Zararlı Alışkanlık edinmede çevrenin etkisi

'Sağlık bilgisi' forumunda HazaN tarafından 1 Mart 2011 tarihinde açılan konu


  1. zararlı alışkanlık edinme,
    zararlı alışkanlıklara çevre etkisi

    Zararlı alışkanlıkların yerleşmesini çoğaltan şey toplumların bu alışkanlıklara bakış açısıdır. İslam ülkeleri ve Hindistan da toplumsal olarak alkolü yasaklamaları bireysel düzeyde olumlu sonuç vermemiştir. Çocukları ve gençleri bu maddelerin yarattığı alışkanlıkların etkileri konusunda bilinçlendiren toplumlar alışkanlıkların yerleşmemesinde daha başarılı olmuşlardır.
    · Hiçbir alkol bağımlısı bir gün bağımlısı olacağı düşüncesiyle alkole başlamamıştır.
    · Paket, paket içilen sigaralarla sağlığını bu kadar tehlikeye atan nikotin bağımlısı sigara içmeye başladığı ilk günlerde belki sadece arkadaşlara özenmek vakit geçirmek, akranları gibi davranmanın dışında bir şey düşünmemiştir.
    · Sorunlardan ve kaygılardan kurtulmak için bir doktor kontrolü olmaksızın birkaç yatıştırıcı ilaç alan genç insan bu ilaçlara bağımlı hale geliverdiğini belki de ancak bağımlılık aşamasında fark etmiştir.
    · Bu gün sahip olduğu ahlaki değerleri hiçe sayarak kumar tutkusu ile hem kendi hem de yakınlarının yaşamını altüst eden kumar bağımlısı belki de gençlik yıllarında heyecan arayışının ve psikolojik olarak gelişmemişliğinin farkında olsa bu ağır soruna gereken önlemleri kendisi bulabilir

    GENÇLİK VE ALKOL BAĞIMLILIĞI:
    Alkol kullanımına bağlı sorunlar çağımızın en önemli konularından biridir. Bireyin beden ve ruh sağlığı, aile, toplumsal ve iş yaşamını tehlikeye düşürmekle kalmamakta, trafik kazaları, suça yöneltme gibi toplumsal ağırlıklı zararlara da neden olmaktadır.
    Alkolün beyne ilk etkisi yorum ve düşünmeyi kontrol eden bölgeyi yavaşlatmasıdır. Böylece kişinin hatırlama, kara verme anlama gibi normal akli görevlerini yürütmesine engel olur.
    Alkol Bağımlılığı: Alkolü kontrollü içmek veya bırakma isteğine rağmen bırakılamama aşamasına gelinmesi alışkanlığın onsuz yaşanılamayacak boyutlara varmasıdır.
    Alkol bağımlılığının en güzel tarifi ise şöyledir: “Alkol bağımlısı içki içmeye başladığı zaman içmeyi istediği yerde bırakamayan kişidir.”
    Bazı dini günler veya kendilerince uygun günlerde içki içmemeleri olasıdır ancak bir alkol bağımlısı bir kaç gün hatta birkaç hafta içki içmeden durabilmesine rağmen içki içmeye başladığı zaman kendisini frenlemesi olası değildir. Arada bir yapılan arkadaş toplantıları, kokteyller, çeşitli kutlama törenleri gibi vesilelerle içki çevreye uyum sağlamak için içen sosyal içkicidir. Alkolün alışkanlık yapan etkisiyle haftada bir kez olmak üzere on hafta arka arkaya içki içen kişilerde beyinde bağımlılığın ilk temelleri atılmaktadır. “İçki, artık yaşamak için alınmaya başlamışsa akşamcılık devreye giriyor demektir.” (Özcan Köknel 1998) Öte yandan alkolik ailelerin içinde yaşadıkları ortam sağlıklı üyeleri olan ailelerin içinde yaşadıkları ortamdan önemli farklılıklar gösterir. Alkolik aile ortamı genellikle gergin ve güvensizdir. Tutarsız ve yordanamaz davranışların çok sık görülmesi nedeniyle, aile üyeleri özelliklede çocuklar neyin doğru neyin yanlış olduğunu, neyin ne zaman ve nasıl yapılması gerektiğini anlamakta zorluk çekerler. (Forward 1990)
    Aile üyelerinin bir yere birlikte gidip gidemeyeceklerini, bir şeyi kutlayıp kutlayamayacaklarını, hatta birlikte yemek yiyip yiyemeyeceklerini bile ebeveynin kanındaki alkol miktarı belirler. [(Velleman ve Orford 1990) Türk Psikoloji Dergisi 1994]