Zonguldakın Tarihi Yerleri

Konusu 'Karadeniz Bölgesi' forumundadır ve YAREN tarafından 3 Şubat 2011 başlatılmıştır.

  1. YAREN Üye

    zonguldak ın tarihi eserleri,zonguldak ın tarihi güzellikleri,zonguldağın tarihi yerleri,zonguldakın tarihi mekanları,zonguldak'ın tarihi ve turistik yerleri

    Zonguldak İlinin Tarihi Yerleri


    Filyos Ören Yeri


    Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesi, antik dönemin önemli yerleşim birimlerinden biri olup, birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanları üzerinde kurulu bulunmaktadır. Romalılar tarafından yapıldığı düşünülen kale ve anfi tiyatrosu vardır.

    Filyos'ta Saklı Tarih

    Efsaneye göre kent, M.Ö.7.yüzyılda kurulmuştur. Tarihi boyunca değişik isimlerle (Tios, Tieion, Tianon, Tium) anılmıştır. Kentin kurulduğu dönemde bu bölgede Kaukan adında bir yerli yaşamakta idi.

    Tarihi boyunca siyasi güç oluşturamayan ve Ereğli ile Amasra'nın gölgesinde kalan kent, Roma döneminde M.Ö.70 yılında yakıldı ve yağma edildi. Daha sonra yeniden inşa edildi ve bir ticaret ve balıkçı kenti olarak yaşamını devam ettirdi. Kent, Bizans döneminde M.S.5.yüzyılda önemli bir dini merkez oldu. Selçuk ve Osmanlı dönemlerinde ise (14.15.yüzyıl) giderek önemini yitirdi ve küçük bir balıkçı köyüne dönüştü. Bugün Filyos beldesinin bulunduğu alanda eski kentten toprak üstü kalıntı olarak Roma, Bizans ve orta çağ dönemlerine tarihlenen kale, sahil surları, su kemeri, tonozlu galeri, tiyatro, savunma kulesi ve çeşitli mezarlar görülebilmektedir.

    Kale Tepesi


    İlk yerleşim yeri, kentin kuzeyindeki kale tepesi üzerindedir. Bugün burada ortaçağ kalesine ait duvarlar ile Helenistik-Roma dönemlerine tarihlenen kule kalıntısı bulunmaktadır. Kalenin duvarları 2003 yılında yenilenmiştir.

    Eski Liman


    Kale Tepesinin batısında yer alan eski limana ait denizin içinde 6 metre genişliğinde ve 100 metreden fazla uzunlukta iki mendirek kalıntısı bulunmaktadır.

    Sahil Suru

    Eski limanın başladığı noktadan itibaren kent içine doğru uzanan sahil suru bulunmaktadır. Çeşitli dönemlerde tamir edilerek kullanılan surun kalınlığı 1 metre mevcut yüksekliği ise 5 metredir. Bugün surun ancak 50 metrelik bir bölümü görülebilmektedir.

    Su Kemeri ve Tonozlu Galeri

    Dört kemerli bir su kemeri kalıntısı ve tuğladan yapılmış tonozlu bir galeridir. Burasının büyük bir yapının ait bölümü olduğu tahmin edilmektedir.

    Tiyatro


    Kentin güneyindeki yamaca yaslanmış tiyatro Roma dönemine aittir. Taş oturma sıralarının bir bölümü sökülerek, geç dönemlerde yapılan inşaatlarda kullanılmıştır.

    Araştırma ve Kazılar


    Tios kentinin bilimsel olarak araştırma ve kazıları, 2006 yılından beri Kdz. Ereğli Müzesi ve Trakya üniversitesi Arkeoloji bölümü tarafından yürütülmektedir. 2006 yılında yapılan çalışmalarda eski kentin toprak üstü kalıntıları tespit edildi. Envarterleri ve çizimleri yapıldı. Fotoğrafları çekildi, kent planı çıkarılmaya başlandı. Toprak altında bulunan yapılar ise jeo elektrik ve radar ölçümleri ile tespit edildi. Bu alanlarda araştırma çukurları (sondaj) açıldı. Yapılan çalışmalarda, kale içinde; Helenistik Devir'e (M.Ö.4.yy) ait yapılar ve çanak çömlek çeşidinin bol olması, yapılan ticaretin zenginliğini göstermektedir. Sahil surunun güneyindeki tarlalarda yapılan radar ölçümlerinde eski kentin yapıları tespit edildi.

    Buradaki sondajlarda, Helenistik Devir'e tarihlenen sur duvarları, Roma-Bizans dönemine ait yapı kalıntıları, Roma dönemi sikkeleri ve çanak-çömlek parçaları ortaya çıkarıldı. Su kemerinin hemen yakınında ise; anıtsal bir meydan çeşmesi olması muhtemel bir yapı bulundu. Tiyatroda yapılan temizlik çalışmalarında; mermer iki heykel parçasına rastlandı. İki yazıt-bilimci tarafından, bugüne kadar yörede bulunmuş ve Ereğli müzesinde mevcut tüm Helence ve Latince yazıtlar arşivlendi. Yazıtların değerlendirilmelerine başlandı. Tios kentinin araştırılması ve kazılması, Karadeniz tarihi ve arkeolojisi için büyük önem taşmaktadır. Çünkü Türkiye'nin Karadeniz kıyılarında kazılan ilk ve tek antik kenttir.

    Buradan elde edilecek bilgi ve belgeler büyük önem taşımaktadır. Toprağın hemen altında yolları, meydanı, hamamı, dini yapıları, evleri depoları, dükkânları ve mezarlarıyla büyük bir kent ortaya çıkarılacaktır.

    Ereğli Kalesi

    Kdz. Ereğli'nin kent surlarının çevrelediği tepede bulunmaktadır. Bizans Dönemi'nde XIII. Yüzyıl başlarında yapıldığı sanılan kalede iç ve dış avlu, kule, mühimmat ve erzak deposu, sarnıç ve odalar bulunmaktadır. Kale ve çevre duvarları oldukça harap bir durumdadır. Kale kapısındaki ve iç avludaki derin çatlakların bir depremin sonucu oluştuğu sanılmaktadır. Duvarlarda, kuleler de tuğla ve harç dolayısıyla birlikte gri taşı kullanılmıştır.

    Sur Kalıntıları


    Helenistik döneme ait olan sur parçalarında çok sert, gri, renkli kireçtaşından iri ve kalın blok taşları kullanılmış ve bunlar birbirlerine başarılı bir şekilde bağlamıştır. Bu taş bloklar yan yana ve harçsız yerleştirilerek, aradaki küçük taş blokların yatay hatlarıyla desteklenmiştir. Büyük boyutlu kare taşların kullanıldığı Roma Dönemi sur kalıntıları ise daha çok kıyı kesiminde yer almaktadır. Bu döneme ait sur işçiliğinde yaklaşık 1 m x 1 m boyutlu kare taş bloklar kullanılmıştır. Birbirine kalın bir harç tabakasıyla bağlanan ve kesme taşlardan oluşan kimi surlardaki tuğla örme işçiliği Bizans Dönemi ürünüdür. Kentin büyük bir bölümünü kaplayan bu surlarda Bizans yapı tekniği egemendir. Bizanslılarca yapılan bu surları Cenevizliler onararak kullanmışlardır.

    Filyos Kalesi

    Filyos'ta bulunan ve Romalılar tarafından yapıldığı düşünülen kale, kentin denize hakim bir noktası olan bir burun üzerinde kurulmuştur. Güçlü ve heybetli bir görünüm kazandırmak düşüncesiyle yapımında iri taşlar kullanılmıştır. Kale uzunca bir süre harabe durumda kaldıktan sonra, 2000 yılında Kültür Bakanlığı tarafından onarım çalışmalarına başlanmıştır.

    Herakles (Herkül) Sarayı

    Kdz. Ereğli Ankara Mahallesi'nde bulunan ve iki cephedeki duvar kalıntıları dışında tümüyle yıkık bir durumda bulunan bu antik döneme ait yapı kalıntısı, iri kesme taş bloklarla ve özenli bir işçilikle inşa edilmiştir.
  2. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.892
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: Zonguldakın Tarihi Yerleri

    Su Tesisleri

    Antik çağda kentin su gereksinimini karşılamak üzere inşa edilen su tesislerinin Roma Dönemine ait olduğu sanılmaktadır. Kandilli yakınlarından başlayan (Balı Köyü) ve yaklaşık 16 km bir hat boyunca kente ulaşan su şebekesi kent surlarının yakınında bulunan bir havuzda toplanmakta ve havuzdan çıkan bir kaç kolla, kanalla su kent alanının merkezine aktarılmaktadır. Ayrıca kentin su gereksinimi için kuyulardan da yararlanılmıştır. Bu kuyulardan bir kaçı günümüze kadar ulaşmış olup, kuyu yüzeyleri girland ve rölyeflerle süslüdür.

    Çeştepe Fener Kulesi


    Kdz. Ereğli'nin kuzeyinde Çeştepe'de deniz seviyesinden yaklaşık 200 m yükseklikte bulunan kulenin Helenistik Dönemde yapıldığı ve Bizans Döneminde de yeniden inşa edildiği sanılmaktadır. Kente ait bazı sikkelerde fener betiminin yer alması bu kuleye verilen önemin kanıtıdır. Üstyapısı tümüyle yıkılan kulenin 10 m.lik bölümü günümüze kadar kalmıştır. Yirmi sekiz basamaklı bir merdivenle çıkılan kulenin üst yapısı tümüyle yıkılmış sadece on metrelik bir bölümü ayakta kalabilmiştir. Kule Bizanslılar döneminde yeniden inşa edilmiştir.

    Bizans Sarnıcı Kalıntısı


    Akarca mahallesinde bulunan ve Bizans döneminden kalma olduğu anlaşılan sarnıcın hemen hemen tümü toprak altında bulunmaktadır. Bir hafriyat çalışması sırasında ortaya çıkan sarnıcın tahribata uğramaması için içi doldurulmuş, ancak açık kalan bölümü tahrip olmuştur.

    Krispos Anıt Mezarı


    Kdz. Ereğli'de gösteriler yapan ve orada ölen eski Mısırlı pandomima sanatçısı Krispos'un anısına yapılmıştır. Kaidesi ile birlikte 2.10 m yükseklikte bulunan anıtın önünde 19 satırdan oluşan ve kazılarak yazılmış bir şiir bulunmaktadır. Anıt, yüksek bir kaide üzerinde oturtulmuş iki korint başlıklı sütun, sütunların arasında içinde başsız bir büstün bulunduğu oyuk ve üçgen çatı olarak tasarlanmış taç kısmından oluşmaktadır.

    Bizans Kilisesi

    Ereğli Akarca Mahallesinde bulunan kilisenin bulunduğu yerde 1942 yılında yapılan Çelikel Camii yer almaktadır. Bizans dönemine ait kilisenin döşeme mozaiği ve duvarının bir bölümünde yer alan fresk kalıntıları caminin bodrumunda bulunmaktadır.

    Ayasofya Kilisesi (Orta Cami)

    Sularla kaplı kent alanının içinde Bizanslılar tarafından inşa edilen Hagia Sophia (Kutsal Akıl) kilisesi, camiye çevrildikten sonra Orhan Gazi ya da Orta Cami olarak anılmaktadır.

    Kozlu Kilisesi

    Kozlu Bucağı Merkez Mahallesinde bulunan kilise, Hıristiyan Ortodoks cemaatine aittir. Geçtiğimiz yüzyılın sonlarına doğru inşa edildiği anlaşılan kilise bugün yıkık ve harap bir durumdadır.

    Yeni Camii

    Devrek ilçesinde bulunan bu camii, 19.yüzyıl sonlarında yapılmıştır.

    Ali Ağa Hamamı

    Ereğli'de çarşı içinde kullanımda olan tescilli bir anıttır. Ali Ağa tarafından yaptırıldığı bilinen bu anıt, küçük bir Osmanlı taşra mahalle niteliği göstermektedir.

    Boz Hane Hamamı

    Ereğli'nin Orhanlar Mahallesi'nde bulunan hamamın 20.yüzyılın başlarında Abdurrahman Kaptan'ın eşi için yaptırdığı tahmin edilmektedir. Hamam 19.yüzyılın klasik Türk hamamlarının ilgi çekici bir örneğidir.