Yüzme Havuzlarına Dikkat!

'Sağlık Rehberi' forumunda YAREN tarafından 22 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu


  1. Sağlıklı bir yaşam için önerilen sporların başında yüzme gelir.
    Yüzmek için ise deniz, göl gibi doğal bir su kaynağı ya da yapay bir yüzme havuzu gerekir. Yüzme havuzları bir çok kişinin ortak kullanım alanı olarak birçok sağlık problemine yol açabilirler.

    Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte, bir takım cilt hastalıklarının görülme sıklığında artmalar saptanmaktadır. Özellikle üzerinde önemle durulması gereken durum, güneş ile deri kanseri görülme sıklığının doğru orantılı olarak artmasıdır. Mantar hastalıkları, isilik, güneş allerjisi, güneş yanıkları, kaşıntı gibi hastalıklara da daha sık rastlarız.

    Hepimiz her yaz olduğu gibi, hemen bronz bir tene sahip olmak isteriz. Ama yaz öncesi veya tatil öncesi yapmamız gereken bakımlarımızın olması gereklidir. Öncelikle temiz bir ciltle , doğru koruma faktörlü bir ürün kullanarak güneşlenmeliyiz. Koruma faktörü konusunda mutlaka bir cilt doktoru kontrolünde ve takibinde daha sağlıklı bronzlaşabiliriz. Belki de bilmemiz gereken en önemli nokta her cilt tipinin farklı olduğu ve farklı bakılması gerektiğinin bilincine varmaktır.

    Kullanılacak ürünlerin kişinin cilt tipine uygun olması gerekmektedir.Leke ve siyah noktalardan şikayet eden hastalara tercih edilmesi gereken yöntem kimyasal peeling veya lazerle cilt soyma yöntemidir. Fakat bu uygulamaları; hastaların çok iyi güneşten korunmaları gerektiğinden dolayı kışın yapmayı tercih ederiz.

    Yaz aylarında vücutta su kaybına bağlı özellikle kol ve bacaklarda cilt kuruluğu ortaya çıkabilir. Cildin aşırı kuruması; kaşıntı ve egzamalara neden olabilir. Yaz aylarında koruyucuların yanı sıra nemlendiriciler de kullanılmalıdır. Aşırı kuruyan, alerjik olan ciltlerde nemlendiriciler 2-3 saatte bir yinelenmelidir. Yüze sürülen A; C, E vitaminler ile selenyum içerikli nemlendiricilerin güneşin yarattığı hasarları engelleyici rolleri vardır. Nemlendiriciler cilt kurutulduktan sonra sürülmelidir. Özellikle kasık, koltuk altı, göğüs altı gibi büklüm bölgelerine ıslakken nemlendirici sürmek, mantara neden olabilir. Aşırı kuru ciltlerde meyve asitli veya cildin üst tabakasını yenileyici kremler kullanılabilir. Meyve asitli nemlendiriciler ya güneş koruyucularıyla birlikte ya da en iyisi akşam sürülmelidir.

    Güneşte uzun süre korunmasız kalmaya bağlı olarak damarlanmalar artmakta, ufak kılcal damarlar belirgin hale gelmekte, kırmızılıklar ve damar genişlemeleri oluşmaktadır. Terleme ve sıcakların artmasıyla isilik, sivilcelenme ve yağlanma şikayetleri yoğunlaşmaktadır. Güneşten koruyucu kullanılmadığında ciltte yanık, şişme, kızarıklık ve lekeler gelişmekte, cilt sağlıklı görüntüsünü kaybetmektedir. Güneş sonrası nemlendirici kullanılmazsa ciltte kuruluk ve kaşıntı olmaktadır.

    Yaz aylarında en sık karşılaştığımız yakınmalardan biri de hiç şüphesiz ki selülitlerdir. Kadınların sıkça sorduğu sorulardan biri “kremlerin selülit tedavisinde etkili olup olmadığıdır? “ Kremlerin selülit tedavisine etkileri çok azdır. Selülit tedavisinde kullandığımız en etkili yöntemler lipoliz, mezoterapi ve karboksiterapi yöntemleridir. Lipolizde deri içerisine soyadan elde edilen yağları yakan “lesitin” denilen bir maddeyi injekte ederiz. Mezoterapi yönteminde ise cilt altına dolaşımı hızlandıran, ödemi azaltan, yağ hücrelerinde yıkımı hızlandıran maddeler verilir. Karboksiterapide benzer bir şekilde deri içerisine özel bir cihazla, yine yağları parçalamak için karbondioksit gazı verilmektedir.

    Güneş koruyucuları cilt tipine göre belirlenmelidir. Koruyucuların faktörü ya da yapısına (Sütlü ya da mineralli) dermatoloğun karar vermesi gerekmektedir. Bazı ciltler kimyasal veya fiziksel içerikli koruyuculara allerjik reaksiyon gösterebilir. Bu durumda mineral içerikli koruyucular kullanılmalıdır. Koruyucu kullanılmazsa cildin kolajen ve elastin tabakası etkilenir, erken kırışıklığa, lekelenmeye ve ciltte matlaşmaya neden olur. Cilt kanserine yatkınlık ortaya çıkar. Güneşe çıkış saatine dikkat edilmelidir. Sabah saat 11.00 ile öğleden sonra 15.00 saatleri arasında güneşe çıkılmamalıdır. Plajda şemsiye altında oturulsa dahi gerek atmosferde saçılan ultraviyole (UV) ışınları, gerekse de yansıyan UV ışınları nedeniyle güneş yanığı oluşabilmektedir. Günümüzde de tüm uyarılara rağmen güneşlenme sürmekte, en popüler tatil mekanları deniz kıyıları olmaktadır. UV ışınlarının geç etkileri arasında bulunan melanom ve melanom dışı deri kanserlerinin görülme sıklığı ozon tabakasının incelmesi nedeniyle artış göstermiştir.

    Deri kanseri gelişiminde UV’nin etkilerinin kesinleşmesi güneşten korunmanın önemini ortaya koymaktadır. Ancak günümüzdeki popüler kozmetik anlayış nedeniyle güneş banyoları ve solaryumlar toplumlarda büyük rağbet görmektedir. Kişilerin yanlış uygulamaları da oluşan zararlara katkı yapmaktadır.

    Yaz aylarında çok sık görülen diğer bir hastalık grubu mantar hastalıklarıdır. Özellikle ayak ve kasık bölgelerinin mantarları ile gövdede görülen ve “tinea versicolor” denilen mantar çeşidine oldukça sık olarak rastlanmaktadır. Ayak mantarı erkeklerde sıktır. Sıcak ve nemli hava , kapalı ayakkabılar, aşırı terleme kolaylaştırıcı faktörlerdir. Mantarlı zeminlerde çıplak ayakla dolaşma sonucunda bulaşır.
    Özellikle yaz aylarında; asla çıplak ayakla yürümeyin. Ayaklarınızı serin ve kuru tutun. Böylece mikropların burada yaşamasını önlemiş olursunuz. Ellerinizi ve ayaklarınızı yıkayın. Ellerinizi ve ayaklarınızı yıkadıktan sonra parmak aralarınızın iyice kurumasına dikkat edin. Bunun için daima kendi kişisel havlunuzu kullanın. Bu havluları düzenli aralıklarla değiştirmeli ve yüksek sıcaklıklarda yıkamalısınız. Kolay hava alan ve terletmeyen ayakkabılar tercih edilmelidir. Dar giysiler giymekten kaçınılmalıdır. Eşyalar ortak kullanılmamalıdır. Halka açık alanlarda (özellikle ortak kullanılan hamam, otel odaları vs) çıplak ayakla dolaşmayın.

    Uz Dr Zekayi KUTLUBAY

    Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanıİnsan çıkartıları ile kirlenen ve uygun dezenfeksiyonu yapılmayan havuzlar aracılığıyla pek çok hastalık bulaşabilir. Yeterince temiz olmayan havuz ve deniz suyu ile bulaşabilecek hastalıklar; mide-barsak enfeksiyonları, üst solunum yolu enfeksiyonları, kulak, göz ve cilt enfeksiyonlarıdır. Bunlardan özellikle tifo, hepatit A ve E, ishal, kanama ve sarılıkla seyreden leptospira ile weil hastalığı daha ağır hastalıklardır. Özellikle çocukluk çağında ağız yoluyla bulaşan hepatit A, bu suların dışkıyla kirlenmesi sonucu aşılı olmayan insanları enfekte eder.
    Yüzme mevsimiyle birlikte denize ve havuza dalışlar sinüzit olgularının sayısında artışa neden olmaktadır. Hijyenik olmayan yüzme havuzları ve plajlar özellikle bayanlarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonlarına neden olabilmektedir. Bu durumun belirtileri; sık idrara çıkma, idrarda yanma ve sızlama, bazen kasıklara ve bele vuran ağrılar olabilir. Kontrol edilmeyen hastalarda yüksek ateş ve titremeler ortaya çıkabilir.

    Hangi önlemler alınmalıdır?

    · Kanalizasyon karışan alanlara yakın bölgelerde ve şiddetli yağmurlar sonrasında denize kesinlikle girilmemelidir.
    · Durgun ve kirli sularda, yüzeyi köpüklü ve yeşil görünümde olan denizde yüzülmemelidir.
    · Havuz ve deniz suyunu mümkünse yutmamak gerekir (suya atlarken burun kapatılmalıdır)
    · Ciltte sıyrık ve kesik alanları varsa, yüzme sonrasında temiz su ve sabunla cilt temizlenmelidir.
    · Kulak enfeksiyonlarını önlemek için kulak tıkaçları kullanılmalıdır,
    · Göz enfeksiyonlarını önlemek için gözlük veya maske kullanılmalıdır,
    · Gelişebilecek ishal, solunum sistemi, cilt, kulak ve göz enfeksiyonlarında mutlaka sağlık kuruluşlarına başvurmak önerilir.

    Havuzların klorlanması çözüm mü?

    Havuzların iyi klorlanması enfeksiyon hastalıklarına karşı etkili bir çözüm olurken kendi yarattıkları problemlerle bizleri başbaşa bırakır.
    Tahrişe bağlı olarak gözde kızarıklık ve cilt lezyonları sık olarak gözükürler. Havuz suyu içindeki klor vajinda normalde bulunan ve ortamın asidik olmasını sağlayan yararlı bakterilerin de fonksiyonlarını yitirmelerine neden olur. Bunun sonucunda kadının genital bölgesinde normalde bulunan mantarlar aktif hale gelerek enfeksiyona neden olabilirler. Havuzdan sonra ortaya çıkan mantar enfeksiyonu başka birisinden ya da havuzdan bulaşan mantarlara değil kadının kendi vücudunda bulunan mantar sporlarının aktif hale gelmesine bağlıdır. Genital bölgenin nemli kalması da mantar için uygun zemin hazırlar. Islak mayo ile oturmak en sık yapılan yanlışlardan birisidir. Eğer gerekirse genital bölge saç kurutma makinesi ile kurutulabilir.

    Havuzların ortak kullanıma açık tuvaletlerinde de dikkatli olmak, iç çamaşır ve havlu gibi özel eşyaları başkalarıyla paylaşmamak ve temiz olduğundan emin olunmayan havuzlara ve denize girmemek tatilin güzelliğini bozmamak için dikkat edilmesi gereken unsurlardır.