Yüzme Sporu

'Spor Gündemi' forumunda By_TuaL tarafından 13 Temmuz 2008 tarihinde açılan konu


  1. YÜZME STİLLERİ

    Serbest yüzme
    Serbest yüzme suyun üzerine çift kol vuruşuyla, birbirinden farklı şekilde yapılır. Bacak hareketleri devamlıdır. Bu yüzden serbest yüzme en hızlı olanıdır...

    Kurbağalama yüzme
    Bir çok ülkede kurbağalama yüzüş öğrenilen ilk yüzmedir. Bu yüzme stili en yavaş olanıdır...

    Sırtüstü yüzme

    Sırt üstü yüzme ilk olarak 1912 yılında Stockholm Olimpiyat Oyunları sırasında Amerikalı yüzücü Hebner tarafından yapılmıştır. Yarışı kazandığı için yenilikçi tekniği çok ciddiye alınmıştır. Uzun zaman sırt üstü yüzülmeye devam edildi...

    Kelebek yüzme

    Kelebek oldukça yeni bir yüzme stilidir. Bu stil kurbağalama yüzüşünden gelir, çünkü kollarin ters hareketleri suyun üzerinde yapılır. Kolların çekişi kalçalara kadar uzanır...

    [​IMG]

    YÜZMENİN KAS-İSKELET SİSTEMLERİ ÜZERİNE ETKİLERİ
    Kas, gerilebilme ve kasılabilme yeteneğine sahip liflerden oluşmaktadır. Kas dokusu üç bölümde incelenir.

    1- İskelet Kasları (İstemli Kaslar)
    Vücudu harekete geçiren kaslara iskelet kasları denir. Antrenman yolu ile oluşan değişiklikler en belirgin şekilde iskelet kaslarında görülmektedir. İskelet kasları, hareket için güç sağlarlar ve vücut kaslarının 7/8'ini oluştururlar. Genel olarak bir kasın % 75-80'i sudan, % 18-20'si proteinden, geri kalan bölümü ise karbonhidrat, lipit (yağ), mineral ve non-proteik azottan oluşmuştur. Kasta % 0.5-1.5 oranında glikojen şeklinde bulunan karbonhidrat, bilindiği gibi organizmanın en önemli enerji kaynaklarından biridir.

    İskelet kasları, beyaz ve kırmızı kaslar olarak iki gruba ayrılırlar. Beyaz kaslar (Fast-Twitch muscle fibers ya da kısaca FT), kırmızı kaslara (Slow-Twitch muscle fibers ya da kısaca ST) oranla daha çabuk kasılırlar ve uzun süre iş yapmayı gerektirmeyen görevlerde yer alırlar. ST-liflerinin çevrelerinde kılcal damar çoktur. Aerob metabolizmayı kullanırlar.

    2- Düz Kaslar (İstemsiz Kaslar)
    İç organlarının yapısında yer alırlar ve uzun süreli düzenli faaliyette bulunurlar. İsteğimiz dışında çalışırlar.

    3- Kalp Kasları (İstemsiz Kaslar)
    Kalpte bulunan ve uzun süreli düzenli faaliyette bulunan kas tipidir. İsteğimiz dışında çalışırlar.

    Kasların Yapısı ve Bazı Özellikleri:
    1. Kasın başlangıç noktası olan "origo" sabittir. Bir kas, kasın sonlandığı nokta olan "instersiyo"yu kendine doğru çekerek hareket eder.
    2. Kasın gövdesi, kas liflerinin demetler halinde "sarkolemma" adı verilen zarlar tarafından sarılması ile oluşur.
    3. Tendon, kasın kemiğe yapıştığı bölümdür.

    YÜZMENİN KALP-DOLAŞIM SİSTEMLERİ ÜZERİNE ETKİLERİ

    Antrenmanlar ile kalbin dakika volümünü arttırmak mümkündür. Bu artışın gerçekleşmesi maximal ve submaximal yapılan yüklenmelerle mümkündür. Yapılan araştırmalar kalbin dakika volümünü arttıran en iyi yolun submaximal (%70 ve altı) yüklenmeler olduğunu ortaya koymuştur. Kalbin dakika volümünün artması, dokuların oksijen ihtiyacının karşılanması bakımından çok önemlidir. Bu sebeple orta ve uzun mesafe yüzücülerin bu özelliğini geliştirmeleri önemlidir.

    Bilindiği gibi, kalbin dakika volümünün artması, öncelikle atım volümünün (her atımda pompalanan kan miktarı) ve de kalp atım sayısının artırılması ile olanaklıdır. Su içindeki yatay pozisyon, kalbin atım volümünün ayakta duruşa oranla daha iyi olmasını sağlar. Çünkü, bu pozisyonda, kalbin kan ile doluşu daha iyi olur. Su içinde, suyun kaldırma kuvveti yerçekimine karşı koyar. Bu konumda kalp, kanı yer çekimine karşı atmak zorunluğunda kalmaz. Ayrıca, suyun kaldırma kuvvetinin yer çekimini karşılanması ve suyun alt ekstremitelere uyguladığı hidrostatik basınç, havada dik durumda iken karşılaşılan "Kanın alt ekstremitelerde toplanma eğilimini" elemine eder. Diğer taraftan, su içinde kalp, ısı düzenlemesine yardım amacıyla deriye fazla kan göndermek zorunda kalmaz. Bu kan çalışan kaslara aktarılır.

    Özetlersek, yüzücülerdeki dolaşım diğer spor dallarındaki sporculara oranla farklılıklar gösterir. Bu durum, su içindeki vücudun yatay pozisyonda olmasına bağlıdır. Bu pozisyonda kalp kan ile tamamen dolar ve sonuçta kalbin tek bir kasılışında daha fazla kan vücuda pompalanır.

    Düzenli antrenmanların kalp üzerine yaptığı olumlu etkiler şunlardır:
    1. Antrenman ile kalp odacıklarının hacmi büyür. Kalp odacıklarının büyümesi ile kalbin içine aldığı kan miktarı artarken, dakika volümü artar. İyi antrene edilmiş sporcularda kalbin yük altında bir dakika içinde pompalandığı kan miktarı 35-40 litreye kadar çıkabilmektedir.
    2. Antrenman sonucunda, kalp kaslarında "hipertrofi" denilen gelişme, kalınlaşma, kuvvetlenme meydana gelir. Bu gelişmelerle kalbin pompalandığı kan daha güçlü bir şekilde organizmaya dağılır.

    YÜZMENİN SOLUNUM SİSTEMLERİ ÜZERİNE ETKİLERİ

    Temel görevi, kana oksijen vermek ve kandaki karbondioksiti almak olan solunum sistemi, ağızdan ve burun dan başlayarak akciğerde sonlanır. Ağızdan ve burundan alınan hava "trakea" adı verilen ve havanın iletilmesini sağlayan boru yoluyla akciğerlere gelir. Akciğerlere gelen ve akciğerlerin yapısında bulunan "alvoel"lere (hava kesecikleri) yerleşen havada % 14-15 oksijen ve % 4.9-6.9 oranında karbondioksit vardır. Çevresi kılcal damarlarla sıkı bir şekilde çevrilmiş ola alveollerle kılcal damarlar arasında gaz alış verişi olur. Gaz değişimi diffüzyonla meydana gelir. Örneğin, vennler (toplara mar) içinde akciğerlere gelen karbondioksitten zengin kan, akciğer yapısındaki alveol keselerine geçerken burada bulunan oksijen de kana geçer.

    Eritrosit içinde dokulara gelen oksijen il bağlanmış hemoglobin molekülü, oksijenini aktif dokulara verir. Bu alışveriş ise aşağıdaki şekilde belirtilmiştir. Antrenmanlar sırasında organizmanın oksijen gereksinimi artar. Bu artışa paralel olarak, bu gereksinimi karşılayacak dolaşım ve solunum sistemlerinin de bu duruma fizyolojik bir uyum göstermesi gerekir. Dokuların oksijene olan gereksinimi arttıkça, solunum sisteminin organizmaya soktuğu oksijen miktarı ve bu oksijeni dokulara taşıyacak olan dolaşım sisteminin faaliyeti artar. Dinlenme durumunda bir kişi dakikada 12-16 kez soluk alırken, antrenmanlar sırasında solunum frekansı 40-50'ye kadar çıkabilir.

    Kişinin bir dakikada aldığı hava miktarı ise o kişinin dakika başına solunum volümünü (hacmini) meydana getirir.

    Dakika Başına Solunum Volümü = (Bir Solukta Alınan Hava Miktarı) x (Bir Dakikadaki Solunum Sayısı)

    Dinlenme durumundaki bir kişinin dakika başına solunum volümü 5-8 litre/dk. civarındadır. Bu miktar, yük altında 120 It./dk.'ya, bazı durumlarda da 140 It./dk.'ya kadar yükselebilir.

    Fiziksel çalışmalarda bir taraftan solunum volümü, diğer taraftan da solunum frekansının artırılmas ile solunum-dakika volümü artırılmış olur.
     



  2. YÜZMENİN SİNİR SİSTEMİNE FAYDALARI

    Yüzme, tüm vücudumuzu hareket ettirebildiğimiz bir spor olduğu için sinir sistemine etki yapan en önemli spor dallarından biridir. Suyla ilgili tüm çalışmalarda, sinir sistemimizdeki etkiler duyu organlarımızın devreye girmesiyle gerçekleşmektedir. Burada duyu organlarımız ve sinir sistemimiz bir bütünlük içersinde çalışmaktadır. Kısacası tüm yaşantımızda sinir sistemimizle, duyu organlarımız iç içe çalışmakta olduğunu herkes bilmektedir. Burada su içerisinde yapılan çalışmalardaki yeri ve önemini şöyle anlatabiliriz. Su içersinde yaptığınız her çalışmada suyla ilgili ayrı bir rehavet ve canlılık hissetmeniz sinir sisteminizi rahatladığını gösterir.

    Yıkanırken olan rahatlama duygusu veya yüzerken egzersiz sonrası canlılığımızı sinir sistemimizin dinlenmesi sonucu ortaya çıkan unsurlardır. Yüzme ortamının iyi olması, eğitmeninizin kalitesi ve ortamdaki mutluluğunuz da diğer faktörler olarak sinir sisteminizin dinlenmesine yardımcı olan unsurlardır.

    Yüzme sonrası görülen rahatlamalarda insanlarda aşağıda sıraladığımız davranışların geliştiği bilinmektedir:

    * Kişinin kendine güveni artar.
    * Korkusu yok olur.
    * Yapacağı bir işe adaptasyonu daha kolaydır ve dikkati zor dağılır.
    * Zor bir spor olan yüzme branşı, kişileri daha disipline eder, daha programlıdırlar
    * Yüzme sporunu yapan kişiler normal yaşantılarında daha aktiftirler ve başarılıdırlar.
    * Toplumda iyi ve güvenilir bireylerdir.

    YÜZMENİN DİĞER FAYDALARI

    Düzenli olarak yapılan egzersizin insan sağlığına olumlu katkıları vardır. Düzenli bir şekilde egzersiz yapanlarda sigara ve alkol içme alışkanlığı ve aşırı şişmanlık oldukça az görülmektedir. Gençliğinde ve hamileliğinde spor yapan anne adaylarının ölü ve erken doğumlar görülmemektedir. Uygun bir şekilde yapılan spor tüm yaş gruplarındaki insanlara olumlu katkılar sağlamaktadır.

    Yapılan fiziki aktivite ile, kalp atım volümü artar, kalp atım sayısı azalır .Egzersiz sonucu kaslardaki kan akımı ve mitokondriyal enzimlerin salınımı artar. Fiziksel aktivite yapan bir kas, aktif olmayan bir kasa oranla daha fazla yağ ve daha az glikojen tüketir. Sonuç olarak kalp ve beyin damarlarının tıkanmasının ana nedeni olan aterosklerozisin artmasına neden olan yüksek yoğunluklu lipoproteinlerde azalma olur.

    Klinik pratiğinde,egzersiz bazı hastalıkların ve hastalıklara uygulanan tedavilerin değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Solunum yollarında daralma olan hastanın tedavi verdiği yanıt yüzme ile değerlendirilebilir. Egzersiz yapanlarda kalp krizi geçirme oranının egzersiz yapmayanlara oranla yarı yarıya düşük olduğunu kanıtlandı. Çalışmalar egzersizin kalp kasının oksijen gereksinimini azalttığını, kandaki yağların değiştirdiğini ve böylece kalp krizi geçirme oranını azalttığını gösteriyor.

    Egzersizin şeker hastalarının tedavisinde de yeri vardır. Fiziksel aktiviteyle, insüline duyarlılık artmakta ve şeker hastasının daha az insülin gereksinimi olmaktadır. Özellikle hastalığın başlangıç aşamasında olan şeker hastalarının tedavisinde egzersiz önemli bir yer tutar.

    Egzersiz aşırı şişmanlığın kontrolünde de önemli yeri vardır. Beden ağırlığının kontrol altında tutulmasında iyi bir diyetin yanı sıra düzenli egzersiz yapmanın da önemli katkıları olmaktadır.

    ANTRENMAN KURALLARI

    1-Isınma
    Yavaş yapılan egzersizlerde kişilere ısınma gereksizmiş gibi görünür, oysa yapılan bilimsel araştırmalarda görülmüştür ki ısınma yapan bir kişinin antreman içersinde veya yarışma içersinde performansı çok daha iyi olmuştur.

    Yüzmede yapacağımız egzersizlerde su dışında 10-15 dk. genel açma germe mahiyetindeki jimnastikle başlar, sonra suda ısınma yüzme mesafesi verilerek tamamlanır. Bu mesafe kişinin durumuna göre değişiklik göstermektedir.

    2-Esas devre
    Yüzme programlarında temel kural, yavaş ve gittikçe gelişen bir çalışma şeklinde olmalıdır. Eğer yoğun ve hızlı çalışmaya girersek; göğüste bir sıkışma yada ağrı, soluk almakta aşırı yoğunluk, gözlerde kararma midede bulanma görülebilir. Bu gibi durumlarda çalışmayı hemen kesmek gerekmektedir. Burdan anlaşılır ki antreman ağır geçmiş olup vücudumuzu zorlamış olmaktayız.

    3-Soğuma devresi
    5-10 dk. lık bir soğuma programı kalbin dinlenme için yükünü azaltır. Kanın kalbe geri dönmesine adalelerin harekete yardımcı olur. Birdenbire durulduğu zaman adalelerde ani durur. Yani kan dolaşımı için adalenin kalbe yardımı kesilir. Adeledeki fazla kan birikimleri ise, kalbin dolayısıyla beynin yeterli oksijeni alamamasıyla sonuçlanacaktır. Kalpte kanın azalması istenmeyen durumlar yaratabilir.

    Vücut iyice soğumadan sıcak duş yapılmamalıdır ve saunaya gidilmemelidir. Adalelerin ani durdurulması ve daha sıcak bir ortama girilmiş olması kılcal damarların genişlemesine kanın vücudun çeşitli bölgelerinde toplanarak kalpten uzak kalmasına neden oluyor. Oysa soğuma egzersizleri kan dolaşımının normale dönmesini, vücudun soğumasını, hiçbir sakıncalı duruma olanak vermeden sağlar.

    Yıkanma ise hemen soğuma dönemini izlemelidir. Egzersizle soğumadan sonra ılık suyla yıkanmalıdır. Sıcak suyla yıkanmada terleme devam eder, hatta artabilir. Soğuk suyla yıkanmada adalenin normal soğumasını gereksiz yere hızlandırır. Suyun altında uzun süre kalmaya gerek yoktur, hafif bir sabunlanma yada silinme, terin vücuttan alınması için yeterlidir.

    Ayrıca yıkanma biter bitmez yeniden terlemeye neden olabilecek kalın şeyler giyilmemeli vücut ve saçlar iyice kurutulmalıdır.

    YEME - İÇME NOTLARI

    Yemeğin üzerinden en az iki saat geçmeden çalışma yapılmamalıdır. Yemekten sonra yaklaşık bir buçuk saat kan beyin ve kalpten uzaklaşır. Herhangi bir kalp sorunu olanlar için yemek üstüne çalışma yapılması tehlikeli olabilmektedir. Bu tehlikeli durumlar kalp sorunu olmayanlarda da gözükebilmektedir. Yalnız şunu unutmamak lazım "yemek" dediğimiz bir lokma birşey demek değildir. Az ve sulu besinler içecekler, karbonhidratlar yenildiğinde iki saat beklemeye gerek yoktur.

    Aç karnına çalışmanın hiç bir zararı olmaz. Sabah çalışmalarında başlangıçtan 10-15 dk. önce meyve suları içilebilir.

    Çalışmalar esnasında vucudun su gereksinimini karşılamak çok önemlidir. Ter yoluyla ve diğer yollarla yitirilen su karşılanmazsa baş ağrısı, bitkinlik, genel isteksizlik gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu bakımdan susadıkça yeterince su veya egzersiz esnasında bir yudum şeklinde içilebilir.

    Egzersiz anında çok fazla su içilmesi midede gereksiz şişlik ve performansı bozucu rahatsızlık yapabilir.

    Egzersizden hemen sonra çok aşırı soğuk şeyler içilmemelidir. Terle kaybedilen tuz, yeterli beslenme ile yerine konulabilir. Aşırı sıcakta ve çok su kayıplarında tuzlu şeylerin yenilip içilmesi yeterli değilse tuz tabletleri ile takviye yapılmalıdır.
     



  3. Temel sporlardan biri olarak ele alınan yüzme sporu en kolay uygulanabilecek bir spor dalıdır. Gelişen yaşam koşulları yürüyüş yapacak ortamlar bulmanın kolaylığı kadar yaz ve kış yüzme olanağı bulunabilen havuzlar ortaya çıkarmıştır. Belli bir düzende spor yapmak isteyenlerin yüzme sporuna daha rahat zaman ayırmaları kolaylaşmıştır.

    Yüzme sporu ile uğraşanların spor ilk başladıkları günden itibaren fiziksel gelişimleri önemli farklılıklar gösterecektir. Bu gelişmeler onun tüm yaşantısına etki edecek gelişmelerdir.

    Yüzme sporu beden gelişiminin temel sporlarından biridir. Tüm vücut kaslarının kullanıldığı sporlardandır. Su direncine karşı yapılan bir spor olması nedeniyle kas kuvvetine ve genel dirence önemli katkılarda bulunmaktadır.

    Spor amaçlı yüzme sporu ile uğraşmak için haftada iki ya da üç gün yüzme sporuna bir saat zaman ayırmak yeterlidir. Bu süre karada yapılacak çalışma öncesi gerdirme egzersizleri ile geliştirilebilir. Yüzme sporunda belli bir mesafenin yüzülmesi hedeflenerek çalışmalara başlanmalı ancak nefes alış veriş tekniği ve yüzme sitillerinin buna uyumu için eğitim alınmalıdır. Temel yüzme eğitimi almayan kişilerin yüzme mesafesi uzadıkça yorulmaları daha çabuk olacaktır. Su ile uyum içinde yapılan bir yüzme sporu hem ruhsal dinginlik hem de beden gelişimi sağlayacaktır. Su direncine karşı yanlış hareketler ise kişinin çabuk yorulmasına ve bu spora fazla devam edememesine neden olacaktır.

    Yüzme sporu bu sporla aktif uğraşanlar kadar sağlık için spor anlayışıyla çalışanlarında düzenli ve sürekli uygulamasına gerek duyan bir spordur. Öğrenmenin yaşı yoktur. İnsan doğası suda batmamayı ve hareket edebilmeyi bilir. Bisiklete binmek gibi dengeye dayanan bir davranıştır. Çalışmalarla geliştirilir, doğru hareketlerin yapılması ile hız ve direnç kazanılır. Korku sadece yaşanan deneyimlerden kaynaklanır ve doğru hareketlerin öğrenilmesi ile kolayca üstesinden gelinir.


    Yüzmeyi hiç bilmeyen ve öğrenmek isteyenlerin ilk yapacakları, suyu sevmek ve suya alışmak olmalıdır. Diğer şartlar ise şöyle:

    Ayaklarını suda serbest hareket ettirmeyi öğrenmeli.
    Dışardan nefes alıp, suyun içine üfleyerek nefes çalışması yapmalı.
    Elleri önde, ayak hareketleri yaparak, suyun içinde dengeli durmayı öğrenmeli.
    Denge çalışmasını ayak tahtasıyla yaparak, hem nefes vermeyi, hem de ayak hareketlerini birlikte yapabilmeli.
    Serbest yüzme tekniğinin ilk aşaması olan kol hareketlerini, yani kulaç atmayı öğrenmeli.
    Daha önceden öğrendiklerini birleştirip, yani ayak hareketlerini yapıp, suya nefes vererek kulaç atabilmeli.
    Bol bol tekrar yaparak, öğrendiklerini pekiştirmeli.

    Antrenman Kuralları

    1-Isınma

    Yavaş yapılan egzersizlerde kişilere ısınma gereksizmiş gibi görünür, oysa yapılan bilimsel araştırmalarda görülmüştür ki ısınma yapan bir kişinin antrenman içersinde veya yarışma içersinde performansı çok daha iyi olmuştur.

    Yüzmede yapacağımız egzersizlerde su dışında 10–15 dk genel açma germe mahiyetindeki jimnastikle başlar, sonra suda ısınma yüzme mesafesi verilerek tamamlanır. Bu mesafe kişinin durumuna göre değişiklik göstermektedir.

    2-Esas Devre

    Yüzme programlarında temel kural, yavaş ve gittikçe gelişen bir çalışma şeklinde olmalıdır. Eğer yoğun ve hızlı çalışmaya girersek; göğüste bir sıkışma ya da ağrı, soluk almakta aşırı yoğunluk, gözlerde kararma midede bulanma görülebilir. Bu gibi durumlarda çalışmayı hemen kesmek gerekmektedir. Buradan anlaşılır ki antrenman ağır gelmiş olup vücudumuzu zorlamış olmaktayız.

    3-Soğuma Devresi

    5–10 dk’lık bir soğuma programı kalbin dinlenme için yükünü azaltır. Kanın kalbe geri dönmesine adalelerin harekete yardımcı olur. Birdenbire durulduğu zaman adalelerde ani durur yani kan dolaşımı için adalenin kalbe yardımı kesilir. Adaledeki fazla kan birikimleri ise, kalbin dolayısıyla beynin yeterli oksijeni alamamasıyla sonuçlanacaktır. Kalpte kanın azalması istenmeyen durumlar yaratabilir.

    Vücut iyice soğumadan sıcak duş yapılmamalıdır ve saunaya gidilmemelidir. Adalelerin ani durdurulması ve daha sıcak bir ortama girilmiş olması kılcal damarların genişlemesine kanın vücudun çeşitli bölgelerinde toplanarak kalpten uzak kalmasına neden oluyor. Oysa soğuma egzersizleri kan dolaşımının normale dönmesini, vucudun soğumasını, hiçbir sakıncalı duruma olanak vermeden sağlar.

    Yıkanma ise hemen soğuma dönemini izlemelidir. Egzersizle soğumadan sonra ılık suyla yıkanmalıdır. Sıcak suyla yıkanmada terleme devam eder, hatta artabilir. Soğuk suyla yıkanmada adalenin normal soğumasını gereksiz yere hızlandırır. Suyun altında uzun süre kalmaya gerek yoktur, hafif bir sabunlanma ya da silinme, terin vücuttan alınması için yeterlidir.

    Ayrıca yıkanma biter bitmez yeniden terlemeye neden olabilecek kalın şeyler giyilmemeli vücut ve saçlar iyice kurutulmalıdır.
    Yüzmenin Avantajları

    Dayanıklılık ve esnekliğinizi geliştirir.
    Adalelerinizi geliştirir ve denge sağlar. Birçok profesyonel ve amatör sporcusu egzersizleri yaparlar.
    Kalbi güçlendirir.
    Fiziksel görünümünüzü değiştirir.
    Dolaşımı düzenler. Varis gibi hastalıklarda faydalıdır.
    Kilo kontrolünü sağlar.
    Stres ve gerilimi azaltır.
    Eklem iltihabı gibi hastalıklarda eklemleri ve bağları daha az zorladığından önerilen egzersiz tipidir.
    Haftada 3 gün yüzme önerilir. 1 saat yüzme ortalama 500 kalori harcatır.
    Enerji verir.
    Kas güçsüzlüklerini tedavi eder.
    Şişmanlarda, hamilelerde ve hareketsiz kişilerde özellikle yararlıdır. Çünkü suda yapılacak egzersizler eklemleri ve bağları daha az zorlamaktadır. Sudaki vücut ağırlığı karadakinin 10 misli azalır. Suda yapılan rehabilitasyonun fizik tedavinin etkin bir formu olduğu kanıtlanmıştır.

    Suda Egzersiz Tipleri

    Suda yürüyüş veya koşu. Bel seviyesine kadar girilen suda yapılan yürüyüş veya koşu karada yapılandan 2 kat daha fazla dirence karşı yapıldığından iyi bir aerobik egzersizdir. Üstelik karada yapılan çalışmalarda oluşabilecek kazalar ve yaralanmalar suda % 90 oranında azalmaktadır.
    Boyun seviyesindeki suda 20 dk veya daha uzun süreyle yapılacak, bütün vücudu çalıştıran ritmik aerobik hareketleri kalp damar sistemini güçlendirmektedir. Su içinde yapılacak pedal çevirme hareketi ve kolları açıp kapama hareketi faydalı olacaktır.
    Krawl ya da serbest yüzebiliyorsanız 100 metre yüzme ile işe başlayın. 25 er metrelik 4 tur ile 100 metreyi tamamlayın ve tur aralarında 1 er dakika dinlenin. Daha sonra bu turları kademeli olarak arttırarak 20 dakika hiç durmadan yüzmeyi hedefleyin.

    65 Kilo ağırlığında bir kişinin 1 saat yüzerek harcayacağı kalori ortalama

    Genel yüzme: 420 Cal.
    Kuvvetli Yüzme: 650 Cal.
    Sırtüstü Yüzme: 550 Cal.
    Kurbağlama Yüzme: 550 Cal.
    Kelebek Yüzme: 750 Cal.
    Crawl Yüzme: 750 Cal.

    Gerekli Malzemeler

    1. Havlu
    2. Mayo
    3. Bone
    4. Terlik (ıslak zeminde kaymayan plastik tabanlı olanları tercih ediniz)
    5. Klor gözlüğü (isteğe bağlı)

    Kramp Durumunda Ne Yapılmalı?

    Kramp olarak adlandırılan adale kasılması suyun ortasında yaşandığı zaman ilk dikkat edilmesi gereken paniğe kapılmamak.

    Sırt üstü yatılıp ayakları gergin bir şekilde öne doğru uzatmak gerekiyor. Kramp, genelde paletle yüzenlerde ve kara sporları yapanlarda görülüyor. Kramp durumunda kişi yapabiliyorsa ayağını öne ve arkaya doğru germeli. Yüzme eğiticileri toplumda yaygın olan kramp durumunda ayağa iğne batırma düşüncesini ise çok yanlış ve tehlikeli olduğunu düşünüyorlar.

    [​IMG]
     



  4. Cevap: Yüzme Sporu

    Yüzmede pek başarılı olmasamda, inadına seviyorum. Suyun içinde daha bir huzur buluyor insan.
    Teşekkürler Wish .
     



  5. Cevap: Yüzme Sporu

    Yüzmeye 2 sene gittim ce çok memnun oldum takıma seçildim ama artık bıraktım :(
    Tesekkürler Wish ablacım :f40:
     



  6. Cevap: Yüzme Sporu

    Çok güzel.Ben hala gidiyorum bilmeme rağmen:D