Zonguldak'ta Gezilecek Yerler

'Türkiye ile ilgili' forumunda By RiZeLi tarafından 29 Mayıs 2010 tarihinde açılan konu


  1. Zonguldak'ta Gezilecek Yerler
    Zonguldak Turizm
    ZOnguldak



    Zonguldak


    Merkezde Ulutan Baraj Gölü, Ereğli'de Kızılcapınar Baraj Gölü ve Gülüç Baraj Gölü, Çatalağzı beldesinde bulunan Dereköy Göleti ile Karapınar beldesinde bulunan Çobanoğlu Göleti (18 ha) içme suyu ya da sanayi amaçlı yapay göllerdir. Bu göllerin çevresi yöre halkınca günübirlik dinlenme alanları olarak kullanılmaktadır. Merkez Kokaksu mevkiinde bulunan Harmankaya, Kozlu beldesinde Değirmenağzı ve Ereğli'de Güneşli Şelaleleri ilin en önemli çağlayanları olup, trekking amaçlı olarak kullanılmaktadır.
    Cehennemağzı Mağarası, Gökgöl, Kızılelma, İnağzı ve Cumayanı Mağaraları görülmeye değerdir.
    Cehennemağzı Mağaraları (Karadeniz Ereğlisi): Antik Çağa ait arkeolojik kaynaklarda "Acheron-Akheron Vadisindeki Mağaralar" adıyla geçen Cehennemağzı Mağaraları, (Kehanet Mağaraları) Ereğli'nin geçmişte Ayazma olarak adlandırılan İnönü Mahallesinde olup, dört mağaranın ortak adıdır. Cehennemağzı Mağaraları, Yunan Mitolojisine konu olmasıyla birlikte, Hıristiyanlığın yasak olduğu dönemlerde gizli yapılan tapınmalar için kullanıldığı sanılan ilk ibadet merkezlerinden biridir. Cehennemağzı Mağaralarının Mitolojik ve Dinsel Önemi: İnsanın doğaya karşı yenilmez dayanma ve saldırma gücünü simgeleyen Herakles'e, Eurstheus tarafından verilen on iki görevden sonuncu ve en güç olanı, Cehennem Köpeği Kerberus'un hiç bir ölümlünün bir daha geriye dönemediği Ölüler Ülkesi'nden (Hades) kaçırılmasıdır. Herakles, Altın Postu aramak üzere yola çıkan Argo gemicileri ile birlikte Ereğli'ye gelir. Hermos ve Athena'nın da yardımıyla, kimi anlatımlara göre üç başlı ve yılan kuyruklu Kerberus'u yeryüzüne çıkarır. Eurystheus'un Kerberus'u gördüğünde çok korkması üzerine, Herakles onu Ölüler Ülkesine geri bırakır. Herakles'in Kerberus'u kaçırmak için Ölüler Ülkesine indiği yer Cehennemağzı Mağaralarıdır. İlk çağın en önemli kehanet merkezlerinden birinin bu mağaralar olduğu bilinmektedir. Diğeri ise Yunanistan'ın Delpahai Kentindedir. Bir başka söylenceye göre, şehrin tekfurunun kızı, hizmetkarına aşık olur ve evden kaçar. Cehennemağzı Mağaralarındaki kız-oğlan odasına saklanır. Cehennem zebanisi kendisini korur. Mağaraya giremeyen tekfur "Taş olun!" der, kız ile oğlan taş kesilir.
    • Zonguldak-Kozlu karayolu üzerindeki Uzunmehmet adına yapılmış anıtı görmeden,
    • Yaklaşık 4 km'lik bir trekking gezisi sonucu ulaşılan bir doğa harikası olan Harmankaya
    Şelalelerini görmeden,
    • Devrek ilçesi, Bostandüzü Orman Dinlenme yerinde mola verip doğa fotoğrafı çekmeden,
    • Ereğli ilçesindeki dinsel ve mitolojik özelliklerinden dolayı rağbet gören Cehennemağzı
    Mağaralarını gezmeden,
    • Ereğli Müzesini gezmeden, görmeden Dönmeyin ......


    Devrek

    [​IMG]

    İlçenin en önemli akarsuyu Abant Dağları'ndan doğup Büyüksu adıyla devam ediyor. İlçe sınırları içinde ülkenin en zengin ormanları iğne yapraklı çam ağaçları, yayvan yapraklı çam ve meşe ağaçları, görülesi güzellikler sergiliyor. Ata mesleği bastonculukla kendinden söz ettiren Devrek'te ağaç, ustaların becerileriyle ağaç olmaktan çıkarak sanat eserine dönüşüyor. Bastonlar özellikle yurt dışından büyük rağbet görüyor.Bir çok devlet adamı tarafından sipariş ediliyor.

    Devrek bastonları


    Eski bastoncu Mıntıka Çelebi dünyaca tanınan bastonlarını, yer tornasında elle yaparmış. Ayaklarıyla kıstırdığı kızılcık ağacı çubuğunu bir ucu sivri ağaç bıçağı altında döndürüp, yuvarlatır, törpü ile yılan gibi çeşitli motifler işlermiş. En popüler olan yılan kabartmasını, Mısır savaşı sırasında İngiliz komutanın koltuğu altındaki bastondan görüp esinlenmiş. Kızılcık ağacı üzerine kezzapla renk verip telle ısıtarak, yakı işlemiyle motif ve süsler yapmışlar. Gomalakla cilalayıp avuca gelen kısmına manda boynuzundan sap takmışlar. Çok tutulmuş...El yapımı bastonlarıyla ünlü Latif Küçükler usta, "İyi bir baston 1-10 gün arasında çıkar. Yaptığımı beğenmezsem, içime sinmezse bastona takozu vurup kırarım!" diyor. Saç örme, helezon, yılan, piramit ve budaklı gövde şekilleri, motifleri var. En kalitelisi ise "çoban çentik"i bastonu. Meraklısı 8-40 milyon arasında ödermiş. Kurt, at, kartal başı, çengel, topuz ve ortopedik saplı olanlar da var. Güçlü hayvan kafalarının, kullanıcıya psikolojik bir güç sağladığını ve yılan motifinin tamamen bastonu doldurduğu için seçildiğini söylüyorlar. Baba mesleğini sürdüren Rüştü Çelebi ise "Bir baston 150 yıl yaşar, ağaca su yürürken kesilmiş olması lazım. Ağaç dinlendirilir, suyunu atar, ısıtıp fırında düzeltiriz, sonra da işlenir. Kızılcık ağacı dalı mobilya sanayinde kullanılmaz, sık dokuludur, yanmaya elverişli değildir. Kızılcık ağacı meyve verdiği için budanması gerekir, atık malzemedir. Manda boynuzundan sapını yapar, pabuç kısmına da lokantadan artan paça kemiğinden bilezik takarız. Bu şekilde Devrek bastonuyla çöpü ekonomiye kazandırırız..." diyor. Bastonun kalını ve ağırı kolu yorar, pazu yaparmış. İnce baston makbul olup taşıyıcılık görevinden çok, kişinin dengesini ve ahenkli yürüyüşünü sağlarmış.

    Cehennemağzı (Koca Yusuf) Mağarası



    Xenophon’un Anabasis (onbinlerin dönüşü) adlı yapıtında ‘…mağaranın Mariadyn topraklarındaki kolonisi, Yunan şehri Herakleia’ya vardılar. Herakleis’in üç başlı köpek Kerberos’u zincire vurmak için indiği söylenen Akherusias Burnu yakınlarında Herakles’in inişinin kanıtı olarak gösterilen iki Stadından derin uçurum bulunduğu bir yerde demirlediler denilmektedir. Bu mağara, mitolojide önemli yeri olan Cehennenağzı Mağarası’dır.(Hades Mağarası veya Herakles Mağarası olarak adlandırılmaktadır). Mitolojiye göre burası tanrı Apollon’un kehanetgahıdır. Antik dönemin ünlü kahinlerinin bulunduğu yerdir. O dönemde üçüncü günün sonunda kahinler kendilerine gelecekten haber almak isteyenler burada üç gün kalır, üçüncü günün sonunda kahinler kendilerine gelecekten haber verirlerdi. Bu mağaranın kapısı yaprak ve dallar arasında görünmez bir haldeyken 1838’de gezgin Bore tarafından keşfedilmiştir.

    Yeraltı dünyasının ve ölüler ülkesinin tanrısı Hades’in ülkesine buradan girilmektedir. Mağarada 3 başlı Cehennem Köpeği Kerberos, Hades’in ülkesini beklemektedir. Herakles, Mykenai Kralı Eurystheus’un isteğiyle Kerberos’u yakalamak için bu mağaraya girer. Hiçbir ölümlünün sağ olarak geri dönmediği bu mağaraya tanrı Atena ve Hermes’in yardımıyla girerek Kerberos’u yakalar, Krala götürür. Fakat, Kral köpeği görünce korkar ve geri döner. Argonotların Herakleia’ya gelişlerini Rodoslu Apollonius şöyle anlatır: “Dimdik kayalıklarıyla bu yüksek burun Bithynian Denizi’ne bakar. İşte; sarkık ağaçları ve taşlarıyla Cehennem Mağarası. Derinliklerine soğuk, buz gibi bir esinti gelir. Bu esinti değdiği her şeyi pırıl pırıl bir zarla kaplar. Bu parlaklık gün ortasında erir. Bu asık suratlı deniz, Cehennem Mağarası rüzgarının uçurduğu yapraklarla sonsuza değin çalkalanır durur.”