Yürekteki yanık.

'Kısa Bilgiler' forumunda Nevra tarafından 7 Nisan 2008 tarihinde açılan konu


  1. Genç kız, el aynasında makyajını kontrol etti; Gayet iyi. dedi. Güzelliğinden emindi. Çevresindeki erkeklerin pervane olmasından zaten biliyordu güzel olduğunu. Hayatın tadını çıkaran, rahat yaşayan biriydi.
    Cep telefonu çaldığında, akşam arkadaşlarıyla hangi eğlence yerine gideceğine karar vermeye çalışıyordu. Telefondaki numaraya baktı, arayan annesiydi.
    - Alo kızım, nasılsın?
    - İyiyim anne. Ne oldu?
    - Sana bir surprizim var.
    - Surpriz mi?
    - Evet. Çok eski bir arkadaşım, dostum şehrimize gelmiş
    - Eee kimmiş.
    - Kim olduğu surpriz. Fakat, onu senin almanı istiyorum.
    - Ben mi?
    - Evet, senin iş yerine yakın olan parkı biliyormuş. Parka gitmesini ve seninle buluşmasını söyledim. Senin de parka gidip onu almanı istiyorum.
    - Anne, ben böyle şeyleri sevmem, kendin halletsen.
    - Kızım 1-2 saatlik bir işim var. Ayrıca seni bebekliğinden tanıyan bir arkadaşım. Seni görünce mutlaka çok sevinecektir.
    - Amaaan. Peki pekiNasıl tanıyacağım.
    -Evden çıkarken üzerine giydiklerini tarif ettim. O parkta bazı oturaklar piknik masası şeklinde. Parkın sinema tarafı girişindeki ilk piknik masasına otur. O gelince seni bulacak.
    -Tamam anne.. tamam
    - Kızım senden her gün mü bir şey istiyorum. Üniversiteyi bitireli, hele de işe gireli bir fatura yatırmaya bile göndermedim.
    - Hemen darılma, tamam dedim ya
    - O nasıl tamam demekse neyse, hadi o zaman, izin al da çık, bekletme. Ben de işlerimi bitirip hemen geleceğim.
    **** **** **** **** **** **** **** **** **** ****
    Genç kız, izin alıp çıktı. Kısa bir yürüyüşten sonra parka vardı. Bu parkta daha önce hiç oturmadığını farketti. Arkadaşlarıyla hep paralı, lüks eğlence yerlerine giderlerdi.
    Annesinin tarif ettiği, girişteki ilk masayı buldu, boş olan kısmına oturdu. Masanın diğer tarafında bir köylü kadınla, küçük kız oturuyordu. Onlarla aynı yerde bulunmaktan utandığını hissetti.
    -Annemin arkadaşı çabucak gelse de, şunlardan kurtulsam diye düşündü.
    Köylü kadın çekinerek seslendi;
    - Afedersin kızım, bir şey sorabilir miyim?
    Kızım diye seslenmesi iyice sinirlerini bozdu.
    - Ne var, adres mi soracan! ..
    Sert çıkış karşısında kadın sesini alçalttı;
    - Hayır kızım, başka bir şey soracaktım.
    - Sizin gibi cahiller ya adres sorar, ya para ister.
    Köylü kadının kızaran yüzüne aldırmadı bile. O sırada şık ve lüks giyimli, orta yaşlı bir kadının uzaktan yaklaştığını gördü. Nihayet. diye düşündü. Ayağa kalkıp kadını karşılamaya çalışırken, kadın yanlarından geçip gitti. Somurtarak geri oturdu.
    Yanındaki küçük kıza daha sıkı sarılmış köylü kadının gözünden bir damla yaşın süzüldüğünü gördü. Kadın gözyaşını saklamak için diğer tarafa dönünce bir yüzündeki büyük yanık izi göründü. Genç kız manalı manalı güldü;
    - Bak kolayca gözyaşı dökebiliyorsun, yüzünde de çirkin bir yanık izi var. Burda ne bekliyorsun geç bir köşeye aç mendilini ağla Fakat ağlamayla benden bir şey koparacağını sanma, tamam mı
    Kadın dayanamadı;
    - Cahil deyip duruyorsun. Ne cahilliğimi gördün. Tanımadığım bir kadına, torununun yanında hakaret mi ettim!
    - Oooo... laf yapmayı da biliyormuş
    -Anlaşıldı kızım, sen üniversite bitirmiş, çok şey öğrenmiş olabilirsin ama insanlıktan sınıfta kalmışsın. Torunumu okutmak için uğraşacaktım. Fakat seni görünce vazgeçtim.
    Yaşlı kadın, küçük kızı alıp masadan kalkarken, boşalan yere doğru şık giyimli bir kadın yaklaştı. Cevap vermek için hazırlanan genç kız zengin giyimli, şık kadını görünce uzaklaşan yaşlı kadına cevap vermekten vazgeçti. Yaşlı kadın geriye bakmaya çalışan küçük kızın başını eliyle engelledi.
    **** **** **** **** **** **** **** **** **** ****
    Bir süre sonra, genç kızın annesi parkta yanına geldi.
    - Merhaba kızım, Zeynep teyzen nerde?
    - Kimse gelmedi anne. En son bir bayan geldi, yanıma oturdu. O da sadece dinlenmek için gelmiş biriymiş.
    - Allah Allah! ... giyindiklerini çok iyi tarif etmiştim, seni nasıl bulamadı anlamadım. Yanında küçük bir kız olacaktı.
    Genç kız bir an durakladı.
    -Küçük bir kız mı?
    - Evet
    - Anne! . biz zengin, kültürlü insanlarız. Herhalde arkadaşın da zengin, kültürlü biridir, değil mi?
    - Kültürsüz değil ama zengin değil.
    - Sakın bana köylü bir kadın olduğunu söyleme.
    - Köyden gelen kadına ne denir ki! ..
    - Oh iyi iyi, köylü kadınları karşılamaya beni gönderiyorsun.
    - Kızım, o kadına bir borcumuz vardı. O zamanlarda borcumuzun karşılığı bir şey veremedik. ' - Gün gelir, bir ihtiyacım olduğunda, ben kapınızı çalarım'. Dedi ve işte bu gün kapımızı çaldı.
    -Ne istiyormuş?
    - Torununu okutmamızı istiyor. Baban şimdi arabayla gelip hepimizi alacak, kayıt için okula götürecek.
    - Anne, o köylü kadına ne borcun olabilir ki, anlayamadım?
    Annesi, kızının öfkeli ses tonuna dayanamadı;
    - Kızım, sen bebekken biz köydeydik.
    - Eee
    - Sana yıllar önce bahsetmiştim, köydeyken evimiz yandı, biz de inekleri, atları, tarlaları neyimiz varsa hepsini satıp köyden göçtük, demiştim.
    -Evet, hatırladım.
    - O yangınla ilgili bir ayrıntıyı, seni üzülebilir veya seni evde yalnız bıraktığımız için darılabilirsin korkusuyla anlatmamıştık.
    - Herhalde şimdi anlatacaksın
    - Baban evde yoktu, ben de su doldurmaya köy pınarına gitmiştim. Lodos mu ne diyorsunuz, işte o rüzğar bazen ters esiyormuş, yukardan aşağı filan. Sen beşikte uyuyorken rüzğar bacadan içeri esince közler ocaklıktan tahtalara sıçramış, yangın başlamış. Pınar yerinden dumanları görüp koştuğumda alevler heryeri sarmıştı. Birazdan yıkılacak gibi görünen eve yine de girmek için atıldığım anda Zeynep teyzen kucağına seni almış olduğu halde dışarı fırladı. O sahneyi hiç unutamam; onun kucağından seni aldığımda o çığlıklar atıyordu
    - Niçin?
    - Seni kurtarırken, sağ tarafı yanmıştı. Gelince görürsün sağ yanağında ağır bir yanık izi var. Çok acı çekti çook. Dur ağlama, seni bu kadar üzeceğini bilmiyordum. Tamam kızım, bak makyajın akıyor, ağlama. Hah! .. baban da geldi. Fakat Zeynep teyzen hala bizi bulamadı

    Ahmet Ünal ÇAM
     



  2. :( Daha önce okuduğum çok anlamlı bir hikaye paylaşım için tşkler NEVRACIM yüreğine sağlık :f40: :f97:
     



  3. İnsanları dış görünüşüne göre yargılamadan önce durup bir düşünmekte her zaman bir fayda vardır...
    Kimi ayağında çorap yok diye, kimi yüzünde yara var diye,kimi üç dişi eksik diye, kimi gözünün üstünde kaşı var diye mutlaka bir önyargıda bulunur insanlar hakkında ama unuttukları bir şey vardır ki oda karşısındakinin de bir yüreği vardır belkide onun yüreğinden kat kat daha güzel bir yürek...
    Çok güzel bir hikayeydi zevkle okudum teşekkürler Nevracım...
     



  4. Çok anlamlı ve ders çıkarılması gereken bir hikaye
    Okurken aklıma bir hikaye daha geldi
    Adam oğluna çocukluğundan beri sen adam olamazsın diyormuş
    çocuk hırs yapmış okumuş, sonunda vali olmuş velhasıl vali olunca yaverlerini göndermiş baba evine
    alın gelin demiş, yaverler babaya vali seni istiyor hadi gidelim diyince baba ceketini iliklemiş ve gitmiş
    baba kapıyı çalıyor nezaketle içeriye giriyor :f106: ne görse oğlu vali
    Vali ya baba bana adam olamazsın dedin hep bak ben vali oldum der..
    Baba: ben sana vali olamazsın demedim adam olamazsın dedim......
    serdar ortaçın şarkısındaki gibi okumakla adam olunmuyor:f106:

    emeğine sağlık Nevra
    paylaşım için teşekkürler.
     



  5. güzel paylaşım için teşekkürler nevra emeğine sağlık:f40:
     



  6. [TABLE="width:70%;background-color:red;border:4px outset green;"][CELL="filter:;"] Nevra güzel bir hikaye emeğine sağlık . sizi tekrar dan görmek daha da güzel [/ALIGN][/CELL][/TABLE][/ALIGN]:f118:
     



  7. anlamlı ve manidar paylaşımına
    teşekkürler. emeğine sağlık..
    günün üyeliğini kutlar basarılı çalışmalarının
    devamını dilerim..
     



  8. insanlık ne parayla ne eğitimle nede statü ile oluyor ,çok şeye sahip olmak insanı insan yapmıyor,
    sahip olduğun olanakları paylaştığın zaman anlam kazanıyorrrrrr....

    çok güzel anlamlı bi paylaşım olmuş:f20: emeğinize sağlıkkk:f40:
     



  9. emeğine sağlık NEVRA:f118:
    BY_TUAL'in yorumuna bir ekleme de ben yapmak istiyorum."Baba: ben sana vali olamazsın demedim adam olamazsın dedim......çünkü eğer adam olsan, adamlarını yollayıp beni ayağına getirteceğine, sen benim evime gelir ve elimi öperdin! demek ki ben yanılmamışım'
     



  10. Güzellikte, zenginlikte insanın yüregindedir..

    Ders çıkarılması gereken bir yazı :f40: Emeginize saglık Nevra :f9: :f9:
     



  11. Daha önce okumuştum ama hatırlattığın için teşekkürler
     



  12. Çok ders alınacak iç acıtan bir hikaye.İnsanlar ne oldum değil ne olacağım demeli.
    Paylaşımın için teşekkürler Nevra
     



  13. Cevap: Yürekteki yanık...Ahmet Ünal ÇAM'dan rica

    Ahmet Ünal ÇAM'dan rica

    Şiir- ve öykülerimi eklerken
    Şair-Yazar : Ahmet Ünal ÇAM
    diye bilgi de ekleyiniz lütfen.
     



  14. Cevap: Yürekteki yanık.

    çok etkilendim emeğine sağlık nevracım
     



  15. Cevap: Yürekteki yanık.

    Öykümün hemen sonuna
    Yazar : Ahmet Ünal ÇAM

    dşiye bilgi notu eklemezseniz, burdan alıntılayanlar da
    "Aldığım yerde yazar imi yoktu" diyorlar.
    Düzeltiniz lütfen.
     



  16. Cevap: Yürekteki yanık.

    Gerekli düzenleme yapılmıştır
    tesekkürler
     



  17. Cevap: Yürekteki yanık.

    güzel paylaşımın için teşekkürler
     



  18. Cevap: Yürekteki yanık.

    Ayy yazık yaa :(
    Tesekkürler Nevra ablacım :f96;
     



  19. Cevap: Yürekteki yanık.

    çokk anlamlı ve manalı bir hikaye...
    kadını sadece kıyafeti kötü ve köylü diyerekten tersledi...halbuki köylü milletin efendisir demişler ....
    payylaşım için teşekkürler...:f118::f40: