Zekat verilecek mallar ve miktarları nedir

'Sorun Cevaplayalım' forumunda EyLüL tarafından 25 Eylül 2011 tarihinde açılan konu


  1. Hangi mallardan zekat verilir ve bu verilecek zekatın miktarı ne kadardır


    Nisâb, koyun ve keçide kırk, sığır ve mandada otuz, devede ise beştir. Altın için nisâb 81 gram,18 gümüş için ise nisâb 561 gramdır. Altın ve gümüş için nisâb sabit ise de (kırkta bir) hayvanlarla ilgili nisâb ve verilecek zekât miktarı sayı arttıkça değişir. Tafsîlatlı bilgi için ilmihâl kitaplarına mürâcaat edilmelidir. Deniz ürünleri ve mâdenlerden de zekât verilir. Bunların çeşitleri ve miktarları fıkıh kitaplarında detaylı bir şekilde ele alınmıştır.

    Gelir getiren menkul ve gayr-ı menkul bütün servetler zekâta tâbîdir. Gayr-ı menkullerde kira getirenlerin senelik gelirleri hesap edilir, masrafları düşüldükten sonra kalanının zekâtı verilir. İleride satmak gâyesi ile alınmış arsalar, ilk alış fiyatları üzerinden (şayet enflasyon farkı varsa ilâve edilerek), satılmak üzere yapılan daireler ise mâliyetleri üzerinden (yine enflasyon farkı göz önünde bulundurularak) zekâta tâbîdir.

    Şirketlerde, hissedarlar ayrı ayrı değil de şirket olarak zekâtlarını verecek olurlarsa, bunun hesaplanmasında şöyle bir yol izlerler:

    Öncelikle yılın başında ya da sonunda gelir-gider hesaplarını yaparlar. Elde ettikleri miktara, kesin olarak alabileceklerine inandıkları alacaklarını da eklerler. Bu yekûndan demirbaş ve varsa borçlarını düşerler. Geri kalan miktardan, şayet yıllık hesap dökümü kamerî yıla göre ise % 2,5; milâdî yıla göre ise % 2,6 hesabıyla zekâtlarını verirler.

    Dikkat edilecek diğer önemli bir nokta da şudur: Zekât, sadece kârdan değil, demirbaş olmayan öz sermâyeden de verilir.

    Fabrikalar, atölyeler ve imalathâne gibi sanâyi kuruluşları müessese olarak zekâtlarını hesaplamak isterlerse şöyle hareket ederler:

    1. Demirbaş olarak kullanılan her çeşit makine ve âlet-edevat için zekât gerekmez. Ancak bu âletler altın veya gümüşten ise, onların değerleri hesaplanarak zekâtları verilir.

    2. İşletme sermâyesi zekâta tâbîdir. Bu sermayeden her türlü masraf, işçi ücretleri ve borçlar düşüldükten sonra kalan miktardan zekât verilir.

    3. Sanayi kuruluşlarında ücretler aylık ödeniyorsa, 12 aylık süre içinde ortaya çıkan dalgalanmalar dikkate alınmaz, sadece yıl sonunda yapılan hesaba bakılır.

    Para olarak verilecek zekâtın hesaplanmasında dikkate alınması gereken önemli bir husus da enflasyondur. Bugün yılda % 70 ile % 100’e yakın bir değer kaybı sebebiyle zekâtın bir sene içinde muhtelif zamanlarda îfâsı hesâba katılınca, farziyeti ânındaki değere sâdık kalabilmek için zekâta âit meblağın, sâbit bir değere endekslenmesi de zarûrîdir. Aksi hâlde zekât meblağı, kırkta birin altına düşer. Muhtaç mağdur edilmiş olur; zekât ibâdeti de eksik îfâ edilmiş olur.

    İslâm, esas itibâriyle zekâtı aynî olarak emretmiştir. Yâni altını olan altın verir, gümüşü olan gümüş verir, koyunu olan koyun verir, buğdayı olan buğday verir, kumaşı olan da kumaş verir. Ancak bizzat Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in sonra da Hazret-i Ebû Bekir ve Hazret-i Ömer’in devirlerindeki tatbikatta aynî olarak alınan zekâtların, nakdî olarak alındığı da görülmüştür. Bu itibarla bugün de fakire mal yerine onun değeri kadar para vermekte bir beis yoktur.