Ýslamýn koruyuculuðunu üstlenen Türkler, Türk tasavvuf düþünce ve eylemleriyle müslümanlýðýn çaðlar boyu geliþmesini ve yönlendiriciliðini saðladýlar. Anadolu Türk toplumu oluþturduðu kültür çevresinde, manevi ve maddi kültür hayatýný sürekli þekilde güçlendirdi. Kurduðu imparatorluklar o çaðlarýn siyasette, sosyal düzen ve sosyal adalette, iktisadi alanda, özellikle bilimde, eðitim ve öðretimde, hukuk hayatýnda, en medeni ve en ileri devletleri oldular. Osmanlý imparatorluðu kuruluþundan baþlayarak, tarihi varlýk alanýndan çekiliþine kadar altý yüz yýl boyunca Ýslam Dünyasýnýn, Türk Ýslam kültür çevresinin tek temsilcisi oldu. Bir dünya devleti niteliðini koruyarak, kültür hayatýný inançlarda, adalette, dilde, musikide, sanat ve estetikte, mimaride, folklorda, eðitim ve öðretimde, sosyal iliþkilerde, diplomasi de özenle güçlendirdi. Ýnsanlýk tarihine sayýsýz örnekler verdi. Kültür varlýðýmýzýn zenginleþmesini saðladý.
Ç) islamiyetin kabulü ile dil alanýnda gerçekleþen yenilikler
Ýlk Müslüman Türk devleti olan Karahanlýlardan itibaren Türkler "Arap" Alfabesini kullanmaya baþladýlar.1928'e kadar bu durum sürdü.Alfabe deðiþse de konuþma dili Türkçe olarak kaldý.Ýslamiyet'in kabulüyle Arapça ve Farsça'dan birçok sözcük ve kavram dilimize girmeye baþladý.Özellikle ibadetle ilgili kavramlar Farsça'dan geçmiþtir.
Zihinsel yapýmýzda yer alan temel inançlar hayatýmýza yön veren, duygu, dünce, davranýþ ve fizyolojimizi etkileyen en önemli mekanizmalardýr.Ýnsan, biyo-kültürel ve sosyal bir varlýktýr.Ýnancýn yaný sýra kültürel koþullar içinde sosyal iliþkiler, hem toplumun, hem kültürün hem de bireyin yapýsýný etkiler. Bireyin tüm yaþamý çevresine uyum saðlama çabasý içinde geçer. Bu uyum çabasý doðumdan baþlayarak ölüme kadar süren bir geliþim göstermektedir.
SAYFA 70
1) Metinlerdeki ortak kelimeler "kök (mavi)", Öd (zaman) ve yaðýz(1.ve 3.metinde) sözcükleridir.
2)Metinlerdeki din ve inançla ilgili kelime ve gruplarý:
"Tanrý gibi gökte oturmuþ" , Türk Tanrýsý, Türk kutsal yeri, Zamaný Tanrý yaþar, nirvana, bulut gibi kulluk ile tapýnýrým, burkan (Türklerin, Buda dinine ve buda'ya verdikleri ad. )" yarattý, "ol dedi" Tanrýnýn buyruklarý , ibadet, cehennem..." gibi söz ve söz gruplarýdýr...Din deðiþimi ile birlikte yeni sözcük ve kavramlar dilimize girmiþtir.
ANLAMA VE YORUMLAMA
Göktürk Abideleri Göktürk alfabesiyle
Uygur Dönemi metinleri Uygur alfabesiyle
Kutadgu Bilig ise Arap alfabesiyle yazýlmýþtýr.
Müslüman olan Türklerin ibadet etmeleri için Kuran-ý Kerim'i okumalarý gerekiyordu.Böylece Arap alfabesini kullanmaya baþladýlar.
Sayfa 71
2) Ýslamiyet öncesi ve sonrasý Türk edebiyatýnda aradan uzun yýllar geçse de dil, biçim ve içerik bakýmýndan süreklilik ve benzerlikler görülmektedir.Ýslamiyet'ten görülen bazý geleneklerin Ýslamiyet sonrasý edebi eserlere de yansýdýðýný görmekteyiz.Göktürk Kitabelerinde kullanýlan bazý sözcüklerin bugünkü dilde de yaþadýðý görülmektedir.
3) Her üç metinde de dini inançlarýn edebi eserlere yansýmýþtýr.Ýslamiyet öncesindeki bazý geleneklerin(sagu yazma geleneði gibi) Ýslamiyet sonrasýndaki Türk edebiyatýnda da iþlendiðini,
bazý temalarýn her iki dönem metinlerinde de kullanýldýðu görüyoruz.
DEÐERLENDÝRME
1) Ýslamiyetle birlikte Arap ve Fars edebiyatýndan alýnan nazým biçimleri kullanýlmaya baþlandý.(gazel,kaside, mesnevi)
2) Hece ölçüsünün yanýnda aruz ölçüsü de kullanýlmaya baþlandý.
3) Dile Arap ve Fars edebiyatýndan birçok kelime ve kavram girdi.
4) Geçiþ dönemi (11.ve 12.yy) eserlerinde toplum hayatýný þekillendirme ve yönlendirme dini öðretme amacý esas alýnmýþtýr.
5)Beyit nazým birimi kullanýlmaya baþlandý.
6)Türk tasavvuf edebiyatý oluþtu.
7) Ýslam diniyle ilgili kelime ve kavramlar edebi metinlere girdi.(ibadet, Rab, cehennem, yaratmak, buyruk,sahabe, peygamber vb...)
2) (D)
3) (D)
4) hakaniye
5) Arap
6) (E) kesin cevaptýr...Divanü Lügati't Türk manzum deðil mensurdur...
SAYFA 72-78
ÝSLAMÝ DÖNEMDE ÝLK DÝL VE EDEBÝYAT ÜRÜNLERÝ (11-12.YÜZYIL)
HAZIRLIK:
Sayfa 72:
Hakaniye(Karahanlý) Türkçesi:
Hakaniye Lehçesi Karahanlý Türkçesine veya Türkçe'nin Karahanlý dönemine verilen isimdir.11.ve 12.yüzyýllarda Doðu ve Batý Türkistan'da kullanýlmýþ ilk Ýslami Türk Orta Asya edebi dili olarak anýlýr.
Karahanlý Türkçe eserler
Her ne kadar Gaznelilerle Selçuk Oðullarý Türkçe'ye büyük bir önem vermiyerek Farsça'ya daha düþkünlük göstermiþlerse de öbür Türkler ve Türk büyükleri ulusal dile deðer vermiþler ve sayýlarý yirmibiri bulan eserler býrakmýþlardýr. Bunlardan elimize ulaþan en önemli ve deðerlileri;
Karahanlý Devleti zamanýnda ilk defa Hakaniye Türkçesi ile yazýlmýþ olan Yusuf Has Hacip (Yūsuf Khāss Hājib)'in yazdýðý ünlü Kutadgu Bilig ismindeki eseri ile ayný yüzyýlda yazýlmýþ bulunan Kaþgarlý Mahmut'un ünlü eseri Divân-ý Lügati't-Türk'tür. Ýbn Muhannā'nýn bahsettiði dört, Ebu Hayyan (Abū Mūsā Ǧābir ibn Ḥayyān)'nýn bahsettiði Bilik ismindeki bir eser ve diðerleri günümüze kadar ne yazýkki bulunamamýþtýr. Karahanlýlar dönemde Çuçu isminde de bir Türk þairi yetiþmiþtir.
Daha ayrýntýlý bilgi için linke týklayýnýz Hakaniye Türkçesi
* 11.- 12. Yüzyýl Tarihi, Siyasi ve Sosyal Yapý:
Türkler, 8. yy’dan itibaren Müslümanlýðýn etkisinde kalarak yeni dini kabul etmeye baþlamýþlardýr. Müslümanlýðý önce doðudaki Maveraünnehir yöresinde yerleþmiþ bulunan Türkler arasýnda yayýlmasý 10.yüzyýlda gerçekleþmiþtir.9. yy’ýn ortalarýnda kurulan Samanoðullarý Devleti halkýnýn çoðunun Türk olduðunu ancak resmi dil olarak Arapça ve Farsça’yý kullandýklarýný biliyoruz. Nitekim, 10. yy.’ýn ortalarýnda kurularak 12. yy.’uýn sonlarýna kadar egemenliðini sürdürmüþ olan Gazneliler de sarayýn ve ordunun kullandýðý dil Türkçe olmakla birlikte resmi dil gene Arapçadýr. Daha 8. yy.’ýn sonlarýnda Fergana, Kaþgar, Aksu yörelerinde devlet kuran Karahanlýlar 10. yy.’ýn ilk yarýsýnda hükümdarlarý Satuk Buðra Han’ýn Müslümanlýðý kabul etmesi üzerine Müslüman olarak ilk Müslüman Türk Devletini kurarlar. Böylece 8. yy.’dan itibaren Müslüman olmaya baþlayan Türkler’in yaþadýðý Maveraünnehr, Horasan, Kaþgar yöresi 4 yüzyýl süren bir dönem içerisinde Müslüman olmuþtur. Müslüman olan Türklerin ibadet için Kuran okumalarý gerekiyordu. Böylece Türkler, Müslüman diðer milletler gibi Arap yazýsýný kullanmaya baþladýlar. Müslüman olan Türklerin yavaþ yavaþ Ýslam kültürüne girmesinde Araplardan çok Ýranlýlarýn etkisi olmuþtur. Baþka bir deðiþle Ýslam kültürü, dünya görüþü ve bunlarýn ürünü olan ortak Ýslam edebiyatýnýn iç ve dýþ yapýsýný oluþturan ögeler Ýranlýlarýn aracýlýðýyla Türk edebiyatýna girmiþtir.
11.ve 12.yüzyýllarda Türklerin tarihi, siyasi ve sosyal yapýsý
* ..:: T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI ::..
* ÝLK ÝSLAMÝ ESERLERÝMÝZ
KUTADGU BÝLÝG: (1069-1070) 11. yy.de Yusuf Has Hacip tarafýndan yazýlmýþtýr. Eserin adý “Mutluluk Veren Bilgi” anlamýna gelmektedir. Ýdeal bir devlet yönetiminin nasýl olmasý gerektiðini birtakým sembollerle anlatan manzum ve didaktik bir eserdir. Türk Edebiyatý’nda aruz ölçüsü, beyit nazým birimi ve mesnevi nazým biçimi ilk kez bu eserde kullanýlmýþtýr. Edebiyatýmýzdaki ilk alegorik eserdir. Beyit ve dörtlüklerden oluþmuþtur. Hakaniye Türkçe’siyle yazýlmýþtýr. (6645 beyit, 173 dörtlükten oluþur.- Firdevsi’nin “Þehname”sinden etkilenilmiþ.)
· DÝVAN-I LÜGAT’ÝT TÜRK: (1072) 11. yy.de Kaþgarlý Mahmut tarafýndan yazýlmýþ ilk sözlüðümüzdür. Eserin adý “Türk Dilinin Toplu Sözlüðü” anlamýna gelmektedir. Araplara Türkçeyi öðretmek ve Türkçenin Arapça kadar güçlü, zengin bir dil olduðunu kanýtlamak amacýyla yazýlmýþtýr. Türkçe sözcükler Arapça karþýlýklarýyla tanýmlanmýþ ve tanýmlanan sözcük bir þiir ya da atasözünde kullanýlmýþtýr. Eserde Ýslâmiyet öncesi Türk Edebiyatý’nýn örnekleri (sav, sagu, koþuk, destan) ve Türk dilleri hakkýnda önemli bilgiler veriliyor; ayrýca ilk Türk dünya haritasý vardýr.
* Ýlk Türkçe sözlük
* Ýlk Türkçe dilbilgisi kitabý
* Zengin bir edebiyat seçkisi (antoloji)
* Ýlk ansiklopedimiz
* Edebiyat, folklor, tarih, toplumbilim, dil alanýnda kaynak kitaptýr.
ATABET’ÜL HAKAYIK: 12. yy.de Edip Ahmet Yükneki tarafýndan yazýlan bu eserin adý “Gerçeklerin Eþiði” anlamýna gelir. Hakaniye Türkçesiyle yazýlmýþtýr. Eserde bilgi, iyilik, din, ahlak gibi kavramlarýn övgüsü yapýlmaktadýr. Din ve ahlak konusu didaktik olarak iþlenmiþtir. Bu manzum eser dörtlük ve beyitlerden oluþmaktadýr. Ölçüsü aruzdur. (Firdevsi’nin “Þehname”sinden etkilenilmiþ.)
DÝVAN- HÝKMET: Tasavvufi halk edebiyatýnýn ilk örneði olan bu eser 12. yy.de Ahmet Yesevi tarafýndan yazýlmýþtýr. Önce sözlü gelenekte oluþmuþ sonra yazýya geçirilmiþtir. Eser halk diliyle, dörtlüklerle ve hece ölçüsüyle yazýlmýþtýr. Hakaniye Türkçesiyle yazýlan bu eserde Yesevilik tarikatýnýn öðretisi yapýlmaktadýr. 13.yy.den baþlayarak Anadolu’da geliþen Tekke Edebiyatý’na özellikle Yunus Emre’ye Ahmet Yesevi’nin etkisi büyüktür.
* AHMET YESEVÝ:(?-1166) (kýsa ve öz)
*12.yüzyýlda yaþamýþtýr.
*Dini-tasavvufi halk þiiri onunla baþlamýþtýr.
*Ýlk mutasavvýf olarak "yesevi" tarikatýný kurmuþtur.
*Eserlerini didaktik tarzda yazmýþtýr.
*"Hikmet" (bilgece söz) tarzý þiir geleneðini baþlatmýþtýr.
* MESNEVÝ:
* Bugünkü hikaye ve romanýn, sözlü edebiyat dönemindeki destanýn divan edebiyatýndaki karþýlýðýdýr.
* Divan edebiyatýnýn en uzun nazým þeklidir.
* Beyit sayýsý sýnýrsýzdýr.
* Savaþ, aþk, din, ahlak, menkýbeler… gibi birçok konu iþlenir.
* Her beyiti kendi arasýnda kafiyelenir : (aa/bb/cc/dd/ee/ff...)
* Divan þiirinde bir þairin beþ mesnevisine “hamse” denir.
( Fuzuli, Ali Þir Nevai hamse sahibidir)
* En tanýnmýþ mesnevilerimiz:
Aþk konulu > Leyla vü Mecnun ( Fuzuli),
Hüsn ü Aþk (Þeyh Galip)
Mizahi > Harname ( Þeyhi)
Bir þehri anlatan > Þehrengiz ( Taþlýcalý Yahya)
Dini ve Tasavvufi > Mevlit ( Süleyman Çelebi)
Ahlaki ve Öðretici > Hayriye ( Nabi ), Kutadgu Bilig
* ATATÜRK'ÜN TÜRK KÜLTÜR VE MEDENÝYETÝ ÝLE ÝLGÝLÝ SÖZLERÝ
Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür. Bu sözü burada ayrýca izaha lüzum görmüyorum. Çünkü bu, Türkiye Cumhuriyetinin okullarýnda birçok vesilelerle eser halinde tesbit edilmiþtir.
1936
Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiðinden mâna çýkarmak, uyanýk davranmak, düþünmek, zekâyý terbiye etmektir.
1936
Türkiye Cumhuriyeti çocuklarý, kültürel insanlardýr. Yani hem kendileri kültür sahibidirler, hem de bu özelliði muhitlerine ve bütün Türk milletine yaymakta olduklarýna kanidirler.
1936
Millî kültürün her çýðýrda açýlarak yükselmesini Türk Cumhuriyetinin temel dileði olarak temin edeceðiz.
1932
Bir millî terbiye programýndan bahsederken, millî karakter ve tarihimizle mütenasip bir kültür kastediyoruz.
Temmuz 1924
Þimdiye kadar takibolunan tahsil ve terbiye usullerinin milletimizin gerilemesinde en mühim etken olduðu kanaatindeyim. Onun için millî terbiye programýndan bahsederken eski devrin hurafatýndan ve yaradýlýþýmýzla hiç de münasebetli olmayan yabancý fikirlerden, Doðudan ve Batýdan gelen tesirlerden tamamen uzak millî seciye ve tarihimizle mütenasip bir kültür kastediyorum. Çünkü millî dâvamýzýn inkiþafý ancak böyle bir kültür ile temin olunabilir. Lâlettayin bir yabancý kültürü þimdiye kadar izlenen yabancý kültürlerin neticelerini tekrar ettirebilir. Kültür zeminle mütenasiptir. O zemin milletin seciyesidir.
15 Temmuz 1921
Asýl uðraþmaya mecbur olduðumuz þey, yüksek kültürde ve yüksek fazilette dünya birinciliðini tutmaktýr.
3.8.1932
Sanatsýz kalan bir milletin hayat damarlarýndan biri kopmuþ demektir.
1923
Dünyanýn bellibaþlý milletlerini esaretten kurtararak, hâkimiyetlerine kavuþturan büyük fikir cereyanlarý; köhne müesseselere ümit baðlayanlarýn, çürümüþ idare usullerinde kurtuluþ kuvveti arayanlarýn amansýz düþmanýdýr.
1923
Biz cahil dediðimiz zaman mektepte okumamýþ olanlarý kasdetmiyoruz. Kastettiðimiz ilim, hakikatý bilmektir. Yoksa okumuþ olanlardan en büyük cahiller çýktýðý gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikatý gören hakiki âlimler çýkabilir.
22.3.1923
Geçen Kurultaydan bugüne kadar kültürel ve sosyal alanda baþardýðýmýz iþler Türkiye Cumhuriyetinin millî çehresini kesin çizgilerle ortaya çýkarmýþtýr.
1935
Yeni harfleri, millî tarihi, öz dili, sanatý, ilmi, müziði, teknik kurumlarýyla kadýný erkeðe her hakta eþit, modern Türk sosyetesi bu son yýllarýn eseridir.
1935
Türk Milleti, ancak varlýðýný derin ve saðlam kültür sýnýrlarýyla çizdikten sonradýr ki onun yüksek kapasitesi ve fazileti milletlerarasýnda tanýnýr. Türk Milletine fýtrî rengini veren bu inkýlâplardan herbiri çok geniþ tarihi devirlerin öðünebileceði büyük iþlerden sayýlsa yerindedir.
1935
* Kültür dediðimiz zaman bir insan cemiyetinin, devlet hayatýnda fikrî hayatýnda, iktisat hayatýnda yapabilecekleri þeylerin muhassalasýný (toplamýný) kastediyoruz ki, medeniyet de bundan baþka bir þey deðildir. (1929 )
-
18-05-2011, 08:17 #7
Yazar :Cevap: 10. Sýnýf Yeni Edebiyat Kitabý Cevaplarý
* SAYFA 74
* 1.soru: 1.beyitte: Kitabýn adýný neden Kutadgu Bilig koyduðunu
2.beyitte:Kitabýný okuyanlara her iki dünyada da mutluluðun yolunu gösterdiðini
3.beyit: Sözlerinin gerçek olduðunu , insanýn iki dünyada da mutlu olmasý için tutmasý gereken yollarý
4.beyit:Kün Toðdý'nýn anlatacaðý ilk kiþi olduðunu
5.beyit: Sonra Ay Toldý'yý söylediðini mululuk güneþinin onunla parladýðýný
6.beyit: Kün Togdý'nýn töreyi Ay Toldý'nýn mutluluðu sembolize ettiðini
7.beyit: Ögdülmiþ'in aklý
8.beyit: Odgurmýþ'ýn akýbet'i (hayatýn sonu)
9.beyit: ve sözünü bu dört kiþi üzerine kurulu olduðunu anlatýyor.
.......
Olay örgüsü:
Metnin tamamýnda insanýn iki dünyada da mutlu olmasý için gereken yolu göstermek amacýyla eserin temelinin 4 kavram üzerine kurulduðunu ve bunlarý 4 kiþi ile sembolize edildiði
hükümdar ile Ay Toldý'nýn diyaloglarý
Ödülmiþ ile Ogdurmýþ'ýn diyaloglarý þeklindedir.
2) Eser mesnevi nazým biçimiyle ve didaktik tarzda yazýlmýþ bir siyasetnamedir(öðüt kitabý da denebilir) .Yazýlýþ amacý ise her iki dünyada da insanlara mutluluðun yollarýný göstermektir.
3) Olaylar adalet,mutluluk,akýl ve hayatýn sonunu sembolize eden 4 kiþi aðzýnda anlatýlmaktadýr.Metinde hükümdar-Aytoldý ; Ögdülmiþ ile Ogdurmýþ'ýn diyaloglarý vardýr.Bu karþýlýklý konuþma tarzý soyut kavramlarýn somutlaþtýrýlmasý ve verilmek istenen iletinin okur tarafýndan daha iyi algýlanmasýný saðlamaktadýr.
4)
kanun ve adaleti temsil eder > Kün Togdý
Mutluluðu temsil eder > Ay Toldý
Aklý ve ilmi temsil eder > Ögdülmiþ
Hayatýn sonunu temsil eder > Ogdurmýþ
5) Metinde iki ajunný (iki dünya ) ; akýbet (hayatýn sonu); ihsan , Tanrý , "Yazukka kefaret bolur ig togan(aðrý ve hastalýk günahlara kefaret olur." gibi ifadeler Ýslam inancýyla ilgilidir.
6) 6.beyitteki "Anýngdin yaruyur ýduk kut küni"
7.beyitte: "Bu kün togdý tigli törü ol köni / Bu ay toldý tigli kut ol kör aný ....
7) Din deðiþse de konuþulan dil Türkçe olduðu ve kültür de dil aracýlýðýyla gelecek kuþaklara aktarýldýðý için hem Ýslamiyet öncesi hem de Ýslamiyet sonrasý Türk kültürüne ait kelime ve kavramlar bir arada kullanýlmýþtýr.
SAYFA 75
8) Ýlk üç beyit metnin yazýlýþ amacýný belirtir.Bu ifadelerden hareketle Edip Ahmet Yükneki bu eserini Dad Ýspehsalar Beyinin adýnýn yaþamasý kendisine dua ile onun yad edilmesi için yazmýþtýr.
9)
* Dilini gözet ve az konuþ!
* Diline sahip ol ve kendini ateþten kurtar.
* Lüzumsuz sözlerle baþ aðrýtýr ve de yalan söylersen mürevvet yolu kapanýr.
* Sýrrýný iyice gizle, kimse bilmesin
* Arkadaþým diye inanýp sakýn sýrrýný söyleme
* BU ESER DÝN TEMELÝNE DAYANAN BÝR AHLAK EÐÝTÝMÝ VERME AMACIYLA YAZILAN BÝR "PEND-NÂME" (NASÝHAT-NAME) yani ÖÐÜT KÝTABIDIR.
10) Kutadgu Bilig mesnevi nazým biçimiyle ( aruz ölçüsü,kendi arasýnda kafiyeli beyitler )Atabetü'l Hakayýk ise hem dörtlük hem de beyit nazým birimiyle yazýlmýþtýr.Beyit nazým birimi ve mesnevi nazým biçimi Ýslamiyet'in kabulünden sonra edebiyatýmýza girmiþtir.
SAYFA 76
1) Ahmet Yesevi Ýslamiyet'in esaslarýný , þeriatýn ahkamýný ve akidesini (hüküm ve kurallarýný) Ýslami yeni kabul etmiþ veya henüz kabul etmemiþ Türklere öðretmek, tasavvufun inceliklerini ve tarikatýn adap ve erkanýný telkin etmek için eserini kaleme almýþtýr.
2) Ahmet Yesevi mutasavvýf olduðu , amacý dini bilgiler yanýnda müritlerine tasavvufun erkan ve adabýný (gereklerini ve kurallarýný) öðretmek için Divan-ý Hikmet'i yazmýþtýr.Verilen metinde de bu zihniyet unsurlarýný görmekteyiz.
SAYFA 79:
1.ETKÝNLÝK:
Divanü Lügati't Türk 1072 yýlýnda (11.yüzyýlda ) Kaþgarlý Mahmut tarafýndan Araplara Türkçeyi öðretmek amacýyla yazýlan eþsiz bir kültür hazinesidir.Eserde zaman zaman dil bilgisi kurallarý da anlatýlmaktadýr.Bu yönüyle Türkçenin ilk dilbilgisi kitabýdýr.Kaþgarlý Mahmut da ilk Türk dil bilginidir.Divanü Lügati't Türkçenin ilk sözlüðüdür.Eserde 7500 kelime vardýr, bunlarýn anlamlarýnýn daha iyi anlaþýlmasý için deyimlerden , atasözlerinden ve þiirlerden örnekler verilmiþtir.Kaþgarlý Mahmut Türk illerini adým adým gezerek sagu, koþuk, sav gibi sözlü edebiyat ürünlerini derleyerek yazýya geçirmiþtir.Ýslami dönemin ilk ürünlerinden belki de en önemlisi olan Divanü Lügati't Türk Ýslamiyet öncesi Türk kültür ve medeniyet ve edebiyatýnýn bir belgesi niteliðindedir.
13.
buga: týp
eþük: halk bilimi
etil: coðrafya
kagut: halk bilimi
karakuþ: astronomi
kimi: dil bilgisi
koþug: edebiyat
ne: dil bilgisi
tag: coðrafya
tonga: dil bilgisi
yüksek : dil bilgisi
Eserde farklý bilim dallarýyla ilgili kelime örneklerinin yer almasý eserin ansiklopedik bir sözlük olduðunu gösteririr.
14. Öðretici nitelikler taþýyan bu eserlerin nazýmla yazýlmasýnýn sebebi halk tarafýndan daha iyi anlaþýlmasýný saðlamak ve nazmýn nesire göre ölçülü uyaklý olmasý sebebiyle akýlda daha kalýcý olmasýndandýr.
15.
Ýslam inançlarýyla, Müslüman Araplar ve Ýranlýlarýn oluþturduðu ortak kültür ve edebiyatýn etkisindedir.
Mesnevi nazým biçiminin kullanýlmaya baþlanmýþtýr
Ýslam inanncý ile ilgili unsurlar metinlere yansýmýþtýr.( Tanrý'nýn birliðine dil ile þehadet, peygamber, ayet,hadis vb...)
Beyit nazým birimi kullanýlmaya baþlanmýþtýr.
Arapça ve Farsça kelime ve kelime gruplarý edebi ürünlere girmiþtir.
Aruz ölçüsü kullanýlmaya baþlamýþtýr.
Tam ve zengin uyak ön plandadýr.
Hakaniye lehçesinin dil özellikleri görülür.
2.etkinlik:
KUTADGU BÝLÝG:
11. yüzyýlda Yusuf Has Hacip tarafýndan yazýlan Kutadgu Bilig didaktik bir eserdir.Konusu, toplum hayatýndaki bozukluklarý düzelterek insaný mutlu edecek yollarý bulmak; bu yollarý devrin hükümdarlarýna öðütler halinde göstermektir.Yapýtta ahlak, dinin önemi devlet idaresi gibi konulara da deðinilmiþtir.Yapýtta dört sembolik kiþilik yer almaktadýr.Kutadgu Bilig Ýslami Türk edebiyatýnýn ilk örneði olmasýnýn yanýnda siyaset-name türünün Türk edebiyatýndaki ilk ve en önemli örneði olmasý dolayýsýyla eþsiz bir kültür hazinesidir.Ayrýca Türk edebiyatýnda aruzla yazýlan ilk mesnevi türündeki yapýttýr.
16.
Kutadgu Bilig'de "iki cihan" "Tanrý"
Atabetü'l Hakayýk'ta : " dua, resul"
Divan-ý Hikmet'te : "bismillah,rûz-ý mahþer (mahþer günü) ,Resûl, Mirac, ümmet, ayet, hadis" gibi sözcükler Ýslam dini ve medeniyetiyle ilgilidir.Türkler Ýslam Dinini kabul etmelerinden Türk edebiyatý Ýslam inançlarýyla, Müslüman Araplar ve Ýranlýlarýn oluþturduðu ortak kültür ve edebiyatýn etkisi altýna girmeye baþlamýþtýr.
17.
Ýslam dini ve medeniyetinin þekillendirdiði Türk kültürü
Arapça ve Farsça sözcüklerin de kullanýldýðý Türkçe, uzun heceli sözcükler (Ýslamiyet öncesinde Öz Türkçe)
Arap alfabesi
Mesnevi nazým biçiminin ve beyit nazým biriminin kullanýlmasý
Ýslami Dini ile ilgili öðretilerin yer almasý
Kutadgu Bilig'de "elig, bilig, tidim, küni, sözüg, közüg, aydý, kýlguka, yazguka"
Atabetü'l Hakayýk'ta "körgen, eþitgen, þahýmga,kitabný, tidi,
Divan-ý Hikmet'te aydým, sözni, bolgýl, muna, bolup"
Divanü Lügati't Türk'te teðre, ilbay, yalavac, irdemen, yarlýðamasý"
18.
Kutadgu Bilig:
içerik:Kitap, baþtan sona bu 4 sembolik þahsiyetin karþýlýklý konuþmalarýnda oluþur.toplum hayatýndaki bozukluklarý düzelterek insaný mutlu edecek yollarý bulmak; bu yollarý devrin hükümdarlarýna öðütler halinde göstermek, ahlak ve dinin önemi devlet idaresi, bilgi ve aklýn faydalarý... gibi konular iþlenmiþtir.Türü siyaset-namedir.
Atabet'ül Hakayýk: "Cömertlik,bilginin yararý,alçak gönüllülük , ilim, doðruluk, ahlak , din gibi konular iþlenmiþtir.Türü nasihat-namedir.(öðüt kitabý)
Divan-ý Hikmet: Allah aþký, peygamber sevgisi Ýslam'ýn kaidelerini, tasavvufun adap ve gereklerini anlatan din ve tasavvuf konulu bir kitaptýr.Türü dini muhtevalý bir eserdir.
Divanü Lügat'it Türk: Türkçenin ilk ansiklopedik sözlüðü, ilk dilbilgisi kitabýdýr.
-
18-05-2011, 08:17 #8
Yazar :Cevap: 10. Sýnýf Yeni Edebiyat Kitabý Cevaplarý
SAYFA 80:
19. Atatürk'e göre Türk milleti demek Türk dili demektir.Türk dili kutsal bir hazinedir.Çünkü bir topluluðu "millet" yapan her þey dil sayesinde oluþur.Bu sebeple Türk dili Türk milletinin kalbidir.
20.Dil bir milleti millet yapan en önemli özelliktir.Dilini koruyan, zenginleþtiren ve yabancý dillerin boyunduruðundan kurtaran milletler baðýmsýz yaþar.Dilini kaybeden bir millet ise tarih sahnesinden silinmeye mahkumdur.Bütün insan kültürünün temelini oluþturan ve insan topluluðunu yaratan dildir.Dilini yüceltemeyen toplumlarýn zamanla baþka kültürlerin tutsaklýðýnda debelenmesi ve kültürünü unutarak yabancýlaþmasý kaçýnýlmazdýr.
21: Atatürk ve Kaþgarlý Mahmut'un Türk diliyle görüþleri parallellik gösterir.Ortak görüþleri þunlardýr:
Türk milleti demek Türk dili demektir.
Türk milletinin her þeyi dilinde yaþamaktadýr.
Türk dili dillerin en zenginlerindendir.
Türk dilini yabancý dillerin istilasýndan korumak gereklidir.
Türk dili her kavramý karþýlayacak zengin ve köklü bir dildir.
SAYFA 81
1.Bu eserlerdeki öðütler günümüzde de geçerliliðini korumaktadýr.
2.1.2.3 ve 4. metinlerde Ýslam Din ve medeniyetinin þekillendirdiði kültür izlerini görmek mümkündür.
3. Kutadgu Bilig : Mutluluk Veren Bilgi
Atebetü'l Hakayýk: Hakikatlerin eþiði
Divanü Lügati't Türk: Türk dilleri sözlüðü ve divaný
Divan-ý Hikmet: Hikmet Divaný (hikmet:bilgece söylenen söz demektir, vikipedi'ye göre de hoþ, hayýrlý demektir.)
Eserlerin baþlýklarýyla içerikleri uyumludur.
4.Karþýlýklý konuþmalarýn bulunmasý eserin sembolleþtirilerek anlatýldýðýný didaktik bir yapýda olduðunu ve soyut kavramlarýn bu þekilde somutlaþtýrýlarak daha iyi anlaþýlmasýnýn saðlanmasý içindir.
5.Kaþgarlý Mahmut eserinin ön sözünden alýnan bu metin parçasýnda Türklerin Tanrý tarafýndan yer yüzüne ilbay kýlýndýðýndan ve Hz.Peygamberin "Türk Dilinin öðreniniz çünkü onlar için uzun sürecek egemenlik vardýr." hadisinden bahsetmektedir.Kaþgarlý Mahmut da bu yüzden eserini Araplara Türkçeyi öðretmek için yazmýþtýr.
6.Divanü Lügati't Türk 1072 yýlýnda (11.yüzyýlda ) Kaþgarlý Mahmut tarafýndan Araplara Türkçeyi öðretmek amacýyla yazýlan eþsiz bir kültür hazinesidir.Eserde zaman zaman dil bilgisi kurallarý da anlatýlmaktadýr.Bu yönüyle Türkçenin ilk dilbilgisi kitabýdýr.Kaþgarlý Mahmut da ilk Türk dil bilginidir.Divanü Lügati't Türkçenin ilk sözlüðüdür.Eserde 7500 kelime vardýr, bunlarýn anlamlarýnýn daha iyi anlaþýlmasý için deyimlerden , atasözlerinden ve þiirlerden örnekler verilmiþtir.Kaþgarlý Mahmut Türk illerini adým adým gezerek sagu, koþuk, sav gibi sözlü edebiyat ürünlerini derleyerek yazýya geçirmiþtir.Ýslami dönemin ilk ürünlerinden belki de en önemlisi olan Divanü Lügati't Türk Ýslamiyet öncesi Türk kültür ve medeniyet ve edebiyatýnýn bir belgesi niteliðindedir.
7.Türkçenin pek çok ülkede ve bölgede milyonlarca kiþi tarafýndan konuþulmasý onun dünyanýn en büyük dillerinden biri olduðunu göstermektedir.Türkçe bugün itibariyle dünyanýn 5.büyük dilidir.
8.Metinlerde " bilginin önemi ve deðeri ,doðruluk, dürüstlük, yalan söylememek, iyilik..." gibi evrensel deðerler vardýr.
9.11. ve 12. Yüzyýl Türk Edebiyatýnýn Genel Özellikleri:
1. Ýslamiyet öncesi kültür ile Ýslami kültür iç içedir.
2. Eserlerde toplum hayatýný þekillendirme ve yönlendirme amacý güdülmüþtür.
3. Eserlerde dini öðretme amacý esas alýnmýþtýr.
4. Hece ölçüsü devam ederken aruz ölçüsü de kullanýlmaya baþlanýlmýþtýr.
5. Dile Arap ve Fars edebiyatýnda kullanýlan nazým þekilleriyle kelimeler girmeye baþlamýþtýr.
6. Nazým birimi dörtlük ve beyittir.
7. Arap ve Fars edebiyatýnda kullanýlan nazým þekilleriyle eserler verilmeye baþlanmýþtýr.
8. Bu yüzyýlda klasik Türk edebiyatý ve Türk Tasavvuf edebiyatý ilk örneklerini vermiþtir. Böylece edebiyatýmýzýn farklý üç yönde geliþeceðinin ilk iþaretleri ortaya çýkmýþtýr.
4.ETKÝNLÝK: yaptýðýnýz araþtýrma sonuçlarýndan hareketle konuyla ilgili bir yazý yazýnýz.
SAYFA 82
DEÐERLENDÝRME
1.Atatürk'e göre Türk milleti demek Türk dili demektir.Türk dili kutsal bir hazinedir.Çünkü bir topluluðu "millet" yapan her þey dil sayesinde oluþur.Bu sebeple Türk dili Türk milletinin kalbidir.
2.Ýslam dininin kurallarýný öðretmek
Ýnsanlara doðru yolu göstermek,Ýslam Dininin gerekleri doðrultusunda aydýnlatmak
3.(D)
4)(D)
5)(Y)
6)Kutadgu Bilig
7)Hakaniye lehçesi
8)(C)
9)(C)
SAYFA 83
OÐUZ TÜRKÇESÝNÝN ANADOLU'DAKÝ ÝLK ÜRÜNLERÝ(13.-14.YY)
HAZIRLIK
Tasavvuf ;
Tanrý'nýn niteliðini ve evrenin oluþumunu varlýk birliði anlayýþýyla açýklayan dinî ve felsefi akýmý.
GEL GÖR BENÝ AÞK NEYLEDÝ
Ben yürürüm yane yane
Aþk boyadý beni kane "ane" zengin uyak
Ne âkilem ne divane
Gel gör beni aþk neyledi
Gâh eserim yeller gibi
Gâh tozarým yollar gibi "ler gibi" redif , "l" yarým uyak
Gâh akarým seller gibi
Gel gör beni aþk neyledi
Akar sulayýn çaðlarým
Dertli ciðerüm daðlarým "rým" redif ; "aðla" zengin kafiye
Þeyhim anuban aðlarým
Gel gör beni aþk neyledi
Ya elim al kaldýr beni
Ya vaslýna erdir beni "dýr beni" redif ; uyak yok
Çok aðlattýn güldür beni
Gel gör beni aþk neyledi
Ben yürürüm ilden ile
Þeyh soraram dilden dile "ile" zengin uyak
Gurbette halim kim bile
Gel gör beni aþk neyledi
Mecnun oluban yürürüm
Ol yâri düþte görürüm "(u)rüm" redif ; uyak yok
Uyanýp melûl olurum
Gel gör beni aþk neyledi
Miskin Yunus biçareyim
Baþtan ayaða yareyim "yim" redif; "are" zengin uyak
Dost elinde avareyim
Gel gör beni aþk neyledi
Þiirdeki bazý kelimelerin anlamlarý: (ek bilgi)
ýþk: aþk
Âkil:akýllý
divane: deli ,çýlgýn
neyledi: ne yaptý
geh: (kah) bazen, bazý zaman
sulayýn: su gibi
daðlaram: yaralarým
anuban: anýp, anarak
vasl: sevgiliye kavuþma
miskin:(tasavvufta) yoksul, benliðinden geçmiþ kiþi
yâre: yara
melûl: kederli, dertli
il: memleket
âvâre: serseri, baþýboþ, boþ gezen
SAYFA 84
DÖRTLÜKLER HALÝNDE YAZILANA GÖRE:
ölçü: 8'li hece ölçüsüyle yazýlmýþtýr.
uyak: þiirde gösterilmiþtir.
redif: þiir üstünde gösterilmiþtir.
sese dayalý edebi sanatlar: 1.beyitte "n" seslerinin tekrarýyla ali terasyon, "e ve a" seslerinin tekrarýyla asonans yapýmýþtýr.
Her beyitte ünsüz harf tekrarýyla aliterasyon ünlü ses tekrarýyla asonans yapýlmýþtýr.
YAPI UNSURLARI
Nazým birimi: dörtlük
nazým birimi sayýsý: 7
uyak þemasý: aaab/cccb/dddb/eeeb/fffb/... düz uyak þemasý vardýr.
TEMA: Ýlahi aþk
Nazým Türü: Ýlahi
2) "þeyhüm" "ýþk" , miskin", "avare" gibi düþünceler tasavvuf düþüncesini yansýtýr.Tasavvufta mutlak sevgili ve dost Allah'týr. Allah'ýn dýþýndaki her þey geçicidir.Þiirdeki "aþk" hakiki aþk olan Allah aþkýdýr. Dünyadaki her þey Allah'a ulaþmak için bir araç olarak görülür. Okuduðunuz þiirde "gel gör beni aþk neyledi" sözüyle þair Allah aþkýndan yandýðýný ONA kavuþmak istediðini vurguluyor.. Þiirde gece - gündüz Allah aþkýyla yanýp tutuþan, dünya malýna deðer vermeyen, Allah aþkýný zenginlik ve fakirliðe tercih eden bir derviþin düþünceleri dile getirilmiþtir. Bu tasavvuf düþüncesidir. Yunus Emre'nin bu þiirinde 13 ve 14. yüzyýlda Türk edebiyatýnda etkisini hissettiren tasavvuf düþüncesini, dolayýsýyla çaðýnýn sanat, kültür ve din anlayýþýnýn yansýmalarýný görmek mümkündür.
3) Metnin yazýlýþ amacý Allah aþkýný ifade etmek ve tasavvuf düþüncesini geniþ halk kitlelerine ulaþtýrmak olduðundan konuþma diline yakýn, yalýn sade bir dil kullanýlmýþtýr.
4) Bu þiir, 12. yüzyýlda Ahmet Yesevi'yle baþlayýp 13. yüzyýlda en olgun örneklerini veren tasavvuf anlayýþý geleneðine göre yazýlmýþtýr.Þiirde soyut bir gerçeklik olan ilahi aþk anlatýlmýþtýr. Þiirsel gerçeðin ifade aracý imge ve sestir. Þair bunu dile getirirken çeþitli edebi sanatlarla somutlaþtýrma yoluna gitmiþtir. Þiiri okurken Allah aþkýnýn derdiyle yanýp tutuþan bir Yunus Emre âdeta bir tablo gibi gözümüzde canlanmaktadýr.Þiirin nazým türü ÝLAHÝ'dir. Dinî-tasavvufi edebiyatta; Allah'ýn varlýðý, birliði, Allah sevgisi gibi konularý iþleyen nazým türüne ilahi denir.Yunus Emre, þiirlerinde tasavvuf düþüncesini ve ilahi aþký halkýn kolayca anlayabileceði bir dille yazmýþtýr. Bu þiirinde de þairin edebî görüþünü yansýtan bir konuyu (ilahi aþký) iþlediðini görüyoruz. Açýklýk, yalýnlýk, derinlik, içtenlik ve heyecan, Yunus'un þiirinin baþlýca özelliklerindendir. Bu özellikleri þiirlerinde baþarýyla uygulayan Yunus Emre için "Tasavvufî halk þiirinin en lirik þairidir" ifadesini kullanmak yanlýþ olmaz.Sözcüklerin ve eklerin yazýlýþýna baktýðýmýzda 13. yüzyýlýn dil özelliklerini görürüz: (tozaram,daðlaram,kaldur,oluban,anuban ...) Eserlerinde Arapça ve Farsça sözcüklere de yer vermiþtir. Ancak bu sözcükler Türk halkýnýn diline girmiþ, konuþulan, anlaþýlan sözcüklerdir. Bu yönüyle Yunus Emre'yi Eski Anadolu Türkçesi'nin kurucularýndan sayabiliriz. Yunus Emre, o dönemde edebiyat dili olarak Türkçeyi, canlý biçimde kullanmýþtýr. Türkçenin kültür ve edebiyat dili olarak geliþmesine büyük hizmeti olmuþtur.
Yunus, þiirlerinde hem ulusal ölçümüz heceyi hem de Araplardan aldýðýmýz aruzu kullanmýþtýr. Nazým birimi olarak hem beyit hem de dörtlük kullanmýþtýr. Þiirlerini daha çok ilâhi, nutuk ya da nefes türünde söyleyen Yunus Emre; hür düþünceli, anlama deðer veren, Vahdet-i Vücud inancýný ve ilâhî aþký anlatan bir mutasavvýf þairdir.Vahdet-i Vücud inancýna göre tek gerçek varlýk Allah'týr. Ondan gayrý ne varsa, yani bütün evren O'nun yansýmasýdýr. Allah bilinmeyi dilemiþ, kâinatý yaratmýþtýr.
5) "Aþkýn kana boymasý", yeller gibi esmek" yollar gibi tozmak" akarsu gibi çaðlamak" dertli ciðerini daðlamak", "Mecnun olup yürümek" Miskin Yunus" "baþtan ayaða yaralý olmak" "dost ilinden avare olmak" Bu ifadeler soyut bir gerçeklik olan "ilahi aþký" somutlaþtýrmak ve farklý durumlarý ifade etmek için kullanýlmýþtýr.
6) "þeyhüm" "ýþk" "mecnun" miskin" "avare" gibi sözcükler din ve tasavvufla ilgilidir.Bu kelime ve kavramlarýn
koþukta olmasýnýn sebebi koþuk nazým türünün Ýslamiyet öncesi sözlü edebiyat dönemine ait olmasýdýr.Tasavvuf düþüncesi Ýslamiyet'in kabul edilmesinden sonra görülür.
7) "âkil, divâne, hâl , Mecnûn ,melûl, yâre, âvâre, bîçâre" gibi sözcükler kapalý ünlülerin bulunduðu sözcüklerdir..Koþuk adlý metinde kapalý heceler yoktur.Çünkü bu sözcükler Ýslamiyet'in kabulünden sonra Arap ve Ýran edebiyatýndan dilimize girmiþtir.Kapalý heceler dilin musikileþmesinde ve ahenginde önemli bir yere sahiptir.Nihat Sami BANARLI'ya göre ise "Uzun hece, âdeta dilleri tek sesli olmaktan kurtarýp çok sesli yapan ve dillere büyük müzikalite saðlayan ses unsurlarý ve âdetâ Türkçenin notasý olmuþtur."
8) Ýlahi metninde Ýslam medeniyetinin þekillendirdiði Türk kültürünün ve tasavvuf düþüncesinin izleri görülmektedir.Koþýkta ise Ýslamiyet'ten önceki göçebe Türk toplumunun yaþam biçimi görülmektedir.
SAYFA 85
AHENK UNSURLARI
ölçü: 11'li hece ölçüsü
uyak:
a...... dava
b......var meydanýdýr "meydanýdýr" redif "r" yarým uyak
c.......niyaz eyledi
b....... er meydanýdýr
d.......kodýlar
d.......yudular "dýlar" redif (kelimeleirn köklerinde benzer ses olmadýðý için uyak yok)
d.......dediler
b.......sýr meydanýdýr (her birimin son dizesindeki "r" harfinin yarým uyak olduðunu unutmayýnýz.)
f.....bulasýn
f.....olasýn "asýn" redif "l" yarým uyak
f......olasýn
b.....kâr meydanýdýr. (her birimin son dizesindeki "r" harfinin yarým uyak olduðunu unutmayýnýz.)
g.....kurana
g.....yalana "a(e)" redif ; "n" yarým uyak
g.....bilene
b......gör meydanýdýr
h....er ise
h...yâr ise "ise" redif "r" yarým uyak
h...der ise
b....dar meydanýdýr
sese dayalý edebi sanatlar:Her birimde ünsüz harf tekrarýyla aliterasyon ünlü ses tekrarýyla asonans yapýlmýþtýr.(þiirden bulunuz)
YAPI UNSURLARI:
nazým birimi: dörtlük
nazým birimi sayýsý: 5
uyak þemasý: abcb/dddb/eeeb/fffb/gggb þeklinde düz uyak biçimi vardýr.
Tema: Allah aþký
Nazým türü: Nefes
2. Abdal Musa Bektaþi edebiyatýnýn ilk ve büyük temsilcileri arasýndadýr.Bu edebiyatýn akla ilk gelen isimlerinden biri olan hatta kurucusu olarak kabul edilen Kaygusuz/Abdal'ýn da þeyhidir. Bazý yazarlar tarafýndan, Bektaþiliðin ve Bektaþi edebiyatýnýn kurucusu olarak da gösterilen Abdal Musa,"Muhammed-Ali birliði", "Yezid düþmanlýðý" ve "Mirac-Hz, Ali münasebeti" gibi Alevi-Bektaþi edebiyatýna has temalara yer veren ilk þair veya þairlerden biridir. Bu bakýmdan onu da söz konusu edebiyatýn kurucularýndanbiri olarak görmek, herhalde yanlýþ olmayacaktýr.
ek bilgi:
" Bektâþilerin rivayetine göre, Hacý Bektaþ'ýn amcasý Haydar Ata'nýn oðlu Hasan Gazi'nin oðludur. aþýk paþazâde, Musa'nýn Bursa fethine karýþtýðýný, hatta bir savaþta, külahý düþen bir askere, baþýndaki sivri külahý giydirdiðini ve bu yüzden yeniçerilerin, hacý bektaþ'a nisbet iddiâ ettiklerini yazar.
Abdal Musa'nýn Bursa'da bir mezarý vardýr. Bu zâta ait bir mezar ve tekke de Elmalý'ya yakýn Tekke köyündedir. bütün Alevi ve Bektaþiler Abdal Musa'nýn bu köyde yattýðýný kabul ederler. Bektâþiliðin ve bektâþi edebiyatýnýn kurucularýndan kaygusuz abdal, þiirlerinde abdal musa'nýn derviþi olduðunu söyler ve bu þiirlerden onun Elmalý civarýnda yaþadýðý anlaþýlýr.
Abdal musa'nýn hacý bektaþ'la soy bakýmýndan yakýnlýðý olup olmadýðý þüpheliyse de adýndan anlaþýlacaðý gibi bu azizin, horasan erlerinden, yâni melâmetilerden ve babalýlardan olduðu, gazi erenlerle mesela geyikli baba ile münasebeti olduðu muhakkaktýr. bir liirinde de doðum yerinin iran azerbaycaný'ndaki hoy kasabasý olduðunu ve hacý bektaþ halifesi hâcým sultan'a mensup bulunduðunu söyler."(Abdülbaki GÖLPINARLI)
10. Sýnýf Yeni Edebiyat Kitabý Cevaplarý konusunu deðerlendirin.
5 üzerinden 1,60 | Toplam: 10 kiþi oy verdi.
5 üzerinden 1,60 | Toplam: 10 kiþi oy verdi.
Powered by vBulletin® Version 4.2.1
Copyright ©2000 - 2013, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO
Copyright ©2006 - 2013 Forumdas Ýnternet Hizmetleri
Forumdas Tescilli bir markadýr.
Copyright ©2000 - 2013, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO
Copyright ©2006 - 2013 Forumdas Ýnternet Hizmetleri
Forumdas Tescilli bir markadýr.



